YAZILAR  |  GAZETE ARŞİVİ  |  HABER ARŞİVİ  |  21 EYLÜL KOMPLOSU  










Yazılar

Rıdvan Turan / Yeni Yıla Girerken...
31 Aralık 2011
Yeni yıla günler kala eski yılın son bomba hareketi Ali Babacan’dan geldi. Avrupa’nın büyük bir ekonomik ve siyasal kaos içinde olduğunu söyleyen Babacan, "Bizim AK Parti iktidarımızı, hükümetimizi, Sayın Başbakanımızı bugün herhangi bir Avrupa ülkesine götürün koyun inanının 3 ayda sorunlar çözülür" dedi.

Afşin Demir / Ortak Hedef: Sosyalist Yeniden Kuruluş
30 Aralık 2011
Sosyalist hareketin içinde bulunduğu tıkanıklık ve yerinde sayma durumunun “eski altın günleri” ihya etme refleksiyle değil, toplumsal mücadelelere ve işçi hareketine bir “yeniden kuruluş” perspektifiyle yaklaşmak suretiyle aşılabileceği düşüncesi, Sosyalist Demokrasi Partisinin de içinde yer aldığı Sosyalist Yeniden Kuruluş Parti Girişimini (SYKPG) oluşturan öznelerin  ortak paydalarının en önemlilerinden birini teşkil ediyor.

N. Zafer / Din Sorununa Sosyalizmin Gözlüğünden Bakmak
27 Aralık 2011
Din sosyalistlerce hep sorunlu ve tuzaklarla dolu bir alan olarak görüldü. Dindarlık ve sosyalistlik birbirinin antitezi olarak değerlendirildi. Hatta ülkede sosyalizm mücadelesinin kitlesel bir karakter kazanamamasının sebebi olarak dinin toplumsal ve siyasal rolü gösterildi. Dine ilişkin tartışmalar türban, laiklik vb gibi gündemlerin sıkıştırmasıyla kimi zaman yoğunlaştı. Böylesi dönemlerde din ya şiddetli bir saldırının hedefi oldu ya da mütedeyyinlerle çatışma yaşamamak adına sorun yokmuş gibi davranıldı.

M. Ulaş Bayraktaroğlu / Seç Beğen! Soykırım, Katliam, Asimilasyon
26 Aralık 2011
İktidarının bir evresinde başbakan, AKP hükümetinin “asimilasyon ve inkar” politikalarına son verdiğini açıklamıştı. Geçen hafta başbakan yardımcısı Arınç da Kürtlerin bütün haklarını vereceklerini belirten bir konuşma yaptı. Bu iki ifade tarzı hem birbirleri ile çelişmekte hem de ortaklaştıkları bir gerçeğin altını çizmektedir. Aralarında çelişmekteler çünkü başbakan özet olarak sorunu çözdük, yardımcısı ise çözeceğiz demektedir. Ortaklaştıkları gerçek ise Kürt sorununun, asimilasyon-inkar ve hak gaspları ile varlığıdır. Bütün bu zulmü gerçekleştirenin de oligarşik diktatörlük olduğu itiraf edilmektedir

Sungur Savran / Yeni Bir Dönem Açılıyor: Büyük Depresyon
22 Aralık 2011
Önümüzdeki dönemde üç senaryo mümkündür. Birinci senaryoda, AB’de ve dünyada bir resesyon yaşanırsa, Türkiye’nin büyüme hızı düşer, belki de negatif olur. İkinci senaryoda, Yunanistan resmen iflas eder, avrodan ayrılır, avro yaralanır. Bunun başta Avrupa olmak üzere dünya çapında sermaye birikiminde büyük bir sarsıntıya yol açmaması olanaksızdır. Türkiye ekonomisi büyük bir daralma yaşar, işsizlik 2009 baharının resmi rakamı % 16’nın üzerine çıkar, işçi ve emekçiler büyük zorluklarla karşı karşıya kalır. Üçüncü senaryoda, İtalya çöker ve... her şey çöker! Bu durumda olabilecekleri tahmin etmek bile zordur.

Özgür Mumcu / Kim Cevap Verecek Tarık Ziya Ekinci'ye?
22 Aralık 2011
Baran Nayır ve Ali Deniz Kılıç, bir basın açıklamasına katılan iki sosyalist öğrenci değil de Susurlukçu olsalardı bugün çoktan tahliye olmuşlardı.

Güngör Mengi / Neden Tutuklu?
21 Aralık 2011
Adaletin kestiği parmak acımazmış. Peki parmağınızı kesen sebep adaletsizlik olursa?.. Türkiye’de adaletsizliğin doğurduğu acılar yaygın hâl alıyor. Öyle ki “Adalet mülkün (devletin) temeli” ise devletin ciddi bir tehlike ile karşı karşıya bulunduğunu söyleyebiliriz.

Cüneyt Özdemir / Analar Ağladı Okurlar Yorumladı
21 Aralık 2011
Baran Nayır ve Ali Deniz'in annelerini konuk ettim. Sonrasında yapılan yorumlar nasıl bir ülkede yaşadığımızı anlama fırsatı sunuyor.

