Sosyalistler yargılanıyor


 11 Ağustos 2011


İSTANBUL (DİHA) - Devrimci Karargâh üyesi oldukları iddiasıyla sosyalist siyasetçilerin yargılandıkları davanın duruşması görülmeye başlanması beklenirken, duruşma öncesi açıklama yapan Sıra Kimde İnsiyatifi üyeleri, tutuklu siyasetçilerin derhal serbest bırakılmasını istedi. Eyleme katılan BDP'li milletvekilleri arasında yer alan Ertuğrul Kürkçü, "Türkiye'yi açık bir cezaevine dönüştürmekle" suçladığı AKP Hükümeti'nin "dün Amed'de Kürt halkını KCK davası ile yargılarken, bugün İstanbul'da sosyalistleri de 'Devrimci Karargah' davası ile yargılamaya kalktığını" söyledi.

SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan ve TÖP sözcüsü Oğuzhan Kayserilioğlu'nun da aralarında bulunduğu sosyalist siyasetçilerin işkencelerle gündeme gelen eski Emniyet Müdürü Hanifi Avcı'nın birlikte yargılandığı davanın ana dava durumundaki '1. Devrimci Karargâh' davası ile birleştirilmesi sonrası davanın ilk duruşmasının başlaması için Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'nde bekleyiş sürerken, dışarıda da yargılamaya dönük tepkiler dile getirilmeye devam ediliyor. Duruşma öncesi tutuklu sosyalist siyasetçilerin serbest bırakılarak, maruz kaldıkları hukuksuzluğa son verilmesi için Sıra Kimde İnisiyatifi üyeleri açıklamada bulundu. Adliye önünde yapılmak istenen basın açıklaması polis engeli nedeniyle Barbaros Meydanı'nda yapılmak zorunda kalındı. Meydanda toplanan yüzlerce kişi, üzerinde tutuklu siyasetçilerin resimlerinin bulunduğu "Sıra Kimde?" yazılı pankart açtı. BDP'li milletvekilleri Sebahat Tuncel, Ertuğrul Kürkçü, Levent Tüzel ve eski Milletvekili Akın Birdal'ın yanı sıra davayı izlemek üzere gelen bazı Avrupalı parlamenterlerin katıldığı açıklamada ellerde, "Tutuklama terörüne son" , "Komplo son bulsun" yazılı lolipoplar taşındı. Davaya dönük tepkiler yine atılan sloganlarda da kendisini gösterdi. Eylemde sık sık "Komplolar sökmedi, sökmeyecek", "Devrimci tutsaklar onurumuzdur" sloganları atıldı.

'Tutuklamalar siyası bir komplo'

"Eğer bir ülkede adalet ve vicdandan söz edilemiyorsa, o ülke her türlü adaletsizliğe mahkûmdur" sözleriyle başladığı konuşmasında, sosyalist siyasetçilerin maruz kaldığı hukuksuz dava süreci hakkında bilgi veren eski Milletvekili Akın Birdal, tutuklamaların "siyasi bir komplo" olduğunu söyledi. Bu komploların AKP iktidarınca kozmik odalarda hazırlandığını belirten Birdal, bu tezgahlarla siyasi partiler, sendikalar, platformların olduklarından farklı bir biçimde lanse edilmeye çalışıldığını vurguladı. Birdal, aynı zihniyetin BDP'li seçilmişleri ve Kürt halkının meşru temsilcilerini KCK davasıyla esaret altında tutmakta olduğuna da dikkat çekti. Birdal, "13 Nisan'daki ilk duruşmada mesnetsiz suçlamalarla uğradıkları haksızlığa karşı savunma vermeyi bekleyerek, bu hukuksuzluğun sona umacağını bekleyen arkadaşlarımıza savunma yapma fırsatı bile verilmedi. Böylece hukukun temel ilkelerinden biri pervasızca çiğnenirken davanın daha önce 'devrimci karargah davası' ile açılan birçok hukuksuz uygulama barındıran dava ile birleştirildi. Adaletin bu denli hoyratça saldırıya uğraması karşısında sanık avukatları cüppelerini atmışlardır. 'Bizler biliyoruz ki bu saldırılar emeğini özgürleştirmek istediği için mücadele eden işçi sınıfına, eşitlik, demokrasi ve özgürlük isteyen Kürt halkına ve sosyalist güçleredir" diye konuştu. 

Bu saldırılara karşı bugün olduğu gibi yarında aynı kararlılıkla mücadelelerini sürdüreceklerini ifade eden Birdal, "Emek, demokrasi ve barıştan yana olanlar, siyasi partiler, platform, sendika temsilcileri, milletvekilleri, aydınlar sanatçılar bu hukuksuzluğun son bulmasını talep ediyoruz. Tutukluluğun cezaya dönüştüğü bu davada sosyalist siyasetçiler derhal serbest bırakılmalıdır" dedi. 

