ANKARA (DİHA) - Devrimci Karargah
operasyonu kapsamında gözaltına alınıp tutuklanan SDP Genel
Başkanı Rıdvan Turan, SDP ve TÖP üyelerinin yargılanacağı 13
Nisan'daki ilk duruşma için Sıra Kimde İnisiyatifi destek ve
katılım çağrısında bulundu.
21 Eylül 2010 tarihinde evleri, üyesi oldukları siyasi partiler
ve demokratik kurumlar basılarak gözaltına alınıp tutuklanan SDP
ve TÖP üyeleri ilk duruşmaya 13 Nisan tarihinde çıkıyor.
Aralarında SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan, SDP ve TÖP üyelerinin
bulunduğu Devrimci Karargah davasının ilk duruşması 13 Nisan
tarihinde İstanbul'da başlayacak. Davada yaşanan hukuksuzluğa
dikkat çekmek için çok sayıda sivil toplum kuruluşu tarafından
oluşturulan Sıra Kimde İnisiyatifi, Mülkiyeler Birliğinde Basın
toplantısı yaparak katılım ve destek çağrısında bulundu.
Toplantıya SDP, BDP ve sivil toplum örgütü yöneticileri, Emek,
Demokrasi ve Özgürlük Bloku Ankara 2'inci Bölge Bağımsız adayı
Sadrettin Güvener'in yanı sıra çok sayıda kişi katıldı.
AKP, yasal olarak mücadele edemediği sosyalistleri
operasyonlarla susturmaya çalışıyor
Katılımcılar
ve inisiyatif adına açıklamayı yapan SDP MYK üyesi Yeşim Ergün,
dosyadaki gizlilik kararı nedeniyle tutuklu bulunan ve esasen
demokratik siyaset yürüten SDP ve TÖP üyelerinin haklarındaki
suçlamaları bilmediklerini belirterek, iddianamede arkadaşlarına
yönelik "Devrimci Karargah üyeliğiyle" ilgili somut bir suçlama
yapılmadığına işaret etti. "İleri sürülen suçlamalar, Newroz
gibi IMF karşıtı protestolar gibi gösterilere ve Orhan
Yılmazkaya'nın yargısız infaz edilmesini kınayan basın
açıklamasına katılmasına ibarettir" diyen Ergün, operasyonu da,
"AKP hükümetinin yasal zeminde mücadele edemediği sosyalistlere
karşı kirli bir kampanyası" şeklinde tanımladı. Konuşmasında,
Devrimci Karargah gibi KCK davalarına değinen ve bunu AKP'nin
muhalefete yönelik "tahammülsüzlüğü" şeklinde tanımlayan
Ergün,"Hükümet bizi 'terörist' diye mahkum etmeye çalışmaktadır.
Kürt siyasetçilere yönelik sürdürülen tutuklama terörüyle
birlikte düşünüldüğünde, operasyonlar, AKP hükümetinin politik
muhalefete tahammül edemediğinin ve hak ve hukuk tanımadığının
göstergesidir" ifadelerini kullandı. Devrimci Karargah davası
duruşmalarının 13 ve 15 Nisan tarihlerinde Beşiktaş Adliyesinde
görüleceğini anımsatan Ergün, "Biz orada olacağız, Aklımız ve
yüreğimiz onlarla. Biz 'Sıra Kimde 'İnisiyatifi'ni oluşturan
emek ve özgürlük mücadelesi yürütenler olarak, bu antidemokratik
politikalara ve komplolara karşı, tüm demokrasi güçlerini
bizimle dayanışmaya çağırıyoruz" şeklinde konuştu.
'AKP demokrasi güçlerine darbe yapıyor'
Davayı
bir taraf olarak izleyeceklerini belirten KESK Genel Başkanı
Döndü Taka Çınar,"Son dönemde çokça söyleyen ileri demokrasi
kelimesi AKP tarafından çok kullanıyor. Fakat AKP'nin nasıl bir
politika yürüttüğü açıktır. AKP'nin demokrasi güçlerine vurduğu
darbeler apaçık ortadadır" dedi. SDP ve TÖP üyelerine yapılan
operasyonu "demokrasiye yapılan operasyon" sözleriyle tanımlayan
Çınar, "Türkiye'deki demokrasi mücadelesini ve emek mücadelesini
yürüten bir federasyon olarak bu mücadeleye destek vereceğiz"
dedi.
