Oradayız... Aklımız ve Yüreğimiz Onlarla...


 10 Nisan 2011


ANKARA (DİHA) - Devrimci Karargah operasyonu kapsamında gözaltına alınıp tutuklanan SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan, SDP ve TÖP üyelerinin yargılanacağı 13 Nisan'daki ilk duruşma için Sıra Kimde İnisiyatifi destek ve katılım çağrısında bulundu.
 
21 Eylül 2010 tarihinde evleri, üyesi oldukları siyasi partiler ve demokratik kurumlar basılarak gözaltına alınıp tutuklanan SDP ve TÖP üyeleri ilk duruşmaya 13 Nisan tarihinde çıkıyor. Aralarında SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan, SDP ve TÖP üyelerinin bulunduğu Devrimci Karargah davasının ilk duruşması 13 Nisan tarihinde İstanbul'da başlayacak. Davada yaşanan hukuksuzluğa dikkat çekmek için çok sayıda sivil toplum kuruluşu tarafından oluşturulan Sıra Kimde İnisiyatifi, Mülkiyeler Birliğinde Basın toplantısı yaparak katılım ve destek çağrısında bulundu. Toplantıya SDP, BDP ve sivil toplum örgütü yöneticileri, Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku Ankara 2'inci Bölge Bağımsız adayı Sadrettin Güvener'in yanı sıra çok sayıda kişi katıldı.
 
AKP, yasal olarak mücadele edemediği sosyalistleri operasyonlarla susturmaya çalışıyor
 
Katılımcılar ve inisiyatif adına açıklamayı yapan SDP MYK üyesi Yeşim Ergün, dosyadaki gizlilik kararı nedeniyle tutuklu bulunan ve esasen demokratik siyaset yürüten SDP ve TÖP üyelerinin haklarındaki suçlamaları bilmediklerini belirterek, iddianamede arkadaşlarına yönelik "Devrimci Karargah üyeliğiyle" ilgili somut bir suçlama yapılmadığına işaret etti. "İleri sürülen suçlamalar, Newroz gibi IMF karşıtı protestolar gibi gösterilere ve Orhan Yılmazkaya'nın yargısız infaz edilmesini kınayan basın açıklamasına katılmasına ibarettir" diyen Ergün, operasyonu da, "AKP hükümetinin yasal zeminde mücadele edemediği sosyalistlere karşı kirli bir kampanyası" şeklinde tanımladı. Konuşmasında, Devrimci Karargah gibi KCK davalarına değinen ve bunu AKP'nin muhalefete yönelik "tahammülsüzlüğü" şeklinde tanımlayan Ergün,"Hükümet bizi 'terörist' diye mahkum etmeye çalışmaktadır. Kürt siyasetçilere yönelik sürdürülen tutuklama terörüyle birlikte düşünüldüğünde, operasyonlar, AKP hükümetinin politik muhalefete tahammül edemediğinin ve hak ve hukuk tanımadığının göstergesidir" ifadelerini kullandı. Devrimci Karargah davası duruşmalarının 13 ve 15 Nisan tarihlerinde Beşiktaş Adliyesinde görüleceğini anımsatan Ergün, "Biz orada olacağız, Aklımız ve yüreğimiz onlarla. Biz 'Sıra Kimde 'İnisiyatifi'ni oluşturan emek ve özgürlük mücadelesi yürütenler olarak, bu antidemokratik politikalara ve komplolara karşı, tüm demokrasi güçlerini bizimle dayanışmaya çağırıyoruz" şeklinde konuştu.
 
'AKP demokrasi güçlerine darbe yapıyor'
 
Davayı bir taraf olarak izleyeceklerini belirten KESK Genel Başkanı Döndü Taka Çınar,"Son dönemde çokça söyleyen ileri demokrasi kelimesi AKP tarafından çok kullanıyor. Fakat AKP'nin nasıl bir politika yürüttüğü açıktır. AKP'nin demokrasi güçlerine vurduğu darbeler apaçık ortadadır" dedi. SDP ve TÖP üyelerine yapılan operasyonu "demokrasiye yapılan operasyon" sözleriyle tanımlayan Çınar, "Türkiye'deki demokrasi mücadelesini ve emek mücadelesini yürüten bir federasyon olarak bu mücadeleye destek vereceğiz" dedi.
 
