|
Yeşim Ergün / Yazılar
Demokratik
Türkiye Daima İleri… Marş Marş!
21 Nisan 2012
O dönem andıçlanan gazeteciler vardı, işinden edilen, kara listeye
alınanlar. Peki ya şimdi? Sadece ANF’ye röportaj verdiği için işinden
atılmıyor mu gazeteciler? Şimdi de AKP’nin andıç listeleri var. Faili
meçhullerin yerini, toplu imha niteliğindeki tutuklamalar almadı mı
şimdi? Askerin yerini polis katliamları?
Gülay’ın
katillerinden hesap soralım: ‘Haksız tahrik’e hayır diyelim
20 Mart 2012
Gülay Armağan 3 Aralık 2011 tarihinde eşi Metin Armağan tarafından
kafasına balta ile vurularak öldürüldü. Gülay öldürüldüğünde henüz 36
yaşındaydı. Hayalleri ve daha yapacak birçok şeyi vardı. Ama alındı
elinden Gülay’ın yaşamı. Şimdiyse o katile haksız tahrik adı altında
ceza indirimi yapılması planlanıyor…
Pozantı'dan
Uğur Kaymaz'a
15 Mart 2012
Ve Kaymaz ailesi AİHM’e başvurdu ve AİHM Türkiye’ye sordu ‘öldürmekten
başka çare yok muydu?’ diye. Yine TC devletine, AKP iktidarına yakışır
bir cevap verildi. 12 yaşında bir çocuğa 13 kurşun sıkmayı ‘orantılı güç
kullanıldı’ diyerek tariflediler. Bir çocuğu ve babasını öldürmek meşru
müdafaa sayıldı, öldürüldüğü halde ölü bedenine arkasından 8 kurşun daha
sıkmak ise orantılı güç. Uğur Kaymaz 13 yaşındaki bir Kürt çocuğu,
nefretle katledildi. Tıpkı polis akrebinin altında kalıp ezilerek can
veren 10 yaşındaki Diren gibi, havan topu ile bedeni paramparça edilen
Ceylan gibi, Şerzan Kurt gibi…
‘Allahımızı
Sorarsan Adı Gardiyan Cafer’
8 Mart 2012
Çocuk olmak cinsiyetsiz, ırksız olmak demektir. Çocuklukta hayatınızdaki
hiçbir şey henüz imkansızlıklarla, acıyla, çaresizliklerle
sınanmamıştır. Çocuk olmak hayal kurmak demektir. kısacası çocuk olmak
güzel bir şeydir. Çocukluğunuzda yaşadıklarınız tüm hayatınızı
şekillendirir. Çocuk olmak korunmasız olmak demektir. İşte bu yüzden
bugünlerde gözlerini kaçırıyor herkes birbirinden. İnsanlığımızın
Pozantı’da aldığı yaranın ağırlığı var üzerimizde.
Türkiye'de
Kadın Hareketi
4 Mart 2012
Türkiye Kadın Hareketi’ni kısaca üç evreye ayırabiliriz. Birincisi, 1.
dalga feminizmin etkilediği dönem, ki bu dönem Osmanlı’dan Cumhuriyet’in
ilk dönemine (1869’dan 1935’e) kadar uzanır. İkincisi, 1935-1975 arası
durgunluk dönemi: Hayırsever ve kalkınmacı kadınlar. Üçüncüsü ise
1980’ler ve sonrasını kapsayan 2. dalga feminizmin etkilediği dönemdir.
Dünyadaki kadın hareketlerinin etkisi Osmanlı’da ancak 19. yüzyılın
başlarından itibaren görülmeye başladı.
Kadın
Hareketi Tarihine Kısa Bir Bakış
1 Mart 2012
Tarih için kısaca Serpil Sancar’ın deyimi ile geçmişten geleceğe bilgi
üretimidir diyebiliriz. O zaman tarih ve tarihçilik mesleği sadece bilgi
üretmez aynı zamanda toplumdaki ideolojiyi de yeniden şekillendirir.
