Halkın ortaya çıkardığı iradeyi tanı! Hukuksuz saldırıları durdur!


 31 Mart 2011


 

Kadıköy'de 'sivil itaatsizlik' eylemi başlatıldı, Taksim'de nöbeti SDP devraldı

İSTANBUL (DİHA) - Kadıköy İskele Meydanı'nda "Demokratik Çözüm Çadırı" kurmak isteyen BDP'lilerin çadırı 'gözaltına' alındı. Bunun üzerine yüzlerce kişi "sivil itaatsizlik" eylemi başlatırken, Taksim'deki "Çözüm çadırı"nda nöbeti SDP'liler devraldı. 

BDP ve DTK'nin Kürt sorununun çözümü için başlattığı sivil itaatsizlik ve "Demokratik Çözüm Çadırı" eylemleri İstanbul'da devam ediyor. Taksim Gezi Parkı'nda 5 gündür açık olan çadırda nöbeti SDP'liler devralırken, BDP İstanbul İl Örgütü üyeleri Kadıköy İskele Meydanı'nda buluştu. Meydanda kurulmak istenen "Çözüm çadırı"na yoğun güvenlik önlemleri alan polis tarafından el konuldu. Bunun üzerin yüzlerce kişi önce demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenler için saygı duruşunda bulundu, ardından ise oturma eylemi başlattı. Eylem alanında "Sivil itaatsizim özgürüm" ve 4 talebin yazılı olduğu pankart ve Özgür Demokratik Alevi Hareketi'nin (ÖDAH) üzerinde Hz. Ali, Mazlum Doğan ve Seyit Rıza'nın fotoğraflarının bulunduğu "Aslını inkar eden haramzadedir" pankartları asıldı. 

'Mihri Belli'den selam getirdim' 

Eyleme BDP İl Eş Başkanı Mustafa Avcı, PM üyeleri Emrullah Bingül ve Şamil Altan ile yüzlerce parti üyesinin yanında Sosyalist Parti Başkanı Sevim Belli, Yusuf Çetin, Eğitim Sen eski Genel Başkanı Alaattin Dinçer, ÖDAH, EDP, ESP'li temsilciler de katıldı. İlk konuşmayı yapan Sosyalist Parti Başkanı Sevim Belli, "Mihri Belli ve kendi adıma Kürtlerin mücadelesini selamlıyorum. Bizler halkların kendi kaderini tayin hakkını talep eden bir gelenekten geliyoruz. Bu gelenek doğrultusunda gelecek günleri birlikte kurmak dileği ile sivil itaatsizlik eyleminizi selamlıyorum" dedi. 

'Çadırımızı gözaltına aldılar' 

BDP İstanbul İl Eş Başkanı Mustafa Avcı, 4 talep için başlattıkları eylemlerine yönelik İstanbul Valiliği'nin tutumunu kınadı. "Demokratik haklarımız için kuracağımız çadırımızı gözaltına aldılar" diyen Avcı, antidemokratik yaklaşımı protesto ettiklerini söyledi. Başbakan Erdoğan'ın 'Sivil itaatsizlik' eylemleri aracılığıyla BDP'nin seçim propagandası yaptığı yönündeki açıklamalarını da eleştiren Avcı; "Başbakan'ın kamuoyuna empoze etmeye çalıştığı, bizim seçim propagandası yaptığımız yönünde. Bizim eylemlerimizin dört talebi var. Anadilde eğitim talebi, yüzde 10 seçim barajının kaldırılması, siyasi tutukluların serbest bırakılması ve operasyonların son bulmasıdır. Sayın Başbakan 10 Nisan seçim adaylık başvurusu için son gündür. 10 Nisan'a kadar bu talepleri gerçekleştir. Biz seçime girmiyoruz. Bütün oylar senin olsun. Varsa cesaretin yap" diye konuştu. Konuşmaların ardından kitle, halaylarla sivil itaatsizlik eylemine devam ediyor. 

