YAZILAR  |  GAZETE ARŞİVİ  |  HABER ARŞİVİ  |  21 EYLÜL KOMPLOSU  

Haberler

Sosyalist Kurtuluş Kolektifi ile SDP birlik görüşmelerine başladı

Sosyalist Kurtuluş Kolektifi ve Sosyalist Demokrasi Partisi merkez organları, 12 Şubat Pazar günü resmi birlik görüşmelerini başlattı. Bu görüşmelerde sosyalist hareketin bugünü, enternasyonalist solun birliği ve yeniden yapılanması konuları ele alındı. Önümüzdeki süreçte birlik arayışlarının öneminin ve enternasyonalist solda birliğin acil ihtiyaç olduğunun vurgulandığı görüşmeler sonucunda kolektif bir biçimde tartışmaların örgütlenmesi kararlaştırıldı. 31 Mart'a kadar sürdürülecek tartışmalarla tabandan merkeze birliğin inşa edilmesi konusunda bir irade birliğinin oluşturulduğu ve  31 Mart'ta  birlik gündemli yapılacak Danışma Meclisinde iki örgütün SDP çatısı altında birleşmelerinin hedeflendiğinin kamuoyuna deklare edilmesi konusunda mutabakat sağlandı.

Mersin'de KESK eylemine polis saldırısı: 35 gözaltı

KESK'li kadınların KCK operasyonunda tutuklanmasını protesto etmek için yürüyüş yapmak isteyen KESK'lilere polis sert müdahalede bulundu. Aralarında SDP Mersin il başkanı Serkan Kaya ve 8 SDP üyesinin de bulunduğu 35 kişi gözaltına alındı. KCK operasyonu adı altında KESK'e bağlı sendikaların kadın sekreterleri ve kadın üyelerinden oluşan 9 kişinin tutuklanmasını protesto etmek isteyen KESK üyeleri, KESK binası önünde bir araya geldi. Eyleme, ESP, SDP, Partizan ve Halk Cephesi'nin de aralarında olduğu kurumlar da katıldı. Taş Bina'ya yürüyerek burada basın açıklaması yapmak isteyen grup, çevik kuvvet polisleri tarafından engellendi.  KESK üyelerine, Silifke Caddesi üzerinde polisler gaz bombaları ve coplarla saldırdı. Grup, polise taşlarla karşılık verince bir süre çatışma yaşandı. Saldırı esnasında yaralananlar oldu.

Can Atalay: “Temel politik sorun emekçilerin haklarının yok sayılmasıdır”

"Kent arazileri üzerindeki tahakküm ve plan üretme ya da karar verme yetkisi AKP’nin de en önemli iktisadi enstrümanlarından biri. David Harvey’in kullandığı kavramlardan biriyle anlatmak gerekirse; ‘muhayyel’ mekanlar yaratıyorlar, yani aslında olmayan, o kadar kârlı da olmayan mekanlar yaratıp bu mekanlardan devşirilecek kârlar üzerinden bir tür spekülatif sermaye hareketi varmış gibi davranıyorlar ve bunun üzerine gidiyorlar." Mimarlar Odası’nın avukatlığını yapan Can Atalay’la son günlerin en önemli gündemlerinden biri olan kentsel dönüşüm projeleri ve bu projeler kapsamında tasarlanan yıkımlar üzerine konuştuk. >Güleren Eren'in Gelecek'te yayınlanan söyleşisi.

Yargısız infaza karşı çıkmak suç değil

Devrimci Karargah davasında 500 gündür tutuklu bulunan Toplumsal Özgürlük Platformu Girişimi (TÖPG) sözcüsü Tuncay Yılmaz, SDP üyesi İbrahim Turgut ile Bilim ve Gelecek Dergisi editörü Osman Baha Okar'a tahliye çıkmadı. İlk savunmayı yapan Sultan Seçik Kubilay kendisine yönelik Orhan Yılmazkaya ile ilgili olan bir basın açıklamasına katılmasının suç olarak ifade edildiğini, sosyalist bir insan olarak yargısız bir infaza maruz kalarak ölen biri ile ilgili basın açıklamasına katılmasının suç olmadığını söyledi. Türkiye'nin her yerinden kemikler çıkarken, insanlar yargısız infazlara maruz kalırken, kendisi yine böyle bir olayla karşılaşsa onunla ilgili olan bir basın açıklamasına tekrar katılacağını belirtti.

500 gündür süren tiyatro!