'Operasyon Kürt mücadelesini destekleyenlere yapılmıştır'
AKP'nin Karargah operasyonunu Kürt mücadelesini batıda
destekleyen demokrasi güçlerine yapılan bir operasyon olarak
nitelendiren Aydın-Sanatçı Girişimi aktivisti Necmettin Salaz,
"Kürdistan dağlarındaki gerillaya sivil siyaset yap' diyen
zihniyet son gelen barış grubu üyelerini tutukluyor. KCK adı
altında sivil Kürt siyasetine darbe vuruyor" hatırlatmasında
bulundu. Salaz, Devrimci Karargah operasyonunu da, "Kürt
mücadelesini destekleyenlere karşı yapılmış" bir operasyon
şeklinde tanımladı. Salaz, 13 Nisan'da yapılan duruşmada
arkadaşlarına destek sunacağını belirtti.
'Seçimlerde AKP'ye ders vereceğiz'
Demokrasi mücadelesi yürüten kesimlere bir bedel ödetildiğini
belirten BDP PM üyesi Yüksel Mutlu ise, "Açılım söylentilerinin
ne kadar sahte olduğu apaçık ortada. Bir yandan demokrasi
diyeceksin bir yandan demokrasi mücadelesini yürütenlere
operasyon yapacaksın" sözleriyle AKP politikasına tepki
gösterdi. BDP olarak davanın takipçisi olacaklarını açıklayan
Mutlu, "Biz aynı duyguları yaşayan demokrasi mücadelesi yürüten
arkadaşlar olarak cezaevinde olan özgür yaşamlarından koparılmış
tüm siyasi tutuklu arkadaşlarımıza özgür bir gelecek istiyoruz.
Seçimlerde beraber AKP'ye bir ders vereceğiz" dedi.
Basın toplantısına KESK Genel Başkanı Döndü Taka Çınar, Tümbel-Sen
Genel Sekreteri İzzettin Alpergin, Tümbel-Sen Erzurum temsilcisi
Fesih Dadar, TMMOB Yönetim kurulu üyesi Gürel Demirel, ESP Genel
Başkan Yardımcısı Fadime Çelebi, BDP PM üyesi Yüksel Mutlu, SDP
Genel Başkan yardımcısı Hüseyin Taka, BDP Ankara İl Eş Başkanı
Mustafa Yelkenli ve Şengül Çelik, EHP Ankara İl Başkanı Halil
Altunpolat, İHD Ankara Şube Başkanı Gökçe Otlu, 78’liler
Ankara girişimi sözcüsü Hüseyin Gevher, ÇHD Ankara Şube
yöneticisi Teoman Özkan, Sosyalist Gelecek Parti Hareketi Ekin
Demirci, Toplumsal Özgürlük Platformundan Müslüm Erdoğan,
Türkiye Barış Meclisi sözcülerinden Aygül Bidav, Türkiye Barış
Meclisinden Nusret Doğruak, Rıza Kaplan, Demokratik Toplum
Kongresinden Arif Yıldız, Ankara Düşünceye Özgürlük
girişiminden Mahmut Konuk, yazar Temel Demirer, Doç.Dr. Sibel
Özbudun, Şair Mehmet Özer, yazar Necmettin Salaz, Ankara 1.
Bölge Bağımsız Milletvekili adayı Cercis Utaş, Ankara 2. Bölge
Bağımsız Milletvekili adayı Sadrettin Güvener’in de aralarında
bulunduğu pek çok yazar akademisyen, parti yöneticisi, sendika
yönetici ve temsilci katıldı.
Basın açıklamasının okunmasının ardından
kurum temsilcileri, aydın yazar ve akademisyenler davaya katılım
çağrısında bulundu. Konuşmalar, aşağıdadır.
KESK Genel Başkanı Döndü Taka: Bu operasyonda içinde kurucu
üyemiz olan Günay KUBİLAY da tutuklanmıştır. Bu tip
anti-demokratik uygulamalara karşı emek ve demokrasi güçlerinin
bir arada bulunması daha da can yakıcı hale geliyor bu
saldırılara karşı tüm gücümüzle arkadaşlarımızın yanında
olacağız.13 Nisan’da Beşiktaş adliyesi önünde avukatlarımızla
beraber orda olacağız.
Yazar Necmettin Salaz: Kürdistan dağlarındaki gerillalara legal
siyaset yap denilen temsilci gerilla tutuklandı. Kürt özgürlük
mücadelesi için öne çıkan SDP ye yapılan operasyon… Tüm bunları
ne anlama geldiği çok açıktır. Fazla söze gerek yok, Ben
birazdan otobüse binip İstanbula gideceğim ve mahkeme boyunca
orada bekleyeceğim.
