Sıra Kimde İnisiyatifi'nden tutuklu gazetecilere destek


 13 Mart 2011



İSTANBUL (DİHA) - Sıra Kimde İnisiyatifi üyeleri, tutuklanan gazetecilere destek vererek, durumlarına dikkat çekti.

Sıra Kimde İnisiyatifi üyeleri, son dönemde Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınarak tutuklanan gazeteciler Ahmet Şık ve Nedim Şener'e destek vermek ve cezaevlerinde bulunan tutuklu gazetecilerle dayanışmak amacıyla İstiklal Caddesi'nde yürüyüş düzenledi. Taksim Meydanı'nda bir araya gelen ve "İşte AKP demokrasisi, sıra kimde" yazılı pankartı açan İnisiyatif üyeleri adına SDP İstanbul İl Yöneticisi Güleren Eren bir açıklama yaptı. AKP hükümetinin ileri demokrasi söyleminin ne anlama geldiğinin son dönemde yürütülen siyasi operasyonlarda kendisini gösterdiğini belirten Eren, gazeteciler Ahmet Şık ve Nedim Şener'in gerçek tutuklama gerekçelerinin yazılan kitaplar olduğunu söyledi. Eren, "Kitabın içeriği Gülen Cemaati'nin emniyet içerisindeki örgütlenmesine ilişkin iddialardan oluşmaktadır. Anlaşılan o ki yeni kozmik odalar var. Bırakın bu odalara girmeyi uzaktan bakanın bile eli yanıyor" dedi.

Anti-demokratik Terörle Mücadele Yasası değiştirilmeden, "Öz"le yetkilendirilmiş mahkemeler kaldırılmadan hukuksuzlukların ortadan kaldırılmayacağını ifade eden Eren, bu yasaların son mağdurlarının ise Ahmet Şık ve Nedim Şener olduğunu söyledi.

Basın Açıklaması Metni:

AKP hükümetinin ileri demokrasi söylemlerinin ne anlama geldiği son dönemlerde yürütülen siyasi operasyonlarla bir kez daha anlaşıldı. Görünen o dur ki, AKP hükümeti yaklaşan seçimler başta olmak üzere, Yarı Başkanlık sistemi de dahil olmak üzere 10-15 yıllık bir ‘İktidar’ projelendirmesi yaparken, 12 Eylül’ü aratacak kadar derin ‘YASADIŞI’ yöntemlerde dahil olmak üzere operasyonlarını sürdürecek.

Bu dönemde seçilmiş BDP’li Belediye başkanları KCK dosyasına dahil edilerek cezaevine konuldu. “Gaye” haline getirilen operasyonla gözaltına alınan ve tutuklanan atılım gazetesi yazarları ve ESP’liler 5 yılı aşkın bir süredir cezaevinde. SDP Genel Başkanı ve Yöneticileri, TÖP sözcüleri de Devrimci Karargah dosyasına dahil edilerek yakın zamanda tutuklanmışlardı.3 Mart sabahı ise sıra Ahmet Şık ve Nedim Şener’in de içinde bulunduğu 5 gazetecinin gözaltına alınmasına gelmişti. Ve aynı senaryo bir kez daha sahneye konuldu. Gazeteciler hiçbir ilişkilerinin olmadığı Ergenekon örgütü üyesi olmak iddiasıyla tutuklanarak Silivri’ye gönderildiler.

Ahmet Şık ve Nedim Şener’in tutuklanmalarının gerçek nedeninin yazılmakta olan bir kitap olduğu anlaşılmaktadır. Kitabın içeriğinin Gülen cemaatinin Emniyet içerisindeki örgütlenmesine ilişkin iddialardan oluştuğu düşünüldüğünde durum daha da aydınlanmaktadır. Anlaşılan o ki yeni kozmik odalar var ve bırakın bu odalara girmeyi uzaktan şöyle bir bakanın bile eli yanıyor.

Mevcut kanunlarda tanımlanmayan ama varlığını artık her kesimden muhalifin hissettiği yeni ceza yasaları yürürlüktedir. Bu yasa maddesine göre cemaatin devlet içindeki örgütlenmesine ilişkin iddialarda bulunmak, hakkında yazı yazmak, kitap hazırlamak veya hazırlamak için düşünmek bile suç sayılıyor.

Diğer yasa maddelerinin ne olduğu da Gaye, KCK ve Devrimci Karargah operasyonlarından anlaşılıyor. Yasal ve demokratik zeminlerde AKP hükümetinin ve devletin güncel politik çıkarlarına muhalefet eden Kürtler ve sosyalistlerin her söz ve eylemi bu maddelere göre suç sayılıyor. Son olarak SDP Genel Başkanı Dr. Rıdvan Turan ve TÖP sözcüsü Oğuzhan Kayserilioğlu’nun da aralarında bulunduğu 13 kişinin hiçbir ilişkileri olmayan bir örgütün üyeliğiyle suçlanarak cezaevine konulmalarında da benzer yasa maddelerinin işletildiğini görüyoruz.

Geçtiğimiz günlerde DHF üye ve temsilcileri düzenlenen bir operasyonla benzer şekilde tutuklanmışlardı. Yine Halkevleri MYK üyesi Dilşat Aktaş’a –yapılan saldırı ile Halkevleriyle ilgili yandaş medyada yayınlanan dezanformatif ve hedef gösteren haberler de AKP’nin kozmik odalarında hazırlanmış planların bir parçasıdır.

Bu planların hedefinde toplumsal muhalefet güçlerinin etkisizleştirilmesi ve susturulması yatmaktadır. Yargı-polis-medya üçgeninde hazırlanan veya hazırlanmakta olan komplolarla demokratik siyaset zeminleri tasfiye edilmek istenmektedir.

Antidemokratik ve baskıcı Terörle Mücadele Yasaları değiştirilmeden, özel yetkilendirilmiş mahkemeler kaldırılmadan ise bu hukuksuzlukların sona ermeyeceği ortadadır.Bugün bu yasaların mağdurları Ahmet Şık ve Nedim Şener olmuştur.Yarın kimin bu tezgahlara dahl edileceğini bilmiyoruz.
Sıra Kimde İnisiyatifi bileşenleri olarak bize dayatılan bu sırayı bozmak için mücadelemizi arttırarak sürdüreceğiz. Emekten, barıştan ve demokrasiden yana olan toplumsa muhalefet güçleri olarak adalet ve özgürlük talepleriyle her zaman sokaklarda olacağız.
 
SIRA KİMDE İNSİYATİFİ


 



Loading