YAZILAR  |  GAZETE ARŞİVİ  |  HABER ARŞİVİ  |  21 EYLÜL KOMPLOSU  

M. Ulaş Bayraktaroğlu / Yazılar

Sen Vermedin İşçi Sınıfı Kazandı
1 Mayıs 2011
Yeni bir 1 Mayıs’a yaklaşırken   burjuvazi  korktuğunu açıkça belli ediyor. Belki de etkinliklerin Taksim meydanında yapılmasına engel olamadıkları için onlara hizmet eden devlet görevlilerine kızıyorlardır. Bu durum şehrin meydanları ile burjuvazinin kurduğu iktidar ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Meydanları kaptırdıkları zaman iktidarı yitirebileceklerini düşünüyorlar.

Geleceği Kazanmaya Geliyoruz
23 Nisan 2011
Senelerce meşakkatli mücadeleler sonucu kazanılan 1 Mayıs ve alanı Taksim meydanına işçi sınıfının çıkmasına sayılı günler kalmışken 1990’lı yılları hatırlamakta fayda var. Memleketimizde birileri sokakta barikatlardayken birileri bürolarda oturuyorlardı, programlarına sosyalizm bile yazdıramadıkları partilerde “mücadele” ediyorlardı.

Açlık
16 Nisan 2011
Gün geçmiyor ki hapishanelerden tutsaklara yönelik yapılan baskı ve işkence haberleri gelmesin. F tipi hapishane diye adlandırılan tecrit ve izolasyon sisteminin kendisi bir sürekli işkence uygulaması. Fakat sistem bu zulümle yetinmiyor, tutsakları ek uygulamalarla kişiliksizleştirmeye çalışıyor.

Kim Kimi Yargılıyor?
10 Nisan 2011
12 Eylül 1980’de yapılan darbeyle iktidara gelen askeri diktatörlüğün uzun yıllar nimetlerinden yararlananlar bugün onu kullanılmış bir mendil gibi çöpe atıyorlar. Bu noktada doğrudan ve salt AKP hükümetinden bahsetmiyoruz. AKP hükümeti son tahlilde bir maşadır. Burjuva iktidarının sürmesini sağlayan yürütücü bir örgütlenmedir. 

Düşmanlık Konferansı
2 Nisan 2011
Dün İstanbul’da başını emperyalistlerin ve TC’nin çektiği “Suriye Halkının Dostları Grubu’nun” toplantısı yapıldı. Bu toplantıda Suriye Ulusal Konseyi (SUK) adı altında toplanan muhaliflerin Suriye’nin meşru temsilcisi olduğu kabul edildi. Bir odağın meşru olup olmadığını belirleyen bir yapının da meşru olması gereklidir. TC bu kararı verebilecek meşru ve tutarlı bir devlet değildir.

Newroz'dan Korkmak Özgürlükten Korkmaktır
19 Mart 2011
Burjuva basının ve hükümetin Newroz’a Nevruz demeleri boşuna değildir. Milyonlarca insanın kutladığı ve etkinlikler gerçekleştirdiği Newroz bayramından egemenler rahatsız oluyorlar. Bu rahatsızlıklarının temel nedeni Newroz’un özgürlük, eşitlik, adalet gibi değerlere sahip çıkılan bir gün olması ve bu değerler uğruna verilen mücadeleyi simgelemesi. Bu nedenlerden dolayı Newroz’un adını bile doğru bir şekilde söylemekten, yazmaktan korkuyor iktidardakiler.

Taammüden Cinayet: "İş Kazaları"
13 Mart 2011
Dün  İstanbul Esenyurt'ta Marmara Park AVM’nin şantiyesinde kaldıkları çadırda çıkan yangın sonucu 11 işçi hayatını kaybetti. Geçen hafta da Adana’da bir HES (Hidroelektrik Santral) inşaatında 10 işçinin yaşamına mal olan bir olay yaşandı. Aslında doğayı katleden kapitalizmin nesne olarak gördüğü işçileri bozuk para gibi harcamasında şaşılacak bir durum yok. Suyu tutan kapağın çatlak olduğu bilindiği halde maliyetin artmaması için önlem alınmadığına dair iddialar var.

