|
|
Serap Güneş / Yazılar
Savaş
Adımları Suriye Üzerinden Hızlanıyor
11 Nisan 2012
Suriye geriliminin, ülkenin “özgürleştirilmesi” ile değil Ortadoğu’nun,
küresel güçler arasındaki dengelere göre yeniden düzenlenmesi ile ilgili
olduğu son gelişmelerle iyice açığa çıktı. Her gün artık bir değil
birkaç yeni adımın atıldığı bu gerilimde, gelişmelerin kaydını bile
tutmak imkansız. Bir gün savaş suçlusu olarak Batı medyasının
manşetlerini süsleyen Esad’ı, ertesi gün BM özel temsilcisi Kofi
Annan’la el sıkışırken görebiliyoruz ekranlarda.
'Afganistan’da ne işimiz var?'
27 Mart 2012
Başbakan Erdoğan yine bilindik üslubuyla açıkladı: “‘Afganistan’da ne
işimiz var?’ diyenler, ufukları Sivas’ın ötesine geçemeyenlerdir. Butik
devlet değiliz [‘Küresel oyuncuyuz’ anlamında]. Yurtdışındaki askeri
varlığımız, güvenin, kardeşliğin, barışın sembolüdür.” Erdoğan’ın ‘butik
devlet’ derken neyi kastettiği anlaşılmıyor ama herhalde ‘uydu devlet’in
bir alt versiyonu olsa gerek. Yani uydu bile olamayan devlet… Hayırlı
olsun, AKP’nin Müslüman ülkelere götürdüğü barış, kardeşlik, güven
misyonu buymuş demek ki.
Burjuva
Hukuku, Cezaevleri ve Özgürlük (2)
20 Mart 2012
“Gücü gücü yetene” ülkesi bizimkisi ve bu ülkede egemenler tarafından
hakim kılınmış, yaygınlaştırılmış, meşrulaştırılmış, ödüllendirilmiş,
sırtı sıvazlanmış algıya göre, memleketteki herkesin gücü, Pozantı
cezaevindeki Kürt çocuklarına yeterdi, onlara her şeyi yapmak serbestti.
Onlar, “biz Türklerin” varoluş/yokediş hiyerarşisinin en altındakiler
olarak, herkesin her şeyi yapmaya gücünün yettiğinin düşünüldüğü
çocuklardı. Hem çocuktular, hem de Kürt, hem de cezaevinde, hem de
siyasi!
Tek
Kutuplu Dünya Düzeninin Sonu
13 Mart 2012
Son finans krizinden görece etkilenmeyen Rusya, Putin’in ilk başkanlık
döneminden bu yana yükselişte. ABD ve NATO ortaklarının istedikleri
Rusya bu değildi elbette. Anglo-Amerikan dünya hegemonyasının bağımlı
devletlerinden biri olmasını bekliyorlardı. Bu nedenle mevcut Rusya
tablosu, onlar için sadece hayal kırıklığı değil öfke de yaratıyor. Bu
yüzden seçimlerin adil olmadığına ilişkin ve Putin’in şeytanlaştırılması
noktasında, komünizmin en büyük öcü olduğu Soğuk Savaş günlerini
aratmayan bir karalama kampanyası yürüttüler.
AKP’den
Damızlık Kız Hikayeleri
8 Mart 2012
Margaret Atwood, Damızlık Kızın Hikâyesi (The Handmaid’s Tale) kitabını
yazdığında 1980’lerin ortasıydı. Atwood romanını, “Kadınlar eve dönsün,
çoluk çocuklarına sahip çıksın” diyen Reagan (ABD) ve Thatcher’ın
(İngiltere) seçilmesinden kısa süre sonra, yani Batı’da 1960’larla
70’lerin cinsel devriminin “aşırılıklarının” eleştirisi üzerinden
büyüyen muhafazakârlığın, kadınların önceki on yıllarda elde ettikleri
kazanımları tersine çevireceğine dair feminist kaygıların yükseldiği bir
dönemde kaleme aldı.