Özgür Mumcu / Neden?
19 Aralık 2011

Eski Özel Harekâtçılar tahliye edilir, Festus Okey'i öldüren polis memuru tutuksuz yargılanır. Ama Baran ve Ali Deniz ve daha niceleri iki yıldan fazla süredir tutuklu.

Ahmet Hakan / İki tutukluluk kurbanı: Ali Deniz ile Baran
19 Aralık 2011

Birinin adı: Ali Deniz Kılıç... Diğerinin adı: Baran Nayır... İkisi de sosyalist... İkisi de iki yılı aşkın süredir tutuklu. İki yıl önce Ümraniye’de bir basın açıklamasına katılmak istediler, ancak katılamadan gözaltına alındılar. 

M. Ulaş Bayraktaroğlu / Direniş Noktası ve Teşkilinin Yöntemi
19 Aralık 2011
Yeni statüko  iktidarını tümüyle hakim kılmak için yani taktik evresinde toplumun bütün muhalif kesimlerini bastırmak için saldırmaktadır. Hükümet yandaşı olmayan tüm kesimler için adeta geri çekilme noktası kalmamıştır. Her imha edebildiği direniş odağını hükümet halka karşı psikolojik yıldırma yıpratma argümanı olarak kullanmaktadır.

Yıldırım Türker / Baran ile Ali Deniz
18 Aralık 2011

6 Aralık 2009 günü Baran ve Ali Deniz gözaltına alındı. 20 Aralık'taki duruşmaya bağlı hayatlarının geri kalanını nasıl devam ettirecekleri.

Günay Kubilay / Sosyalist Yeniden Kuruluş Üzerine
18 Aralık 2011
Sosyalist hareketin “birlik serüveni” hatırı sayılır bir politik geçmişe sahip. Birlik ve yeniden yapılanma arayışları Sovyetler Birliği ve bağlaşığı ülkelerde “reel sosyalizm”in birer kağıttan şato gibi üzerimize çöktüğü yılların öncesine dayanır. Kuruçeşme tartışmaları, yeni bir sosyalizm anlayışı doğrultusunda bir “birleşik örgütsel sonuç” doğurmadı, ama arkasında muazzam bir teorik külliyat bıraktı.

Rıdvan Turan / Sizin Adaletiniz Yerin Dibine Batsın!
17 Aralık 2011
Anlatacağım yargıçlı, savcılı ve bol polisli hikaye özünde bir maskaralık hikâyesidir ve henüz mutlu sona ermemiştir. Sosyalist Demokrasi Partisi üyesi Baran Nayır ve Ali Deniz Kılıç 6 Aralık 2009’da Ümraniye’de DTP’nin organize ettiği bir basın açıklamasına SDP’yi temsilen katılırlar. SDP’li gençlerden Baran Türk Dili ve Edebiyatı, Ali Deniz ise Bilgisayar Mühendisliği öğrencisidir. Gerginliğin artması üzerine gruptan ayrılan gençler bir sokakta polis tarafından gözaltına alınıp polis aracına bindirilirler.

Hürrem Sönmez / Baran ve Ali Deniz
17 Aralık 2011

Baran ve Ali Deniz 2 yıldır tutuklular, herşey Ümraniyede katıldıkları DTP nin kapatılmasını protesto eylemi ile başladı. Muhtemelen ne aileleri ne de kendileri o akşamüstü gözaltına alındıklarında 2 yıldır süren bu kabusun başlangıcında olduklarını düşünmediler.

Derya Sazak / Bir Annenin Mektubu
16 Aralık 2011

Tuna Öztürk, iki yıldır tutuklu Baran’ın annesi. 20 Aralık’taki duruşma öncesi gönderdiği mektup davaların neden uzadığı konusunda çarpıcı bir örnek oluşturuyor. Öğrencileri yakalayan polisler dört celsedir mahkemeye gelmiyorlarmış!

M. Özlem / Aşil'in Topuğu
14 Aralık 2011
Pazartesi günü yayınlanan Radikal gazetesinde  Ezgi Başaran’ın İHL Sözlük olarak bilinen internet sitesinin kurucu ve yöneticileriyle yaptığı röportaj hem siyasal iktidarın karşısındaki toplumsal muhalefetin hem de AKP’nin aşil topuğunun vurgulanması açısından önemli ipuçlarını barındırıyordu. Kendilerine müslüman gençler ismini veren bu grup bir yanıyla AKP’ye oy veren %50’nin psikolojisini yansıtırken, öte yandan bu %50 içerisinde olası çatlamanın verilerini sunuyordu.

