|
M. Ulaş Bayraktaroğlu / Yazılar
Sen Vermedin İşçi Sınıfı Kazandı
1 Mayıs 2011
Yeni bir 1 Mayıs’a yaklaşırken burjuvazi korktuğunu açıkça belli
ediyor. Belki de etkinliklerin Taksim meydanında yapılmasına engel
olamadıkları için onlara hizmet eden devlet görevlilerine kızıyorlardır.
Bu durum şehrin meydanları ile burjuvazinin kurduğu iktidar ilişkisinden
kaynaklanmaktadır. Meydanları kaptırdıkları zaman iktidarı
yitirebileceklerini düşünüyorlar.
Geleceği Kazanmaya Geliyoruz
23 Nisan 2011
Senelerce meşakkatli mücadeleler sonucu kazanılan 1 Mayıs ve alanı
Taksim meydanına işçi sınıfının çıkmasına sayılı günler kalmışken
1990’lı yılları hatırlamakta fayda var. Memleketimizde birileri sokakta
barikatlardayken birileri bürolarda oturuyorlardı, programlarına
sosyalizm bile yazdıramadıkları partilerde “mücadele” ediyorlardı.
Açlık
16 Nisan 2011
Gün geçmiyor ki hapishanelerden tutsaklara yönelik yapılan baskı ve
işkence haberleri gelmesin. F tipi hapishane diye adlandırılan tecrit ve
izolasyon sisteminin kendisi bir sürekli işkence uygulaması. Fakat
sistem bu zulümle yetinmiyor, tutsakları ek uygulamalarla
kişiliksizleştirmeye çalışıyor.
Kim Kimi Yargılıyor?
10 Nisan 2011
12 Eylül 1980’de yapılan darbeyle iktidara gelen askeri diktatörlüğün
uzun yıllar nimetlerinden yararlananlar bugün onu kullanılmış bir mendil
gibi çöpe atıyorlar. Bu noktada doğrudan ve salt AKP hükümetinden
bahsetmiyoruz. AKP hükümeti son tahlilde bir maşadır. Burjuva
iktidarının sürmesini sağlayan yürütücü bir örgütlenmedir.
Düşmanlık Konferansı
2 Nisan 2011
Dün İstanbul’da başını emperyalistlerin ve TC’nin çektiği “Suriye
Halkının Dostları Grubu’nun” toplantısı yapıldı. Bu toplantıda Suriye
Ulusal Konseyi (SUK) adı altında toplanan muhaliflerin Suriye’nin meşru
temsilcisi olduğu kabul edildi. Bir odağın meşru olup olmadığını
belirleyen bir yapının da meşru olması gereklidir. TC bu kararı
verebilecek meşru ve tutarlı bir devlet değildir.
Newroz'dan Korkmak Özgürlükten Korkmaktır
19 Mart 2011
Burjuva basının ve hükümetin Newroz’a Nevruz demeleri boşuna değildir.
Milyonlarca insanın kutladığı ve etkinlikler gerçekleştirdiği Newroz
bayramından egemenler rahatsız oluyorlar. Bu rahatsızlıklarının temel
nedeni Newroz’un özgürlük, eşitlik, adalet gibi değerlere sahip çıkılan
bir gün olması ve bu değerler uğruna verilen mücadeleyi simgelemesi. Bu
nedenlerden dolayı Newroz’un adını bile doğru bir şekilde söylemekten,
yazmaktan korkuyor iktidardakiler.
Taammüden Cinayet: "İş Kazaları"
13 Mart 2011
Dün İstanbul Esenyurt'ta Marmara Park AVM’nin şantiyesinde kaldıkları
çadırda çıkan yangın sonucu 11 işçi hayatını kaybetti. Geçen hafta da
Adana’da bir HES (Hidroelektrik Santral) inşaatında 10 işçinin yaşamına
mal olan bir olay yaşandı. Aslında doğayı katleden kapitalizmin nesne
olarak gördüğü işçileri bozuk para gibi harcamasında şaşılacak bir durum
yok. Suyu tutan kapağın çatlak olduğu bilindiği halde maliyetin
artmaması için önlem alınmadığına dair iddialar var.