'Türkiye açık cezaevine dönüştürüldü'

BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü de, AKP Hükümetinin "Türkiye'yi açık bir cezaevine dönüştürdüğünü" ifade etti. Kürkçü, "Amed'de Kürt halkını KCK davası ile yargılayanlar, bugün İstanbul'da sosyalistleri de 'devimci Karargah davası ile yargılamaya kalkıyor. Libya, Irak ve Suriye'de insanların haklarını için mücadele ettiklerini söyleyenler, sen önce kendi yurttaşların özgürlüğünü, kendi ülkendeki barışı etmek için mücadele etmeli" şeklinde konuştu. 

Kürkçü'nün ardından yaptığı konuşmada, Amed'de KCK davası ile oynanan tiyatronun bugün Beşiktaş Adliyesi'nde de oynandığını dile getiren Sebahat Tuncel ise "Bu tiyatrodan bir adalet beklemek mümkün değil. Tekçi zihniyetteki bir hükümetin, oluşturacağı bir anayasadan da barısı, adaleti beklemek doğru gelmiyor" sözleriyle davaya dönük tepkisini dile getirdi. Eyleme katılan Avrupalı parlamenterler ise, yaptıkları kısa konuşmalarda Türkiye'de yaşanan bu anti-demokratik uygulamalar konusunda Avrupa'ya harekete geçme çağrısında bulundu. 

İSTANBUL (ANF) - Sıra Kimde İnisiyatifi'nin çağrısıyla bir araya gelen çok sayıda kişi, bugün hakim karşısına çıkartılan sosyalistlerin serbest bırakılmasını istedi. İnisiyatif, kamuoyunda 'Devrimci Karargah davası' olarak bilinen davayı, "sosyalistleri itibarsızlaştırma planının bir parçası" olarak değerlendirdi, hükümete bu planı boşa çıkartacakları mesajını gönderdi.

Tutuklu bulunan SDP ve TÖP üye ve başkanlarının Beşiktaş Adliyesi'nde görülecek duruşması nedeniyle Beşiktaş Adliyesi ve çevresi, bugün sabah saatlerinden itibaren polis ablukası altına alındı. Sabah başlaması gereken duruşma öğleden sonraki oturuma kaldı.

Tutukluların aileleri, Sıra Kimde İnisiyatifi bileşenleri, Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloğu Milletvekilleri Sabahat Tuncel, Ertuğrul Kürkçü ve Abdullah Levent Tüzel ile CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, BDP eski Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal, Atılım Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Çiçek, ÖDP Genel Başkanı Alper Taş ve ESP Genel Başkan Yardımcısı Hülya Gerçek ile uluslararası heyet temsilcilerinin de içinde bulunduğu çok sayıda kişi tutuklu sosyalistlere destek vermek üzere Beşiktaş'a geldi, ancak polis aileler ve heyet dışında kimsenin adilye önüne geçişine izin vermedi. Başka davalar için adliyeye gelenler de, polis barikatı önünde beklemek zorunda bırakıldı.

Polis engelini protesto eden Sıra Kimde İnisiyatifi, Barbaros Meydanı'nda basın açıklaması yaptı. İnisiyatif adına konuşan eski Milletvekili Akın Birdal, bugün görülen davanın dün Diyarbakır'da görülen KCK davası gibi "siyasi bir dava" olduğunu söyledi. Gerçek hayatta yanyana gelmeyecek kişilerin iddianame kapsamında bir araya getirildiğini belirten Birdal, şunları söyledi: "AKP, 'ileri demokrasi'si sayesinde son zamanlarda sıkça şahit olduğumuz bu tür siyasi linç davalarının bir özelliği de hedef aldığı kişileri ve çevreyi itibarsızlaştırmaya dönük karalamaları yoğun olarak barındırmasıdır. 'Ergenekon'u anlama kılavuzu' yazan Ahmet Şık'ı 'Ergenekoncu' olmakla itham eden bu saldırı tarzı, arkadaşlarımızı da ilgileri olmayan bir örgütün üyesi olmakla suçlamış ancak bununla da yetinmeyerek onları, adı cemaatlerle, derin devlet ile anılan, elinde devrimcilerin kanı bulunan Hanefi Avcı ile yanyanaymış gibi göstermeye çalışmıştır. Böylesine gülünç, sahte manzaralar 'keşfedilerek' tüm sosyalistlere kara çalmaya girişildiği aşikardır."

Davayı izlemek üzerene İstanbul'da bulunan uluslararası heyetten İsveç Sol Parti Milletvekili Amina Kakabaveh, Türk hükümetinin muhaliflere karşı baskısından haberdar olduklarını belirterek, "Sizin de mücadelenizde ve kavganızda yanınızdayız" diye konuştu.

Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü de, dava için "Türkiye Cumhuriyeti tarihinde görülmüş ve görülebilecek en irrasyonel dava" tanımlamasını yaptı, "Arkadaşlarımızla dayanışma içinde girerken, aynı Türkiye'ye kurulmak istenen açık hapishaneye de karşı çıkıyoruz" dedi.