'Operasyon Kürt mücadelesini destekleyenlere yapılmıştır'
 
AKP'nin Karargah operasyonunu Kürt mücadelesini batıda destekleyen demokrasi güçlerine yapılan bir operasyon olarak nitelendiren Aydın-Sanatçı Girişimi aktivisti Necmettin Salaz, "Kürdistan dağlarındaki gerillaya sivil siyaset yap' diyen zihniyet son gelen barış grubu üyelerini tutukluyor. KCK adı altında sivil Kürt siyasetine darbe vuruyor" hatırlatmasında bulundu. Salaz, Devrimci Karargah operasyonunu da, "Kürt mücadelesini destekleyenlere karşı yapılmış" bir operasyon şeklinde tanımladı. Salaz, 13 Nisan'da yapılan duruşmada arkadaşlarına destek sunacağını belirtti.
 
'Seçimlerde AKP'ye ders vereceğiz'
 
Demokrasi mücadelesi yürüten kesimlere bir bedel ödetildiğini belirten BDP PM üyesi Yüksel Mutlu ise, "Açılım söylentilerinin ne kadar sahte olduğu apaçık ortada. Bir yandan demokrasi diyeceksin bir yandan demokrasi mücadelesini yürütenlere operasyon yapacaksın" sözleriyle AKP politikasına tepki gösterdi. BDP olarak davanın takipçisi olacaklarını açıklayan Mutlu, "Biz aynı duyguları yaşayan demokrasi mücadelesi yürüten arkadaşlar olarak cezaevinde olan özgür yaşamlarından koparılmış tüm siyasi tutuklu arkadaşlarımıza özgür bir gelecek istiyoruz. Seçimlerde beraber AKP'ye bir ders vereceğiz" dedi.
 
Basın toplantısına KESK Genel Başkanı Döndü Taka Çınar, Tümbel-Sen Genel Sekreteri İzzettin Alpergin, Tümbel-Sen Erzurum temsilcisi Fesih Dadar, TMMOB Yönetim kurulu üyesi Gürel Demirel, ESP Genel Başkan Yardımcısı Fadime Çelebi, BDP PM üyesi Yüksel Mutlu, SDP Genel Başkan yardımcısı Hüseyin Taka, BDP Ankara İl Eş Başkanı Mustafa Yelkenli ve Şengül Çelik, EHP Ankara İl Başkanı Halil Altunpolat,  İHD Ankara Şube Başkanı Gökçe Otlu, 78’liler Ankara girişimi sözcüsü Hüseyin Gevher, ÇHD Ankara Şube yöneticisi Teoman Özkan, Sosyalist Gelecek Parti Hareketi Ekin Demirci, Toplumsal Özgürlük Platformundan Müslüm Erdoğan, Türkiye Barış Meclisi sözcülerinden Aygül Bidav, Türkiye Barış Meclisinden Nusret Doğruak, Rıza Kaplan, Demokratik Toplum Kongresinden Arif Yıldız,   Ankara Düşünceye Özgürlük girişiminden Mahmut Konuk,  yazar Temel Demirer,  Doç.Dr. Sibel Özbudun, Şair Mehmet Özer, yazar Necmettin Salaz, Ankara 1. Bölge Bağımsız Milletvekili adayı Cercis Utaş, Ankara 2. Bölge Bağımsız Milletvekili adayı Sadrettin Güvener’in de aralarında bulunduğu pek çok yazar akademisyen, parti yöneticisi, sendika yönetici ve temsilci katıldı.

Basın açıklamasının okunmasının ardından kurum temsilcileri, aydın yazar ve akademisyenler davaya katılım çağrısında bulundu. Konuşmalar, aşağıdadır.
KESK Genel Başkanı Döndü Taka: Bu operasyonda içinde kurucu üyemiz olan Günay KUBİLAY da tutuklanmıştır. Bu tip anti-demokratik uygulamalara karşı emek ve demokrasi güçlerinin bir arada bulunması daha da can yakıcı hale geliyor bu saldırılara karşı tüm gücümüzle arkadaşlarımızın yanında olacağız.13 Nisan’da Beşiktaş adliyesi önünde avukatlarımızla beraber orda olacağız.

Yazar Necmettin Salaz: Kürdistan dağlarındaki gerillalara legal siyaset yap denilen temsilci gerilla tutuklandı. Kürt özgürlük mücadelesi için öne çıkan SDP ye yapılan operasyon… Tüm bunları ne anlama geldiği çok açıktır. Fazla söze gerek yok,  Ben birazdan otobüse binip İstanbula gideceğim ve mahkeme boyunca orada bekleyeceğim.


