Sosyalist Kurtuluş
Kolektifi ile SDP birlik görüşmelerine başladı
Sosyalist
Kurtuluş Kolektifi ve Sosyalist Demokrasi Partisi merkez organları, 12
Şubat Pazar günü resmi birlik görüşmelerini başlattı. Bu görüşmelerde
sosyalist hareketin bugünü, enternasyonalist solun birliği ve yeniden
yapılanması konuları ele alındı. Önümüzdeki süreçte birlik arayışlarının
öneminin ve enternasyonalist solda birliğin acil ihtiyaç olduğunun
vurgulandığı görüşmeler sonucunda kolektif bir biçimde tartışmaların
örgütlenmesi kararlaştırıldı. 31 Mart'a kadar sürdürülecek tartışmalarla
tabandan merkeze birliğin inşa edilmesi konusunda bir irade birliğinin
oluşturulduğu ve 31 Mart'ta birlik gündemli yapılacak Danışma
Meclisinde iki örgütün SDP çatısı altında birleşmelerinin
hedeflendiğinin kamuoyuna deklare edilmesi konusunda mutabakat sağlandı.
Mersin'de KESK eylemine
polis saldırısı: 35 gözaltı
KESK'li
kadınların KCK operasyonunda tutuklanmasını protesto etmek için yürüyüş
yapmak isteyen KESK'lilere polis sert müdahalede bulundu. Aralarında SDP
Mersin il başkanı Serkan Kaya ve 8 SDP üyesinin de bulunduğu 35 kişi
gözaltına alındı. KCK operasyonu adı altında KESK'e bağlı sendikaların
kadın sekreterleri ve kadın üyelerinden oluşan 9 kişinin tutuklanmasını
protesto etmek isteyen KESK üyeleri, KESK binası önünde bir araya geldi.
Eyleme, ESP, SDP, Partizan ve Halk Cephesi'nin de aralarında olduğu
kurumlar da katıldı. Taş Bina'ya yürüyerek burada basın açıklaması
yapmak isteyen grup, çevik kuvvet polisleri tarafından engellendi. KESK
üyelerine, Silifke Caddesi üzerinde polisler gaz bombaları ve coplarla
saldırdı. Grup, polise taşlarla karşılık verince bir süre çatışma
yaşandı. Saldırı esnasında yaralananlar oldu.
Can Atalay: “Temel politik
sorun emekçilerin haklarının yok sayılmasıdır”
"Kent
arazileri üzerindeki tahakküm ve plan üretme ya da karar verme yetkisi
AKP’nin de en önemli iktisadi enstrümanlarından biri. David Harvey’in
kullandığı kavramlardan biriyle anlatmak gerekirse; ‘muhayyel’ mekanlar
yaratıyorlar, yani aslında olmayan, o kadar kârlı da olmayan mekanlar
yaratıp bu mekanlardan devşirilecek kârlar üzerinden bir tür spekülatif
sermaye hareketi varmış gibi davranıyorlar ve bunun üzerine gidiyorlar."
Mimarlar Odası’nın avukatlığını yapan Can Atalay’la son günlerin en
önemli gündemlerinden biri olan kentsel dönüşüm projeleri ve bu projeler
kapsamında tasarlanan yıkımlar üzerine konuştuk. >Güleren Eren'in Gelecek'te
yayınlanan söyleşisi.
Yargısız infaza karşı
çıkmak suç değil
Devrimci
Karargah davasında 500 gündür tutuklu bulunan Toplumsal Özgürlük
Platformu Girişimi (TÖPG) sözcüsü Tuncay Yılmaz, SDP üyesi İbrahim
Turgut ile Bilim ve Gelecek Dergisi editörü Osman Baha Okar'a tahliye
çıkmadı. İlk savunmayı yapan Sultan Seçik Kubilay kendisine
yönelik Orhan Yılmazkaya ile ilgili olan bir basın açıklamasına
katılmasının suç olarak ifade edildiğini, sosyalist bir insan olarak
yargısız bir infaza maruz kalarak ölen biri ile ilgili basın
açıklamasına katılmasının suç olmadığını söyledi. Türkiye'nin her
yerinden kemikler çıkarken, insanlar yargısız infazlara maruz kalırken,
kendisi yine böyle bir olayla karşılaşsa onunla ilgili olan bir basın
açıklamasına tekrar katılacağını belirtti.
500 gündür süren tiyatro!