Bizler biliyoruz ki geleneksel tarih yazıcılığı normları erkeklerin
yaşam pratiklerini konu edinir. Erkeklerin tarihsel deneyimleri üzerine
odaklanır. Ve var olan tarih anlatımda özne erkektir. Evlilik, annelik
ve diğer ev işleri gibi kadınlıkla ilişkilendirilen tüm işler aslında
tarih dışı sayılmıştır.
Susmuyoruz,
İtaat Etmiyoruz, Bize Sunulanları Kabul Etmiyoruz: Özgürlüğümüzü
İstiyoruz
23 Şubat 2012
Bizler, 8 Mart yaklaşırken hayatımızı kuşatan erkek egemen tahakküm
mekanizmalarına karşı seslerimizi yükseltiyor, özgürlük talepleriyle
sokaklara çıkmaya hazırlanıyoruz. Ev içinde en yakınlarımız tarafından
uğradığımız şiddetten kurtulmak için başvurduğumuz karakollar, bizleri
korunmasız bir biçimde evlerimize tekrardan geri gönderiyor ve evlerin
kapalı dünyalarında çalınıyor yaşamlarımız. Her gün öldürülüyoruz.
'İşte O Gün
Sizi Tanrılar Bile Kurtaramaz!'
16 Şubat 2012
Şimdi biz, bir an önce bu çatlaklarda egemenler arasında bir taraf olmak
yerine, bu çatlakları kendi lehimize büyütebilmek ve demokrasi
mücadelesini derinleştirebilmek için tüm emek ve demokrasi güçleri ile
birlikte mücadele etmeli, kavgayı büyütmeliyiz. İşte böyle bir
dönemeçte TMK ve ÖYM’lere karşı Sıra Kimde platformunun ön ayak olduğu
en son 11 Şubat da 33 kurumun katılımıyla ete kemiğe bürünmeye başlayan
“Adalet İçin Birleşmeye Çağrı” başlığıyla gerçekleştirilen toplantı
ayrı bir öneme sahiptir.
Ama "Terörü
Bitirmek İçin" Görüşmüşlerdi...
9 Şubat 2012
2011’in Kasımında, yani artık hükümet Kürt sorununun çözümünde dümeni
salt savaş konseptine kırmışken, PKK-MİT görüşmesi basına sızdırılmış ve
bu görüşmeler ile ilgili olarak Cumhurbaşkanı dahil bir çok devlet
yetkilisi terörü bitirmek için PKK ile görüşüldü şeklinde açıklamalar
yapmıştı. Şimdilerde ise o dönem görüşmelere katılan eski ve yeni MİT
müsteşarlarının ifadeye çağrılması, ardından KCK soruşturmasını yürüten
İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürü ile Terörle Mücadele
Şube Müdürünün görevden alınmaları, Kürt sorunda geldiğimiz kritik eşiği
gözler önüne sermektedir.
Bu
Cumhuriyetin Başına ‘İleri Demokrasi’ Tacı Ne de Güzel Yakıştı!
2 Şubat 2012
Başbakan ulusa sesleniş konuşmasında “Türkiye'yi her alanda
demokratikleştirmeyi, cumhuriyetimizi ileri demokrasi anlayışıyla
taçlandırmayı sürdürüyoruz'' dedi. Ertesi gün grup toplantısı
konuşmasında ileri demokrasisi içinde Kürtlerin örgütlü gücüne yer
olmadığını bir kez daha kanıtlamak için BDP’ye “5 koyunu ellerine ver
güdemezler, kaybedip dönerler veyahut da tenha bir yerde kesip kebap
yapma yoluna giderler'' dedi.
Düşünce
Özgürlüğü Katliamı!
26 Ocak 2012
Başbakan Erdoğan 24 Ocak Salı günü yapılan grup toplantısında, Hrant
Dink meselesinin de Uludere meselesinin de devletin derin dehlizlerinde
kaybolmasına izin vermeyeceğini, Uludere’de hayatını kaybeden
vatandaşların yakınlarına 123 bin lira verileceğini, ve bu paranın da
onlara analarının ak sütü gibi helal olduğunu söyledi.