Devrimci Karargah adı altında yapılan operasyonlarda tutuklananların yargılandığı davaya bugün devam ediliyor. Davanın 4. duruşması öncesinde Sıra Kimde İnisiyatifi, Beşiktaş Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasına SDP ve TÖP üyelerinin yanı sıra tutuksuz yargılanan SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan, HDK Sözcüsü ve BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, EHP Genel Başkanı Sibel Uzun, ESP Genel Başkan Yardımcısı Alp Altınörs, ESP Genel Başkan Danışmanı İbrahim Çiçek, Yönetmen Sinan Çetin'in de aralarında bulunduğu çok sayıda siyasi parti ve kurum temsilcisi ile İsviçre Komünist Partisi'nden bir heyet katıldı. "500. gününde keyfi tutukluluğa son. Sosyalistlere özgürlük" pankartının açıldığı basın açıklamasında, "Devrimci tutsaklar teslim alınamaz", "Gözaltılar, tutuklamalar, baskılar bizi yıldıramaz" sloganları atıldı.

500 gündür tutuklular, sosyalistlere özgürlük!

Sıra Kimde İnisiyatifi, Devrimci Karargah davası kapsamında 500 gündür tutuklu bulunan Tuncay Yılmaz, İbrahim Turgut, Semih Aydın, Osman Baha Okar ve Hakan Soytemiz'in 6 Şubat'ta görülecek 4. duruşmasına katılım çağrısı yaptı.  İHD İstanbul Şubesi'nde düzenlenen toplantıda, "500. gününde keyfi tutukluluğa son Sosyalistlere özgürlük" pankartı açılırken, salona dava kapsamında tutuklu bulunan, Tuncay Yılmaz, Semih Aydın, Osman Baha Okar, İbrahim Turgut ve Hakan Soytemiz'in fotoğrafları asıldı.

Uzaklaştırmalı eğitim!

Öğrencilerin şiddet içermeyen eylem ve yazılarına karşı üniversite yönetimleri ve mahkemelerin verdiği kararlar pes dedirtiyor. En sık rastlanan ceza 'uzaklaştırma'... Denizli Pamukkale Üniversitesi’nde, ‘öğrenciden yana anayasa’ için yürüyüş yapıp skeç gösterisi düzenleyen öğrenciler, “Üniversite, polis ve güvenlik teşkilatını protesto maksadıyla özel kurgulamalı gösteri yapmak” gerekçesiyle 1’er ay okuldan uzaklaştırıldı. Genç-Sen üyesi öğrenciler geçen yıl 1 Kasım’da YÖK’ü protesto etmek ve öğrenciden yana anayasa talebi için düzenledikleri yürüyüşün ardından, Fen Edebiyat Fakültesi önünde bir skeç oynayarak, ‘YÖK’ün tasvip ettiği’ bir öğrenci ile ‘muhalif’ bir öğrenciyi canlandırmışlardı.  >İsmail Saymaz'ın Radikal'de yayınlanan haberi. 

Feyyaz Yaman: “Devletin hukuk sürecinde izlediği politika deşifre edilmeli”

1992 yılının Mayıs ayında gözaltına alınan ve kendisinden bir daha haber alınamayan üniversite öğrencisi Hüsamettin Yaman. Eski özel harekatçı Ayhan Çarkın’ın itiraflarında adının geçmesi ile birlikte yeniden gündemleşen bu kanayan yarayı, yeni toplu mezarların açıldığı bugünlerde Hüsamettin’in abisi Feyyaz Yaman ile konuştuk. >Aylin Mert'in Gelecek'te yayınlanan söyleşisi.

Başbakan Adalı'yı anabiliyor ama öğrenci anınca suç

CHP Milletvekili Mehmet Hilal Kaplan tutuklu öğrenciler ile ilgili aileleriyle beraber basın toplantısı düzenleyerek, "Necdet Adalı'yı Başbakan Erdoğan anarken normal, ama öğrenciler için suç" olduğunu söyledi. Düşüncelerini ifade etmek isteyen gazetecilerin, aydınların ve üniversite öğrencilerinin cezaevine koyulduklarını söyleyen Kaplan, Kocaeli Üniversitesi öğrencilerinin de evlerinde bulunan bazı dergi ve kitapların suçu unsuru sayılarak tutuklandıklarını belirtti. Suç unsuru sayılan kitap ve dergilerin, "Sosyalist Demokrasi" dergisi ve Karl Marx'ın "Komünist Manifesto" su olduğunu belirten Kaplan, bu tutumun demokrasi olarak tanımlanamayacağını ifade etti.