İktidar, Kadınların Kurtuluşu, Devrim
5 Mart 2011
“Soyumuzun analardan belirlendiği eşitlikçi toplumlardan ataerkil
toplumlara geçildiğinde binlerce yıldır eşitsizliğin teminatı olarak
varlığını sürdüren devletin ilk nüveleri oluşmaya başlamıştı” şeklinde
bir belirleme doğruyu içeren fakat tam isabet kaydedemeyen bir
yaklaşımdır. Daha isabetli bir belirleme için bir sınıfın başka bir
sınıf üzerindeki hakimiyetini sürdürme aracı olan devletin ortaya çıkışı
ile beraber ataerkil toplum yapısının hakim olmaya başladığının da
altını çizmek gerekiyor.
Şimdi Umudu Zafere Dönüştürme Zamanı
27 Şubat 2011
Son on yılda Türkiye’deki rejim çok çeşitli baskı yöntemleri geliştirdi.
Her muhalif odak önceden belirlenmiş kalıplara sokularak yargılandılar
ve etkisizleştirilmeye çalıştılar. Tüm kazanılmış demokratik haklar
yasalarda belirlenmiş olsalar bile uygulanamaz hale getirildiler.
Toplumsal ikna için sistem her konuyu kapsayan bir güvenlik konsepti
inşa etti.
Hesaplaşma Alanı: Suriye
20 Şubat 2011
Petrolünü başka müşterilerine satacağını açıklayan İran, Fransa ve
İngiltere menşeli şirketlere ham petrol satışını durdurduğunu açıkladı.
Karşılıklı hamlelerle Ortadoğu’daki hegemonya mücadelesi gittikçe
kızışmaktadır. İran’la “batılı” emperyalistler arasındaki çelişkinin ana
karakterini iki tarafın da doğrudan sıcak bir savaşa girmekten kaçınması
oluşturmaktadır.
MİT-Polis Kavgası mı?
13 Şubat 2011
AKP eliyle yeni statüko iktidarı tümüyle ele geçirdiğine inanıyor ki iç
hesaplaşmalara girmekten kaçınmamaya başladılar. Yargının bir kesimi ile
polis el ele verip bazı MİT mensuplarını "yasadışı örgütlerle" ilgili
soruşturmaya dahil etmeye kalktılar. Temel meselelerden biri, soruşturma
kapsamında ifade vermeye çağrılan MİT’çilerin mevzu bahis olan örgüt ile
kurdukları diyaloglarken diğeri MİT'in örgüt içindeki ajanlık
faaliyetleriydi.
Kültür ve Doğanın Tahribi Üzerine
6 Şubat 2011
Geçmişin değerlerini kendi ideolojik pozisyonuna göre değerlendiren
hükümet memleketteki tarih birikimini de bu yaklaşımına göre
sınıflandırmaktadır. Öyle ki, bu sınıflandırmanın iki temel başlığı
gerekli tarih (eserleri) ve gereksiz tarih eserleridir. Sanata ve
kültüre de bu anlayışa uyan çeşitli pratiklerle yaklaşımlarının
örnekleri mevcuttur. Ucube diye nitelendirilen heykel ve suların altına
gömülmesi planlanan Hasankeyf bu durumun popüler örnekleridir.
Kasap Anatomi Dersi Verirse
30 Ocak 2011
Kadınlara yönelik şiddet eylemleri memleketimizde artarak sürmektedir.
Medyada bu kadar tartışılmasına ve teşhir edilmesine rağmen şiddet
vakalarında bir azalma sözkonusu olmamıştır. Kadınların özgürlüğü ve
hakları için mücadele veren bir çok kuruluş, kadınlara yönelik şiddete
ve özellikle kadın cinayetlerine karşı savaşımı canlı tutmayı
becerebilseler de henüz daha bu mücadele kitlesel bir vaziyet
alamamıştır.
Hrant'ın Hesabı Mutlaka Sorulacaktır!
23 Ocak 2011
Hrant davası aynen benzerleri gibi oligarşik diktatörlüğün aklanması ile
sonuçlandı. Mahkemede alınan karar, devletin bazı kurumları tarafından
bir tetikçinin azmettirilmesi sonucu öldürüldüğü açıkça belli olan Hrant
Dink cinayetini sanki sıradan, herhangi bir cinayet gibi gösterme
çabasıdır. Her yerde örgüt bulan, icat eden sistem nedense bu cinayetle
ilgili olarak örgüt bulamamıştır.
Evlerimizi Yıkmaya Kalkanların Saraylarını Başlarına Yıkacağız!