Devrimci
Karargah adı altında yapılan operasyonlarda tutuklananların yargılandığı
davaya bugün devam ediliyor. Davanın 4. duruşması öncesinde Sıra Kimde
İnisiyatifi, Beşiktaş Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı. Basın
açıklamasına SDP ve TÖP üyelerinin yanı sıra tutuksuz yargılanan SDP
Genel Başkanı Rıdvan Turan, HDK Sözcüsü ve BDP İstanbul Milletvekili
Sebahat Tuncel, EHP Genel Başkanı Sibel Uzun, ESP Genel Başkan
Yardımcısı Alp Altınörs, ESP Genel Başkan Danışmanı İbrahim Çiçek,
Yönetmen Sinan Çetin'in de aralarında bulunduğu çok sayıda siyasi parti
ve kurum temsilcisi ile İsviçre Komünist Partisi'nden bir heyet katıldı.
"500. gününde keyfi tutukluluğa son. Sosyalistlere özgürlük" pankartının
açıldığı basın açıklamasında, "Devrimci tutsaklar teslim alınamaz",
"Gözaltılar, tutuklamalar, baskılar bizi yıldıramaz" sloganları atıldı.
500 gündür tutuklular,
sosyalistlere özgürlük!
Sıra
Kimde İnisiyatifi, Devrimci Karargah davası kapsamında 500 gündür
tutuklu bulunan Tuncay Yılmaz, İbrahim Turgut, Semih Aydın, Osman Baha
Okar ve Hakan Soytemiz'in 6 Şubat'ta görülecek 4. duruşmasına katılım
çağrısı yaptı. İHD İstanbul Şubesi'nde düzenlenen toplantıda, "500.
gününde keyfi tutukluluğa son Sosyalistlere özgürlük" pankartı
açılırken, salona dava kapsamında tutuklu bulunan, Tuncay Yılmaz, Semih
Aydın, Osman Baha Okar, İbrahim Turgut ve Hakan Soytemiz'in fotoğrafları
asıldı.
Uzaklaştırmalı eğitim!
Öğrencilerin
şiddet içermeyen eylem ve yazılarına karşı üniversite yönetimleri ve
mahkemelerin verdiği kararlar pes dedirtiyor. En sık rastlanan ceza
'uzaklaştırma'... Denizli Pamukkale Üniversitesi’nde, ‘öğrenciden yana
anayasa’ için yürüyüş yapıp skeç gösterisi düzenleyen öğrenciler,
“Üniversite, polis ve güvenlik teşkilatını protesto maksadıyla özel
kurgulamalı gösteri yapmak” gerekçesiyle 1’er ay okuldan uzaklaştırıldı.
Genç-Sen üyesi öğrenciler geçen yıl 1 Kasım’da YÖK’ü protesto etmek ve
öğrenciden yana anayasa talebi için düzenledikleri yürüyüşün ardından,
Fen Edebiyat Fakültesi önünde bir skeç oynayarak, ‘YÖK’ün tasvip ettiği’
bir öğrenci ile ‘muhalif’ bir öğrenciyi canlandırmışlardı. >İsmail
Saymaz'ın Radikal'de yayınlanan haberi.
Feyyaz Yaman: “Devletin
hukuk sürecinde izlediği politika deşifre edilmeli”
1992
yılının Mayıs ayında gözaltına alınan ve kendisinden bir daha haber
alınamayan üniversite öğrencisi Hüsamettin Yaman. Eski özel harekatçı
Ayhan Çarkın’ın itiraflarında adının geçmesi ile birlikte yeniden
gündemleşen bu kanayan yarayı, yeni toplu mezarların açıldığı bugünlerde
Hüsamettin’in abisi Feyyaz Yaman ile konuştuk. >Aylin Mert'in Gelecek'te
yayınlanan söyleşisi.
Başbakan Adalı'yı
anabiliyor ama öğrenci anınca suç
CHP
Milletvekili Mehmet Hilal Kaplan tutuklu öğrenciler ile ilgili
aileleriyle beraber basın toplantısı düzenleyerek, "Necdet Adalı'yı
Başbakan Erdoğan anarken normal, ama öğrenciler için suç" olduğunu
söyledi. Düşüncelerini ifade etmek isteyen gazetecilerin, aydınların ve
üniversite öğrencilerinin cezaevine koyulduklarını söyleyen Kaplan,
Kocaeli Üniversitesi öğrencilerinin de evlerinde bulunan bazı dergi ve
kitapların suçu unsuru sayılarak tutuklandıklarını belirtti. Suç unsuru
sayılan kitap ve dergilerin, "Sosyalist Demokrasi" dergisi ve Karl
Marx'ın "Komünist Manifesto" su olduğunu belirten Kaplan, bu tutumun
demokrasi olarak tanımlanamayacağını ifade etti.
