Herkesi susturmak istiyorlar, ortak mücadele şart


26 Ekim 2010


Kürt ve sosyalist siyasetçilere yönelik tutuklama furyasına karşı başlatılan "Sıra kimde?" kampanyasına destek veren ve aralarında DTK Eşbaşkanları Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk'un da bulunduğu siyasetçi, aydın ve sanatçılar, halkların kardeşliği için devletin zihniyetini ortadan kaldırmaya dönük daha güçlü bir dayanışma içerisinde olunması gerektiğine dikkat çekerek, solda birleşme ve ortak mücadele çağrısında bulundu.

Akın Birdal, Ahmet Türk, Vedat Türkali, Sevim Belli, Ertuğrul Kürkçü ve Sırrı Süreyya Önder'in çağrısı ile Taksim Hill otelde bir basın toplantısı gerçekleştirildi. Çok sayıda aydın, yazar, sendikacı ve siyasetçinin katıldığı basın toplantısında geçtiğimiz günlerde Devrimci Karargah Operasyonu adı altında Türkiyeli sosyalistleri hedefleyen saldırı kınandı. SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan’ın kelepçelenerek tutuklanmasının ve SDP ve TÖP yöneticilerine dönük basın destekli komplonun tartışıldığı toplantıda komplolarla sosyalistlerin tutuklandığı ve adaletli yargılanma haklarının ellerinden alındığına dikkat çekildi. Kamuoyuna genel olarak toplumsal muhalefeti tehdit eden bu saldırılara karşı duyarlılık çağrısının yapıldığı açıklamada katılımcılar artık kimin ne zaman içeri alınabileceğinin bilinmediğini vurguladılar.

12 Eylül referandumu öncesi BDP ve ESP'ye yönelik operasyon ve tutuklamalara 21 Eylül'de SDP ve TÖP operasyonu eklenmiş, SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan ve TÖP sözcüsü Oğuzhan Kayserilioğlu'nun da aralarında bulunduğu sosyalistlere, Devrimci Karargah soruşturması kapsamında operasyon düzenlenmişti.

Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP), Toplumsal Özgürlük Platformu (TÖP), Barış ve Demokrasi Partisi (BDP), Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Halkevleri, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) ve İnsan Hakları Derneği (İHD) üyeleri tutuklanmış durumda. 

Sosyalist siyasi parti ve oluşumlar ile BDP yöneticileri, "solcuların ve Kürtlerin ortak mücadelesinin kaçınılmaz olduğunu" vrugulayarak; Devrimci Karargah ve KCK operasyonlarında tutuklananların serbest bırakılmasını istedi.

Kürt siyasetçilere dönük KCK operasyonları ve referandum sonrası SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan'ın da aralarında bulunduğu SDP ve TÖP'lü yöneticilere yönelik gerçekleşen Devrimci Karargâh operasyonunda tutuklananlara destek vermek amacıyla ''Sıra kimde?'' kampanyası başlatan çağrıcılar Taksim Hill Otel'de kahvaltılı basın toplantısı düzenledi. Operasyonları kınama ve yenilerime karşı ortak bir mücadele ağı oluşturmak amacıyla düzenlenen toplantıya DTK Eşbaşkanları Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk, BDP'li milletvekilleri Akın Birdal, Sırrı Sakık, Sebahat Tuncel, Sosyalist Parti Genel Başkanı Sevim Belli, Ahmet İnsel, Mete Çubukçu, Sırrı Süreyya Önder, Mebuse Tekay, Hilal Kaplan, Ertuğrul Kürkçü, Celal Başlangıç'ın da aralarında bulunduğu çok siyasetçi, aydın ve sanatçı katıldı.

Toplantıda ilk sözü alan BDP Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal: "21 Eylül sabahı Devrimci Karargah operasyonu olmasaydı SDP ve TÖP birleşecekti. Tam da bu süreçte tutuklama kararı alındı, emekten yana mücadele edenler sabah evlerinden götürüldüler. Bu sürecin seçim sürecine rastlaması da tesadüf değil. Susturulmak isteniyoruz. Ancak bu toplantıdaki fotoğraf, susmayacağımızın bir göstergesi."

