
Kadıköy'de 'sivil itaatsizlik' eylemi başlatıldı, Taksim'de nöbeti SDP devraldı
İSTANBUL (DİHA) - Kadıköy İskele
Meydanı'nda "Demokratik Çözüm Çadırı" kurmak isteyen BDP'lilerin
çadırı 'gözaltına' alındı. Bunun üzerine yüzlerce kişi "sivil
itaatsizlik" eylemi başlatırken, Taksim'deki "Çözüm çadırı"nda
nöbeti SDP'liler devraldı.
BDP ve DTK'nin Kürt sorununun çözümü için başlattığı sivil
itaatsizlik ve "Demokratik Çözüm Çadırı" eylemleri İstanbul'da
devam ediyor. Taksim Gezi Parkı'nda 5 gündür açık olan çadırda
nöbeti SDP'liler devralırken, BDP İstanbul İl Örgütü üyeleri
Kadıköy İskele Meydanı'nda buluştu. Meydanda kurulmak istenen
"Çözüm çadırı"na yoğun güvenlik önlemleri alan polis tarafından
el konuldu. Bunun üzerin yüzlerce kişi önce demokrasi
mücadelesinde yaşamını yitirenler için saygı duruşunda bulundu,
ardından ise oturma eylemi başlattı. Eylem alanında "Sivil
itaatsizim özgürüm" ve 4 talebin yazılı olduğu pankart ve Özgür
Demokratik Alevi Hareketi'nin (ÖDAH) üzerinde Hz. Ali, Mazlum
Doğan ve Seyit Rıza'nın fotoğraflarının bulunduğu "Aslını inkar
eden haramzadedir" pankartları asıldı.
'Mihri Belli'den selam getirdim'
Eyleme BDP İl Eş Başkanı Mustafa Avcı, PM üyeleri Emrullah
Bingül ve Şamil Altan ile yüzlerce parti üyesinin yanında
Sosyalist Parti Başkanı Sevim Belli, Yusuf Çetin, Eğitim Sen
eski Genel Başkanı Alaattin Dinçer, ÖDAH, EDP, ESP'li
temsilciler de katıldı. İlk konuşmayı yapan Sosyalist Parti
Başkanı Sevim Belli, "Mihri Belli ve kendi adıma Kürtlerin
mücadelesini selamlıyorum. Bizler halkların kendi kaderini tayin
hakkını talep eden bir gelenekten geliyoruz. Bu gelenek
doğrultusunda gelecek günleri birlikte kurmak dileği ile sivil
itaatsizlik eyleminizi selamlıyorum" dedi.
'Çadırımızı gözaltına aldılar'
BDP İstanbul İl Eş Başkanı Mustafa Avcı, 4 talep için
başlattıkları eylemlerine yönelik İstanbul Valiliği'nin tutumunu
kınadı. "Demokratik haklarımız için kuracağımız çadırımızı
gözaltına aldılar" diyen Avcı, antidemokratik yaklaşımı protesto
ettiklerini söyledi. Başbakan Erdoğan'ın 'Sivil itaatsizlik'
eylemleri aracılığıyla BDP'nin seçim propagandası yaptığı
yönündeki açıklamalarını da eleştiren Avcı; "Başbakan'ın
kamuoyuna empoze etmeye çalıştığı, bizim seçim propagandası
yaptığımız yönünde. Bizim eylemlerimizin dört talebi var.
Anadilde eğitim talebi, yüzde 10 seçim barajının kaldırılması,
siyasi tutukluların serbest bırakılması ve operasyonların son
bulmasıdır. Sayın Başbakan 10 Nisan seçim adaylık başvurusu için
son gündür. 10 Nisan'a kadar bu talepleri gerçekleştir. Biz
seçime girmiyoruz. Bütün oylar senin olsun. Varsa cesaretin yap"
diye konuştu. Konuşmaların ardından kitle, halaylarla sivil
itaatsizlik eylemine devam ediyor.