Taksim'de nöbet sırası SDP'de 

27 Mart Pazar günü Taksim Gezi Parkında açılan 'Demokratik çözüm çadırı'nın 5. gününde nöbeti devralan SDP'liler basın açıklaması yaptı. Açıklamayı okuyan İsmail Şengül, Kürt halkının, Newroz sonrasında taleplerin dile getirmek için kurduğu çözüm çadırları ve sivil itaatsizlik eylemlerinin özgürlük yürüyüşünün bir parçası olduğunu söyledi. Hükümetin tavrını kınayan Şengül, "Bu taleplerin karşısında polisi, panzeri diken, annelere gaz atan, çocukları gözaltına alan AKP hükümeti, çözümsüzlüğü ve savaş politikalarına tırmandırmaktan başka bir şey yapmamaktadır" dedi. Son olarak 24 saat çadırda bekleyeceklerini dile getiren Şengül, bütün kamuoyunu Kürtlerin mücadelesine destek olmaya çağırdı. 

SDP'nin basın açıklama metni: 

Halkın ortaya çıkardığı iradeyi tanı!
Hukuksuz saldırıları durdur!

 
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Erbil’de “ileri demokrasi, hak ve özgürlükler” nutukları atıp “devlet millet kaynaşması” masalları anlatırken, Kızıltepe’de, Nusaybin’de, Mersin’de Demokratik Çözüm Çadırlarına polis gaz bombalarıyla saldırıyor, vekiller ve belediye başkanları yerlerde sürükleniyor, tutuklama terörü sürdürülüyordu.

Newroz alanlarına toplanan milyonların Demokratik Çözüm Çadırlarına başlattıkları Özgürlük yürüyüşleri ile dile getirdiği talepler, Kürt sorununun barışçıl çözümü için ortaya konan somut, demokratik taleplerdir. Bu taleplerin karşısına polisi, panzeri diken, Barış Annelerine gaz atan, çocukları gözaltına alan AKP hükümeti, çözümsüzlüğü ve savaş politikalarını tırmandırmaktan başka bir şey yapmamaktadır.

Başbakan anadilde eğitim hakkına, %10 seçim barajının kaldırılmasına, askeri ve siyasi operasyonların durdurulmasına, tutuklama terörüne son verilmesine niye karşı çıktığını açıklayacağına, bu talepler hakkında ne düşündüğünü halka anlatacağına,  “Sivil itaatsizlik diyorlar. Allah aşkına bunların neresi sivil?” diyerek güvenlik güçlerine “Saldırın!” emri vermiştir. Başbakan eğer kimin sivil olduğunu çok merak ediyorsa üstüne gaz sıktırdığı Barış Annelerine, gözaltına aldırttığı çocuklara, yerlerde sürüklettiği belediye başkanlarına baksın. Halkın demokratik taleplerini tartışmaktan kaçmak için karşısına zor ve zulüm aygıtını çıkaranın, kimin sivil olduğunu sorgulama hakkı yoktur.

AKP hükümetinin elinden, en demokratik talepleri bile en antidemokratik yöntemlerle bastırmaya çalışmaktan başka bir şey gelmemektedir. Hem basılmamış kitabı imha etmek için yayınevleri ve gazeteler basılmakta ve ifade özgürlüğünün altı oyulmakta, hem seçilmişler üzerinde tutuklama terörü estirilerek demokratik zemin dinamitlenmekte, hem çatışmasızlığa askeri operasyonlarla karşılık verilerek barış yolu tıkanmakta, ama başbakan hala Türkiye’yi bir “demokrasi ve istikrar modeli” olarak yutturmaya çalışmakta, Ortadoğu’daki liderlere “Halkınıza silah doğrultmayın! Halkınızı anlamaya çalışın!” diye öğütler verme yüzsüzlüğünü göstermektedir.

Barış ve demokrasi mücadelesi aynı zamanda bir eşitlik ve özgürleşme mücadelesidir. SDP bu mücadeleyi Kürt halkının olduğu kadar Türkiye işçi sınıfının ve sosyalistlerin de mücadelesi olarak görmektedir.

Bu çerçevede SDP, 27 Mart Pazar günü İstanbul’da Demokratik Kent Konseyi Öncülüğünde açılan demokratik çözüm ve barış çadırındaki nöbeti bugün devralmıştır. SDP bu sabah saat 10.00’dan itibaren devraldığımız alanda gün boyu birçok etkinlik gerçekleştirecek ve gece boyunca da barış için bekleyişimiz sürecektir. Tüm kamuoyunu barış çadırlarını ziyarete ve Kürt halkıyla dayanışmaya çağırıyoruz.

SOSYALİST DEMOKRASİ PARTİSİ
İSTANBUL İL ÖRGÜTÜ
31 Mart 2011

 



Loading