BDP
PM üyesi Yüksel Mutlu: Bu davanın takipçisiyiz. Cezaevinde ki
tüm arkadaşlara özgürlük dileğimizi bir kez daha buradan
yinelemek isteriz. Dostlarımız derhal serbest bırakılmalıdır.
AKP faşist diktatörlüğe doğru yol almaktadır. Partimizin
yöneticileri ve üyeleri olmak üzere yaklaşık 2000’i aşkın insan
cezaevlerinde. Bu bütünlüklü bir politika olduğunun farkındayız.
Biz bu davanın, çok güçlü bir şekilde takipçisi olacağız eğer
yargı siyasallaşmamışsa serbest bırakılmalılar, İleri demokrasi
denilen şey her geçen gün birilerine bedel ödetiyor.
ESP Genel Başkan Yardımcısı Fadime Çelik: Bütün devrimci
tutsakları selamlıyoruz, SDP ‘ li ve TÖP ‘ lü dostlarımıza
yapılan saldırıları kınıyoruz, parti olarak biz bu saldırılara
alışkınız yüzlerce kadromuz içerde. Davanın takipçisi olacağız
tüm politik tutsaklar serbest bırakılmalıdır. Bu saldırıları
beraber püskürteceğiz.
Sibel
Özbudun: Bu ülkenin sosyalistleri sudan gerekçelerle alınmaya
alışkın ancak gözden düşmüş bir işkenceciyle bir yargılanmak bu
ve bu kesinlikle kabul edilemez bir durum. Dava günü orada
olacağım. Bir kez daha dostlarım SDP genel Başkanı Rıdvan turan,
SDP yöneticileri, TÖP sözcüleri derhal serbest bırakılmalıdır
diye haykıracağım.
78’lilier Ankara Sözcüsü Hüseyin Gevher: 9-10 Nisanda 78’liler
Meclisi toplandı toplantıda Kürdistan’lı ve Türkiye’li ki 78 ‘liler
birliğinin kararı. KCK ve Devrimci Karargâh davalarının
takipçisi ve destekçisi olacağız. Düzmece iddialarla yargı önüne
çıkarılarak 80 döneminde ki korkuyu tekrar salmak istiyorlar
ancak birlik mücadelemiz bu sırayı bozacaktır. Bende orada
olacağım.
İHD
Ankara Şube Başkanı Gökçe Otlu: yarın görülecek duruşma Türkiye
ve Kürdistan’da ilk değil, KCK ESP ve Gazi davalarında tanık
olduk. Yarın ilk olmayacak sonda olmayacak sisteme karşıysan
devlet mahkemesinde siyasi yargılanıyorsun. AKP’nin hukuksuzluğu
emek ve demokrasi güçlerinin mücadelesi ile bozulacaktır.
Ankara Düşünceye Özgürlük Girişimi Mahmut Konuk: Söylenen güzel
sözler pratikte uygulanmıyor özgürlük deniliyor insanlar
tutuklanıyor İsmail Beşikçi’nin cezaevi yolunda olması buna
örnektir. Davanın takipçisi olacağız. Sonuna kadar
arkadaşlarımızla dayanışacağız.
Mehmet Özer: Bu bir savaş sınıf savaşı ancak bu yöntem
burjuvazinin aşağılık bir yöntemi bu mücadele sınıf kini ile
aşılabilir. Böylesi davranışlar karşısında kinim bileniyor,
öfkem kavgamı n ateşini büyütüyor. Bende orada olacağım.
Sadrettin Güvener (Ankara 2. Bölge bağımsız milletvekili adayı);
Bölgeden alışkınız bu duruma yabancı değiliz, Yüksekova’dan
geldim benim bir arkadaşım tutuklandı 1 yıl içerde iddianameyi
bekledi iddianame geldiğinde arkadaşımın sürekli yurt dışına
gittiği söyleniyordu gerekçe buydu sonra araştırdık ki
arkadaşımın pasaportu yok. İşte böyle bir demokrasi anlayışı var
işte AKP nin ileri demokrasisi budur. SDP’ ye yapılanda budur.
Basın Açıklaması Metni:
Aklımız ve yüreğimiz "Onlar"la, "Onlar"ın yanında...