İçişleri Bakanı Nefret Suçu İşlerse
28 Şubat 2012
Geçtiğimiz Pazar günü (26 Şubat) Hocalı katliamının 20. yıldönümü
nedeniyle Taksim Meydanı’nda düzenlenen “anma” mitingi, tek kelimeyle
tüyler ürpertici görüntülere sahne oldu. Perşembe’nin gelişi
Çarşamba’dan bellidir ama mitingin nefret dolu afişleri bile böylesi bir
sonuca hazırlamamıştı herhalde kimseyi. Mitingin sadece Ermenileri
değil, ülkede yaşayan tüm azınlıkları tedirgin edici bir dille
kurgulanmış olan afişlerinden kaçabilmek ne mümkündü!
Takke
Düştü Kel Göründü
28 Şubat 2012
2012 Şubat’ı, on yılı bulan AKP iktidarı döneminde bir kırılma olarak
AKP tarihine geçecek. Hesaplaşma henüz kesinlikle bitmiş değil, ancak bu
“kırılma anı olma” özelliği, olağan dışı bir hızla patlak veren ve üzeri
kapatılan olaylar zincirini değerlendirirken belki de tek değişmez
gerçek olacak. Erdoğan ve cemaat sözcüleri, her ne kadar birlik
görüntüsü vermeye çalışsa da, vazo bir kez kırıldı.
Devlet
Baba Sözünü Tutuyor: Van’da Çadırda Kimse Kalmayacak!
21 Şubat 2012
Van depreminin ardından ağzını her açan devlet yetkilisi aynı şeyi
tekrarladı: Van’a yeterince yardım yapılıyordu, depremzedeler “saray
gibi” çadırlarda kalıyordu, Şubat’ta devamı da gelecek, Van “konteynır
kente” dönüşecekti. Oysa depremzedeler biliyorlardı ki gelen onca
yardımla Şubat’a değil konteynır kent, soğuğa dayanıklı geçici konutlar
bile inşa edilebilirdi. Yine de yoğun kar yağışı altında son derece zor
koşullarda yaşadıkları çadırlarda, ümitle Şubat’ı ve konteynırların
gelmesini beklediler.
İç
İktidar Savaşı, Suriye ile Savaş Tehlikesini Örtüyor
14 Şubat 2012
AKP gerçekten de ustalık dönemini yaşıyor. Niye mi? Bir hükümet hem
içerde hem de dışarıda bundan daha fazla sorun çıkarabilir mi? Başbakan
sabah akşam gündemi zehirlemeye yetecek kadar boş siyasal polemiği nasıl
yumurtluyor? Bu gerçekten ustalık ister! İlk kez şike yasasının
değiştirilmesi sırasında deşifre olan AKP-cemaat çatlağı, Uludere
eşiğinden sonra bir sıçrama daha yaptı: MİT müsteşarı, KCK soruşturması
kapsamında şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrıldı.
Tuhaf
Zamanlarda Yaşıyoruz
7 Şubat 2012
Emniyet içindeki cemaatçilerin (yoksa cemaat içindeki emniyetin mi
demeli?) işkenceci eski bir polis şefi ile hesaplaşmasının zorunlu
dekoru olmasından başka sürme sebebi kalmamış fantastik bir davada,
sosyalist tutukluların 500 günü aşan mahpusluğuna bir kez daha devam
kararı verilen bir ülkeye bundan gayrı bir tuhaflık lazım mıdır, emin
değilim. Ama Egemen Bağış’tan sonra bağrından İdris Naim Şahin gibi bir
meddah daha çıkaran iktidarımıza, sağ olsun bir de filozof meddah
eklendi.
Katillerin Uludere Hesabı Bitmemiş
31 Ocak 2012
Sabah gazetesi, 25 Ocak günü, kendisini Arap sermayesiyle satın alan
sahibinin sesi olduğunu bir kez daha ispatladı. Sabah’a ve ona bu haberi
servis eden aklı-evvellere göre, Uludere katliamında altı PKK
militanının cenazesi olay yerinden kaçırılmış. Demek oluyor ki devlet
orayı bombalamakta haklıymış. Doğrusu Sabah’ın bu alçakça
dezenformasyonu biraz gecikti bile. Bugüne kadar akılları neredeymiş?
