![]() |
||
| YAZILAR | GAZETE ARŞİVİ | HABER ARŞİVİ | 21 EYLÜL KOMPLOSU | ||
|
Afşin Demir / Yazılar 26 Mart 2012 Esenyurt’taki inşaat alanında çıkan yangında gerçekleşen işçi ölümleri gibi vakalar düpedüz taammüden cinayet kategorisinde ele alınmalıdır. İşçiler üç kuruşluk konteyner maliyetine katlanmak istemeyen patronlarının onlara reva gördüğü, yangına dayanıklı olmayan, alternatif bir yangın çıkışı da bulunmayan çadırlarda barındırıldıkları için kaçınılmaz olan gerçekleşmiş ve 11 kardeşimiz göz göre göre katledilmiştir. Asker İntiharları: Yine mi 'Münferit Vaka'? 31 Ocak 2012 Genelkurmay Başkanı’nın dahi bir gecede tutuklanıp hapse gönderilebildiği, TSK’nın emir komuta zinciri içerisinde AKP’ye biat etmesinin sağlanmış olduğu bir zamanda, askeriyenin iç işleyişi hakkında kimseye hesap vermez konumunu sürdürmesine olanak tanıyan ve gerekli mevzuat değişikliklerini ısrarla yapmayan hükümet, yaşanan bu hak ihlallerinden ve intiharlardan doğrudan sorumludur. 21 Ocak 2012 Görülüyor ki, devr-i Tayyip’in "iyi saatte olsunlar"ı cemaatçi polis, savcı ve yargıçlar, hükümetin zora girdiği her durumda yeni bir tutuklama dalgasına girişerek vaziyeti idare etme taktiğinde ısrar ederlerse, çok yakında hapishanelerde yer kalmayacak. Ortak Hedef: Sosyalist Yeniden Kuruluş 30 Aralık 2011 Sosyalist hareketin içinde bulunduğu tıkanıklık ve yerinde sayma durumunun “eski altın günleri” ihya etme refleksiyle değil, toplumsal mücadelelere ve işçi hareketine bir “yeniden kuruluş” perspektifiyle yaklaşmak suretiyle aşılabileceği düşüncesi, Sosyalist Demokrasi Partisinin de içinde yer aldığı Sosyalist Yeniden Kuruluş Parti Girişimini (SYKPG) oluşturan öznelerin ortak paydalarının en önemlilerinden birini teşkil ediyor. Özrü Kabahatinden Değil, Kabahati Özründen Büyük 26 Kasım 2011 Recai, karmaşık hisler içerisindeyim.” Mizah dergilerinde sık sık ti’ye alınan bu Yeşilçam repliği kadar, Başbakan Erdoğan’ın Dersim özrünün kamuoyunda yarattığı hissiyata cuk oturabilecek başka bir ifade var mı bilemiyorum. Kiminden takdir, kiminden tekdir gören bu özür, her ne denirse densin; insanlık için küçük ama Türkiye Cumhuriyeti devleti için büyük bir adımdır. 29 Ekim 2011 Ekim günü, resmi adı Libya Arap Sosyalist Halk Cemahiriyesi olan Libya’yı 42 yıl boyunca kesintisiz yönetmiş olan Muammer Muhammed Ebu Minyar el-Kaddafi, ABD ve NATO destekli isyancılar tarafından linç edilerek öldürüldü. Meftanın ardından “merhumu nasıl bilirdiniz” sorusu cemaate yöneltilse, sosyalistler arasından tereddütsüz “iyi bilirdik” diye cevap verecek birini bulmak elbette mümkün değildir. 42 yıllık iktidarı boyunca gerek kendi halkına, gerekse dünya halklarına hiç sevabı olmamıştı demek mümkün olmasa da, Kaddafi günahı sevabını kat be kat aşan tipik bir üçüncü dünya diktatöründen başka bir şey değildi. Çifte Günah: Hem Kadın Hem Ermeni Olmak! 15 Ekim 2011 hafta, erkek vahşetine maruz kalmış bir kadının, sırtına bıçak saplı ve kanlar içindeki çıplak bedenini sürmanşetten teşhir ederek, mağdurun şahsında tüm kadınlara karşı ikinci bir alçaklığa imza atan Habertürk gazetesinin haberi ve yüzü kızaracağı yerde bu rezaleti cansiperane biçimde savunmaya girişen genel yayın yönetmeni Fatih Altaylı’nın yorumları karşısında, kadına karşı şiddetin bir kez daha gündemin üst sıralarında yer aldığına ve basında yoğun biçimde tartışıldığına tanık olduk. "Önder Sav'ıldı CHP Şampiyon" mu? 17 Kasım 2011 Halk Partisi’nde Kılıçdaroğlu ve ekibinin, düne kadar partinin değişmez, değişmesi teklif dahi edilemez Genel Sekreteri, hatta perde arkasındaki esas lideri olarak görülen Önder Sav’ı savuşturmaları; ister oligarşi cephesinden, ister işçi sınıfı ve ezilenlerin cephesinden, hangi zaviyeden bakılırsa bakılsın önemli bir siyasi gelişmedir.