16 Ocak 2011
“Kentsel dönüşüm projesi” adı altında planlanan halkın barınaklarını
yıkım planları fiilen hayata geçirilmeye başlanmıştır. Yaklaşık 20 yıl
önce kentin çeperlerinde kalan varoşlar gelişen ve büyüyen metropollerin
ortasında kaldılar. Burjuvazi bu alanlara gözünü dikti ve bu alanları
gasp ederek rant elde etmek istiyor.
Şarkiyatçılıktan Esinlenen Bir Garip Garbiyatçılık
9 Ocak 2011
Batı’nın Doğu üzerindeki sömürgeci emellerini temel alan yaklaşımlarını
Şarkiyatçılık olarak özetleyebiliriz. Doğu’yu tanımlarken belirgin bir
aşağılamanın yanında ötekileştirmenin “edebiyatı” yaratılır
Oryantalizmle. Adeta Batı tarafından Yeni Doğu üretilmeye çalışılmıştır.
Bir zamanlar Doğu imparatorları tarafından fethedilmeye çalışılan Batı
artık kendisini Doğu’nun kurtarıcısı olarak görmeye başlamıştır.
2012 İsyanın Yılı Olsun
2 Ocak 2011
2011’de Türkiye’deki ve Ortadoğu’daki iktidar ilişkileri açısından
önemli gelişmeler yaşandı. Dünya çapında ise kapitalist sistemin bir
türlü sürdürülebilir bir denge sağlayamadığı görüldü. Şu sıralar
olgunlaşmakta olan daha büyük bir ekonomik krizden bahsedilmekte. Her ne
kadar hükümet bir evvelki ekonomik krizin Türkiye’yi teğet geçtiğini
iddia etse de, krizin sonuçlarını (bedelini) bütün dünya halkları, işçi
sınıfı ve ezilenleri ödedi. Bu duruma karşı tüm dünya çapında eylemler
yapıldı ve isyan hareketleri oluştu.
Seç Beğen! Soykırım, Katliam, Asimilasyon
26 Aralık 2011
İktidarının bir evresinde başbakan, AKP hükümetinin “asimilasyon ve
inkar” politikalarına son verdiğini açıklamıştı. Geçen hafta başbakan
yardımcısı Arınç da Kürtlerin bütün haklarını vereceklerini belirten bir
konuşma yaptı. Bu iki ifade tarzı hem birbirleri ile çelişmekte hem de
ortaklaştıkları bir gerçeğin altını çizmektedir. Aralarında
çelişmekteler çünkü başbakan özet olarak sorunu çözdük, yardımcısı ise
çözeceğiz demektedir.
Direniş Noktası ve Teşkilinin Yöntemi
19 Aralık 2011
Yeni statüko iktidarını tümüyle hakim kılmak için yani taktik evresinde
toplumun bütün muhalif kesimlerini bastırmak için saldırmaktadır.
Hükümet yandaşı olmayan tüm kesimler için adeta geri çekilme noktası
kalmamıştır. Her imha edebildiği direniş odağını hükümet halka karşı
psikolojik yıldırma yıpratma argümanı olarak kullanmaktadır. Bu
noktadaki amaç topluma korku ve panik havası yaymaktır.
Doğru Analiz Doğru Duruş Gerektirir
12 Aralık 2011
Yukarıdaki başlık cümlesini tersten ele alarak sınamak da mümkündür.
Doğru duruş için doğru analizin gerekli olduğu gibi. Analizi teorik
duruşun faaliyet alanı, hareketi ise pratik duruşun faaliyet alanı
olarak ele aldığımızda iki faaliyet alanının birleşik bir süreç
içerisinde birbirlerini test ettiklerini görürüz. Bu noktada
hipotezimizin karşısına şöyle bir karşı hipotez çıkabilir: “Doğru
analizin yapıldığı ama uygun duruşun sergilenmediği durumlar mümkündür”.
Bir Yanımız Zindanlarda
28 Kasım 2011
Mahkemeler tarafından herhangi bir hukuk sistemini dikkate almadan
uygulanan yaptırımların tümü yargısız infaz kapsamında
değerlendirilmelidir. Bugün Türkiye’de uzun tutukluluk süreleri ile
yaşatılan budur. Devlet her muhalif yapıya bir yasadışılık etiketi
takmak suretiyle ve mevcut burjuva hukuk normlarını bile dikkate almadan
çeşitli uyduruk davalarla yargılamaktadır. Bu yöntemlerle halk arasında
korku ve panik havası yaratılmak istenmektedir.
