'Sosyalistlere yönelik devlet terörüne 13 Nisan'da dur diyeceğiz'


20 Şubat 2011


İstanbul Barosu Toplantı salonunda bir araya gelen Sıra Kimde İnisiyatifi üyeleri, aralarında SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan ve TÖP sözcüsü Oğuzhan Kayserilioğlu’nun da bulunduğu 13 sosyalist siyasetçinin 13 Nisan'da görülecek duruşmalarına katılım ve destek çağrısında bulundu.

Basın toplantısına BDP İstanbul Milletvekili Sabahat Tuncel, EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel, Sosyalist Parti Genel Başkanı Sevim Belli, ESP Genel Başkan yardımcısı Alp Altınörs, ÖDP Genel Başkan Yardımcısı Sema Solaklı, EHP MYK üyesi Gülsüm Kav, İHD MYK üyesi Rıza Dalkılıç, KESK Genel Sekreteri Kasım Birtek, DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün, TTB Merkez Konsey üyesi Hüseyin Demirdizen, TMMOB Genel Merkez adına Tores Dinçöz katılarak birer konuşma yaptılar.

'BAŞTAN SONA HUKUKSUZLUK'

Dava Avukatlarından Sinan Varlık, müvekkillerinin tutuklanması ile birlikte soruşturma sırasında seri bir hukuksuzluk yapıldığını kaydetti. Bu sürede medyanın polis ile birlikte hareket ettiğini söyleyen Av. Varlık, polis tarafından görüntülerin medyaya servis edildiğini söyledi. Operasyonda ilk olarak aramalarda usulsüzlük yapıldığını kaydeden Av. Varlık, bu usulsüzlüğün dosyaya gizlilik ve kısıtlama getirilmesiyle sürdüğünü belirtti.

Av. Varlık, iddianame hakkında "Devrimci Karargah örgütüyle ilişkilendirilmeye çalışılmış ancak somut bir şey yok. Aşırı bir zorlama ile hazırlanmış bir iddianame” dedi.

Varlık, parti genel başkanının yardımcısıyla birlikte restoranda yemek yemesinin, Ahmet Türk'e yönelik yumruklu saldırıyı protesto etmenin, Newroz'a katılmanın Devrimci Karargah örgütüyle bağlantılı olarak gösterildiğini ifade eden Varlık şöyle konuştu: "Bu mantık bundan sonraki süreçlerde bu tip davalar ile çok kolay şekilde devrimcileri, sosyalistleri, aydınları yargılayacak, tutuklayacak. Bu sosyalist hareketi engellemeye yönelik bir dava olarak görülebilir."

'BU SUÇU İŞLEMEYE DEVAM EDİYORUZ'

Varlık'ın ardından söz alan BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, SDP ve TÖP'e yönelik operasyon ile KCK davasında süren hukuksuzluklara işaret etti. Yargılananlar ile aynı talepler için mücadele vermeye devam ettiklerini söyleyen Tuncel, "Biz bu suçları işlemeye devam ediyoruz” dedi. İddianamede en büyük delil olarak Gazi Mahallesi'nde 17 kurumun, Bostancı'daki çatışmada öldürülen Devrimci Karargah lideri için yapılan eylemin gösterildiğini hatırlatan Tuncel, "Sağ yakalanabilecekken devlet bütün olanaklarını kullandı ve öldürdü. Onun cenazesine gitmek suç!” diye konuştu.

Bununla toplumsal muhalefetin engellenmeye çalışıldığını vurgulayan Tuncel, davayı kendi davaları olarak gördüklerini ve 13 Nisan'da İstanbul Adliyesi'nde olacaklarını söyledi.

EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel karanlık bir düzene doğru ilerlendiğini belirterek demokratik bir ülke isteyen herkesin bu davanın karşısında durması gerektiğini belirtti.

Sosyalist Parti Genel Başkanı Sevim Belli de bütün ömrünün cezaevlerinde ve mahkeme kapılarında geçtiğini kaydederek “bizi hapsetmeye güçlerinin yetmeyeceği güce ulaşamadıkça hapse girip çıkmaya devam edeceğiz” dedi ve ortak mücadele için harekete geçmek gerektiğini vurguladı.

ADALET VE ÖZGÜRLÜK İÇİN 4 YIL SONRA ADLİYE ÖNÜNDE OLACAKLAR

ESP Genel Başkan Yardımcısı Alp Altınörs "Türkiye'de ileri demokrasiyi iddia eden AKP hükümetinin bu ülkeye kötü ünlü bir hediyesi yeni Terörle Mücadele Yasası'dır" dedi.

"Bu yasa ile özgürlük ve sosyalizm mücadelesi yürüten güçlere yönelik devlet terörünün zemini oluşturulmaktadır” diyen Altınörs, 2005 yılında bu yana sosyalistlere, devrimcilere yönelik polis operasyonları ve tutuklamaları işaret etti. "Dolayısıyla sıra kimde sorusu önemli. Bu sırayı bozmak için anti-faşist ve özgürlükten yana bütün güçlerin ellerini bu yasayı ortadan kaldırması için birleştirmesi elzemdir” diye konuştu.

Altınörs,"Sosyalizm için mücadele eden terörist değildir. Terörist olan gece yarıları evleri basandır. Terörist olan insanları yargısız infazlarda katledenlerdir, halkın seçilmiş belediye başkanlarını hapse atma cüretini gösterenlerdir” diye konuştu. Gaye operasyonunun da 4 yıl önce yine bir 21 Eylül günü ve ilk duruşmasının da yine 13 Nisan'da yapıldığını hatırlatan Altınörs, “tarihler tesadüf olabilir ama 4 yıl sonra adalet ve özgürlük için buluşacağız” dedi.

Toplantıda söz alan kurum temsilcileri bu davanın demokratik siyaset yapma hakkına vurulmuş bir kelepçe olduğunu, komplonun iddianameyle kanıtlandığını, ilk duruşmanın yapılacağı 13 Nisan’da Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesinde olacaklarını belirttiler. (ETHA/DİHA)

 




Loading