YAZILAR  |  GAZETE ARŞİVİ  |  HABER ARŞİVİ  |  21 EYLÜL KOMPLOSU  

Sosyalist Kadınlar: Tecride karşı mücadele hattı gelişmeli

20 Ocak 2012

 

NAGİHAN AKARSEL

ANKARA (DİHA) - Kadın hareketinin sosyalist aktivistleri, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinde 27 Temmuz’dan bu yana süren tecridin AKP hükümetinin açılım politikasının fiyaskoyla sonuçlanması anlamına geldiğini belirterek, tecride karşı mücadele hattının gelişmesi gerektiğine dikkat çekti.

ank-19-01-12-kadinlar-fadime-celebi127 Temmuz 2011 tarihinden bu yana avukatlarıyla görüştürülmeyen PKK lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit, sosyalist kadın çevrelerinde tepkiyle karşılanıyor. SDP’li kadınlardan Burcugül Çubuk, 3 milyon insanın ‘Öcalan irademdir’ diye imza verdiği dikkat alındığında tecridin amacının ortaya çıktığını belirtti. Çubuk, hükümetin Kürt sorununu çözme niyetinde olmadığının tecrit politikasıyla açığa çıktığını ifade etti. PKK Lideri Abdullah Öcalan’a uygulanan tecridin toplumun özelliklede Kürt halkının barışa olan inancını körelttiğine işaret eden Çubuk, Öcalan konuştuğu zamanlarda barışın ve demokrasinin geliştiği, tecridin uygulandığı zamanlarda da savaşın, askeri ve siyasi operasyonların yaygınlaştığına dikkat çekti.

‘Kadınların tepkilerinden korksunlar’

Demokratik Özgür Kadın Hareketinin Öcalan için başlattığı ‘Sağlığı sağlığımızdır, özgürlüğü özgürlüğümüzdür’ kampanyasına atıfta bulunan Çubuk, “Kadınların tepkilerinin sonucunu göze alıyorlarsa tecride devam etsinler. Ama dayanabileceklerini düşünmüyorum” diyerek kadınların kararlılığının tecriti ortadan kaldıracağını belirtti.

‘Bir halk önderi üzerinden bir halkı yok etme uygulaması’

Sosyalist Kadın Meclisleri’nden Ezgi İslam, tecridin kendisinin insanlık dışı bir uygulama olduğunun altını çizerek, devletin tüm devrimci tutsaklara uyguladığını ama Öcalan üzerindeki tecridin daha özgün olduğunu söyledi. İslam, “Çünkü bir halk önderi, Kürt halkının Önderi. Kürt halkının simgeleştiği bir isim üzerinden bir halkı yok etmeye dönük bir uygulamadır. Tek başına tecrit de değil. Katliamlarla, KCK operasyonlarıyla bir halkı tamamen yok etmeye çalışıyor” dedi. Bir yandan Bülent Arınç gibi isimlerin Öcalan’ın evde kalabileceğine dair mesajlar vermesinin bir yandan Öcalan’ın avukatlarının dahi tutuklanmasının devletin ne kadar iki yüzlü olduğunu gösterdiğini ifade eden İslam, “Ben tecridin bir vahşetin, bir zulmün parçası olduğunu düşünüyorum. Derhal bu insanlık dışı uygulamanın son bulmasını istiyorum. Bunun içinde batıdaki Türk halkını barış sesini yükseltmeye çağırmanın önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

‘Açılımın fiyaskosu’

ESP Ankara İl Başkanı Fadime Çelebi de, tecrit politikasının uluslararası bir nitelik taşıdığına dikkat çekerek, “Tecrit AKP hükümetinin açılımının fiyaskoyla sonuçlanmasıdır” dedi. Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılmasını Sosyalist Kadın Meclisleri olarak istediklerini ifade eden Çelebi, örgütlülüğün ve mücadele hattının geliştirilmesinin bu anlamda belirleyici olduğuna dikkat çekti. Çelebi, demokratik alandaki çalışmaların gelişmesi, sokak ayağının büyütülmesinin özelliklede HDK’nın çalışmalarının büyümesinin hayati önemde olduğunu kaydetti. Devletin tecrit ve yok etme politikasının uzun süreceğini düşünmediğini ifade eden Çelebi, Kürt halkının barış elini uzattığını; batıdaki emekçilerin, işçilerin bu barış elini gerçek anlamda sahiplenmesini gerektiğini ifade ederek, her kesimin ‘Abdullah Öcalan’a uygulanan tecride son’ demesi gerektiğinin altını çizdi.

 

 

 

     
 
Loading