Kelebekler Uçtukça Özgürleşeceğiz
21 Kasım 2011
Yeni bir 25 Kasım’a birkaç gün kaldı. Mirabal kardeşlerin işkence görüp
katledildiğinden beri onlarca yıl geçmesine rağmen burjuvazinin
yarattığı zulüm artarak devam etmektedir. Her durumda en çok zarar
görenler kadınlar olmaktadır. Kadını nesne olarak gören erkek egemen
anlayış, kadını; anne, eş, abla gibi kimlikler üzerinden tanımlamakta,
eşit bir özne olarak davranmamakta, fakat başı sıkıştığında yine
kadınlara sığınmaktadır.
Gelişen Yeni Sürece Karşı Duruş Üzerine
14 Kasım 2011
Yeni statüko hükümet oluşundan sonra eski statükoya karşı birçok
demokratik hakkı savunur gibi gözüktü. Hem emperyalist güçlerin
imkanlarını hem kendi imkanlarını kullanarak (kadrolarını vb.) hem de
çeşitli kesimlerden işbirlikçi unsurları kullanarak halkın nezdinde
“demokratik bir imaj” oluşturmaya çalıştılar. Bu sahte görünüm altında
devletin hemen hemen tüm kurumlarını ele geçirdiklerini düşündükleri
anda yeni statüko iktidarını pekiştirmek için ikinci bir taktik evreye
geçti.
Ordunun Hocasından Hocanın Ordusuna
7 Kasım 2011
Zaman değişiyor diyerek her bayram eski bayramları anarız. Sürekli eski
bayramlara öykünürüz. Halkın eskiyi her vesileyle özlemle anması genel
olarak içinde yaşanılan düzenin daha kötüye gittiğini göstermektedir.
Her fikri yaklaşımın maddi bir temeli vardır. Gün geçtikçe bayramlar
“yoksulların doyuruldukları, güzel bir günün daha yoğun paylaşıldığı,
kavgalıların barıştığı” günler olmaktan çıktı.
Kavramsal Yaklaşım
31 Ekim 2011
Türkiye Cumhuriyeti’nin değiştiğine dair hipotezleri birçok liberal
yazar AKP iktidara geldiğinden beri yinelemektedir. Bu değişimin
demokratik bir niteliği olduğunu ileri sürmektedirler. Nedense bütün bu
iddialara karşı gelinen noktada onlarca gazeteci, aydın, seçilmiş
siyasetçi ve siyasi tutsak cezaevlerinde; Kürt halkına yönelik büyük bir
imha operasyonu yürütülmekte ve Cumhurbaşkanı intikamdan bahsetmekte…
Halkın Yaşamı Çok Yönlü Deprem
24 Ekim 2011
Dün Van’da 7.2 büyüklüğünde bir deprem oldu. Başta köylerde oturanlar
olmak üzere şu anki rakamlara göre onlarca insan hayatını kaybetti.
Geçen hafta bölgede yoğun çatışmalar yaşandı yine onlarca insan
hayatlarını kaybetti. Eğer bütün bu olan bitenler hep alınyazısıyla
açıklanırsa falekatlerin ve savaşın hep halkın, ezilenlerin kaderi
olduğu sonucu ortaya çıkar.
Birleşik Mücadele İçin
17 Ekim 2011
Rakip taraf olarak burjuvazinin devrimci safların birliğini bozma çabası
içinde olması rutin bir faaliyettir. Tersten burjuvaziye karşı birçok
devrimci taktik de bu amaca hizmet eder. İki karşıt taraf da birbirinin
saflarının birliğini bozmaya yönelik faaliyet yürütür. Bu faaliyetlerle
birliği bozulan tarafın güçsüzleşmesi hedeflenir.
Çaresiz Kapitalizmin F Tipi Zindanları
10 Ekim 2011
Megapoller işçiler, emekçiler için büyük birer zindan. Burjuvazi şehrin
en güzel yerlerinde ikamet ederken, en güzel mekanlarda zamanını
geçirirken işçiler günlerinin büyük bir kısmını fabrikalarda çalışarak,
geri kalan zamanlarını da yeniden çalışabilmek için kendilerine reva
görülen yerlerde hazırlanarak (yeme, içme, uyuma v.b.) geçiriyorlar.
Halkların Barışı İşçilere, Emekçilere Yarar
3 Ekim 2011
Kürt halkına yönelik yürütülmekte olan kirli savaş yeni bir aşamaya
girdi. AKP hükümetinin devraldığı imha ve inkar politikalarını eski
statüko açık savaş halinde yürütmekteydi. AKP ise uzunca bir zamandır
eski politikayı yeni söylem altında yürütmeye çalışıyor.