M. Ulaş Bayraktaroğlu / Doğru Analiz Doğru Duruş Gerektirir
12 Aralık 2011
Yukarıdaki başlık cümlesini tersten ele alarak sınamak da mümkündür. Doğru duruş için doğru analizin gerekli olduğu gibi. Analizi teorik duruşun faaliyet alanı, hareketi ise pratik duruşun faaliyet alanı olarak ele aldığımızda iki faaliyet alanının birleşik bir süreç içerisinde birbirlerini test ettiklerini görürüz. Bu noktada hipotezimizin karşısına şöyle bir karşı hipotez çıkabilir: “Doğru analizin yapıldığı ama uygun duruşun sergilenmediği durumlar mümkündür”.

Günay Kubilay / 'Muhafazakar Demokratlık'tan 'Milliyetçi Muhafazakarlık'a
7 Aralık 2011
Cahit Sıtkı’nın orta yaş sınırlarını geçmiş olanlar anımsayacaktır. Vaktiyle Demirel sıkça “Konuşan Türkiye”den söz ederdi. Zaman ilerledikçe Demirel’in “Konuşan Türkiye”sinde korkusuz, kaygısız, sansürsüz konuşan çok insan kalmadı. Erdoğan ise Demirel’e rahmet okutacak bir hızla “demokratikleşen Türkiye”de, hiçbir “demokrasi engeli”ne takılmadan “demokratikleşme koşusunu” sürdürüyor.

Rıdvan Turan / İllüzyon
3 Aralık 2011
AKP, 2002’den bu yana, siyasetini “değişim”, “dönüşüm”, “ilerleme” kavramları ekseninde kurdu. Bu kavramlar adeta var olan sistemden hoşnutsuz olan yığınların fikir ve özlemlerinin siyasete tercüme edilmesiydi. Bu özlemlerin siyasete tercüme edildiğinin hissedildiği ölçüde AKP de ciddi bir oy potansiyeline erişti.

Serap Güneş / İleri Yüzsüzlük, İleri Militarizm, İleri Karakol
30 Kasım 2011
Bedelli askerlik yasa tasarısının meclisteki görüşmeleri 29 Kasım günü akşam saatlerinde başladı ve ertesi günün ilk saatlerine dek sürdü. Muhalefet partilerinden milletvekilleri sayısız kez meclis kürsüsüne gelerek tasarı ile ilgili eleştirilerini belirttiler, değişiklik önergeleri sundular.

M. Ulaş Bayraktaroğlu / Bir Yanımız Zindanlarda
28 Kasım 2011
Mahkemeler tarafından herhangi bir hukuk sistemini dikkate almadan uygulanan yaptırımların tümü yargısız infaz kapsamında değerlendirilmelidir. Bugün Türkiye’de uzun tutukluluk süreleri ile yaşatılan budur. Devlet her muhalif yapıya bir yasadışılık etiketi takmak suretiyle ve mevcut burjuva hukuk normlarını bile dikkate almadan çeşitli uyduruk davalarla yargılamaktadır.

Afşin Demir / Özrü Kabahatinden Değil, Kabahati Özründen Büyük
26 Kasım 2011
“Bilemiyorum Recai, karmaşık hisler içerisindeyim.” Mizah dergilerinde sık sık ti’ye alınan bu Yeşilçam repliği kadar, Başbakan Erdoğan’ın Dersim özrünün kamuoyunda yarattığı hissiyata cuk oturabilecek başka bir ifade var mı bilemiyorum.

Yeşim Ergün / İffetinizden Bıktık!
25 Kasım 2011
Yeni yayın dönemi İffet, Bir Çocuk Sevdim, Sensiz Olmaz gibi tecavüzü, tacizi, şiddeti, güçsüz kadın imajını, kadınların beden bütünlüğünü bozan birçok saldırıyı meşrulaştıran, tecavüzün kadına yaşattığı derin psikolojik travmayı yok sayan dizilerle açıldı. Ne yazık ki bunlar ilgi gördü ve görmeye de devam ediyor.

M. Ulaş Bayraktaroğlu / Kelebekler Uçtukça Özgürleşeceğiz
21 Kasım 2011
Yeni bir 25 Kasım’a birkaç gün kaldı. Mirabal kardeşlerin işkence görüp katledildiğinden beri onlarca yıl geçmesine rağmen burjuvazinin yarattığı zulüm artarak devam etmektedir. Her durumda en çok zarar görenler kadınlar olmaktadır.

M. Özlem / Gaza Getiriliyoruz
19 Kasım 2011
Milletçe herşeyi gazla yapmaya alışkınız. Futbol maçını gaza gelerek kazanırız. Sınavı gazla başarırız. Hayatı bile gazla yürütürüz. Bunu hepimiz biliriz. Bunu hepimiz eleştiririz. Televizyondaki futbol yorumcusu, haber sunucusu, okuldaki hoca evde anne baba, fabrikada patron, grevde sözcü, hep aynı şeyleri söyler aynı şeyi eleştiririz.

Rıdvan Turan / Ölümü Yeğin Ülke
16 Kasım 2011
Ölümü yeğin bir ülkede yaşıyoruz. Dünyanın bir başka ucunda ölüm nedeni olmayan şeyler, bizde kitlesel yok oluşlara neden oluyor. Her bayram tatilinde karayollarında yüzlerce kişi hayatını kaybediyor, binlercesi yaralanıyor. Trafikte can vermek, bayram namazı gibi bir bayram ritüeline dönüştü.