BDP PM üyesi Yüksel Mutlu: Bu davanın takipçisiyiz. Cezaevinde ki tüm arkadaşlara özgürlük dileğimizi bir kez daha buradan yinelemek isteriz. Dostlarımız derhal serbest bırakılmalıdır. AKP faşist diktatörlüğe doğru yol almaktadır. Partimizin yöneticileri ve üyeleri olmak üzere yaklaşık 2000’i aşkın insan cezaevlerinde. Bu bütünlüklü bir politika olduğunun farkındayız. Biz bu davanın, çok güçlü bir şekilde takipçisi olacağız eğer yargı siyasallaşmamışsa serbest bırakılmalılar, İleri demokrasi denilen şey her geçen gün birilerine bedel ödetiyor.

ESP Genel Başkan Yardımcısı Fadime Çelik: Bütün devrimci tutsakları selamlıyoruz,  SDP ‘ li ve TÖP ‘ lü dostlarımıza yapılan saldırıları kınıyoruz, parti olarak biz bu saldırılara alışkınız yüzlerce kadromuz içerde. Davanın takipçisi olacağız tüm politik tutsaklar serbest bırakılmalıdır. Bu saldırıları beraber püskürteceğiz.

Sibel Özbudun: Bu ülkenin sosyalistleri sudan gerekçelerle alınmaya alışkın ancak gözden düşmüş bir işkenceciyle bir yargılanmak bu ve bu kesinlikle kabul edilemez bir durum. Dava günü orada olacağım. Bir kez daha dostlarım SDP genel Başkanı Rıdvan turan, SDP yöneticileri,  TÖP sözcüleri derhal serbest bırakılmalıdır diye haykıracağım.

78’lilier Ankara Sözcüsü Hüseyin Gevher: 9-10 Nisanda 78’liler Meclisi toplandı toplantıda Kürdistan’lı ve Türkiye’li ki 78 ‘liler birliğinin kararı.  KCK ve Devrimci Karargâh davalarının takipçisi ve destekçisi olacağız. Düzmece iddialarla yargı önüne çıkarılarak 80 döneminde ki korkuyu tekrar salmak istiyorlar ancak birlik mücadelemiz bu sırayı bozacaktır. Bende orada olacağım.

İHD Ankara Şube Başkanı Gökçe Otlu: yarın görülecek duruşma Türkiye ve Kürdistan’da ilk değil, KCK ESP ve Gazi davalarında tanık olduk. Yarın ilk olmayacak sonda olmayacak sisteme karşıysan devlet mahkemesinde siyasi yargılanıyorsun. AKP’nin hukuksuzluğu emek ve demokrasi güçlerinin mücadelesi ile bozulacaktır.

Ankara Düşünceye Özgürlük Girişimi Mahmut Konuk: Söylenen güzel sözler pratikte uygulanmıyor özgürlük deniliyor insanlar tutuklanıyor İsmail Beşikçi’nin cezaevi yolunda olması buna örnektir. Davanın takipçisi olacağız. Sonuna kadar arkadaşlarımızla dayanışacağız.

Mehmet Özer: Bu bir savaş sınıf savaşı ancak bu yöntem burjuvazinin aşağılık bir yöntemi bu mücadele sınıf kini ile aşılabilir. Böylesi davranışlar karşısında kinim bileniyor, öfkem kavgamı n ateşini büyütüyor. Bende orada olacağım.

Sadrettin Güvener (Ankara 2. Bölge bağımsız milletvekili adayı); Bölgeden alışkınız bu duruma yabancı değiliz, Yüksekova’dan geldim benim bir arkadaşım tutuklandı 1 yıl içerde iddianameyi bekledi iddianame geldiğinde arkadaşımın sürekli yurt dışına gittiği söyleniyordu gerekçe buydu sonra araştırdık ki arkadaşımın pasaportu yok. İşte böyle bir demokrasi anlayışı var işte AKP nin ileri demokrasisi budur. SDP’ ye yapılanda budur.