İktidar, Kadınların Kurtuluşu, Devrim
5 Mart 2011
“Soyumuzun analardan belirlendiği eşitlikçi toplumlardan ataerkil toplumlara geçildiğinde binlerce yıldır eşitsizliğin teminatı olarak varlığını sürdüren devletin ilk nüveleri oluşmaya başlamıştı” şeklinde bir belirleme doğruyu içeren fakat tam isabet kaydedemeyen bir yaklaşımdır.  Daha isabetli bir belirleme için bir sınıfın başka bir sınıf üzerindeki hakimiyetini sürdürme aracı olan devletin ortaya çıkışı ile beraber ataerkil toplum yapısının hakim olmaya başladığının da altını çizmek gerekiyor.

Şimdi Umudu Zafere Dönüştürme Zamanı
27 Şubat 2011
Son on yılda Türkiye’deki rejim çok çeşitli baskı yöntemleri geliştirdi. Her muhalif odak önceden belirlenmiş kalıplara sokularak yargılandılar ve etkisizleştirilmeye çalıştılar. Tüm kazanılmış demokratik haklar yasalarda belirlenmiş olsalar bile uygulanamaz hale getirildiler. Toplumsal ikna için sistem her konuyu kapsayan bir güvenlik konsepti inşa etti.

Hesaplaşma Alanı: Suriye
20 Şubat 2011
Petrolünü başka müşterilerine satacağını açıklayan İran, Fransa ve İngiltere menşeli şirketlere ham petrol satışını durdurduğunu açıkladı. Karşılıklı hamlelerle Ortadoğu’daki hegemonya mücadelesi gittikçe kızışmaktadır. İran’la “batılı” emperyalistler arasındaki çelişkinin ana karakterini iki tarafın da doğrudan sıcak bir savaşa girmekten kaçınması oluşturmaktadır.

MİT-Polis Kavgası mı?
13 Şubat 2011
AKP eliyle yeni statüko iktidarı tümüyle ele geçirdiğine inanıyor ki iç hesaplaşmalara girmekten kaçınmamaya başladılar. Yargının bir kesimi ile polis el ele verip bazı MİT mensuplarını "yasadışı örgütlerle" ilgili soruşturmaya dahil etmeye kalktılar. Temel meselelerden biri, soruşturma kapsamında ifade vermeye çağrılan MİT’çilerin mevzu bahis olan örgüt ile kurdukları diyaloglarken diğeri MİT'in örgüt içindeki ajanlık faaliyetleriydi.

Kültür ve Doğanın Tahribi Üzerine
6 Şubat 2011
Geçmişin değerlerini kendi ideolojik pozisyonuna göre değerlendiren hükümet memleketteki tarih birikimini de bu yaklaşımına göre sınıflandırmaktadır. Öyle ki, bu sınıflandırmanın iki temel başlığı gerekli tarih (eserleri) ve gereksiz tarih eserleridir. Sanata ve kültüre de bu anlayışa uyan çeşitli pratiklerle yaklaşımlarının örnekleri mevcuttur. Ucube diye nitelendirilen heykel ve suların altına gömülmesi planlanan Hasankeyf bu durumun popüler örnekleridir.

Kasap Anatomi Dersi Verirse
30 Ocak 2011
Kadınlara yönelik şiddet eylemleri memleketimizde artarak sürmektedir. Medyada bu kadar tartışılmasına ve teşhir edilmesine rağmen şiddet vakalarında bir azalma sözkonusu olmamıştır. Kadınların özgürlüğü ve hakları için mücadele veren bir çok kuruluş, kadınlara yönelik şiddete ve özellikle kadın cinayetlerine karşı savaşımı canlı tutmayı becerebilseler de henüz daha bu mücadele kitlesel bir vaziyet alamamıştır.

Hrant'ın Hesabı Mutlaka Sorulacaktır!
23 Ocak 2011
Hrant davası aynen benzerleri gibi oligarşik diktatörlüğün aklanması ile sonuçlandı. Mahkemede alınan karar, devletin bazı kurumları tarafından bir tetikçinin azmettirilmesi sonucu öldürüldüğü açıkça belli olan Hrant Dink cinayetini sanki sıradan, herhangi bir cinayet gibi gösterme çabasıdır. Her yerde örgüt bulan, icat eden sistem nedense bu cinayetle ilgili olarak örgüt bulamamıştır.