Komplolara İnat Birlik
Yolumuzdan Dönmeyeceğiz Enternasyonalist Çizgimizden Taviz Vermeyeceğiz
Bozuk Düzende Sağlam Çark Olmaz Eskişehir Emniyet Müdürü Hanefi Avcı’nın, “Haliç’te Yaşayan Simonlar – Dün Devlet Bugün Cemaat” başlıklı kitabı piyasaya çıktığından bu yana epey ses getirdi. Oligarşinin statükocu-kemalist kanadı, beklenmedik yerden fırlatılan bir can simidiymişçesine kitabın üzerine zıplarken; diğer cenahtaki İslamcı-liberal ittifakı, derhal “Avcı’nın Ergenekon tarafından kafa kola alınmış olduğu” minvalinde bir anti-propaganda söylemini devreye soktu.
Peki Ya Emperyalist 'Vesayet Rejimi'? Kağıt üzerinde “bağımsız” Türkiye Cumhuriyeti’nde
“kanunların mülkiliği” ilkesi gereği, (imza konulan uluslararası
antlaşmalar hariç) başka bir devletin kamu düzenine ilişkin
kanunlarının, hele kanun hükmünde dahi olmayan bir takım yabancı makam
kararlarının uygulanması mümkün olmadığı halde, görüldüğü gibi ABD’nin
sopası yeri geldiğinde ne “bağımsızlık” dinlemektedir, ne “rekabet
özgürlüğü”, ne “serbest piyasa”.
Devrimci Kolektif Özne İçin Birlik Devrimci birlik ruhunu zedeleyen, bu yöndeki çalışmalara sekte vuran diğer bir olumsuzluk ise, son 15-20 yıldır birlik adı altında başlatılan büyük girişimlerin likidasyonla ve devrimci enerjinin tarumar edilişiyle sona ermesidir. Kronolojik sırayla TBKP, SBP, BSP ve ÖDP’de cisimleşen birlik girişimleri her seferinde daha geniş kesimleri çatısı altında toplayarak ve mobilize ederek yola çıktıkları halde sonuç hüsran olmuştur. 24 TEMMUZ 2010 10 TEMMUZ 2010 30 NİSAN 2010 2 NİSAN 2010 19 MART 2010 5 MART 2010 19 ŞUBAT 2010 5 ŞUBAT 2010 22 OCAK 2010 24 ARALIK 2009 11 ARALIK 2009 SOSYALİST DEMOKRASİ yazıları Anti-Komünizm Kapıdan Baktırır Yazılmamış Kitabı Yaktırır "Önder Sav'ıldı CHP Şampiyon" mu? Paşasının başbakanından başbakanının paşasına Oligarşi içinde son meydan muharebesi: Yargı Başsavcılık koltuğundan sanık sandalyesine Anayasa mahkemesinden cuntacılara müjdeli karar Oligarşinin Ortadoğu Açılımları "Asli"si "Tali"si yok, Hepiniz Asalaksınız!
Krizi Patronlara Dar Etme Zamanı KURTULUŞ yazıları Proletarya Sosyalistleri Görev Başına!
|
||
Loading
|