M. Ulaş Bayraktaroğlu / Gelişen Yeni Sürece Karşı Duruş Üzerine
14 Kasım 2011
Yeni statüko hükümet oluşundan sonra eski statükoya karşı birçok demokratik hakkı savunur gibi gözüktü. Hem emperyalist güçlerin imkanlarını hem kendi imkanlarını kullanarak (kadrolarını vb.) hem de çeşitli kesimlerden işbirlikçi unsurları kullanarak halkın nezdinde “demokratik bir imaj” oluşturmaya çalıştılar.

Yeşim Ergün / Erkek Egemen Düzene Karşı Kazan Kaldırıyoruz
11 Kasım 2011
25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele ve Dayanışma Günü yaklaşırken bir kez daha şiddetle kuşatılmış hayatlarımızı değiştirmeye, dönüştürmeye dair örgütlü mücadelemizi sürdürme iradesindeyiz. İçinden geçtiğimiz şu günlerde tüm toplumsal kesimlerde kadına yönelik şiddette bir artış olduğu görülüyor.

Rıdvan Turan / Duygu Durumu
9 Kasım 2011
“Siz bakmayın 7.2’lik depremin yarattığı hasara” diyordu deprem mağduru bir köylü. “Bizim yaşadığımız depremlerin en küçüğüdür 7.2’lik olanı...” Onun bu söylemi 7.2’lik depremi hafife aldığı anlamına gelmiyor, diğer depremlerin kendileri için ne denli tahrip edici olduğunu gösteriyordu.

M. Ulaş Bayraktaroğlu / Ordunun Hocasından Hocanın Ordusuna
7 Kasım 2011
Zaman değişiyor diyerek her bayram eski bayramları anarız. Sürekli eski bayramlara öykünürüz. Halkın eskiyi her vesileyle özlemle anması genel olarak içinde yaşanılan düzenin daha kötüye gittiğini göstermektedir.  Her fikri yaklaşımın maddi bir temeli vardır.

Slavoj Zizek / Düşman: Demokrasi
6 Kasım 2011
‘Wall Street ve St Paul’s Katedralindeki protestolar, odaklanma eksiklikleri, tam oturmamış doğaları ve bunların tümünün üzerinde, mevcut demokratik kurumlara katılmayı reddetmeleri ile, birbirine benziyor’, diye yazmış Anne Applebaum Washington Post’ta.

Joseph Daher / Tunus'un Geleceği Ne Olacak?
6 Kasım 2011
John Rees ile birlikte “Halkın Talebi: Arap Devrimlerinin Kısa Bir Tarihçesi” kitabının iki yazarından biri olan Joseph Daher, Tunus’un yeni politik görünümümü analiz etti ve ülkeyi neyin beklediğini sorguladı.

M. Özlem / El İnsaf
5 Kasım 2011
İnsan bazen çaresiz kalabiliyor. Dilin tutulduğu, aklın durduğu ve gözün karardığı bir an gelip çatıyor. Ne yapsanız ne etseniz nasıl anlatsanız yaşanan durumu izah edemiyorsunuz. Herkesin pes dediği, bu kadar da olmaz dediği, el insaf dediği bir yer, bir durum vardır.

Serap Güneş / 'İleri Demokrasi'niz Sizin Olsun, Biz Başka Alem İsteriz
4 Kasım 2011
Tecavüzcülerin elini kolunu sallayarak dolaştığı ama cezaevlerinin 500’ü öğrenci binlerce siyasi tutsakla dolu olduğu ‘güzel ve yalnız ülkemiz’ hepimizi kara kara düşündürürken, Slavoj Zizek, ülkenin Osmanlı geçmişinde bulduğu boncuklarla kaşlarımızı kaldırmamıza sebep olsa da, mevzu bahis Batı olduğunda, ‘entelektüel star’lığının hakkını vermiş yine.  

N. Zafer / Elimin Üstünde Kimin Eli Var?
2 Kasım 2011
Ahmet Hakan’ın aktardığına göre Şamil Tayyar bir gazeteye verdiği röportajda “PKK’nin vesayetinin kırılması lazım, orada entelektüeli, siyasetçisi, aydını da vatandaşlarımız da maalesef özgür değiller. Orada özgür oy kullanılması mümkün olsa, iddia ediyorum BDP’nin oyu yüzde 1'i bile geçmez” demiş. Tayyar vatandaşların özgür olmadığını söylüyor. Tayyarın bu söylemlerinin, hükümetin yükselttiği özel savaş yöntemlerinin gerekçesi olduğuna şüphe yok.

