13-15 Nisan'da oradayız... İstanbul'da... Beşiktaş Adliyesinde!..


 2 Nisan 2011


Ankara Düşünceye Özgürlük Girişimi bir bildiri yayınlayarak 21 Eylül komplosuyla tutuklanan sosyalistlerin ilk duruşmasında, 13-15 Nisan'da, İstanbul Beşiktaş Adliyesinde olacaklarını ve "ileri demokrasi" hamlesini ve "üstün hukuku" yerinde izleyeceklerini açıkladı. 

Açıklamanın tam metni: 

13-15 NİSAN’DA ORADAYIZ… İSTANBUL’DA… BEŞİKTAŞ ADLİYESİNDE!..

“İşkenceye sıfır tolerans”,
“Darbecilerle hesaplaşıyoruz”,
“Düşünceye özgürlük”,
“Çağ atlıyoruz”,
“Bizde basın özgürlüğü Amerika’dan fazla”,
“Üstünlerin hukuku değil, hukukun üstünlüğü”,
“İleri demokrasiye geçiyoruz”,
“Bizim dönemimizde faili meçhul cinayet yok” !...
Retorik böyle !..

Mısır’da, Tunus’ta, İran’da, Irak’ta, Libya’da… sokağa dökülen insanlar için; “demokratik haklarını kullanıyorlar, saygı gösterin, önünü açın…” diyorlar.
Uygulamada, hayatın canlı pratiğinde ise:
İşkence de, faili meçhul (!) cinayetler de –inceltilmiş de olsa- devam ediyor.
“Darbecilerle hesaplaşma” görüntüsü altında bütün muhalifler hedef tahtasında.

“Düşünce suçu” denince ilk akla gelen İsmail BEŞİKÇİ’ye yeniden hapishane yolu görünüyor, Temel DEMİRER’in yargılanması devam ediyor, Nevin BERKTAŞ yattığı hücreleri yazdığı için hapiste, üstelik aynı suçtan ikinci kez, üstelik Devlet’ten 5 yıl 7 ay hapis alacaklısı iken… Pınar SAĞ savunma yaparken cezası kesiliyor. Evlerinde, işyerlerinde yapılan aramalarda bir tek çakı bıçağı dahi bulunmayan ikibini aşkın Kürt siyasetçi, Belediye Başkanı, Parti Meclisi Üyesi, İnsan Hakları Savunucuları, Sendikacılar… “KCK Davası” adı altında iki yıldan fazla bir süredir; “silahlı terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla tutuklu olarak yargılanıyor, anadilleriyle savunma yapma talepleri; “Bilinmeyen bir dil” ya da “Kürtçe olduğu tahmin edilen bir dil” nitelemesiyle reddedilip kilitlenmiş durumda..

Ermeni olduğu ve Devletin “tabu”larını yıktığı için taammüden işlenen bir Devlet cinayetiyle katledilen Hrant DİNK cinayeti üzerinden geçen 4 yılda cinayetteki rolleri nedeniyle isimleri ayyuka çıkan bir tek Devlet Görevlisi bile mahkemeye çıkarılabilmiş değil. Dink Ailesi,Avukatları ve Dostları duruşma salonlarında pervasızca hakaret ve tehditlere maruz kalıyor.

Basılmamış kitaba toplatma, nüshasını bulunduranlara; “terör örgütü üyeliğinden tutuklama” tehdidi…

Azadiya Welat Gazetesi Eski Yazı İşleri Müdürü Vedat KURŞUN’a 166 yıl 6 ay hapis cezası, ardından gelen Bedri ANIL için 52 yıl ceza talebi, Gazeteci Suzan ZENGİN’in tutuklu yargılanması ikinci yılını dolduracak, Kaldıraç Dergisi Yazı İşleri Müdürü Ülkü GÜNDOĞDU DİLMEÇ’in cezası yeni kesildi.

Ahmet ŞIK ve Nedim ŞENER için; “kitapları nedeniyle değil..” açıklamalarına karşın kitapları dışında onlara sorulan tek soru olmaksızın tutuklandılar.
Devrimci Sosyalist Basını; Kızıl Bayrak’ı, Odak’ı, Atılım’ı, İşçi-Köylü’yü, Devrimci Demokrasi’yi, Yürüyüş’ü, Alınteri’yi, Devrimci Proletarya’yı… saymıyoruz bile. Onlar bu ülkenin “Kunta-Kinte”leri.. Yıllardır sürekli büroları basılıp tarumar edilerek derdest ediliyorlar. Her birinden üçer-beşer kişi hapiste…
…Ve yoksulluk diz boyu,
…Ve yolsuzluk… Boğazına kadar…
…Ve Kürt Coğrafyasında, dağların kuytuluk boğazlarından, karakolların bahçesinden, asit kuyularından, Newala Qesaba’dan… insan kemikleri fışkırıyor, toplu mezarlar insanlığın suratına bir şamar gibi çarpıyor…

Bütün bunlara karşı yürüyen, sokağa çıkan işçilere, emekçilere, ezilenlere, yoksullara, baldırı çıplaklara, öğrencilere, “çözüm” çadırlarında serhildanlar yaratan Kürt halkına coplarla, dipçik darbeleriyle, panzerlerle, tazyikli sularla, gaz bombalarıyla, plastik mermilerle vb. azgınca, acımasızca saldırılıyor…

Bu; “ileri demokrasi”, bu; -herhalde- Yeni Orta “çağ(a) atlama” hamlelerinden biri de SDP, SP, ve TÖP yöneticilerine, Bilim ve Gelecek Dergisi ile RED Dergisi Yazar ve Editörlerine yönelik 21 Eylül Komplosu. En hayasızca olanı ise Enternasyonalist Devrimcilerin, Sosyalistlerin işkenceci Polis Şefleriyle, Ergenekoncu’larla aynı kareye sokulmak istenmesi…

Bu komplo sonucu tutuklanan Sosyalist Demokrasi Partisi Genel Başkanı Rıdvan TURAN ve Parti Yöneticilerinin, Toplumsal Özgürlük Platformu Sözcüsü Oğuzhan KAYSERİLİOĞLU’nun, Bilim ve Gelecek Dergisi ile RED Dergisi Yazar ve Editörlerinin yargılandığı davanın ilk duruşması 13-15 Nisan 2011 tarihlerinde İstanbul’da, Beşiktaş adliyesinde görülecektir.

Biz bu “ileri demokrasi” hamlesini, bu “üstün hukuku” yerinde izlemek için 13-15 Nisan 2011 tarihlerinde Orada; İstanbul’da, Beşiktaş Adliyesi önünde olacağız.

ANKARA DÜŞÜNCEYE ÖZGÜRLÜK GİRİŞİMİ

 

 



Loading