İSTANBUL (ETHA) - Siyasi parti başkanları ve bazı örgüt temsilcilerinin SDP'nin tutuklu olan Genel Başkanı Rıdvan Turan ve TÖP sözcüsü Oğuzhan Kayserilioğlu'nu cezaevinde ziyaret etme taleplerinin reddedilmesi, Taksim Hill Otel'de yapılan açıklamayla protesto edildi.
Aralarında
ÖDP Genel Başkanı Alper Taş, ESP Genel Başkanı Figen Yüksekdağ,
EHP Genel Başkanı Sibel Uzun, İSP Genel Başkan Yardımcısı Ufuk
Göllü, BDP Genel Başkan Yardımcısı Tuncer Bakırhan, SDP Genel
Başkan Yardımcısı Aylin Mert, SGP Sözcüsü Ertuğrul Kürkçü,
Türkiye Gerçeği Dergisi sözcüsü Mehmet Gümüş, TÖP sözcüsü
İbrahim Halit Elçi, TKP MK üyesi Erkan Baş ve Halkevleri Genel
Başkanı İlknur Birol, Silivri 4 No'lu L Tipi Cezaevinde tutuklu
bulunan SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan ve TÖP sözcüsü Oğuzhan
Kayserilioğlu'yla açık görüş yapmak için Adalet Bakanlığı'na
başvuruda bulunmuştu. Ancak başvuru, Hükümlü ve Tutukluların
Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelik gerekçe gösterilerek
reddedildi.
Konuyla ilgili bugün Taksim Hill Otel'de siyasi parti başkanlarının katılımıyla basın toplantısı düzenlendi. Açıklama yapan EHP Genel Başkanı Sibel Uzun, 21 Eylül 2010 tarihinde polis tarafından gerçekleştirilen operasyon sonucunda SDP ve TÖP yöneticileri ve üyelerinin bir komplo sonucu, Devrimci Karargah örgütüyle ilişkileri olduğu iddiasıyla tutuklandıklarını belirtti.
"Devletin yargısı, dört ayı aşan süredir tutukluluk durumlarının ne olacağı, davanın seyrinin nasıl olacağı, iddianamenin nasıl ve ne zaman hazırlanacağı hakkında hiçbir bilgi vermemektedir" diyen Uzun, bu hukuksuz ve haksız sürece karşı mücadeleyi büyütmek için 'Sıra Kimde İnisiyatifi'ni kurduklarını bildirdi.
Bu birlikteliğin içerisinde pek çok siyasi parti ve örgüt temsilcilerinin yer aldığını söyleyen Uzun, hukuku hiçe sayan anti-demokratik saldırılara ve tutuklamalara karşı birlikteliğin örnek teşkil edeceğini belirtti.
TUNCAY ÖZKAN PARTİSİYLE TOPLANTI YAPMIŞTI
Sibel Uzun, Turan ve Kayserilioğlu'nu cezaevinde ziyaret etme taleplerinin reddedilmesini "keyfi bir uygulama" olarak değerlendirdi. Tuncay Özkan'ın yine Silivri Cezaevi'nde kendi partisinin merkez kuruluyla toplantı yaptığını hatırlatan EHP Başkanı, sosyalist, devrimci ve demokratik güçlerin bu hakkı kullanmak istemelerinin ise engellendiğine dikkat çekti.
"AKP'nin demokrasisi katiller, darbeciler, derin devlet güçleri ve patronlar için var" diyen Sibel Uzun, AKP'nin kendi dışındaki güçlere tahammülsüz davrandığını ve kendi emrinde olan devlet yönetimini de bu doğrultuda kullanarak, iktidarını pekiştiren yasalar çıkardığını belirtti.
Sibel Uzun, arkadaşları serbest bırakılıncaya kadar bu tür başvuru ve mücadelelerinin devam edeceğini açıkladı.
BAŞKANLAR, TUTUKLULARIN SERBEST BIRAKILMASINI İSTEDİ
Toplantıda, ortak metnin okunmasının
ardından siyasi parti başkanları da birer konuşma yaptı.
ÖDP Genel Başkanı Alper Taş, arkadaşlarına sahip çıkmanın yargı ve hukukta adalet talebine sahip çıkmak anlamına geldiğini söyledi, siyasi tutukluların serbest bırakılmasını istedi.