Evlerimizi Yıkmaya Kalkanların Saraylarını Başlarına Yıkacağız!
16 Ocak 2011
“Kentsel dönüşüm projesi” adı altında planlanan halkın barınaklarını yıkım planları fiilen hayata geçirilmeye başlanmıştır. Yaklaşık 20 yıl önce kentin çeperlerinde kalan varoşlar gelişen ve büyüyen metropollerin ortasında kaldılar. Burjuvazi bu alanlara gözünü dikti ve bu alanları gasp ederek rant elde etmek istiyor.

Şarkiyatçılıktan Esinlenen Bir Garip Garbiyatçılık
9 Ocak 2011
Batı’nın Doğu üzerindeki sömürgeci emellerini temel alan yaklaşımlarını Şarkiyatçılık olarak özetleyebiliriz. Doğu’yu tanımlarken belirgin bir aşağılamanın yanında ötekileştirmenin “edebiyatı” yaratılır Oryantalizmle. Adeta Batı tarafından Yeni Doğu üretilmeye çalışılmıştır. Bir zamanlar Doğu imparatorları tarafından fethedilmeye çalışılan Batı artık kendisini Doğu’nun kurtarıcısı olarak görmeye başlamıştır.

2012 İsyanın Yılı Olsun
2 Ocak 2011
2011’de Türkiye’deki ve Ortadoğu’daki iktidar ilişkileri açısından önemli gelişmeler yaşandı. Dünya çapında ise kapitalist sistemin bir türlü sürdürülebilir bir denge sağlayamadığı görüldü. Şu sıralar olgunlaşmakta olan daha büyük bir ekonomik krizden bahsedilmekte. Her ne kadar hükümet bir evvelki ekonomik krizin Türkiye’yi teğet geçtiğini iddia etse de, krizin sonuçlarını (bedelini) bütün dünya halkları, işçi sınıfı ve ezilenleri ödedi. Bu duruma karşı tüm dünya çapında eylemler yapıldı ve isyan hareketleri oluştu.

Seç Beğen! Soykırım, Katliam, Asimilasyon
26 Aralık 2011
İktidarının bir evresinde başbakan, AKP hükümetinin “asimilasyon ve inkar” politikalarına son verdiğini açıklamıştı. Geçen hafta başbakan yardımcısı Arınç da Kürtlerin bütün haklarını vereceklerini belirten bir konuşma yaptı. Bu iki ifade tarzı hem birbirleri ile çelişmekte hem de ortaklaştıkları bir gerçeğin altını çizmektedir. Aralarında çelişmekteler çünkü başbakan özet olarak sorunu çözdük, yardımcısı ise çözeceğiz demektedir.

Direniş Noktası ve Teşkilinin Yöntemi
19 Aralık 2011
Yeni statüko  iktidarını tümüyle hakim kılmak için yani taktik evresinde toplumun bütün muhalif kesimlerini bastırmak için saldırmaktadır. Hükümet yandaşı olmayan tüm kesimler için adeta geri çekilme noktası kalmamıştır. Her imha edebildiği direniş odağını hükümet halka karşı psikolojik yıldırma yıpratma argümanı olarak kullanmaktadır. Bu noktadaki amaç topluma korku ve panik havası yaymaktır.

Doğru Analiz Doğru Duruş Gerektirir
12 Aralık 2011
Yukarıdaki başlık cümlesini tersten ele alarak sınamak da mümkündür. Doğru duruş için doğru analizin gerekli olduğu gibi. Analizi teorik duruşun faaliyet alanı, hareketi ise pratik duruşun faaliyet alanı olarak ele aldığımızda iki faaliyet alanının birleşik bir süreç içerisinde birbirlerini test ettiklerini görürüz. Bu noktada hipotezimizin karşısına şöyle bir karşı hipotez çıkabilir: “Doğru analizin yapıldığı ama uygun duruşun sergilenmediği durumlar mümkündür”.

Bir Yanımız Zindanlarda
28 Kasım 2011
Mahkemeler tarafından herhangi bir hukuk sistemini dikkate almadan uygulanan yaptırımların tümü yargısız infaz kapsamında değerlendirilmelidir. Bugün Türkiye’de uzun tutukluluk süreleri ile yaşatılan budur. Devlet her muhalif yapıya bir yasadışılık etiketi takmak suretiyle ve mevcut burjuva hukuk normlarını bile dikkate almadan çeşitli uyduruk davalarla yargılamaktadır. Bu yöntemlerle halk arasında korku ve panik havası yaratılmak istenmektedir.