12 Eylül'de gerçekleştirilen referandum sonrasında bir yandan Türkiye'nin demokratikleşeceği söylenirken, diğer yandan ister Kürt muhalifleri olsun, ister sol muhalifler olsun etkisizleştirilmeye çalışılan sivil bir saldırı ile karşılaşıldığını dile getiren Birdal, tutuklanan arkadaşlarının suçunun aslında solun ve sosyalistlerin birliği konusunda bir irade ortaya koymaları olduğunu söyledi. Her yerde operasyonların sürdüğünü ve arkadaşlarının cezalandırılmaya devam edildiğini de dile getiren Birdal, "Bunun bir seçim sürecine rastlamış olması da çok önemli. Herkesi susturmak istiyorlar, ama bugün burada sergilenen fotoğraf buna cevap verecek. Bu platformda farklı nüanslar olabilir ama bu platform, susmayarak, ortak mücadele ederek arkadaşlarımızı yeniden aramıza getirebilir" diye konuştu.

Birdal, SDP ve TÖP'ün birinci suçunun; solun ve sosyalistlerin birliği konusunda irade ortaya koymaları olduğunu kaydetti. Birdal, "Arkadaşlarımızın derhal serbest bırakılmasını istiyoruz" dedi.

Birdal'ın ardından söz alan DTK Eşbaşkanı Ahmet Türk Devrimci Karargah örgütüyle ilişkilendirilerek tutuklanan devrimci, demokrat arkadaşları için bir araya geldiklerini söyledi. Sistemin kendine muhalif olan bütün kesimleri sindirmeye dönük bir siyaseti 77 yıldır izlediğini ve sürdürdüğünü vurgulayan Türk, "Bugün Türkiye değişim ve dönüşüm ihtiyacı kaçınılmazken, sistem değişim ve dönüşüme öncülük yapmak isteyen Kürtleri, devrimci ve sosyalistleri susturmak için adata düğmeye başmış durumdadır. Biz bunu geçmişte de yaşadık" dedi. Gelinen noktada yeniden toparlanmanın, ezilenlerin ortak mücadelesinin kaçınılmaz olduğunun altını çizen Türk, "Bizler bugün eğer böyle bir tabloyu yaşıyorsak, bu aslında bizlerden korktukları içindir. Sistem, devrimci demokratların, ezilenlerin ve Kürtlerin bir araya gelmesine dönük bir mantık içerisinde olduğunu ve bu mantığın demokrasi güçlerini ezmeye dönük bir politika içerisinde olduğunu biliyoruz. Bunun için bir muhalefet olan Kürtleri, devrimcileri susturmak için alıştığımız oyunları tekrarlama gibi bir anlayışın içerisindeler" dedi. Türk, eğer demokratik bir Türkiye isteniyorsa, halkların kardeşliğine önem veriliyorsa devletin bu zihniyetini ortadan kaldırmaya dönük daha güçlü bir dayanışma içerisinde olunması gerektiğine dikkat çekerek, ancak bu birlikteliğin bu anlayışı sonlandırabileceğine dikkat çekti.

Türk'ün ardından söz alan Sosyalist Parti Genel Başkanı Sevim Belli, bir yandan Kenan Evren ile mücadele edilmeye hazırlanırken, diğer yandan o sisteme karşı mücadele veren insanların hapse tıkılmasını "Türkiye'nin açmazı" olarak değerlendirdi. Konuşmasında sola dönük eleştirilerde de bulunan Belli, "Solcular olarak bu kadar parçalanmış olmasaydık, 500 kişi bir örgüt, 200 kişi bir örgüt olmasaydık. Bugün yapılanlara karşı daha kolay mücadele ederdik, tutuklanan arkadaşlarımız da yanımızda olurdu. Birleşmediğimiz, aklımızı mücadeleye vermediğimiz sürece dağınık güçler av olmaya devam edecektir" dedi. Belli, "Umarım bu musibetten bir iyilik doğar. Bizim görevimiz bu mücadeleyi birlikte yürütmektir" diye konuştu.

