(Bianet) İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi, Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP) Genel Başkanı Rıdvan Turan, SDP ve TÖP yöneticileri, Bilim ve Gelecek Dergisi ile RED Dergisi çalışanları ile eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı'nın da aralarında olduğu 22 sanığın yargılandığı Devrimci Karargâh davasını ana davayla birleştirme kararı aldı. Dava, 11-12 Ağustos'ta görülecek.
13 Nisan'daki duruşmada, mahkeme heyeti, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Devrimci Karargah davasının, 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ana davayla birleştirilmesine karar vererek dosyayı yollamıştı. 9. Ağır Ceza Mahkemesi hâkimi de "dosyaların içerik, kapsam ve deliller yönünden ve usul ve yargılama ekonomisi açısından birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek" bu kararı onayladı ve davaları birleştirdi.
12. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki davada; Turan, Avcı, Toplumsal Özgürlük Platformu (TÖP) Sözcüsü Oğuzhan Kayserilioğlu, Nejdet Kılıç, Bilim ve Gelecek dergisinin Editörü Osman Baha Okar, Semih Aydın, Hakan Soytemiz, Oğuzhan Kayserilioğlu, Tuncay Yılmaz, Ulaş Bayraktaroğlu, Ecevit Piroğlu, Kemal Hamzaoğlu, İbrahim Turgut, Özgür Cafer Kalafat, Günay Kubilay tutuklu yargılanıyordu.
Şenay Avcı, Akın Tanrıverdi, Önder Sönmez, Özgür Aytulum, Sultan Seçik Kubilay ve Selda Başusta Çalık da tutuksuz yargılanıyor. Yaman Yıldız ve Salih Mahir Sayın hakkında ise yakalama kararı var. 22 sanık, 35 sanıklı ana davada yargılanmaya devam edilecek. Mahkeme sanık sayının çok olması nedeniyle duruşma için iki gün belirledi.
Ana davada örgüt kabul edildi
Ana davanın 12 Nisan'da görülen dördüncü duruşmasında, sanıklardan Cemal Bozkurt, Devrimci Karargah örgütünün varlığını ve örgüte üye olduğunu kabul etmiş, silahlı mücadeleyi savunmuştu.
Devrimci Karargah ana davasında, sanıklar, Orhan Yılmazkaya ile iki kişinin öldüğü Bostancı'daki çatışma, bir polisin öldüğü AKP İstanbul İl Başkanlığı'nda patlayan bombalı paketin gönderilmesi ve Selimiye Kışlası'na havanlı saldırı ile suçlanıyor.
Bu iki davanın birleştirilmesini 13
Nisan'daki duruşmaya da katılan Mersin Milletvekili Ertuğrul
Kürkçü bianet'e şöyle değerlendirmişti:
"Davanın soruşturma safhasından, polis operasyonunun öncesinden
başlayarak düzüldüğünü, düzmece delillerle meydana getirildiğini
şimdi de arkadaşların tutukluluklarının sürdürülmesi için hiçbir
sebep kalmadığı için onları görülmekte olan ve sanıklarından
üçünün Devrimci Karargah örgütünün siyasetini ve davasını kabul
ettikleri bir davaya ekleyerek, Devrimci Karargah'ın savunulduğu
bir dava ile ilişkilendirmeyi benimsediklerini gösteriyor."
Heyet Başkanı Vedat Yılmazabdurrahmanoğlu'nun birleştirme kararını duyurduğu 13 Nisan'daki duruşmada, sanık avukatlarından Bahattin Özdemir, cübbesini heyetin bulunduğu kürsünün önüne atarak, ''Ben sizin kararınızı dinlemiyorum'' diye tepki göstermişti.
Avukat Sinan Varlık da bianet'e aynı gün yaptığı açıklamada, "Davaların birleştirilmesi kararı verilmesi için iki dosya arasında irtibat bulunması gerekiyor. Bu davaların dosyaları arasında bir ilişki yok. Bu da, bu kararın hukuki dayanaktan uzak olduğunu gözler önüne seriyor" diye konuşmuştu.