Kelebekler Uçtukça Özgürleşeceğiz
21 Kasım 2011
Yeni bir 25 Kasım’a birkaç gün kaldı. Mirabal kardeşlerin işkence görüp katledildiğinden beri onlarca yıl geçmesine rağmen burjuvazinin yarattığı zulüm artarak devam etmektedir. Her durumda en çok zarar görenler kadınlar olmaktadır. Kadını nesne olarak gören erkek egemen anlayış, kadını; anne, eş, abla gibi kimlikler üzerinden tanımlamakta, eşit bir özne olarak davranmamakta, fakat başı sıkıştığında yine kadınlara sığınmaktadır.

Gelişen Yeni Sürece Karşı Duruş Üzerine
14 Kasım 2011
Yeni statüko hükümet oluşundan sonra eski statükoya karşı birçok demokratik hakkı savunur gibi gözüktü. Hem emperyalist güçlerin imkanlarını hem kendi imkanlarını kullanarak (kadrolarını vb.) hem de çeşitli kesimlerden işbirlikçi unsurları kullanarak halkın nezdinde “demokratik bir imaj” oluşturmaya çalıştılar. Bu sahte görünüm altında devletin hemen hemen tüm kurumlarını ele geçirdiklerini düşündükleri anda yeni statüko iktidarını pekiştirmek için ikinci bir taktik evreye geçti.

Ordunun Hocasından Hocanın Ordusuna
7 Kasım 2011
Zaman değişiyor diyerek her bayram eski bayramları anarız. Sürekli eski bayramlara öykünürüz. Halkın eskiyi her vesileyle özlemle anması genel olarak içinde yaşanılan düzenin daha kötüye gittiğini göstermektedir.  Her fikri yaklaşımın maddi bir temeli vardır. Gün geçtikçe bayramlar “yoksulların doyuruldukları, güzel bir günün daha yoğun paylaşıldığı, kavgalıların barıştığı” günler olmaktan çıktı.

Kavramsal Yaklaşım
31 Ekim 2011
Türkiye Cumhuriyeti’nin değiştiğine dair hipotezleri birçok liberal yazar AKP iktidara geldiğinden beri yinelemektedir. Bu değişimin demokratik bir niteliği olduğunu ileri sürmektedirler. Nedense bütün bu iddialara karşı gelinen noktada onlarca gazeteci, aydın, seçilmiş siyasetçi ve siyasi tutsak cezaevlerinde; Kürt halkına yönelik büyük bir imha operasyonu yürütülmekte ve Cumhurbaşkanı intikamdan bahsetmekte…

Halkın Yaşamı Çok Yönlü Deprem
24 Ekim 2011
Dün Van’da 7.2 büyüklüğünde bir deprem oldu. Başta köylerde oturanlar olmak üzere şu anki rakamlara göre onlarca insan hayatını kaybetti. Geçen hafta bölgede yoğun çatışmalar yaşandı yine onlarca insan hayatlarını kaybetti. Eğer bütün bu olan bitenler hep alınyazısıyla açıklanırsa falekatlerin ve savaşın hep halkın, ezilenlerin kaderi olduğu sonucu ortaya çıkar.

Birleşik Mücadele İçin
17 Ekim 2011
Rakip taraf olarak burjuvazinin devrimci safların birliğini bozma çabası içinde olması rutin bir faaliyettir. Tersten burjuvaziye karşı birçok devrimci taktik de bu amaca hizmet eder. İki karşıt taraf da birbirinin saflarının birliğini bozmaya yönelik faaliyet yürütür.  Bu faaliyetlerle birliği bozulan tarafın güçsüzleşmesi hedeflenir. 

Çaresiz Kapitalizmin F Tipi Zindanları 
10 Ekim 2011
Megapoller işçiler, emekçiler için büyük birer zindan. Burjuvazi şehrin en güzel yerlerinde ikamet ederken, en güzel mekanlarda zamanını geçirirken işçiler günlerinin büyük bir kısmını fabrikalarda çalışarak, geri kalan zamanlarını da yeniden çalışabilmek için kendilerine reva görülen yerlerde hazırlanarak (yeme, içme, uyuma v.b.) geçiriyorlar.

Halkların Barışı İşçilere, Emekçilere Yarar 
3 Ekim 2011
Kürt halkına yönelik yürütülmekte olan kirli savaş yeni bir aşamaya girdi. AKP hükümetinin devraldığı imha ve inkar politikalarını eski statüko açık savaş halinde yürütmekteydi. AKP ise uzunca bir zamandır eski politikayı yeni söylem altında yürütmeye çalışıyor.