SDP'li gençlerin gözaltı süresi uzatıldı

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in katledilişinin 5. yıl dönümü nedeniyle dün yapılan anma sonrasında gözaltına alınan 11 SDP'li gencin gözaltı süresi İstanbul Cumhuriyet Savcılığı tarafından 1 gün uzatıldı. Dün, parti binası önünde gözaltına alınan gençler, Vatan Caddesi'ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube'ye götürülmüştü. Gözaltındaki gençler yarın Çağlayan Adliyesi'ne çıkarılacak.

Sosyalist Kadınlar: Tecride karşı mücadele hattı gelişmeli

Kadın hareketinin sosyalist aktivistleri, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinde 27 Temmuz’dan bu yana süren tecridin AKP hükümetinin açılım politikasının fiyaskoyla sonuçlanması anlamına geldiğini belirterek, tecride karşı mücadele hattının gelişmesi gerektiğine dikkat çekti. 27 Temmuz 2011 tarihinden bu yana avukatlarıyla görüştürülmeyen PKK lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit, sosyalist kadın çevrelerinde tepkiyle karşılanıyor. SDP’li kadınlardan Burcugül Çubuk, 3 milyon insanın ‘Öcalan irademdir’ diye imza verdiği dikkat alındığında tecridin amacının ortaya çıktığını belirtti.

Polis Hrant Dink anmasına müdahale etti, 11 SDP üyesi gözaltında

Hrant Dink’in katledilişinin 5. yıldönümü olan bugün, onbinlerce kişi Taksim’den Agos’a yürüyerek, yargının Türkiye siyasi tarihinin en büyük siyasi suikastlarından biri hakkında, arkasındaki güçleri koruyacak şekilde “örgüt yok” kararı vermesini protesto etti. Sosyalist Demokrasi Partisi de “Hrant için, Adalet için” diyerek bu olayın üstünün örtülmesine karşı bugün yapılan yürüyüşte yerini aldı. Yürüyüş dağılırken Sosyalist Demokrasi Partisi İstanbul İl binası önünde polis tarafından gaz bombası atılarak abluka oluşturuldu, parti binasına girmek isteyen parti üyeleri darp edilerek gözaltına alındı.

Sizin Tek Bildiğiniz Koyun Gütmekmiş!

33 ay önce yerel seçimlerin hemen ardından başlatılan ve bugün artık milletvekillerine kadar uzanmış bulunan bu KCK operasyonları ve tutuklama terörüyle kelepçelenen BDP yöneticilerinin, belediye başkanlarının, insan hakları savunucularının, sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin tam sayısı artık bilinmemektedir. Başbakan Erdoğan’ın daha birkaç gün önce “buraya niye geldin dağa çıksaydın!” diyerek ihbar ettiği Leyla Zana’nın ev ve bürosunun basılması, özel yetkili savcıların ve mahkemelerin siyasal iktidarla ne kadar iç içe çalıştıklarını bir kez daha kanıtlamıştır.

Hükümet Katliamın Üstünü Örtmeye Çalışacak

Şırnak Uludere'de 35 kişinin katledilmesine ilişkin bölgeye giden aydınlar, yazarlar ve milletvekilleri Cezayir Restorant'ta yaptıkları toplantında tanıklıklarını anlattı. Heyette yer alan SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan hükümetin katliamın üzerini örtmeye çalışacağını belirterek "Bu meseleyi kuyruğundan tutup bırakmamalıyız" dedi. Basın toplantısına, İlkay Akkaya, Aynur Doğan, Jülide Kural, Yasemin Göksu, Meryem Koray, Necmiye Alpay, Sema Solaklı, Ferhat Tunç, milletvekilleri Sebahat Tuncel ve Levent Tüzel'in de aralarında olduğu çok sayıda kişi katıldı.

Terör şiir, resim, makale değil, savaş uçaklarınızın yağdırdığı bombalardır

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın Kürtlerin hakları tanınacak demesi üzerine hepimizi endişe sardı. Çünkü 2007’de Cumhurbaşkanı Abdullah Gül “iyi şeyler olacak” dediğinde askeri ve siyasi operasyonlar yoğunlaşmış, çözüm politikasının daha fazla ölüm olduğu anlaşılmıştı. Arınç’ın açıklamalarının hemen öncesi günlerde hükümet tarafından yapılan “KCK operasyonları ile askeri operasyonlar eşgüdümlü yürütülüyor” açıklaması, geçtiğimiz günlerde İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in terör ve terörist tanımlamalarının neredeyse milyonları kapsaması, AKP iktidarının asıl niyetinin itirafı idi.

>>Daha önce yayınlanmış haberler için tıklayınız













     
 
Loading