![]() |
||
| YAZILAR | GAZETE ARŞİVİ | HABER ARŞİVİ | 21 EYLÜL KOMPLOSU | ||
|
Kapetan Kemal'e Saygı Duruşu Ç. YAŞAM Sosyalist Demokrasi, 1 Ekim 2011, Sayı: 108
‘‘Bu toprakta kalır adın, tohumların arasında Sosyalizmin, 80’li yıllarda Sovyetlerin çökmesiyle birlikte dünya çapında prestij kaybetmesi, Türkiye’de, askeri cuntanın aynı yıllarda iktidarı ele almasıyla katmerli bir şekilde yaşandı. 71 darbesinde ağır kayıplar vermesine rağmen ayağa kalkmayı beceren Türkiye sosyalist hareketi, 80 darbesiyle birlikte yenildiğini kabullendi. 80 darbesinin ülkede kurumsallaşmasıyla birlikte toplum egemenler tarafından yılgınlığa sürüklenirken, devrimci direniş geleneği o yılardan bu güne unutturulmaya çalışıldı. Sosyalizmin prestij kaybetmesinin verdiği avantajla sistemli bir şekilde sola saldıran burjuva ideologları 70’li, 80’li yıllarda aktif mücadele içinde yer almış ve hayatta kalmayı başarmış bir çok ‘eski solcuyu’ kendi safına çekerek ‘tarihin bittiği’ yalanını dillendirmeye başladı.
Böylesi bir sürecin ardından son yıllarda mücadeleye katılan gençlerin birçok ‘döneklik’ öyküsüyle karşılaşması kaçınılmazdı. Bu bir tedirginliğe yol açtı. Hayat zordu, rüzgar bazen sert eser, insanı savururdu. İşte bu savrulma korkusu gençliğin ‘devrimcinin az yaşayıp, çok iş yapanı makbuldür’ düsturuna bağlanmasına neden oldu. 80 darbesi geleceğin bilgisine sahip olan komünistlerin bundan kaynaklanan inatçılığını unutturmuştu. 16 Ağustos 2011 tarihinde, 95 yaşında ölen Mihri Belli’nin bizlere hatırlattığı şey bu devrimci inat oldu. Sosyalizme Adanmış Bir Ömür 1915 yılında doğan Mihri Belli, marksist düşünceyle 1936 yılında eğitim için gittiği Amerika’da tanıştı ve hayatının geri kalanını bu uğurda savaşmaya adadı. Amerika’da gençlik ve işçi hareketleri içerisinde yer alan Mihri Belli, zencilerin özgürlük mücadelesine de destek oldu. Ömrünün 80 yılını her an devrim mücadelesinin içinde yer alarak geçiren Belli, çeşitli ülkelerdeki devrimci hareketleri de büyük bir heyecanla izledi. Yunanistan iç savaşına devrimci saflarda katılması ve Kürt Özgürlük Hareketi’ne olan desteği onu enternasyonalizmi lafzi olmaktan çıkartan devrimcilerin arasına soktu. Yunanistan iç savaşında tabur komutanlığına yükselen Mihri Belli, ‘Kapetan Kemal’ olmuş ve çatışmalarda iki kez yaralanmıştı. 1950 yılında Türkiye’ye döndükten sonra birçok kez tutuklanacak ve uzun süre sürgün cezalarıyla boğuşacaktı. 80 darbesinin ardından tekrar yurtdışına çıkan Mihri Belli, daha sonra ÖDP, SDP ve Sosyalist Parti’nin kuruluşunda yer aldı. 95 yıllık yaşamında hapis yatan, sürgün yiyen Mihri Belli her seferinde yoluna devam etti. Gönüllü olarak gittiği Yunanistan’da faşistlerle savaştı, yaralandı devam etti. Türkiye’de pusuya düşürüldü, vuruldu devam etti. Defalarca yurtdışına çıkmak zorunda kaldı ama yılmadı. Onun yaşam öyküsü, devrimcinin inadı nasıl olur, sorusuna verilecek en iyi cevaptı. Ve Biz, ‘Kalan Sağlar’! Şimdi önümüzde Mihri Belli’nin 80 yıllık mücadele tarihine sahip çıkmak, sürdürmek ve elbette zafere ulaştırmak gibi bir görev duruyor. Bu mirasa sahip çıkılacaksa iki noktanın göz ardı edilmemesi önemli. Bunlardan birincisi yukarıda belirttiğimiz devrimci inadı yaşatmak. Deniz’lerin darağacında, Mahir’lerin Kızıldere’de, İbrahim’lerin işkencede ilmek ilmek ördükleri bu direniş geleneğini canlı tutmak. Mihri Belli’nin mücadelesinde vurgulanması gereken ikinci noktaysa, Kürt halkının mücadelesine biçtiği önem ve verdiği destek. Mihri Beli, PKK önderliği Abdullah Öcalan ile yaptığı bir görüşmede, Kürt sorununun devrimci tavır açısından belirleyici olduğunun altını çizerek ‘‘Kürt Ulusal Demokratik Direnişine karşı tutum, turnusol kağıdıdır. Kaç paralık demokratsın Türkiye’de, Türkiye gerçekliğinde, kaç paralık devrimcisin? Buradan belli olur. Tutumun olumsuzsa, ağzınla kuş tutsan, sen ne demokratsın, ne de tutarlı sol. Demokrat ne demek? Bir halkın kendi kimliğiyle siyaset alanında yerini almasına engel olur mu, bir demokrat? Olmaz.’’ diyecekti. Ona göre Kürt sorununun hakça çözümü Türkiye’nin demokratikleşmesi için olmazsa olmazdı. İki halkın kader ortaklığının bilincinde olan Belli, Kürt sorunu çözülmeden demokrasi ve sosyalizm mücadelesinin zafere ulaşamayacağını görmüştü. KCK Yürütme Konseyi Üyesi Duran Kalkan, Mihri Belli’nin ölümü ardından ANF’ye verdiği röportajda ‘‘Türkiye sosyalist ve demokrasi hareketi Mihri Belli’nin anısına sahip çıkacaksa, Mihri Belli’yi büyük bir değer ve önder olarak görecekse ve onu günümüzde hayata geçirmek isteyecekse yapabileceği ilk iş; bütün sol, sosyalist ve demokratik hareketleri içinde birleştirebilecek bir Demokratik Blok Partisi kurmak, bütün örgütleri bunun içinde birleştirmek -tabi herkesin örgütsel hüviyeti, ideolojik çizgisi korunmak kaydıyla- siyasi çalışmaları bir çatıda birleştirerek demokratik birliği sağlamaktır. Mihri Belli, demokratik birlik demektir.’’ diyerek Mihri Belli’nin mirasına sahip çıkacak olanların önünde duran görevi tariflemiştir. 95 yıllık hayatında faşist namluların zalimliğine, kapitalist sistemin çürümüşlüğüne ve burjuvazinin 7 gün 2 4 saat süren manipülasyonlarına karşı devrimci bir inatla karşı koymayı becermiş olan Mihri Belli yoldaşın adı, bizler ondan devraldığımız görevleri yerine getirirken mücadelemizde yaşamaya devam edecek.
|
||
Loading
|