![]() |
||
| YAZILAR | GAZETE ARŞİVİ | HABER ARŞİVİ | 21 EYLÜL KOMPLOSU | ||
|
Neden Tutuklu? GÜNGÖR MENGİ
Adaletin kestiği parmak acımazmış. Peki parmağınızı kesen sebep adaletsizlik olursa?.. Türkiye’de adaletsizliğin doğurduğu acılar yaygın hâl alıyor. Öyle ki “Adalet mülkün (devletin) temeli” ise devletin ciddi bir tehlike ile karşı karşıya bulunduğunu söyleyebiliriz. Özel yetkili mahkemelerde, sıkıyönetim mahkemeleri ile DGM’lerin kötü anılarını tekrardan yaşıyoruz. Bu gidişin düzeleceğine dair ümitlerimiz hep boşa çıkıyor. Dün de öyle bir gündü. İki yıl önce Ümraniye’de bir basın açıklaması sonrası “örgüt üyesi” olmakla suçlanarak tutuklanan iki üniversite öğrencisi dün ümitle mahkemeye çıktı. Çünkü haklarında somut bir suç delili bulunamamış, taşıdıkları öne sürülen Molotofkokteyli şişeleri üstünde parmak izlerine rastlanmamış, suçlama tutanağını başka polisler yazmış, imzayı başka polisler atmıştı. Bu nedenle daha önceki duruşmada savcı Kasım İlimoğlu, iki yıldır hapiste olan üniversite öğrencileri Baran Nayır ile Ali Deniz Kılıç’ın tahliyelerini, yani tutuksuz yargılanmalarını talep etmişti. Suçlanan öğrenciler, aileleri, arkadaşları mahkemenin bu defa kendilerini serbest bırakacağını bekliyorlardı. Olmadı, mahkeme bırakmadı onları. Çünkü önceki duruşmada sanıkların tahliye edilmelerini talep eden savcı değişmişti. Yeni savcı, gençlerin tutukluluk hallerinin sürmesini talep etti. “Özel yetkili mahkemeler durdukça Türkiye’de demokrasinin varlığından söz edilemez” diyen siyasi muhalefetin uyarısını iktidar ciddiye almalıdır. Devletin yargı gücü eğer iktidar tarafından terbiye ve intikam aleti gibi kullanılırsa o sistem adalet değil zulüm üretir. Doğal olmayan mahkemeler de bunu yapıyor zaten!
|
||
Loading
|