İhtiyacın Kolektif Analizi İçin 
23 Ağustos 2011
Genel seçimlerin sonuçlarıyla başlayan yeni dönemde, konjonktürel tablo ve sonuçlar (özellikle Blok’un seçimlerdeki başarısı) sosyalistlere mücadeleyi yükseltebilmek için önemli imkanlar olduğunu göstermiştir. Diğer yandan lehimize olan bu durumu değerlendirecek örgütsel pozisyondan yoksun olduğumuz ortadadır. Bu öznel durumumuzun temel nedenlerinden biri çok parçalı yapımızdır.

Farklılık ve Ötekileştirme
26 Temmuz 2011
Üzerinde yeterince durulmadığı takdirde algıda yeterince kuvvetli etki bırakmayan ötekileştirme kavramı irdelendiğinde, sonucu katliamlara varan yaklaşımlara kaynaklık ettiği ortaya çıkmaktadır. Öyle ki, bu katliamlar toplu kıyım, soykırım, kavim kırım gibi uygulamalarla da sonuçlanmaktadır.

Dil olimpiyatlarında egemen söylem
8 Temmuz 2011
İnsanın kültürel evrim açısından alet yapmak ve kullanmak kadar önemli olarak geliştirdiği bir diğer yeteneği de iletişim kurabilmesidir. Elbette her iki özellik de biyolojik evrim açısından önemlidir. Biz daha çok konuyu toplumsal örgütlenme açısından ele alacağımızdan dolayı, konuyu kültürel evrim açısından değerlendirmeye çalışacağız.

Karşıtlık, Mücadele, Yengi
29 Haziran 2011
Bir ülkede hukukun en az uygulandığı dönem, hukukun üstünlüğünün en çok övüldüğü zamanlardır. Bu üstünlüğün nereden kaynaklandığı ve hangi “üstünlere” hizmet ettiğinin tespiti önemlidir. İnsanlık tarihinin bir evresinde sınıfların karşıtlığından devlet adlı mekanizma doğdu.

Akademi ve Özne
28 Haziran 2011
Eğitim kurumlarının birey üzerindeki temel biçimlendirme işlevinin yanında akademinin bilgi üretimi gerçekleştiren ek bir işlevi vardır. Bu yönüyle klasik eğitim kurumundan daha öte bir şeydir. Kapitalist toplumların tüm kurumları kitleleri bireyler halinde tikel sistemlerine dahil etmektedirler.

Fetih, Ritüel, Sembol
11 Haziran 2011
Fethetme eylemi bir sınırlı alanın diğerleri tarafından işgal edilmesi ve kontrol altına alınması edimleri üzerinden temellenir. Belirli bir toprak ve üzerindeki canlı cansız tüm varlıklar üzerindeki hegemonyayı ifade eder. Bir topluluk kendisine ait olduğunu düşündüğü bir alan için savaşırsa (işgale karşı, v.b.) “kurtarma” kavramını, başkalarına ait olana el koymak için savaşırsa “fetih” kavramını kullanır.

Politikacı Üzerine
7 Haziran 2011
Seçim süreçlerinde halkın politika sahnesine ilgisi önemli ölçüde artar. Politikacılar tarafından bu dönemlerde daha şatafatlı sahneler kurulur. Onlarla halk arasındaki ilişki oyuncularla seyirciler arasındaki ilişkiye benzer. Politik oyuncularla gösteri sanatları oyuncuları arasında temel farklar vardır.

Mağrip'ten Mısır'a ve Libya'ya Ayaklanmalar Üzerine
 21 Mart 2011
Geçtiğimiz aydan başlayarak, devam eden Kuzey Afrika ülkeleri halklarının isyan, ayaklanma ve protesto hareketleri dünyayı sarstı. Bununla beraber bu hareketler Ortadoğu halklarının biriken muhalif potansiyellerini de etkiledi ve pratik sonuçlar doğmasına yol açtı.

Sonuçlar ve Olasılıklar
2 Mart 2011
Bir dönemi birlikte bitirdik ve önemli bir eşikten geçtik. Bu dönemin ana hatları ile sübjektif ve objektif özelliklerini belirlememiz, önümüzde duran görevleri gerçekleştirebilmemizi kolaylaştıracaktır. Kimi önemli ayrıntıları gözden kaçırmadan fakat dönemin sınıfsal tablosunun omurgasını ortaya koyabilecek bir analize ihtiyacımız var.