SDP'li gençlerin gözaltı
süresi uzatıldı
Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in
katledilişinin 5. yıl dönümü nedeniyle dün yapılan anma sonrasında
gözaltına alınan 11 SDP'li gencin gözaltı süresi İstanbul Cumhuriyet
Savcılığı tarafından 1 gün uzatıldı. Dün, parti binası önünde gözaltına
alınan gençler, Vatan Caddesi'ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik
Şube'ye götürülmüştü. Gözaltındaki gençler yarın Çağlayan Adliyesi'ne
çıkarılacak.
Sosyalist Kadınlar:
Tecride karşı mücadele hattı gelişmeli
Kadın
hareketinin sosyalist aktivistleri, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinde
27 Temmuz’dan bu yana süren tecridin AKP hükümetinin açılım
politikasının fiyaskoyla sonuçlanması anlamına geldiğini belirterek,
tecride karşı mücadele hattının gelişmesi gerektiğine dikkat çekti. 27
Temmuz 2011 tarihinden bu yana avukatlarıyla görüştürülmeyen PKK lideri
Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit, sosyalist kadın çevrelerinde tepkiyle
karşılanıyor. SDP’li kadınlardan Burcugül Çubuk, 3 milyon insanın
‘Öcalan irademdir’ diye imza verdiği dikkat alındığında tecridin
amacının ortaya çıktığını belirtti.
Polis Hrant Dink anmasına
müdahale etti, 11 SDP üyesi gözaltında
Hrant
Dink’in katledilişinin 5. yıldönümü olan bugün, onbinlerce kişi
Taksim’den Agos’a yürüyerek, yargının Türkiye siyasi tarihinin en büyük
siyasi suikastlarından biri hakkında, arkasındaki güçleri koruyacak
şekilde “örgüt yok” kararı vermesini protesto etti. Sosyalist Demokrasi
Partisi de “Hrant için, Adalet için” diyerek bu olayın üstünün
örtülmesine karşı bugün yapılan yürüyüşte yerini aldı. Yürüyüş
dağılırken Sosyalist Demokrasi Partisi İstanbul İl binası önünde polis
tarafından gaz bombası atılarak abluka oluşturuldu, parti binasına
girmek isteyen parti üyeleri darp edilerek gözaltına alındı.
Sizin Tek Bildiğiniz Koyun
Gütmekmiş!
33 ay önce yerel seçimlerin hemen ardından
başlatılan ve bugün artık milletvekillerine kadar uzanmış bulunan bu KCK
operasyonları ve tutuklama terörüyle kelepçelenen BDP yöneticilerinin,
belediye başkanlarının, insan hakları savunucularının, sivil toplum
kuruluşlarının temsilcilerinin tam sayısı artık bilinmemektedir.
Başbakan Erdoğan’ın daha birkaç gün önce “buraya niye geldin dağa
çıksaydın!” diyerek ihbar ettiği Leyla Zana’nın ev ve bürosunun
basılması, özel yetkili savcıların ve mahkemelerin siyasal iktidarla ne
kadar iç içe çalıştıklarını bir kez daha kanıtlamıştır.
Hükümet Katliamın Üstünü
Örtmeye Çalışacak
Şırnak
Uludere'de 35 kişinin katledilmesine ilişkin bölgeye giden aydınlar,
yazarlar ve milletvekilleri Cezayir Restorant'ta yaptıkları toplantında
tanıklıklarını anlattı. Heyette yer alan SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan
hükümetin katliamın üzerini örtmeye çalışacağını belirterek "Bu meseleyi
kuyruğundan tutup bırakmamalıyız" dedi. Basın toplantısına, İlkay
Akkaya, Aynur Doğan, Jülide Kural, Yasemin Göksu, Meryem Koray, Necmiye
Alpay, Sema Solaklı, Ferhat Tunç, milletvekilleri Sebahat Tuncel ve
Levent Tüzel'in de aralarında olduğu çok sayıda kişi katıldı.
Terör şiir, resim, makale
değil, savaş uçaklarınızın yağdırdığı bombalardır
Başbakan
Yardımcısı Bülent Arınç’ın Kürtlerin hakları tanınacak demesi üzerine
hepimizi endişe sardı. Çünkü 2007’de Cumhurbaşkanı Abdullah Gül “iyi
şeyler olacak” dediğinde askeri ve siyasi operasyonlar yoğunlaşmış,
çözüm politikasının daha fazla ölüm olduğu anlaşılmıştı. Arınç’ın
açıklamalarının hemen öncesi günlerde hükümet tarafından yapılan “KCK
operasyonları ile askeri operasyonlar eşgüdümlü yürütülüyor” açıklaması,
geçtiğimiz günlerde İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in terör ve
terörist tanımlamalarının neredeyse milyonları kapsaması, AKP
iktidarının asıl niyetinin itirafı idi.