Ertuğrul Kürkçü "Çok basit bir şey istiyoruz; haksız yere tutuklananler serbest bırakılsın. Referandum sonrası toplumun ne ölçüde özgür olacağı terörle mücadele şubesinin iktidar hesaplarına göre şekilleniyor. Referandum öncesi, "eğer 'Evet' derseniz 12 Eylül'ün müsebbiplerinden hesap sorulacak" denildi. Ancak 12 Eylülcülerden hesap sormak için hiçbir ciddi adım yok ama, açık siyasi parti ve hareket temsilcileri, tertip sonucu hapsedildiler."

Kürkçü, konuşmasında "Tutuklanan insanlar için bugün mücadele etmeyenlerin yarın kendisinin de orada bulacağını unutmaması gerektiğini" vurgulayarak, önümüzdeki seçimlerde güçlü bir birliktelik kurulması gerektiğini kaydetti.

"Herhangi bir gerçek delile, ifadeye dayanmaksızın hapsedilmiş arkadaşlarımızın derhal serbest bırakılmasını istiyoruz" diyen Ertuğrul Kürkçü, bugün bu duruma karşı çıkmayanların yarın aynı durumla karşı karşıya kalabileceklerini söyledi.

Sırrı Sakık:  "KCK Davası'nı izlerken savcı, PKK'nin bile çoktan terk ettiği görüşleri okuyordu. PKK bile değişti ancak devletin bakış açısı değişmedi. Kenan Evren'den hesap soracağını söyleyenler Kenan Evrenleşti."

Sırrı Sakık, "Bu ülkenin mağdurları Kürtler ve ezilen Türkler biraraya gelip hesap sormalıyız" dedi.

Sırrı Süreyya Önder: Hüseyin Avni Ulaş'ın "Ben devletin gücünden değil fitnesinden korkarım" diye bir lafı vardır. Bugünkü durum da böyle özetlenebilir.

Konuşmaların ardından hastalığı nedeniyle toplantıya katılamayan Vedat Türkali'nin toplantıya desteğini içeren görüşleri sinevizyon ekranıyla katılımcılara izlettirildi.

(DİHA, ETHA ve Bianet'ten derlendi)

 

Çağrıcılar:

Akın Birdal, Ahmet Türk, Vedat Türkali, Sevim Belli, Ertuğrul Kürkçü, Sırrı Süreyya Önder

Katılımcılar:

Ahmet İnsel, Ahmet Şık, Alper Birdal (TKP Merkez Konseyi), Aysel Tuğluk, Banu Güven, Celal Başlangıç, Celalettin Can (78’liler Derneği Başkanı), Çayan Demirel, Demir Küçükaydın, Av. Engin Cinmen, Erdoğan Aydın, Av. Eren Keskin, Erol Kızılelma (SODEV), Ferhat Tunç, Fırat Yavuz (MKM), Fuat Ercan, Gencay Gürsoy, Av. Gülizar Tuncel, Gülten Kaya (Ahmet Kaya Vakfı), Hakan Öztürk (EHP), Hakan Tahmaz, Halit Elçi (TÖP), Haluk Ağabeyoğlu (DBH), Haluk Yurtsever, Hilal Kaplan, Hüseyin Karabulut (TKP İl Başkanı), Hüseyin  Güzelgül (PSAKD Genel Başkan Yardımcısı), İbrahim Aydın, İlkay Akkaya, İnci Hekimoğlu, Kadir Akın (Sosyalist Parti Genel Başkan Yardımcısı), Kamil Tekinsürek (EMEP Genel Başkan Yardımcısı), Kazım Öz, Av. Kemal Aytaç, Kurtar Tanyılmaz (DİP Girişimi), Masis Kürkçügil, Mebuse Tekay, Mehmet Güneş (Türkiye Gerçeği), Mehmet Saltoğlu (SBH), Mehmet Türkay, Mete Çubukçu, Metin Yeğin, Mustafa Avcı (BDP İl Başkanı) Mukaddes Çelik, Necmiye Alpay, Osman Öztürk (TTB) Pakrat Estukse, Rober Koptaş, Sami Evren (KESK Genel Başkanı), Sebahat Tuncel, Sema Solaklı (ÖDP Genel Başkan Yardımcısı), Sırrı Sakık, Sibel Uzun (EHP Genel Başkanı), Yasemin Deliduman (SDP İl Başkanı), Yıldırım Türker, Yunus Aydemir (ESP).

 

 

 

















Loading