![]() |
||
| YAZILAR | GAZETE ARŞİVİ | HABER ARŞİVİ | 21 EYLÜL KOMPLOSU | ||
|
Baran ve Ali Deniz HÜRREM SÖNMEZ Huzursuzluğun Blogu, 17 Aralık 2011
Baran ve Ali Deniz 2 yıldır tutuklular, herşey Ümraniyede katıldıkları DTP nin kapatılmasını protesto eylemi ile başladı. Muhtemelen ne aileleri ne de kendileri o akşamüstü gözaltına alındıklarında 2 yıldır süren bu kabusun başlangıcında olduklarını düşünmediler. Baran da Ali Deniz de siyasetle ilgili gençler, adaletsizliğin ve eşitsizliğin kaide olduğu her sistemde, vicdanlı her ferdin olması gerektiği gibi. Sosyalist Demokrasi Partisine üyeler, bildiniz mi hani genel başkanı aylarca içerde tutulan parti.. Bilmeyenler için yeri gelmişken hatırlatayım SDP legal bir siyasi parti. Ali Deniz'in babası gözaltı haberini aldığında "karakola gidip bakayım naapmış olabilir ki biraz tutar bırakırlar" diyordu içinden muhtemelen.. Derken savcılığa sevkedildiler yok daha neler bir de tutuklasınlar oldu olacak derken, evet tutuklandılar... Korku filmi gibi değil mi? Dolaylı olarak tanık oldum ben de sürece ve hadi şimdi tutuklandılar ama olmaz böyle saçmalık ilk duruşmada Mahkeme muhakkak serbest bırakır diyordum ve sonuç; 2 yıldır tutuklular. Önce tekirdağ F tipi cezaevindeydiler, sonra İzmite nakledildiler.. Ali Deniz'in annesi ve babası her görüş günü F tipine gittiler, kitaplar ve çamaşırlarla, ha bu arada çamaşırların paketli, açılmamış olması gerekiyor biliyorsunuz kullanılmış olan yasak, varoşlarda yaşayan yoksul kürt çocukların ana babalarını düşünün F tipine görüşe gidecek yol parasını denkleştirip kullanılmamış çamaşır alacak parası olmayan..Ne Baran'ı tanırım ne de Ali Deniz'i hayatımda görmüşlüğüm var ama tahliye kararı çıkmayan her duruşmadan sonra, ben utandım kenarından kıyısından bulaştığım bu yargı sistemi adına..Dosyada bazı polis tutanakları var mesela ellerinde molotof vardı diye, biri beyaz bir poşetti diyor diğer polis siyah bir poşeti attığını gördük diyor, onlarla birlikte gözaltına alıp tutuklanan ilk celsede serbest kalan 18 yaşının altında çocuklar var diyorlar ki" polisler bizi arabaya bindirdiklerinde dediler ki bizi bu abiler (Ali Deniz ve Baran) çağırdı deyin sizi bırakırız, 50 lira veririz dediler" Ne kadar acaip değil mi? Evet Yüce Türk adaleti gariplikler üzerinden yürür zaten, makul ve mantıklı deliller üzerinden yürüyen sağlıklı yargılamalar istisnadır bizde, hatta öyle bir Mahkeme ile karşılaştığımızda seviniriz Mahkeme dosyamızı okumuş, ya da savcı delilleri incelemiş diye. Ama malesef tutukluluk esas özgürlük istisna olduğu için gencecik insanlar hayatlarının en güzel günlerini cezaevi köşelerinde geçirirler,aileleri her duruşma öncesi bir umutla adliyenin yolunu tutarlar Başkanın ağzından çıkacak "tutuklu sanıkların tahliyesine" cümlesi için, her "tutukluluğun devamına" dediğinde o heyet, onlarca kişinin dünyası karanlığa gömülür yeniden, tek tek çocukların hayatını karartırken aslında kendi geleceğimizi kararttığımızı kendimize post travmatik bir ülke yarattığımızı hiç düşünmez yüce türk adaleti.. Farkında mısınız son günlerde Türkiyede tutukluluk esas özgürlük istisna oldu, özgürlük doğuştan sahip olduğumuz vazgeçilmez bir hak değil kamusal otoritenin isterse lütfedip bize bağışladığı ve canı isterse geri alabileceğini bildiğimiz birşey artık.. Hepimizin yanında yöresinde tutuklular ve tutuklu yakınları var farkında mısınız, askeri vesayet rejimini yıktık derken yerine bir polis devleti koyduk...Çember gitgide daralıyor farkında mısınız..
|
||
Loading
|