13 Nisan’da Beşiktaş Adliyesi’ndeyiz…
21 Eylül 2010 sabahı saat 5’te Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP)
il ve ilçe binaları ile üyelerinin evleri, Toplumsal Özgürlük
Platformu (TÖP) üyelerinin evleri Emniyet güçleri tarafından
basıldı. Operasyonlarda SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan, MYK
üyeleri Günay Kubilay, Ecevit Piroğlu, Ulaş Bayraktaroğlu, SDP
üyeleri İbrahim Turgut ve Özgür Cafer Kalafat, TÖP sözcüleri
Oğuzhan Kayserilioğlu ve Tuncay Yılmaz, Toplumsal Özgürlük okuru
Semih Aydın gözaltına alınarak tutuklandı.
Emniyet bu operasyon ve gözaltıları “Devrimci Karargah” örgütü
üyeliği suçlamasıyla yaptı. Daha önceki Devrimci Karargah
davaları hukuk skandalları ve keyfi tutuklamalar ile basında yer
almıştı.
SDP ve TÖP üyeleri dosyaya konan gizlilik kararı nedeniyle
kendileri hakkındaki suçlamaların neler olduğunu öğrenemeden
cezaevinde 5 ay geçirdiler. Sonunda Şubat ayında iddianame
açıklandı ve arkadaşlarımızın hangi “kanıtlara” dayanarak
“Devrimci Karargah” üyeliğiyle suçlandıklarını öğrenebildik.
İddianamede arkadaşlarımızın “Devrimci Karargah”la bağlantılı
olduklarına dair tek bir somut kanıt ileri sürülememektedir.
İleri sürülen suçlamalar, Newroz gibi, IMF karşıtı protestolar
gibi gösterilere ve Orhan Yılmazkaya’nın yargısız infaz
edilmesini kınayan basın açıklamasına katılmaktan ibarettir.
Bu sözde kanıtlarla arkadaşlarımızın kendilerini SDP’de kamufle
ederek “terörist” faaliyetlerde bulundukları iddia edilmektedir.
Yasal bir partinin genel başkanlığı nasıl bir kamuflaj
sağlamaktadır? Hangi illegal eylemlerde bulunmuşlardır?
Yıllardır açık alanda meşru mücadele yürüten ve böyle tanınan
politik şahsiyetler hiçbir aksi kanıt gösterilemeden “silahlı
terör örgütü üyeliğinden” cezaevine atılmaktadır.
AKP hükümeti, yasal zeminde mücadele edemediği sosyalistlere
karşı kirli bir kampanya yürütmekte, “terörist” diye mahkum
etmeye çalışmaktadır. Kürt siyasetçilere yönelik olarak
sürdürülen tutuklama terörüyle birlikte düşünüldüğünde, bu
operasyonlar, AKP hükümetinin politik muhalefete tahammül
edemediğinin ve hak hukuk tanımadığının göstergesidir.
12 Eylül Anayasasının güya “demokratikleştirildiği” referandumun
üzerinden yalnızca 9 gün geçmişken hükümet sosyalistlere karşı
bir cadı avı başlattı. AKP hükümeti, 12 Eylül rejiminin
yöntemleriyle yola devam etmektedir. Bir siyasi parti başkanının
evi sabah saat 5’te başka hangi dönemde basılır? Hangi
demokraside insanlar aylarca mahkemeye çıkarılmadan zindanda
tutulur? Hangi “hukuk” düzeninde hakkındaki suçlamalar
tutukludan gizlenir?
“Terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla tutuklanan arkadaşlarımızın,
hakkında açılan davanın, AKP iktidarının sosyalist düşünce ve
eylemi kriminalize etme yolunda bir başka girişimi olduğu
bilinciyle, bu“tezgah”a geçit vermeyeceğimizi ilan ediyoruz.
Bu “kara oyun”un hedef tahtasına gerçekte hepimizin
yerleştirildiğini, bu davanın AKP’nin sosyalist muhalefeti
bastırma ve sindirme yolundaki girişimlerinde bir başka
merhaleyi temsil ettiğini biliyoruz.
Bu “oyun”u bozmak üzere 13 ve 15 Nisan günleri, Beşiktaş
Adliyesi’nin önünde olacak, yargılanan dostlarımızla
dayanışmamızı haykıracağız.
Aklımız ve yüreğimiz, “Onlarla”, “Onlar”ın yanında…
Biz “Sıra Kimde?” İnisiyatifi’ni oluşturan emek ve özgürlük
güçleri olarak, bu antidemokratik politikalara ve komplolara
karşı, tüm demokrasi güçlerini bizimle dayanışmaya çağırıyoruz.
Duruşma günü tüm dostlarımızı yanımızda görmek istiyoruz.
SIRA KİMDE İNİSİYATİFİ
