Geçtiğimiz günlerde “Cemal Temizöz”
davasında tanık olarak dinlenen, ‘eski polis şefi’ Hanefi Avcı,
JİTEM’in işlediği suçları anlattı.
Acısını yıllar geçse de unutamayacağımız, sevgili Vedat Abi’nin
(Vedat Aydın) katilinin, JİTEM olduğunu söyledi.
Vedat Abi’nin katledilmesinin hemen ardından, eşi Şükran’ın
‘Susurluk Kazası’nda ölen, polis Hüseyin Kocadağ tarafından
nasıl sorgulandığını, sorguda bulunan bizlerin nasıl tehdit
edildiklerini, olayın nasıl da bizzat devlet güçleri tarafından,
aşağılık bir biçimde PKK’ye mal edilmeye çalışıldığını,
Şükran’ın tüm tehditlere rağmen dimdik duruşunu, bugün gibi
hatırlıyorum.
Bizler JİTEM gerçeğini yıllardır anlatmaya çalıştık.
Devletin suçlarını açıkladığımız için, kimilerimiz katledildi,
kimilerimiz gözaltında kayıp edildi, kimilerimiz ölümlerden
döndü, kimilerimiz ceza evlerinde yattı.
Ama vazgeçmedik, direndik, sözümüzden dönmedik.
İşte bugün tarih bizi haklı çıkarıyor.
Devletin ‘ta içinden’ bir ses, Hanefi Avcı, JİTEM’in suçlarını
anlatıyor.
Belki de anlattığı için, o da cezalandırılıyor.
Ancak o cezalandırılırken, asıl kurban edilenler yine bizim
arkadaşlarımız oluyor.
Evet, SDP’li arkadaşlar, TÖP’lü arkadaşlar, ‘Devrimci Karargah’
davasında bir zamanların ‘işkenceci polis şefi’ Hanefi Avcı ile
birlikte yargılanıyorlar.
Bu durum gerçekten ‘akıl ötesi’ bir durum.
Ben ‘oldum olası’ Kurtuluş siyasetini hep değerli bulurum.
Onların ‘Kürdistan Sorunu’na bakışları hep daha yakın gelir
bana, diğer sol gruplara göre.
Kendi içlerinde sorunlar yaşasalar da, ben tüm Kurtuluş ekibini
hep çok severim.
Bu yüzden çok yakın arkadaşlarım vardır aralarında.
Savaşın en ağır dönemlerinde, hep Kürtlerin yanında olmuş,
dostça tavır takınmış bir siyasettir Kurtuluş.
Ve bugün böylesine ‘statükü karşıtı’ bir siyasete bağlı
arkadaşlarımızın, hiçbir delil olmadan, üstelik Hanefi Avcı ile
birlikte yargılanmaları, benim bu militer sisteme olan
kızgınlığımı daha artırıyor.
Yaklaşık 1 yıldır kendilerini savunma hakkı dahi tanınmadan
cezaevindeler.
11-12 Ağustos’ta mahkeme önüne çıkacaklar.
Ve dilerim artık bu hukuksuzluk son bulacak!
Kalbimiz onlarla...
>> Eren Keskin / Kurtuluş Siyaseti İçeride, Gündem, 9 Ağustos 2011