Ezen ve Ezilenin Kavgası
9 Ocak 2011
Gündemi geçtiğimiz haftalarda çoğunlukla Ankara ve İstanbul’da gelişen öğrenci eylemleri meşgul etti. Bu eylemler, son zamanlarda Avrupa’da binlerce öğrencinin sokağa dökülmesi tarzında gelişen kitlesel eylemler değillerdi. Bununla beraber bu eylemler “çok ses getiren cinsten” küçük grupların yaptığı “şiddet içeren” eylemlerden de değildiler.

21 ŞUBAT 2011
SONUÇLAR, OLASILIKLAR VE GEREKEN HAMLE

16 ARALIK 2010
GLOBAL TERÖR ÖRGÜTÜ NATO'NUN FÜZE KALKANI

20 KASIM 2010
KİMİN ELİ KİMİN CEBİNDE BELLİDİR

14 KASIM 2010
DAHA KARARLI VE BİLENEREK ÇIKMA YETENEĞİ

21 EYLÜL 2010
ABD'NİN IRAK'TAN ÇEKİLMEME SÜRECİ

7 EYLÜL 2010
STRATEJİK HATA: DÜZENE EVET ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNE HAYIR

2 AĞUSTOS 2010
NEREDEN BAŞLAMALI?

20 TEMMUZ 2010
DEVRİMCİ ÖRGÜT DEVRİMCİ KADRO

6 TEMMUZ 2010
KAPLAN KAFESTE DE KAPLANDIR

11 HAZİRAN 2010
EGEMENLERİN YENİ SALDIRI DÖNEMİNİ SAVUŞTURMAK İÇİN

25 MAYIS 2010
SDP 4. KONGRESİ KAVGAYI BÜYÜTENLERE, ZAFERE YÜRÜYENLERE ARMAĞAN OLSUN

11 MAYIS 2010
DARBE ANAYASASI ÇÖPE, DARBECİLER HALKIN ADALETİNİN ÖNÜNE

28 NİSAN 2010
İSRAİL DEVLETİ İSRAİL HALKININ EN BÜYÜK DÜŞMANIDIR

13 NİSAN 2010
İSRAİLOĞULLARI VE FİLİSTİN'E TARİHSEL BİR BAKIŞ (2)

30 MART 2010
İSRAİLOĞULLARI VE FİLİSTİN'E TARİHSEL BİR BAKIŞ

16 MART 2010
KOMÜNİZMİN BİR KARİKATÜRÜ: SÖMÜRGECİ EKONOMİZM

2 MART 2010
MÜCADELE İÇİN GÜÇLENEREK BİRLEŞELİM, BİRLEŞEREK GÜÇLENELİM

16 ŞUBAT 2010
ORTADOĞU: KAPIŞMANIN MERKEZİ

2 ŞUBAT 2010
GENEL GREV GENEL DİRENİŞ

19 OCAK 2010
TC İSRAİL'E NEDEN KABARIYOR?

5 OCAK 2010
NOMENKLATURA AKLI VE UFUK'TAN DOĞAN YENİ SOL PARTİ ÖRNEĞİ

22 ARALIK 2009
ULUSALCILIKLA LİBERALİZMİN, TKP İLE TARAF'IN ORTAK NOKTASI

8 ARALIK 2009
TÜRKİYE DEVRİMCİLERİ! GÖREV BAŞINA!

1 ARALIK 2009
DOMUZ GRİBİNDEN DAHA TEHLİKELİ

SOSYALİST DEMOKRASİ yazıları

2012 İsyanın Yılı Olsun

Nereye Doğru?

Depremde de Savaşta da Olan Bize Oluyor

Karşıtlık, Mücadele, Yengi

Ezen ve Ezilenin Kavgası

Global Terör Örgütü NATO'nun Füze Kalkanı

Kimin Eli Kimin Cebinde Bellidir

Seçimler ve Seçilmek İstemeyenler

İntifada Kazanacak

Ortadoğu Savaşları

KURTULUŞ yazıları

Kaynama Noktası: Afganistan

Stratejik Açılım Taktik Bütünlük Üzerine

Krizden Çıkan Dersler Üzerine

Neden/Nasıl Örgüt?

 

     
 
Loading