Tarık Ali / Yüzde 99 Başarılı Olabilecek mi?
1 Kasım 2011
Şöyle yazmıştı Oscar Wilde: “Ütopya içermeyen bir dünya haritasına göz ucuyla bakmaya değmez. Çünkü o, insanlığın her zaman karaya çıktığı bir ülkeyi atlamıştır. Ve insanlık buraya çıktığında, onlara bakar, daha iyi bir ülke görerek yelken açar. İlerleme, ütopyaların gerçekleşmesidir.” 19. yüzyıl sosyalist ruhu, Sovyetler Birliği’nin yıkılışından bu yana “süper-şarjlı” biçimde dünyaya hâkim olana küresel kapitalizme karşı protesto için sokağa çıkan idealist genç insanların arasında yaşıyor. 

M. Ulaş Bayraktaroğlu / Kavramsal Yaklaşım
31 Ekim 2011
Türkiye Cumhuriyeti’nin değiştiğine dair hipotezleri birçok liberal yazar AKP iktidara geldiğinden beri yinelemektedir. Bu değişimin demokratik bir niteliği olduğunu ileri sürmektedirler. Nedense bütün bu iddialara karşı gelinen noktada onlarca gazeteci, aydın, seçilmiş siyasetçi ve siyasi tutsak cezaevlerinde; Kürt halkına yönelik büyük bir imha operasyonu yürütülmekte ve Cumhurbaşkanı intikamdan bahsetmekte…

Afşin Demir / Emperyalizmden Naklen Vahşet
29 Ekim 2011
20 Ekim günü, resmi adı Libya Arap Sosyalist Halk Cemahiriyesi olan Libya’yı 42 yıl boyunca kesintisiz yönetmiş olan Muammer Muhammed Ebu Minyar el-Kaddafi, ABD ve NATO destekli isyancılar tarafından linç edilerek öldürüldü. Meftanın ardından “merhumu nasıl bilirdiniz” sorusu cemaate yöneltilse, sosyalistler arasından tereddütsüz “iyi bilirdik” diye cevap verecek birini bulmak elbette mümkün değildir.

Yeşim Ergün / Bizden Acılarımızı Yarıştırmamızı İstiyorlar
28 Ekim 2011
Barışın yolu bir türlü açılmadığı için, 30 yıldır devam etmekte olan bu savaşta öldü binlerce insan. Sokak ortasında ‘yanlışlıkla’ polis kurşunuyla… Canlı kalkan eylemlerinde… Ya da oyun oynarken, havan mermisi ile öldük. Herkes suskun. Evde, dört duvar arasında, sokak ortasında,  çoğunlukla en güvendikleri tarafından öldürülüyor kadınlar. Bir katliam şeklinde binlerce kadın cinayete kurban gidiyor. Herkes suskun.

Güleren Eren / Deprem Öldürür, İktidar Süründürür
27 Ekim 2011
Bizlere ‘99 depreminden beri depremle yaşamayı öğrenmemiz gerektiği söyleniyor. Van depremi bize gösterdi ki AKP hükümetinin öğrenmemizi istediği asıl şey depremin getirdiği ölüm, acı, yokluk ve çaresizlikle yaşamak olmalı. Depremin ilk saatlerinde başbakan uluslararası yardımları geri çevirdiğimizi duyurdu. Bu belki de hükümetin Van depremine dair verdiği en kötü ve ölümcül karardı.

John Bellamy Foster / Neden İşgal Ediyoruz, Ne Biliyoruz?
27 Ekim 2011
ABD’nin Oregon eyaletine bağlı Eugene kentindeki “Eugene’i İşgal Et” hareketine bir ziyarette bulunan John Bellamy Foster, burada yaptığı konuşmada, ABD’deki hareketin öneminin ülke ile sınırlı olmadığını, esas öneminin burada kazanılacak başarının tüm dünya halklarına cesaret verici bir örnek teşkil edecek olmasından geldiğini belirtti.

Mumia Abu-Jamal / İşgal
27 Ekim 2011
Kara Panterler örgütünün eski bir üyesi ve gazeteci olan ve 1981 yılında Philadelphia’da bir polisi öldürdüğü gerekçesiyle tutuklanarak idam ile cezalandırılan Mumia Abu Jamal, tutuklu bulunduğu cezaevinden Wall Street’i İşgal Et hareketine dair görüşlerini yansıtan bir yazı kaleme aldı. Abu-Jamal, göstericileri, patronlara itaat etmekten vazgeçmeyen siyasetçilerin suistimallerine karşı uyarıyor.

Eyal Clyne / Palmer Raporunun Ardından
27 Ekim 2011
BM tarafından atanmış Palmer Heyeti’nin bir ay önceki raporu, Gazze üzerindeki deniz ambargosunun (kara ambargosunun aksine) “yasal” olduğuna ilişkin hükmünü tekrar tekrar vurgulayan İsrail sözcüleri için bir gurur kaynağından başka bir şey değildi. Birçok gazeteci, sanki yasal gerçek buymuş gibi, heyecanla İsrailli Hİ uzmanlarının ağzından bunu alıntılamaya çalıştılar; belgenin kendisini okuma zahmetine girmediler.

