YAZILAR  |  GAZETE ARŞİVİ  |  HABER ARŞİVİ  |  21 EYLÜL KOMPLOSU  

500 gündür tutuklular, sosyalistlere özgürlük!

3 Şubat 2012

 

Sıra Kimde İnisiyatifi, Devrimci Karargah davası kapsamında 500 gündür tutuklu bulunan Tuncay Yılmaz, İbrahim Turgut, Semih Aydın, Osman Baha Okar ve Hakan Soytemiz'in 6 Şubat'ta görülecek 4. duruşmasına katılım çağrısı yaptı.

Sıra Kimde İnisiyatifi, Devrimci Karargah davasında 500 gündür tutuklu bulunan ve 6 Şubat'ta hakim karşısına çıkacak sosyalist tutuklular için dayanışma çağrısı yapmak amacıyla basın toplantısı düzenledi. İHD İstanbul Şubesi'nde düzenlenen toplantıda, "500. gününde keyfi tutukluluğa son Sosyalistlere özgürlük" pankartı açılırken, salona dava kapsamında tutuklu bulunan, Tuncay Yılmaz, Semih Aydın, Osman Baha Okar, İbrahim Turgut ve Hakan Soytemiz'in fotoğrafları asıldı. Toplantıya, Avukat Züleyha Gülüm, Prof. Dr. Gençay Gürsoy, EHP Genel Başkanı Sibel Uzun, Sanatçı Yusuf Çetin, Yönetmen Çayan Demirel, davada tutuksuz yargılanan Oğuzhan Kayserilioğlu, SDP adına İsmail Şengül ile İsviçre Komünist Partisi'nden Andreas Dietschi katıldı. İnisiyatif adına açıklama yapan Ahmet Saymadi, AKP güdümlü Terörle Mücadele Yasası (TMY) ile Özel Yetkili Mahkemeler (ÖYM) ile bir gecede onlarca insanın "terör örgütü üyesi" olduğunu belirterek, yine aynı TMY ve ÖYM'ye dayanılarak, Hrant Dink davasında "örgüt yoktur" denildiğini hatırlattı. Saymadi, Devrimci Karargah Örgütü'ne üyelik gerekçesiyle açılan davanın hukuki değil, siyasi olduğunu belirterek, davada yargılanan sosyalistlerin Devrimci Karargah Örgütü ile hiçbir bağlarının olmadığını söyledi. Bu davanın Türkiye'de yürütülen tutuklama terörünün, demokratik ve meşru zeminde faaliyet yürüten kişi, kurum, parti ve platformları susturmaya ve marjinalize etme çabalarının parçası olduğunu belirten Saymadi, "6 Şubat'ta Beşiktaş Adliyesi'nde keyfi tutukluluğun son bulması için sesimizi yükselteceğiz. Emekten, barıştan, özgürlükten, adaletten yana olan tüm kesimleri de, sesimize ses katmak için Beşiktaş Adliyesi önünde olmaya çağırıyoruz" dedi. 

DELİL YOK

Saymadi'nin ardından söz alan Avukat Züleyha Gülüm, savcılık ifadeleri ve sorguda müvekkillerinin yasa dışı örgütle nasıl bağlantılandırıldığını sorduklarında, yanıt verilemediğini belirtti. Gülüm, bu davanın dosyasında da yargılananların Devrimci Karargah ile bağlantılı olduklarına dair hiçbir delil olmadığını söyledi. "İtirafçı" ve "gizli" tanıkların ifadelerine dayanılarak insanların tutuklandıklarını belirten Gülüm, bu gizli tanıkların kim olduğunu, avukatların da yargılananların da bilmediğini hatta böyle birinin olup olmadığının bile şüpheli olduğuna dikkat çekti. İtirafçıların ifadelerinin ise çelişkilerle dolu olduğunu ifade eden Gülüm, hukuki sürecin olmadığını, suçlamaların tamamen bahaneler, soyut iddialar ve yorumlara dayandırıldığını dile getirdi. Gülüm, tutuklamaların tek nedeninin muhalif kesimlerin bir şekilde dışarıda olmasını engellemek için yapıldığını kaydetti. 

MAHKEMELER ÖRGÜT İCAT EDİYOR

Gülüm'ün ardından söz alan Gençay Gürsoy ise, adalet mekanizmasının devletin zulüm aracı haline geldiğini, 1950 ve 1960'lı yıllarda bile insanların neyle suçlandığını bilmeden yıllarca cezaevinde kalmadığını hatırlattı. Türkiye'de insanların ne ile suçlandığını bilmediği bir dönemin daha önce yaşanmadığını ifade eden Gürsoy, "Mahkemeler örgüt icat eden, Dink davasında olduğu gibi örgüt yok eden büyücü mahkemeler haline geldi" diye konuştu. EHP Genel Başkanı Sibel Uzun ise, devrimcilerle, işkencecilerin de bu davada yargılandığını belirterek, "Devrimciler ve işkenceciler aynı yerde olamazlar" dedi. 

SANATÇILAR ÖNDE YER ALMALI

Toplantıda söz alan Yönetmen Çayan Demirel de, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in sanatçılara ilişkin açıklamalarını hatırlatarak, Şahin'in sanatçıları, arka bahçe olarak gösterdiğini ancak sanatçıların arkada değil, ön bahçede aranması gerektiğini söyledi. Bu tutuklamalara karşı sanatçılar olarak ön bahçede mücadele edeceklerini belirten Demirel, "Çok sayıda arkadaşım tutuklandı" dedi. Davada tutuksuz yargılanan Oğuzhan Kayserilioğlu ise, Ergenekon ile Kemalistlerin tasfiye edilmek istendiğini, KCK operasyonlarıyla Kürt halkının terörle ezmek istendiğini söyledi. Devrimci Karargah'ın ise sosyalistlere yönelik operasyonların başlangıcı olduğunu ifade etti. 

Konuşmacıların ardından söz alan İsviçre Komünist Partisi'nden Andreas Dietschi ise, uluslararası dayanışma için duruşmayı izlemeye geldiklerini, uluslararası dayanışmanın devrimciler ve sosyalistler için önemli bir görev olduğunu ifade etti. İsveç, İsviçre ve Almanya'da tutuklananlar için kampanyalar yapıldığını belirten Dietschi, tüm sosyalistler serbest kalana kadar davayı takip edeceklerini dile getirdi.

(ANF NEWS AGENCY)

     
 
Loading