'Karargah çuvalı boş çıktı'


12 Şubat 2011


21 Eylül 2010 günü sabaha karşı evleri basılarak gözaltına alınan ve daha sonra sevk edildikleri mahkemece “Devrimci Karargah Örgütü’ne üyelik” suçlamasıyla tutuklanan SDP Genel Başkanı Dr. Rıdvan Turan ve genel başkan yardımcıları, MYK üyeleri ve üyelerinin, Toplumsal Özgürlük Platformu temsilcilerinin, diğer sosyalist çevrelere mensup gazeteci, sendikacı ve aktivistlerle  birlikte dahil edildikleri soruşturmaya ilişkin olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamenin kabul edilmesi üzerine SDP PM üyeleri Taksim Meydanında bir basın açıklaması gerçekleştirdi. SDP açıklamasında iddianame boş bir çuval olarak tanımlandı.

12 Şubat Cumartesi günü Taksim Meydan’da toplanan SDP PM Üyeleri ve SDP üyeleri “Karargah çuvalı boş çıktı, özgürlük ve adalet istiyoruz” yazılı pankart açtı. “Bu yumruk bükülmez, sosyalistler yenilmez”, “Komplolar sökmedi sökmeyecek”, sloganlarının atıldığı eyleme EHP de destek verdi. SDP PM’nin basın açıklamasını okuyan SDP MYK üyesi Yeşim Ergün “Bu iddianamede yargılanan Sosyalist Demokrasi Partisi’dir. İddia makamının ortaya çıkarabildiği tek örgüt partimiz SDP’dir. Biz SDP Parti Meclisi üyeleri olarak, başta çatı partisi ve sosyalistlerin birliği çalışmaları olmak üzere partimizin tüm faaliyetlerinin ve eylemlerinin dün olduğu gibi bugün de arkasında olduğumuzu ilan ediyoruz. Bu iddianame, sosyalistlere siyaset yasağının bir belgesidir. Tamamen siyasal iktidarın, AKP hükümetinin sorumluluğu altında pratiğe geçirilmiş baştan savma bir senaryodan başka bir şey değildir.” dedi.

SDP PM adına açıklama yapan Ergün, iddianamede, SDP Genel Başkanı Dr. Rıdvan Turan ve SDP genel başkan yardımcılarının Demokrasi İçin Birlik Hareketi (DBH) toplantılarına aktif olarak katıldıkları ve öneriler getirmekle suçlandıklarını belirterek, DBH'nin devrimci karargah faaliyeti gibi gösterilmeye çalışıldığını söyledi. Bu durumun, hukuk ve mantığa uymadığını ifade eden Ergün, iddianamede SDP'nin yargılandığını kaydetti.  'Sinsi ve kirli komployu deşifre etmeye devam edeceğiz' Dün olduğu gibi bugün de SDP'nin tüm çalışmalarının arkasında olduklarını ifade eden Ergün, "AKP hükümetinin emekçi düşmanı ve Kürt karşıtı politikalarının onu getirdiği son nokta, her türlü muhalefeti siyasi komplolarla etkisizleştirmeye kalkışmadan artık var oluşunu sürdüremediğinin göstergesidir" şeklinde konuştu.  "Yargı-polis-medya üçgeninde SDP'ye ve sosyalistlerin birliğine karşı tezgahlanmış bu sinsi ve kirli komployu teşhir ettiklerini dile getiren Ergün, "Bizleri tıkıştırmaya çalıştıkları karargah çuvalı boş çıkmıştır. Bu iddianamede tüm sosyalistlere bu ülkede siyaset yapmayın diyorlar" dedi. 

 

SDP PM’nin Basına ve Kamuoyuna Açıklaması:

Karargah Çuvalı Boş Çıktı

21 Eylül 2010 günü sabaha karşı evleri basılarak gözaltına alınan ve daha sonra sevk edildikleri mahkemece “Devrimci Karargah Örgütü’ne üyelik” suçlamasıyla tutuklanan SDP Genel Başkanı Dr. Rıdvan Turan ve genel başkan yardımcılarımız, MYK üyelerimiz ve üyelerimizin, Toplumsal Özgürlük Platformu temsilcilerinin, diğer sosyalist çevrelere mensup gazeteci, sendikacı ve aktivistle birlikte dahil edildikleri soruşturmaya ilişkin olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan 2011/48 no.lu iddianame, 04.02.2011 tarihinde İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilmiştir.

130 sayfadan oluşan ve 40 ek klasöre sahip olduğu söylenen iddianame, yargılanmakta olan üye ve yöneticilerimizin yanı sıra, doğrudan Sosyalist Demokrasi Partisi tüzel kişiliğini hedef alan asılsız iddia ve beyanlar içermektedir.