Samir Amin / Arap Baharı mı?
27 Ekim 2011
2011 yılı, Arap halklarının bir dizi yıkıcı ve öfkeli patlaması ile başladı. Bu, “Arap dünyasının uyanışında” ikinci bir baharın başlangıcı mı? Yoksa bu ayaklanmalar açmaza girip sonunda–tıpkı söz konusu uyanışın ilk bölümünde yaşanan şekilde–başarısız mı olacaklar? Birinci hipotez doğrulanırsa, Arap dünyasının ileriye doğru hareketi, zorunlu olarak dünya çapındaki emperyalist kapitalizmi aşma hareketinin parçası haline gelecektir.

Rıdvan Turan / Depremde de Dağda da...
26 Ekim 2011
Kürt sorunu ülke siyasetinin en merkezi kavram ve konularından biridir şüphesiz. Bu sebeple siyasetle ilgisine dair özel bir analiz yapmanın anlamı herhalde yok. Aslında deprem de öyle. Her ne kadar jeolojik bir doğa olayı olsa da, sonuçları ve bu sonuçların ortaya çıkma koşulları açısından süreç oldukça politiktir.

M. Ulaş Bayraktaroğlu / Halkın Yaşamı Çok Yönlü Deprem
24 Ekim 2011
Dün Van’da 7.2 büyüklüğünde bir deprem oldu. Başta köylerde oturanlar olmak üzere şu anki rakamlara göre onlarca insan hayatını kaybetti. Geçen hafta bölgede yoğun çatışmalar yaşandı yine onlarca insan hayatlarını kaybetti. Eğer bütün bu olan bitenler hep alınyazısıyla açıklanırsa falekatlerin ve savaşın hep halkın, ezilenlerin kaderi olduğu sonucu ortaya çıkar.

Günay Kubilay / Yeni Güne Merhaba
23 Ekim 2011
Uzun ve hummalı bir çalışmanın sonunda 15-16 Ekim günlerinde Ankara’da toplanan Genel Kurul’da Halkların Demokratik Kongresi’nin (HDK) kuruluşu ilan edildi. Kongre gerçek bir halklar mozaiğini oluşturuyordu.  Her yönüyle Cumhuriyet tarihi boyunca Türkiye halklarını tek kalıba sokan ve bu coğrafyayı çorak bir tarlaya dönüştüren egemen güçlerin monolitik, ırkçı, milliyetçi, şoven ve militarist politikalarına meydan okuyan bir anti tezi gibiydi

M. Özlem / Mazoşist Millet
22 Ekim 2011
“Dayak cennetten çıkmadır” lafıyla büyümüşüz . İki parlak laftan biri şiddet ve acıya yaslanmış. Hep ezik, hep yenik, hep acı çeken olmuşuz. Ferdi Tayfur ile ağladığımız günleri unutmuş, Brezilya dizilerine rahmet okutan yerli diziler başlamış, acı ve acı çekmek üzerine kurgulanmış hayatımız. Gazete haberlerinde gündelik yaşamın ayrıntılarını hep bizimle olmuş, acıyı acıyla çözmeyi, yaraya tuz basmayı maharet ve erdem saymışız.

Serap Güneş / Uçurum...
21 Ekim 2011
Resmi açıklamalara göre 24 askerin yaşamını yitirdiği Çukurca baskınından sonra, 22 taburdan oluşan on bin askerle yurtiçinde ve sınır ötesinde hava destekli kara operasyonları başlatıldı. AKP şahsında devletin Kürt özgürlük hareketine karşı başlattığı saldırı dalgası (askeri operasyonların yanında, KCK tutuklamaları ve YSK kararları ile siyasi operasyonlar), mantıki sonuçlarını bir bir veriyor.

Rıdvan Turan / AKP Yeni Dönemde Daha Fazla Hegemonya ve Daha Fazla Otorite Peşindedir
19 Ekim 2011
Haziran seçimlerinde yüzde 49 oyla tekrar iktidar olan AKP’nin siyasal açıdan düne göre daha “rafine” bir hal almaya başladığından söz edilebilir. Bunun en önemli sebebi oylarını yükselterek üçüncü kez iktidar olmanın verdiği özgüven olmalı. Bu özgüveni özellikle başbakanın uluslararası sorunlara karşı takındığı tutum ve muhataplarını fırçalama pratiğinden net olarak görebiliyoruz. Belli ki ona oy verenler nezdinde bu fırçalama hareketleri bir sempatiye dönüşüyor.

M. Ulaş Bayraktaroğlu / Birleşik Mücadele İçin
17 Ekim 2011
Rakip taraf olarak burjuvazinin devrimci safların birliğini bozma çabası içinde olması rutin bir faaliyettir. Tersten burjuvaziye karşı birçok devrimci taktik de bu amaca hizmet eder. İki karşıt taraf da birbirinin saflarının birliğini bozmaya yönelik faaliyet yürütür. Bu faaliyetlerle birliği bozulan tarafın güçsüzleşmesi hedeflenir. Mücadele eden tüm odaklar, çeşitli özel birimler oluşturarak karşı tarafla ilgili planlar yürütür.