TKP MK Üyesi Erkan Baş, "Tutuklu arkadaşlarımızın sesini dışarıya yansıtmak, onlarla dayanışmak önemli. Siyasi tutukluların siyasi faaliyetlerini yürütmelerinin önündeki engellerin kaldırılmasını ve arkadaşlarımızın serbest bırakılmasını istiyoruz" dedi.
Sosyalist Parti (SP) Genel Başkanı Sevim Belli, Türkiye halkları için sosyalist partilerin birlikte mücadele yürütmesinin önemin olduğunu ifade ederek, "Bilincimizi ve sosyalist kültürümüzü bu yolda kullanalım" dedi.
ESP Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, cezaevinde görüş taleplerinin reddedilmesinin bir devlet klasiği olduğunu söyledi ve şunları ifade etti: "Devletin Ergenekon sanıklarını kendi parti üyeleriyle görüştürmesi gibi örnekler, keyfiyetinin, keyfi tutumunun bir göstergesidir. Toplumsal temsiliyeti olan parti temsilcileri olmamıza, meşrutiyetimize rağmen, devlet kendi meşrutiyeti doğrultusunda hareket etmektedir. Bu yaptığımız toplantının amacı da sadece bu keyfiyeti kınamak değil, yürüttüğümüz mücadeledeki kararlığımıza da sembolize etmesi açısından önemlidir. Mücadelemiz arkadaşlarımızın serbest bırakılması ve adalet talepleriyle de devam edecektir."
EMEP Genel Başkanı Yardımcısı Kamil Tekin Sürek, Anayasa'da yapılmak istenen değişikliğin demokratikleşme adımı olarak gösterilmesine dikkat çekerek, ekledi: "Hukuksal adalet herkese eşit uygulanması gerekirken bunu göremiyoruz. Haberal'ın odası aranıyor, internet v.s. gibi olanaklara sahip olduğu gün yüzüne çıkıyor. Hizbullah üyelerinin kullandıkları teknolojik imkanlar ortaya çıkıyor. Ancak söz konusu siyasi tutsaklar olduğunda bir kitap bile verilmiyor. Bu tür uygulamalara son verilmesini ve arkadaşlarımızın serbest bırakılmasını istiyoruz."
Sosyalist Gelecek Partisi Hareketi (SGPH) sözcüsü Ertuğrul Kürkçü'de yaptığı konuşmada arkadaşlarının artık yargıç önüne çıkarılarak serbest bırakılmalarını istedi. Terörle Mücadele hukukunu artık kabul etmediklerini söyleyen Kürkçü, "Türkiye halen kendi Ortaçağı ile savaşıyor" dedi.
Halkevleri Genel Başkanı İlknur Birol, AKP Hükümetinin kurmak istediği rejimin iki temel taktiğe dayandığını söyleyerek, eşitlik, adalet ve özgürlük istemine karşı geliştirdiği tutuma dikkat çekti. KCK davasında Kürt siyasetçilere yapılan uygulamalara ve 2006 ESP operasyonunu hatırlatan Birol, bu operasyonlarda da akılalmaz iddiaların tutuklama nedeni olduğunu söyledi.
BDP PM üyesi Şamil Altan ise görüşme taleplerinin reddedilmesine şaşırmadıklarını belirterek, "Devlet emeğin kurtuluşu ve halkın verdiği kurtuluş mücadelesine rezil bir çember örmektedir. Ancak bizler güçlerimizi birleştirerek tüm arkadaşlarımızı bu çemberden kurtaracağız" dedi. AKP hükümetinin kuytu köşelerde vuramadıklarını cezaevlerine atarak orada tutmaya çalıştığını ifade eden Altan, "Bu çarka karşı çomak gücü oluşturmalıyız" dedi.
Yeşiller Partisi adına konuşan Hüseyin Güngör ise, AİHM kararları ve adil yargılamanın temel maddelerine değinerek, arkadaşlarının yargılama sürecinin biran önce dosyaların hazırlanarak başlamasını istedi.
SDP Genel Başkan Yardımcısı Ekin Bodur, Sıra Kimde İnisiyatifi'yle birlikte artık dayanışmanın ötesine geçilerek ortak mücadele hattının örülmeye başlandığını ifade etti.
TÖP sözcüsü İbrahim Halit Elçi, tutuklamalara ve AKP Hükümetinin işçi, emekçi, ezilenlere ve sosyalist hareketi ehlileştirme çalışmalarına karşı ortak mücadelenin devam edeceğini belirtti.