İhtiyacın Kolektif Analizi İçin
23 Ağustos 2011
Genel seçimlerin sonuçlarıyla başlayan yeni dönemde, konjonktürel tablo
ve sonuçlar (özellikle Blok’un seçimlerdeki başarısı) sosyalistlere
mücadeleyi yükseltebilmek için önemli imkanlar olduğunu göstermiştir.
Diğer yandan lehimize olan bu durumu değerlendirecek örgütsel
pozisyondan yoksun olduğumuz ortadadır. Bu öznel durumumuzun temel
nedenlerinden biri çok parçalı yapımızdır.
Farklılık ve Ötekileştirme
26 Temmuz 2011
Üzerinde yeterince durulmadığı takdirde algıda yeterince kuvvetli etki
bırakmayan ötekileştirme kavramı irdelendiğinde, sonucu katliamlara
varan yaklaşımlara kaynaklık ettiği ortaya çıkmaktadır. Öyle ki, bu
katliamlar toplu kıyım, soykırım, kavim kırım gibi uygulamalarla da
sonuçlanmaktadır.
Dil olimpiyatlarında egemen söylem
8 Temmuz 2011
İnsanın kültürel evrim açısından alet yapmak ve kullanmak kadar önemli
olarak geliştirdiği bir diğer yeteneği de iletişim kurabilmesidir.
Elbette her iki özellik de biyolojik evrim açısından önemlidir. Biz daha
çok konuyu toplumsal örgütlenme açısından ele alacağımızdan dolayı,
konuyu kültürel evrim açısından değerlendirmeye çalışacağız.
Karşıtlık, Mücadele, Yengi
29 Haziran 2011
Bir ülkede hukukun en az uygulandığı dönem, hukukun üstünlüğünün en çok
övüldüğü zamanlardır. Bu üstünlüğün nereden kaynaklandığı ve hangi
“üstünlere” hizmet ettiğinin tespiti önemlidir. İnsanlık tarihinin bir
evresinde sınıfların karşıtlığından devlet adlı mekanizma doğdu.
Akademi ve Özne
28 Haziran 2011
Eğitim kurumlarının birey üzerindeki temel biçimlendirme işlevinin
yanında akademinin bilgi üretimi gerçekleştiren ek bir işlevi vardır. Bu
yönüyle klasik eğitim kurumundan daha öte bir şeydir. Kapitalist
toplumların tüm kurumları kitleleri bireyler halinde tikel sistemlerine
dahil etmektedirler.
Fetih, Ritüel, Sembol
11 Haziran 2011
Fethetme eylemi bir sınırlı alanın diğerleri tarafından işgal edilmesi
ve kontrol altına alınması edimleri üzerinden temellenir. Belirli bir
toprak ve üzerindeki canlı cansız tüm varlıklar üzerindeki hegemonyayı
ifade eder. Bir topluluk kendisine ait olduğunu düşündüğü bir alan için
savaşırsa (işgale karşı, v.b.) “kurtarma” kavramını, başkalarına ait
olana el koymak için savaşırsa “fetih” kavramını kullanır.
Politikacı Üzerine
7 Haziran 2011
Seçim süreçlerinde halkın politika sahnesine ilgisi önemli ölçüde artar.
Politikacılar tarafından bu dönemlerde daha şatafatlı sahneler kurulur.
Onlarla halk arasındaki ilişki oyuncularla seyirciler arasındaki
ilişkiye benzer. Politik oyuncularla gösteri sanatları oyuncuları
arasında temel farklar vardır.
Mağrip'ten Mısır'a ve Libya'ya Ayaklanmalar Üzerine
21 Mart 2011
Geçtiğimiz aydan başlayarak, devam eden Kuzey Afrika ülkeleri
halklarının isyan, ayaklanma ve protesto hareketleri dünyayı sarstı.
Bununla beraber bu hareketler Ortadoğu halklarının biriken muhalif
potansiyellerini de etkiledi ve pratik sonuçlar doğmasına yol açtı.
Sonuçlar ve Olasılıklar
2 Mart 2011
Bir dönemi birlikte bitirdik ve önemli bir eşikten geçtik. Bu dönemin
ana hatları ile sübjektif ve objektif özelliklerini belirlememiz,
önümüzde duran görevleri gerçekleştirebilmemizi kolaylaştıracaktır. Kimi
önemli ayrıntıları gözden kaçırmadan fakat dönemin sınıfsal tablosunun
omurgasını ortaya koyabilecek bir analize ihtiyacımız var.