Basın Açıklaması Metni:

 
Aklımız ve yüreğimiz "Onlar"la, "Onlar"ın yanında...
13 Nisan’da Beşiktaş Adliyesi’ndeyiz…
 
21 Eylül 2010 sabahı saat 5’te Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP) il ve ilçe binaları ile üyelerinin evleri, Toplumsal Özgürlük Platformu (TÖP) üyelerinin evleri Emniyet güçleri tarafından basıldı. Operasyonlarda SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan, MYK üyeleri Günay Kubilay, Ecevit Piroğlu, Ulaş Bayraktaroğlu, SDP üyeleri İbrahim Turgut ve Özgür Cafer Kalafat, TÖP sözcüleri Oğuzhan Kayserilioğlu ve Tuncay Yılmaz, Toplumsal Özgürlük okuru Semih Aydın gözaltına alınarak tutuklandı.
Emniyet bu operasyon ve gözaltıları “Devrimci Karargah” örgütü üyeliği suçlamasıyla yaptı. Daha önceki Devrimci Karargah davaları hukuk skandalları ve keyfi tutuklamalar ile basında yer almıştı.
SDP ve TÖP üyeleri dosyaya konan gizlilik kararı nedeniyle kendileri hakkındaki suçlamaların neler olduğunu öğrenemeden cezaevinde 5 ay geçirdiler. Sonunda Şubat ayında iddianame açıklandı ve arkadaşlarımızın hangi “kanıtlara” dayanarak  “Devrimci Karargah” üyeliğiyle suçlandıklarını öğrenebildik. İddianamede arkadaşlarımızın “Devrimci Karargah”la bağlantılı olduklarına dair tek bir somut kanıt ileri sürülememektedir.  İleri sürülen suçlamalar, Newroz gibi, IMF karşıtı protestolar gibi gösterilere ve Orhan Yılmazkaya’nın yargısız infaz edilmesini kınayan basın açıklamasına katılmaktan ibarettir.
Bu sözde kanıtlarla arkadaşlarımızın kendilerini SDP’de kamufle ederek “terörist” faaliyetlerde bulundukları iddia edilmektedir. Yasal bir partinin genel başkanlığı nasıl bir kamuflaj sağlamaktadır? Hangi illegal eylemlerde bulunmuşlardır? Yıllardır açık alanda meşru mücadele yürüten ve böyle tanınan politik şahsiyetler hiçbir aksi kanıt gösterilemeden “silahlı terör örgütü üyeliğinden” cezaevine atılmaktadır.
AKP hükümeti, yasal zeminde mücadele edemediği sosyalistlere karşı kirli bir kampanya yürütmekte, “terörist” diye mahkum etmeye çalışmaktadır. Kürt siyasetçilere yönelik olarak sürdürülen tutuklama terörüyle birlikte düşünüldüğünde, bu operasyonlar, AKP hükümetinin politik muhalefete tahammül edemediğinin ve hak hukuk tanımadığının göstergesidir.
12 Eylül Anayasasının güya “demokratikleştirildiği” referandumun üzerinden yalnızca 9 gün geçmişken hükümet sosyalistlere karşı bir cadı avı başlattı. AKP hükümeti, 12 Eylül rejiminin yöntemleriyle yola devam etmektedir. Bir siyasi parti başkanının evi sabah saat 5’te başka hangi dönemde basılır? Hangi demokraside insanlar aylarca mahkemeye çıkarılmadan zindanda tutulur? Hangi “hukuk” düzeninde hakkındaki suçlamalar tutukludan gizlenir?
“Terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla tutuklanan arkadaşlarımızın, hakkında açılan davanın, AKP iktidarının sosyalist düşünce ve eylemi kriminalize etme yolunda bir başka girişimi olduğu bilinciyle, bu“tezgah”a geçit vermeyeceğimizi ilan ediyoruz.

Bu “kara oyun”un hedef tahtasına gerçekte hepimizin yerleştirildiğini, bu davanın AKP’nin sosyalist muhalefeti bastırma ve sindirme yolundaki girişimlerinde bir başka merhaleyi temsil ettiğini biliyoruz.

Bu “oyun”u bozmak üzere 13 ve 15 Nisan günleri, Beşiktaş Adliyesi’nin önünde olacak, yargılanan dostlarımızla dayanışmamızı haykıracağız.

Aklımız ve yüreğimiz, “Onlarla”, “Onlar”ın yanında…
Biz “Sıra Kimde?” İnisiyatifi’ni oluşturan emek ve özgürlük güçleri olarak, bu antidemokratik politikalara ve komplolara karşı, tüm demokrasi güçlerini bizimle dayanışmaya çağırıyoruz. Duruşma günü tüm dostlarımızı yanımızda görmek istiyoruz.
 
SIRA KİMDE İNİSİYATİFİ




Loading