Tutuklular
serbest bırakılıncaya kadar, Türkiye’nin her yerinde, Ankara’nın
her semtinde eylemdeyiz…
21
Eylül komplosunun üzeriden bir ayı aşkın zaman geçmesine rağmen
hukuksuzluğa son vermek için hiçbir adım atılmaması, 27 Ekim
Çarşamba günü Mamak’ta protesto edildi. Tutukluların serbest
bırakılması talebiyle saat 18.00’de Tuzluçayır muhtarlığı önünde
başlayan meşaleli yürüyüş,Tuzluçayır meydanında ‘Sıra Kimde’
Mamak inisiyatifinin hazırladığı basın açıklaması metninin
okunması ile sonlandı. Basın açıklamasını SDP Ankara il
sekreteri Ali Karacan okudu. Karacan, basın açıklamasında
AKP’nin tutuklama terörünün, sosyalistleri korkutamayacağı,
tutuklular serbest bırakılıncaya kadar, Türkiye’nin her yerinde,
Ankara’nın her semtinde eylem yapacaklarını vurguladı. Mevzileri
terk etmeyeceklerini söyleyen Karacan, bu saldırıların tüm
demokrasi güçleri ile püskürtüleceğini, 21 Eylül komplosunu boşa
çıkartılacağını belirtti.
Basın Açıklaması Metni
Bir ayı aşkın zaman geçti, bu hukuksuzluk ne kadar sürecek?
2.000’e yakın Kürt siyasetçi 18 aydır tutuklu, SDP ve TÖP
yöneticileri hapishanede. Diyarbakır’da yargılamanın başlayacağı
gün gazetelerde yer alan, başbakanın Kürt halkının seçilmiş
temsilcilerine yönelik temelsiz suçlamaları, bu davanın
arkasında siyasi iktidarın bulunduğunu ve savcısının başbakan
olduğunu bütün çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. AKP hükümeti
demokratik siyaset zeminini dinamitlemeye devam ediyor. Başbakan
sözleriyle savaşı körüklerken, emek ve demokrasi savunucularına,
sosyalistlere darbe günlerini aratmayan tutuklama terörü
yaşatılıyor.
21 Eylül sabahı, AKP hükümeti yeni bir hukuksuzluğa imza
attı. Sosyalist Demokrasi Partisi Genel Başkanı Rıdvan Turan,
Toplumsal Özgürlük Platformu sözcüsü Oğuzhan Kayserilioğlu, SDP
ve TÖP sözcü ve üyelerinin evlerine, SDP parti binalarına kar
maskeli polislerce baskın yapıldı. 25 Eylül günü aralarında Red
ve Bilim ve Gelecek dergilerinin yazarları ile 74 yaşında emekli
bir sendikacı olan Kemal Hamzaoğlu’nun bulunduğu 13 kişi siyasi
bir komployla tutuklandı.
AKP iktidarını pekiştirirken, devrimcileri, insan hakları ve
demokrasi savunucularını, Kürtleri de komplolarla, iftiralarla
tutukluyor. Ne TÖP’ün ne de SDP’nin devrimci karargâhla ilgisi
olmadığını herkes biliyor. Bunu bizim bildiğimiz kadar devlet de
biliyor, AKP de biliyor, yargı da biliyor. Herkes biliyor ama
arkadaşlarımız hala tutuklu. Böylece topluma mesaj veriliyor:
Eğer benden değilsen, yani benim istediğim, benim teşekkür
ettiğim solculardan değilsen, seni geçerli hiçbir hukuki gerekçe
göstermeden tutuklayabilirim.
21 Eylül komplosu, tüm muhalif güçlere yönelik saldırının bir
parçasıdır. AKP ve onunla iç içe çalışan ABD’nin emrindeki
Fethullah Cemaati, sosyalistlerin ve demokratların yasal ve açık
zemindeki faaliyetlerine bile tahammül edemiyor. Bu alanda
bulunan siyasi yapılar, devletin tüm olanakları kullanılarak
kriminalize ediliyor.
21 Eylül komplosu, AKP hükümetinin sosyalist muhalefete karşı,
her türlü komploya sınırsız bir keyfilikle başvurabileceğinin
tescilidir. Böylece başbakanın referandum öncesinde dilinden
düşürmediği “ileri demokrasi”yle, “hukukun üstünlüğü”yle neyi
kastetmiş olduğu gözler önüne seriliyor.
Yukarıda sıraladığımız bir dizi nedenden ötürü biz aşağıda
imzası bulunan kurumlar olarak bir araya gelerek AKP’ye
soruyoruz. Şimdi Sıra Kimde? Demokrasi, barış ve özgürlük
savunucularını yalanlarınızla, yarattığınız sahte delillerle
tutuklayarak susturacağınızı mı sanıyorsunuz? Daha kaç genel
başkanın eline kelepçe vuracaksınız?
Toplumsal muhalefete keyfi ve hukuk dışı saldırılara ‘yasallık’
kılıfı Terörle Mücadele Yasasıyla geçirilmektedir, toplumla
mücadelenin bir aracı olan antidemokratik TMY kaldırılmalıdır.
Bugün cezaevlerinde “mahkum” dan çok “tutuklu” vardır.
Tutuklamanın kendisi ceza yerine geçmiştir ve bu doğrudan
siyasal iktidarın kestiği bir cezadır. DGM’lerin adı değişmiş
biçiminden başka bir şey olmayan özel yetkili Ağır Ceza
Mahkemeleri eliyle yürütülen bu uygulamayla “siyasal tasarruf”
sanki “yargı tasarrufuymuş” gibi gösterilmektedir. Özel yetkili
Ağır Ceza Mahkemeleri hukuk dışıdır, kapatılmalıdır.
Bizler cezaevinde haksız bir biçimde tutuklanan arkadaşlarımızın
serbest bırakılması için, bu gün Mamak halkıyla beraberdik.
Tutuklular serbest bırakılıncaya kadar sokaklarda olacağız.
Demokrasi için, temel hak ve özgürlüklerimiz için, Türkiye’nin
yer yerinde, Ankara’nın her semtinde eylemler yapmaya devam
edeceğiz.
Tutuklamalarınız, medya yoluyla yaydığınız terör dalgası bizleri
korkutmuyor.
Saldırı hepimizedir. Birlikte püskürteceğiz.
Komploların boşa çıkartılması görevimizdir. Mevzilerimizi terk
etmeyeceğiz!
Katılımcı Kurumlar:
AKADER- İHD ANKARA ŞUBE-78’LİLER GİRİŞİMİ -
BDP-EHP-EMEP-ESP-HALKEVLERİ-SDP-SOSYALİST PARTİ-TKP-TÖP