Ezen ve Ezilenin Kavgası
9 Ocak 2011
Gündemi geçtiğimiz haftalarda çoğunlukla Ankara ve İstanbul’da gelişen
öğrenci eylemleri meşgul etti. Bu eylemler, son zamanlarda Avrupa’da
binlerce öğrencinin sokağa dökülmesi tarzında gelişen kitlesel eylemler
değillerdi. Bununla beraber bu eylemler “çok ses getiren cinsten” küçük
grupların yaptığı “şiddet içeren” eylemlerden de değildiler.
21 ŞUBAT 2011
SONUÇLAR, OLASILIKLAR VE GEREKEN HAMLE
16 ARALIK 2010
GLOBAL TERÖR ÖRGÜTÜ NATO'NUN FÜZE KALKANI
20 KASIM 2010
KİMİN ELİ KİMİN CEBİNDE BELLİDİR
14 KASIM 2010
DAHA KARARLI VE BİLENEREK ÇIKMA YETENEĞİ
21 EYLÜL 2010
ABD'NİN IRAK'TAN ÇEKİLMEME SÜRECİ
7 EYLÜL 2010
STRATEJİK HATA: DÜZENE EVET ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNE
HAYIR
2 AĞUSTOS 2010
NEREDEN BAŞLAMALI?
20 TEMMUZ 2010
DEVRİMCİ ÖRGÜT DEVRİMCİ KADRO
6 TEMMUZ 2010
KAPLAN KAFESTE DE KAPLANDIR
11 HAZİRAN 2010
EGEMENLERİN YENİ SALDIRI DÖNEMİNİ SAVUŞTURMAK İÇİN
25 MAYIS 2010
SDP 4. KONGRESİ KAVGAYI BÜYÜTENLERE, ZAFERE
YÜRÜYENLERE ARMAĞAN OLSUN
11 MAYIS 2010
DARBE ANAYASASI ÇÖPE, DARBECİLER HALKIN ADALETİNİN
ÖNÜNE
28 NİSAN 2010
İSRAİL DEVLETİ İSRAİL HALKININ EN BÜYÜK DÜŞMANIDIR
13 NİSAN 2010
İSRAİLOĞULLARI VE FİLİSTİN'E TARİHSEL BİR BAKIŞ (2)
30 MART 2010
İSRAİLOĞULLARI VE FİLİSTİN'E TARİHSEL BİR BAKIŞ
16 MART 2010
KOMÜNİZMİN BİR KARİKATÜRÜ: SÖMÜRGECİ EKONOMİZM
2 MART 2010
MÜCADELE İÇİN GÜÇLENEREK BİRLEŞELİM, BİRLEŞEREK
GÜÇLENELİM
16 ŞUBAT 2010
ORTADOĞU: KAPIŞMANIN MERKEZİ
2 ŞUBAT 2010
GENEL GREV GENEL DİRENİŞ
19 OCAK 2010
TC İSRAİL'E NEDEN KABARIYOR?
5 OCAK 2010
NOMENKLATURA AKLI VE UFUK'TAN DOĞAN YENİ SOL PARTİ
ÖRNEĞİ
22 ARALIK 2009
ULUSALCILIKLA LİBERALİZMİN, TKP İLE TARAF'IN ORTAK
NOKTASI
8
ARALIK 2009
TÜRKİYE DEVRİMCİLERİ! GÖREV BAŞINA!
1
ARALIK 2009
DOMUZ GRİBİNDEN DAHA TEHLİKELİ
SOSYALİST DEMOKRASİ yazıları
2012 İsyanın Yılı Olsun
Nereye Doğru?
Depremde de Savaşta da Olan Bize Oluyor
Karşıtlık, Mücadele, Yengi
Ezen ve Ezilenin Kavgası
Global Terör Örgütü NATO'nun Füze Kalkanı
Kimin Eli Kimin Cebinde Bellidir
Seçimler ve Seçilmek İstemeyenler
İntifada Kazanacak
Ortadoğu Savaşları
KURTULUŞ yazıları
Kaynama Noktası: Afganistan
Stratejik Açılım Taktik Bütünlük Üzerine
Krizden Çıkan Dersler Üzerine
Neden/Nasıl Örgüt?
|