İffetinizden Bıktık!
25 Kasım 2011
Yeni yayın dönemi İffet, Bir Çocuk Sevdim, Sensiz Olmaz gibi tecavüzü,
tacizi, şiddeti, güçsüz kadın imajını, kadınların beden bütünlüğünü
bozan birçok saldırıyı meşrulaştıran, tecavüzün kadına yaşattığı derin
psikolojik travmayı yok sayan dizilerle açıldı. Ne yazık ki bunlar ilgi
gördü ve görmeye de devam ediyor.
Erkek
Egemen Düzene Karşı Kazan Kaldırıyoruz
11 Kasım 2011
25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele ve Dayanışma Günü
yaklaşırken bir kez daha şiddetle kuşatılmış hayatlarımızı değiştirmeye,
dönüştürmeye dair örgütlü mücadelemizi sürdürme iradesindeyiz. İçinden
geçtiğimiz şu günlerde tüm toplumsal kesimlerde kadına yönelik şiddette
bir artış olduğu görülüyor.
Bizden
Acılarımızı Yarıştırmamızı İstiyorlar
28 Ekim 2011
Barışın yolu bir türlü açılmadığı için, 30 yıldır devam etmekte olan bu
savaşta öldü binlerce insan. Sokak ortasında ‘yanlışlıkla’ polis
kurşunuyla… Canlı kalkan eylemlerinde… Ya da oyun oynarken, havan
mermisi ile öldük. Herkes suskun. Evde, dört duvar arasında, sokak
ortasında, çoğunlukla en güvendikleri tarafından öldürülüyor kadınlar.
Erkek
Adalet Değil Gerçek Adalet İçin Mücadeleye Devam...
14 Ekim 2011
Arkadaşımız bugün kendini anlatmaya çabalıyor. Arkadaşımız Muğla’nın
Fethiye ilçesi Gebeler Kaplıcası'nda, 2007’nin Haziran ayında, tecavüz
ve işkenceye maruz kaldı. Kendisine tecavüz eden 8 kişiyi teşhis etti,
suç duyurusunda bulundu ancak sonuçsuz kaldı.
Kaldır Kapağı Bak...
1 Ekim 2011
Genel seçimlerden bu yana yaklaşık üç ayı geride bıraktık.
Türkiye hem dışarıda hem içerde adım adım bir savaşa sürüklenmekte.
AKP hükümeti tüm sorunları şiddet temelinde bastırma ve çözme
politikasını olanca hızıyla devam ettirmekte. Neredeyse her gün sınır
ötesi bombalanmakta, Öcalan’a iki aydır tecrit uygulanmakta ve Kandil’e
kara harekatının başlamasına günler kalmışken bir yol ayrımının eşiğinde
olduğumuzu söylemek çok zor olmasa gerek.
An Azadi An Azadi
7 Nisan 2011
Sen ne yapıyorsun? Çadırlarını dağıtıyor,
oturanlara gaz ve su sıkıyor, onlarca insanı gözaltına alıyorsun. Onlar
ne yapıyor? Tekrardan çadırlarını açıyor. Sen Kürtçe savunmayı
reddediyorsun. Onlar ne yapıyor? Hepsi Kürtçe konuşup senin
mahkemelerini kilitliyor. Şimdi bu eylemliliklerin neresi sivil
itaatsizlik eylemi değil sormak lazım
Hiçbir Şey İçin Yaşamaktansa Bir Şey İçin Ölmek İyidir
4 Şubat 2011
Üniversite mezunu bilgi işlemcisi olup işsizlikten seyyar satıcılık
yapan 26 yaşındaki Muhammed Buazizi’nin, tezgahının elinden alınması
üzerine 17 Aralıkta bedenini ateşe vermesi ile yakıldı isyanın ateşi
Tunus’ta. Olaylar başlangıçta başkente 250-300 km mesafedeki Buazizi’nin
memleketi Sidi Buzid ve çevresinde sınırlı kaldı.