BDP İstanbul Milletvekili Sabahat Tuncel de yaptığı konuşmada dün Diyarbakır'daki KCK davasını izlediğini anımsatarak, "Aynı tiyatro da burada sergileniyor" diye konuştu. Tuncel, yargılanan sosyalistlerin aynı zamanda Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloğu'nun bileşenleri de olduğunu anımsatarak, "İçerideki yoldaşlarımızla sonuna kadar dayanışma içinde olacağız" dedi.

Konuşmaların ardından açıklama sona ererken, kitle yeniden adliye önüne gitti.

(BİANET) Aralarında Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP) Genel Başkanı Rıdvan Turan, SDP ve Toplumsal Özgürlük Platformu (TÖP) yöneticileri, Bilim ve Gelecek Dergisi ile RED Dergisi çalışanları ile eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı'nın da olduğu 22 sanığın yargılandığı dava bugün Beşiktaş Adliyesi 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek.
"Davayı İsveç ve  İsviçre de izliyor"

Davayı Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku'ndan milletvekilleri Abdullah Levent Tüzel,Sebahat Tuncel, Ertuğrul Kürkçü, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) milletvekili Sezgin Tanrıkulu, eski Diyarbakır milletvekili Akın Birdal, Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) Genel Başkanı Alper Taş, iş insanı Osman Kavala, yazar Yıldırım Türker'in yanında İsveç ve İsviçre'den gelen aralarında milletvekili, avukat ve gazetecilerin bulunduğu  heyet de izliyor.
Saat 9:00'da Adliye önünde "Sırada Kimde İnisiyatifi"nin çağrısıyla bir araya gelen yaklaşık 200 kişilik grup, sağanak yağmura rağmen dışarıda bekliyor.
Dün geceden beri çevik kuvvet ekipleri Adliye ve çevresinde güvenlik önlemleri aldı. Polis sayısı dışarıda bekleyen kitleden daha fazlaydı.
Duruşmaya girmek isteyen vekiller, kurum temsilcileri ve bazı tutuklu yakınları uzun süre yağmur altında bekletildikten sonra içeri alındı. Yurtdışından gelen heyet de yine emniyet müdürü ile görüşmeler sonucu içeri alındı.  Davayı bireysel olarak izlemek isteyenler içeri alınmadı.


"Adalet sistemi korkunç"

Duruşmayı izlemeye gelen İsveç Uluslararası Sol Forum Başkanı  ve Stokholm yerel  meclis parlamenteri  Ann-Margarethe Livh, sosyalistlerin baskı altına alınması için yapıldığını düşündüğü bu dava hakkında rapor yazacak.
"Türkiye'de adalet sisteminin tam anlamıyla korkunç olduğunu düşünüyorum. Özellikle sol ve sosyalist partiler, örgütler, insan hakları için çalışan sivil toplum kuruluşları üzerinde inanılmaz bir baskı var. Binlerce insan somut hiçbir delil olmadan tutuklanıyor."
Daha önce de Diyarbakır'da izlediği davalar için "Tam bir tiyatro gibiydi" diyen Livh,  özellikle Kürtçe savunma hakkının olmamasının uluslararası hukuka aykırı olduğunu söylüyor.
"İçerideki yoldaşlarla sonuna kadar dayanışacağız"

Sıra Kimde İnisiyatifi adına açıklama yapan Akın Birdal, bu davanın da KCK gibi siyasi bir dava olduğunun altını çizerek "Gerçek hayatta yan yana gelemeyecek kimseler iddianamede yan yana getirildi. Toplumsal muhalefeti itibarsızlaştırma planı uygulamada" dedi.
Davayı "Türkiye Cumhuriyeti tarihinde görülmüş ve görülebilecek en irrasyonel dava" olarak tanımlayan Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü şöyle devam etti:
"Sadece baskı altında gerçekleştiriliyor olması değil bunu irrasyonel kıran. Aslında hayatlarında ve düşüncelerinde hiçbir zaman ait olmadıkları bir davaya bağlıymış gibi gösterilerek tamamen sahte, yalan iddialarla, bir yıla yakın bir zamandır bu arkadaşlarımızın başına getirilen şey aslında AKP'nin Türkiye'ye ilişkin gelecekte zihninde oluşturduğu tablodur"
İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, yargılanan sosyalistlerin aynı zamanda Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku'nun bileşenleri de olduğunu anımsatarak, "İçerideki yoldaşlarımızla sonuna kadar dayanışma içinde olacağız" dedi. 

İnisiyatif, Toplumsal Özgürlük Platformu, Sosyalist Demokrasi Partisi, Emekçi Hareket Partisi, Halkevleri, Ezilenlerin Sosyalist Partisi, Sosyalist Dergi, Söz Dergisi'nden oluşuyor. 

 




Loading