Taksim'de nöbet sırası SDP'de
27 Mart Pazar günü Taksim Gezi Parkında açılan 'Demokratik çözüm
çadırı'nın 5. gününde nöbeti devralan SDP'liler basın açıklaması
yaptı. Açıklamayı okuyan İsmail Şengül, Kürt halkının, Newroz
sonrasında taleplerin dile getirmek için kurduğu çözüm çadırları
ve sivil itaatsizlik eylemlerinin özgürlük yürüyüşünün bir
parçası olduğunu söyledi. Hükümetin tavrını kınayan Şengül, "Bu
taleplerin karşısında polisi, panzeri diken, annelere gaz atan,
çocukları gözaltına alan AKP hükümeti, çözümsüzlüğü ve savaş
politikalarına tırmandırmaktan başka bir şey yapmamaktadır"
dedi. Son olarak 24 saat çadırda bekleyeceklerini dile getiren
Şengül, bütün kamuoyunu Kürtlerin mücadelesine destek olmaya
çağırdı.
Halkın ortaya çıkardığı iradeyi
tanı!
Hukuksuz saldırıları durdur!
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Erbil’de “ileri demokrasi, hak ve
özgürlükler” nutukları atıp “devlet millet kaynaşması” masalları
anlatırken, Kızıltepe’de, Nusaybin’de, Mersin’de Demokratik
Çözüm Çadırlarına polis gaz bombalarıyla saldırıyor, vekiller ve
belediye başkanları yerlerde sürükleniyor, tutuklama terörü
sürdürülüyordu.
Newroz alanlarına toplanan milyonların Demokratik Çözüm Çadırlarına başlattıkları Özgürlük yürüyüşleri ile dile getirdiği talepler, Kürt sorununun barışçıl çözümü için ortaya konan somut, demokratik taleplerdir. Bu taleplerin karşısına polisi, panzeri diken, Barış Annelerine gaz atan, çocukları gözaltına alan AKP hükümeti, çözümsüzlüğü ve savaş politikalarını tırmandırmaktan başka bir şey yapmamaktadır.
Başbakan anadilde eğitim hakkına, %10 seçim barajının kaldırılmasına, askeri ve siyasi operasyonların durdurulmasına, tutuklama terörüne son verilmesine niye karşı çıktığını açıklayacağına, bu talepler hakkında ne düşündüğünü halka anlatacağına, “Sivil itaatsizlik diyorlar. Allah aşkına bunların neresi sivil?” diyerek güvenlik güçlerine “Saldırın!” emri vermiştir. Başbakan eğer kimin sivil olduğunu çok merak ediyorsa üstüne gaz sıktırdığı Barış Annelerine, gözaltına aldırttığı çocuklara, yerlerde sürüklettiği belediye başkanlarına baksın. Halkın demokratik taleplerini tartışmaktan kaçmak için karşısına zor ve zulüm aygıtını çıkaranın, kimin sivil olduğunu sorgulama hakkı yoktur.
AKP hükümetinin elinden, en demokratik talepleri bile en antidemokratik yöntemlerle bastırmaya çalışmaktan başka bir şey gelmemektedir. Hem basılmamış kitabı imha etmek için yayınevleri ve gazeteler basılmakta ve ifade özgürlüğünün altı oyulmakta, hem seçilmişler üzerinde tutuklama terörü estirilerek demokratik zemin dinamitlenmekte, hem çatışmasızlığa askeri operasyonlarla karşılık verilerek barış yolu tıkanmakta, ama başbakan hala Türkiye’yi bir “demokrasi ve istikrar modeli” olarak yutturmaya çalışmakta, Ortadoğu’daki liderlere “Halkınıza silah doğrultmayın! Halkınızı anlamaya çalışın!” diye öğütler verme yüzsüzlüğünü göstermektedir.
Barış ve demokrasi mücadelesi aynı zamanda bir eşitlik ve özgürleşme mücadelesidir. SDP bu mücadeleyi Kürt halkının olduğu kadar Türkiye işçi sınıfının ve sosyalistlerin de mücadelesi olarak görmektedir.
Bu çerçevede SDP, 27 Mart Pazar günü İstanbul’da Demokratik Kent Konseyi Öncülüğünde açılan demokratik çözüm ve barış çadırındaki nöbeti bugün devralmıştır. SDP bu sabah saat 10.00’dan itibaren devraldığımız alanda gün boyu birçok etkinlik gerçekleştirecek ve gece boyunca da barış için bekleyişimiz sürecektir. Tüm kamuoyunu barış çadırlarını ziyarete ve Kürt halkıyla dayanışmaya çağırıyoruz.
SOSYALİST DEMOKRASİ PARTİSİ
İSTANBUL İL ÖRGÜTÜ
31 Mart 2011