Barış Şansımızı Bir Kez Daha Kaybetmeyelim!
27 Ağustos 2010
Kongra Gel Başkanlık Divanı ile KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı 13
Ağustos tarihinde, 20 Eylül’e kadar sürecek olan 7. ateşkes kararını
ilân etti. 13 Ağustos tarihinde Gündem’in sitesinde de yayınlanan KCK
açıklamasında “1 Haziran'dan bu yana aktif savunma pozisyonunda olan
güçlerimizi pasif savunma pozisyonuna çektiğimizi kamuoyuna resmen ilan
ediyoruz.
Yeni Bir Çözüm Değil, Bildiğimiz Tek Yol: Özel Birlikler
17 Temmuz 2010
Sonunda beklenen görüşme gerçekleşti, 5 yılı aşkın bir süredir hiçbir
karşılıklı görüşmede bulunmayan CHP ve AKP liderleri bir araya geldi.
Erdoğan’ın siyasetçilerle görüşme trafiği, özel birliklerin
oluşturulacağı konusu ile birleşti. Böylece, birçok köşe yazarı
umutların tekrardan yeşerdiğini ve artık Türkiye’nin “terörle”
mücadelesinde daha başarılı olacağını söyledi.
Yargı Önünde 'Herkes Eşittir', Kürtler Hariç!
3 Temmuz 2010
İçişleri bakanlığının açıklamasına göre gönüllü köy korucusu olan Turan
Bilen ve Metin Bilen’in iki kişiyi öldürmekten tutuklu yargılandığı
Muş-Bulanık davasındaydım önceki gün. Yakınları öldürülen ailenin
duruşma esnasındaki içleri parçalayan feryatlarını izledim…
Devlet Eliyle Katliam
21 Mayıs 2010
Hükümet suçlu aramıyoruz diyor, Tayyip Erdoğan
Zonguldak’tan, “bu mesleğin kaderinde var bu son, işe girerken herkes
biliyor böyle bir şey olacağını” diyor. Bu tablo neyin göstergesidir?
Suçluluğun mu yüzsüzlüğün mü, yoksa her ikisinin birden mi? Ölümlerin
sebebi ne kader ile açıklanabilir ne de sadece iş kazası diyerek
geçiştirilebilir. Bu durum açıktan bir katliamdır.
Savaş Çığırtkanlığı ile Kadın Hakları Anlatılabilir mi?
16 Aralık 2009
İzmirli SDP’li kadınların Canan Arıtman’ı protesto
etmesi üzerinden devam etmekte olan tartışmanın üzerine düşünmemiz
gereken önemli konuları yeniden su yüzüne çıkarttığını düşünüyorum.
Kadın özgürlük mücadelesinin kapsayıcı niteliği değerlendirildiğinde
kadın haklarını savunmak faşist ideoloji ile ya da savaşı kutsayarak
mümkün müdür?
SOSYALİST DEMOKRASİ yazıları
Tasfiyeden Çözüm Çıkmaz
Savaşa Karşı Barışta Israr Ölüme Karşı Yaşamda
Isrardır!
Kaldır Kapağı Bak...
An Azadi An Azadi
Hiçbir Şey İçin Yaşamaktansa Bir Şey İçin Ölmek
İyidir
Barış şansımızı bir kez daha kaybetmeyelim
Devlet eliyle katliam
Erkek, devlet tecavüzüne son
Yeni bir anayasa, yine, yeniden
Diyarbakır'da kadın kenti
Emeğimiz için Barış için Kurtuluşumuz için
Direniyoruz
Tekel direnişi ve kadınlar
Kapatılmış Partiler Mezarlığı
İnsanlığımızı En Temelinden Sorgulayalım
Tasfiyeden Çözüm Çıkmaz
Barış İçin Neler Yapabiliriz?
Barış Sürecinde Kadınlar
Yük Değil Kadındılar
Kadınlar Barış İçin Sıfır Noktasında
Sözümüz Var Çözüme Dair
KURTULUŞ yazıları
Müminler ile Ezilenler Arasında
|