Afşin Demir / Çifte Günah: Hem Kadın Hem Ermeni Olmak!
15 Ekim 2011
Geçtiğimiz hafta, erkek vahşetine maruz kalmış bir kadının, sırtına bıçak saplı ve kanlar içindeki çıplak bedenini sürmanşetten teşhir ederek, mağdurun şahsında tüm kadınlara karşı ikinci bir alçaklığa imza atan Habertürk gazetesinin haberi ve yüzü kızaracağı yerde bu rezaleti cansiperane biçimde savunmaya girişen genel yayın yönetmeni Fatih Altaylı’nın yorumları karşısında, kadına karşı şiddetin bir kez daha gündemin üst sıralarında yer aldığına ve basında yoğun biçimde tartışıldığına tanık olduk.

Yeşim Ergün / Erkek Adalet Değil Gerçek Adalet İçin Mücadeleye Devam...
14 Ekim 2011
Arkadaşımız bugün kendini anlatmaya çabalıyor. Arkadaşımız Muğla’nın Fethiye ilçesi Gebeler Kaplıcası'nda, 2007’nin Haziran ayında, tecavüz ve işkenceye maruz kaldı. Kendisine tecavüz eden 8 kişiyi teşhis etti, suç duyurusunda bulundu ancak sonuçsuz kaldı. Adalet Bakanlığı'na yapılan başvurunun ardından, kadın örgütlerinin de baskısıyla savcının takipsizlik verdiği dosya yeniden gündeme geldi.

Rıdvan Turan / Sri Lanka Modeli "Çözüm"...
12 Ekim 2011
Daha birkaç ay önce pek çok siyasi analist, Kürt sorununun artık bir çözüm aşamasına vardığı ve bundan böyle eski çapta askeri çatışmaların gerçekleşmeyeceği görüşünde birleşiyorlardı. Devlet için de PKK için de süreç sona gelmişti. Her iki kesim de silahla sonuç alınamayacağı noktasında hemfikirdi. Barışa oldukça yaklaşılmıştı. Sonra her ne olduysa oldu ve silahlar yeniden konuşmaya başladı.

Günay Kubilay / "Ya Bir Yol Bulacağız Ya Bir Yol Açacağız" (2)
11 Ekim 2011
Galiba bizim toplumsal muhalefet uzun bir arayışın sonunda, büyük bir istek ve kararlılıkla, ilk aşamada attığı Kongre Girişimi adımıyla çok parçalı yapısına son verebileceği ve “makûs talihini” yenebileceği bir yol bulmuş görünüyor. Bilindiği gibi hayatın hangi alanı olursa olsun bir şeyi kararlılıkla istemek, o şeyi elde etmenin yalnızca önkoşuludur. Zira elde edilmesi istenilen şeyin amaçlarına erişebilmesi, ona uygun perspektif ve politikaları, yol ve yöntemleri gerektiren “olmazsa olmazların” başında gelir.

M. Ulaş Bayraktaroğlu / Çaresiz Kapitalizmin F Tipi Zindanları
10 Ekim 2011
Megapoller işçiler, emekçiler için büyük birer zindan. Burjuvazi şehrin en güzel yerlerinde ikamet ederken, en güzel mekanlarda zamanını geçirirken işçiler günlerinin büyük bir kısmını fabrikalarda çalışarak, geri kalan zamanlarını da yeniden çalışabilmek için kendilerine reva görülen yerlerde hazırlanarak (yeme, içme, uyuma v.b.) geçiriyorlar.

Barışta Erdost / İktidar Alıklaştırır!
9 Ekim 2011
"Çok boyutluluk, komşularla sıfır sorun ve proaktif tutum" diye pazarlanan Türkiye’nin dış politikasının aslında “darkafalılık, komşulara sopa sallamak ve militarist tutum” ile belirlendiği son haftalardaki hızlı gelişmelerle açık seçik görülür oldu.

M. Özlem / 'İşçiler Kardeş, Patron Kalleş!'
8 Ekim 2011
Kemal Sunal, bu ülkedeki en komik kişilerden biri olarak kabul edilebilir. Rol aldığı filmler defalarca izlenmiş olmasına rağmen, hala gülümsenerek ve dahası kahkahalarla gülünerek izlenmektedir. Hafızalarda iz bırakan filmlerinden birisini “Kibar Feyzo” oluşturur. 

Serap Güneş / YSK Kararından Sonra: Kim Kazandı?
7 Ekim 2011
Yüksek Seçim Kurulu’nun “Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloğu” adayı Hatip Dicle’nin milletvekilliğini düşürmesinin ardından geçen üç buçuk aylık zaman zarfında, herkesin sonunu bildiği bir olaylar dizisine hep birlikte bir kez daha tanıklık ettik.

Rıdvan Turan / Hiç Düşündünüz mü?