İddianamede,  Devrimci Karargah örgütünün Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP)  ile doğrudan irtibatının bulunduğu  iddia edilmekte ve bu iddiaya dayanak olarak Bostancı’daki çatışmada öldürülen Orhan Yılmazkaya’nın bilgisayarından kurtarılan 2 sayfalık bir belge gösterilmektedir. İddianamede bu belgenin “Bedreddini Hareketi’nin SDP içerisine katılması” ile ilgili olduğundan yalnızca 1 kez söz edildikten sonra bu belgeden 8 kez “Devrimci Karargahın SDP ile bütünleşmesinin gerekçesinin açıklandığı” belge diye söz edilmektedir.

Program ve tüzüğünü kabul eden herkesin üye olabileceği SDP, çoğulcu, demokratik, farklı görüşlerin kendilerini parti içinde ifade etmelerine imkan tanıyan bir partidir. Bedreddini Hareket isimli çevreden bir grup insan da 2005 yılında parti program ve tüzüğünü kabul ederek SDP’ye üye olmuştur. Herkes tarafından bilinen bu katılımın, 6 yıl sonra hazırlanan bir iddianamede, bir bilgisayardan kurtarılan bir belgeye dayanarak “Devrimci Karargah’ın SDP’yle bütünleşmesi” diye gösterilmeye çalışılması, keyfi ‘suç’ imalatından başka bir anlama gelmez. Kaldı ki, bugün bu davadan tutuklu bulunan SDP Genel Başkanı ve üyeleri, partiye sonradan üye olan değil, 2002 yılında partinin kuruluşunda, kurucu üye sıfatıyla SDP’yi kuran bileşene mensup kişilerdir.

İddianamede SDP Genel Başkanı Dr. Rıdvan Turan ve SDP genel başkan yardımcıları  Demokrasi İçin Birlik Hareketi (DBH) toplantılarına aktif olarak katılmakla ve öneriler getirmekle “suçlanmaktadırlar”. Birçok sol, sosyalist, demokrat çevre ve bireyin, aydının, sanatçının, bilim insanının katılımıyla oluşan ve sonradan Demokrasi İçin Birlik Hareketi (DBH) adını alan Çatı Partisi girişimi, çok geniş bir kesime çağrıda bulunarak ve bütün merkezi ve yerel toplantılarını dileyen herkesin katılabileceği açıklıkta gerçekleştirerek bütün ezilen kesimlerin temsilcilerinin yer alacağı bir demokratik birlik oluşturma faaliyeti yürütmüştür.

İddianamede SDP üyelerinin “DBH içinde birlikte faaliyet yürütmekle” suçlanmaları, ve bunun da “Devrimci Karargah” faaliyetiymiş gibi gösterilmeye çalışılması iddia makamının hukuk ve mantık ilkelerini hiçe sayan bir tasarrufundan başka bir şey değildir. Ancak SDP başkan ve üyelerinin parti binasına girip çıkmalarını fiziki takipte elde edilen suç unsuru olarak yazmakta bir tuhaflık görmeyen Savcılığın, aynı kişilerin “DBH içinde birlikte faaliyet yürütmelerinden” suç türetmeye kalkmasında da şaşılacak bir yan görmemek gerekir.

Bu iddianamede yargılanan Sosyalist Demokrasi Partisi’dir. İddia makamının ortaya çıkarabildiği tek örgüt partimiz SDP’dir. Biz SDP Parti Meclisi üyeleri olarak, başta çatı partisi ve sosyalistlerin birliği çalışmaları olmak üzere partimizin tüm faaliyetlerinin ve eylemlerinin dün olduğu gibi bugün de arkasında olduğumuzu ilan ediyoruz. Bu iddianame, sosyalistlere siyaset yasağının bir belgesidir. Tamamen siyasal iktidarın, AKP hükümetinin sorumluluğu altında pratiğe geçirilmiş baştan savma bir senaryodan başka bir şey değildir. AKP hükümetinin emekçi düşmanı ve Kürt karşıtı politikalarının onu getirdiği nokta, her türlü muhalefeti siyasi komplolarla etkisizleştirmeye kalkışmadan artık varoluşunu sürdüremediğinin göstergesidir.

Yargı-Polis-Medya üçgeninde Partimize ve sosyalistlerin birliğine karşı tezgahlanmış bu sinsi ve kirli komployu buradan teşhir ediyoruz. Bizleri tıkıştırmaya çalıştıkları Karargah çuvalı boş çıkmıştır. SDP Genel Başkanı Dr. Rıdvan Turan, SDP yöneticileri ve üyeleri, Toplumsal Özgürlük temsilcileri ve sosyalist dergi yazarları derhal serbest bırakılmalıdır!

 

SDP PM
SOSYALİST DEMOKRASİ PARTİSİ
PARTİ MECLİSİ
12 Şubat 2011

 




Loading