Buna neden ancak şimdi cüret edebilmişler? Tutan mı varmış?
Burjuva
Hukuku, Cezaevleri ve Özgürlük (1)
24 Ocak 2012
Temelini mülkiyet ilişkilerinden alan, insana değil mülkiyete odaklı
olan burjuva hukuku; sermaye, güç ve iktidar sahiplerinin lehine, işçi,
ezilen ve muhaliflerin ise aleyhine esnetilebilen bir baskı aracı.
Türkiye’de “baklava çalan çocuklar” vakasından, depremde kaybedilen
canlarla bunda sorumluluğu bulunanlara verilen cezalar arasındaki
orantısızlıktan, kredi kartı borcu yüzünden intihar edenlerin sayısı
artarken büyük şirketlerin vergi yolsuzluklarının aflarla sumen altı
edilişinden ortalama algının kanıksadığı bir gerçek bu.
Baharın
Ömrü Bir Yıl Olmayacak
17 Ocak 2012
NATO’nun Libya müdahalesinin Arap Baharı’nı kışa dönüştürdüğüne dair
yorumlar, Suriye’ye karşı Türkiye’nin de başrol oyuncusu olarak bizzat
içinde yer aldığı rejim değişikliği operasyonu ile yaygınlaştı.
Ortadoğu’da Şii eksenini zayıflatma amaçlı bu operasyon henüz nihayete
ermiş değil.
İleri
Yüzsüzlük, İleri Militarizm, İleri Karakol
30 Kasım 2011
Bedelli askerlik yasa tasarısının meclisteki görüşmeleri 29 Kasım günü
akşam saatlerinde başladı ve ertesi günün ilk saatlerine dek sürdü.
Muhalefet partilerinden milletvekilleri sayısız kez meclis kürsüsüne
gelerek tasarı ile ilgili eleştirilerini belirttiler, değişiklik
önergeleri sundular.
'İleri
Demokrasi'niz Sizin Olsun, Biz Başka Alem İsteriz
4 Kasım 2011
Tecavüzcülerin elini kolunu sallayarak dolaştığı ama cezaevlerinin 500’ü
öğrenci binlerce siyasi tutsakla dolu olduğu ‘güzel ve yalnız ülkemiz’
hepimizi kara kara düşündürürken, Slavoj Zizek, ülkenin Osmanlı
geçmişinde bulduğu boncuklarla kaşlarımızı kaldırmamıza sebep olsa da,
mevzu bahis Batı olduğunda, ‘entelektüel star’lığının hakkını vermiş
yine.
Uçurum...
21 Ekim 2011
Resmi açıklamalara göre 24 askerin yaşamını yitirdiği Çukurca
baskınından sonra, 22 taburdan oluşan on bin askerle yurtiçinde ve sınır
ötesinde hava destekli kara operasyonları başlatıldı.
YSK
Kararından Sonra: Kim Kazandı?
7 Ekim 2011
Yüksek Seçim Kurulu’nun “Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloğu” adayı Hatip
Dicle’nin milletvekilliğini düşürmesinin ardından geçen üç buçuk aylık
zaman zarfında, herkesin sonunu bildiği bir olaylar dizisine hep
birlikte bir kez daha tanıklık ettik.
Füze
Kalkanı: Emperyalistlere Güvenlik ve Kâr, Halklara Kan ve Gözyaşı
1 Ekim 2011
Türkiye, AKP hükümetinin “ileri demokrasi” söylemi ile pazarladığı
demokratikleşme iddialarına rağmen, hiçbir geleneksel sorununu çözememiş
durumda. Kıbrıs’taki işgalci varlığı, Ermeni soykırımı ve Kürt sorunu,
hükümetin attığı tüm kıvrak adımlara rağmen bölgesel güç olma arzusunu
dış ve iç politikada aşındıran engeller olmayı sürdürüyor.
SOSYALİST DEMOKRASİ yazıları
AKP İddaa'da Kaybetti
Tarihin Çeperinde
Tarihi Belirleyen Ülke
|
|