5 Ekim 2011
Devlet ve PKK arası görüşmeler sürseydi yalnızca bu ay 141 insan daha yaşıyor olacaktı. Hiç düşündünüz mü? Silah ve cephaneye yatırılan para ile ülkemizin tüm sağlık ve eğitim sorunu çözülebilirdi. Hiç düşündünüz mü? Şiddet dışında Kürt sorununun bir çözümü olmalı.

M. Ulaş Bayraktaroğlu / Halkların Barışı İşçilere, Emekçilere Yarar

3 Ekim 2011
Kürt halkına yönelik yürütülmekte olan kirli savaş yeni bir aşamaya girdi. AKP hükümetinin devraldığı imha ve inkar politikalarını eski statüko açık savaş halinde yürütmekteydi. AKP ise uzunca bir zamandır eski politikayı yeni söylem altında yürütmeye çalışıyor.

Günay Kubilay / "Ya Bir Yol Bulacağız Ya Bir Yol Açacağız"
1 Ekim 2011
Kongre-Parti Girişimi, çalışmaları kesintiye uğratacak olağandışı bir gelişme olmadıkça 15-16 Ekim günlerinde hazırlık çalışmalarını tamamlamış olacak ve kuruluşunu ilan edecek. Kongre-Parti Girişiminin ilk aşamasında Kongre’nin kuruluşu, ikinci aşamada da partileşme çalışmaları devreye girecek.

Nurettin Aldemir / İşsizliğin Sebebi Kıdem Tazminatı mı?
1 Ekim 2011
Türkiye’de işçilerin çalışma yaşamını şekillendiren İş Yasası 1936 yılında yürürlüğe girdi. Emekli olan veya işten çıkarılan işçilere verilen kıdem tazminatı da İş Yasası’yla birlikte bir hak olarak işçilerin yaşamında yer aldı. Verilen sınıf mücadelesi ile kıdem tazminatı geliştirildi. Toplu sözleşmelerde üzerine pazarlık yapılan talep haline geldi.

Yeşim Ergün / Kaldır Kapağı Bak...
1 Ekim 2011
Genel seçimlerden bu yana  yaklaşık üç  ayı geride bıraktık. Türkiye  hem dışarıda hem içerde  adım adım bir savaşa sürüklenmekte. AKP hükümeti tüm sorunları şiddet temelinde bastırma ve çözme politikasını olanca hızıyla devam ettirmekte. Neredeyse her gün sınır ötesi bombalanmakta, Öcalan’a iki aydır tecrit uygulanmakta ve  Kandil’e kara harekatının başlamasına günler kalmışken bir yol ayrımının eşiğinde olduğumuzu söylemek çok zor olmasa gerek.

Serap Güneş / Füze Kalkanı: Emperyalistlere Güvenlik ve Kar, Halklara Kan ve Gözyaşı
1 Ekim 2011
ABD’nin büyük önem verdiği füze savunma kalkanı projesinde uzun gelgitlerden sonra somut adımlar atılıyor. Emperyalistlerin bir nevi “kulağı” olacak olan radarların Türkiye’de Muş-Malatya eksenine, tam konum olarak ise Malatya’nın Kürecik ilçesine kurulması için imzalar atıldı. Füzelerin sadece Akdeniz'deki gemilerde mi bulunacağı, yoksa başka yerlere de mi yerleştirileceği ise henüz net değil.

Barışta Erdost / Kürecik'te Radar Akdeniz'de Donanma
1 Ekim 2011
Türkiye’nin bölgede izlediği politika hakkında hem iç hem dış basında sayısı giderek artan yorumlarda, birbirinin tam tersi tespitlerin aynı kesinlik derecesiyle ileri sürülebilmesine bakılırsa ya Türkiye ne yaptığını bilmiyor, ya da yorumcular Türkiye’nin dış politik niyetlerini nasıl kodlayacaklarını bilemiyorlar.

Aziz Güler / Emperyalizme ve Oligarşiye Karşı Adalı Olunmalı
1 Ekim 2011
Türkiye tarihi darbelerin tarihidir. Darbeler egemenlerin işçi sınıfına ve ezilen halklara karşı yürüttüğü sınıf savaşının açık şiddet boyutuna dönüşmüş halidir. Darbelerle toplumsal hareketler bastırılmaya çalışılır. Darbe egemen sınıf ittifakının toplum üzerindeki hegemonyasının yitirildiğinin açık ilanıdır aynı zamanda.

Ç. Yaşam / Kapetan Kemal'e Saygı Duruşu  
1 Ekim 2011
Sosyalizmin, 80’li yıllarda Sovyetlerin çökmesiyle birlikte dünya çapında prestij kaybetmesi, Türkiye’de, askeri cuntanın aynı yıllarda iktidarı ele almasıyla katmerli bir şekilde yaşandı. 71 darbesinde ağır kayıplar vermesine rağmen ayağa kalkmayı beceren Türkiye sosyalist hareketi, 80 darbesiyle birlikte yenildiğini kabullendi.

>>Daha önce yayınlanmış yazılar için tıklayınız

>>Yazar Dizini 2011

     
 
Loading