'Önce topluyorlar sonra suç yaratıyorlar'


15 Ekim 2010


Devrimci Karargâh soruşturmasında gözaltına alınanlar yaşadıklarını anlattı

Seçik: Önce topluyorlar sonra suç yaratıyorlar

İstanbul Haber Servisi - Eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı’nın tutuklandığı Devrimci Karargâh örgütü soruşturmasında gözaltına alınıp serbest bırakılan Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP) Parti Meclisi üyesi Sultan Seçik, “Eskiden sosyalistleri işkenceyle tutuklamaya çalışıyorlardı. Şimdi Emniyet’te kriminolojik bir ekip kurulmuş, topluyor, torbalıyor, suç yaratıyor” dedi. Operasyonda tutuklanan SDP Genel Başkan Rıdvan Turan’ın eşi Dilay Turan, SDP’nin yasal bir parti olduğunu belirterek “Referandumda boykot tavrımız cezalandırılıyor” diye konuştu.

SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan’ın eşi Dilay Turan, Genel Başkan Yardımcısı Günay Kubilay’ın eşi ve parti meclisi üyesi Sultan Seçik Kubilay, operasyon sürecinde yaşadıklarını ve düşüncelerini Cumhuriyet’e anlattı. Sultan Seçik, 21 Eylül günü, evlerinin sabaha karşı saat 05.30 sıralarında, hücre evi gibi basıldığını, adeta mahalleliye teşhir edildiğini ifade ederek, “Hepsi de SDP’nin kurucu üyesi 5 kişi ve Toplumsal Özgürlük Platformu’ndan tanıdığımız 3 arkadaşımızın evleri aynı anda basıldı. Bizim evlerimizden ne Devrimci Karargâh örgütü, ne ilişkilendirmeye çalıştıkları PKK ne de Ergenekon ile ilgili somut bir veri çıktı.

İnternette Orhan Yılmazkaya ve Tunceli’de 17 kişinin öldürüldüğü olaya ilişkin okuduğum iki haber, suçlanmama dayanak gösterildi. Bize gözaltında Devrimci Karargâh örgütüne ilişkin bir şey sormadılar. ‘Orhan Yılmazkaya’yı tanır mısın, Orhan Yılmazkaya için yapılan basın açıklamasına katıldınız mı’ sorularını sordular. Orhan Yılmazkaya’yı tanımam. Yılmazkaya ile ilgili basın açıklamasına gittik, çünkü biz sosyalistiz. Yaşam hakkını savunuyoruz ve insanlar öldürülmeden de yakalanabilirler. Zaten açıklamayla ilgili herhangi bir dava da açılmadı” diye konuştu.

Bebeğimi emziriyordum

Tutuklu bulunan SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan’ın eşi Dilay Turan operasyon gecesini şöyle anlattı:

“Ben ve eşim hekimlik yapıyoruz. Yıllardır Beylerbeyi’nde aynı adreste oturuyoruz. Sabah 05.30’da kapımız çalınınca apartmanda bir komşunun sağlık sorunu olduğunu düşündük. Ben o sırada 9 aylık bebeğimi emziriyordum. Eşim kapıyı açtı ve kar maskeli, kasklı silahlı polisler yatak odamın kapısına kadar geldiler. ‘Bebeğimi emziriyorum, girmeyin’ dedim. Korkuç bir tabloydu. Evim terörize edildi, 5-6 saat aradılar. Sanki 12 Eylül’ün kibarcası yaşatılıyordu. ‘Bir şeyinizi kırmadık dökmedik değil mi’ diye normalde olması gereken uygulamalardan ‘iyi ki işkence görmediler’ diye sevinmemizi, neredeyse teşekkür etmemizi bekler yaklaşımları vardı.”

Dilay Turan, SDP’nin kuruluşunu ve Devrimci Karargâh ile ilişkilendirilmesini şöyle anlattı: “SDP, ÖDP’den ayrılanların 2002 yılında kurduğu bir parti. Sosyalist İşçi Partisi’nden (SİP) ayrılan bir grup ‘Bedrettin Hareketi’ adıyla bir araya geliyor. Orhan Yılmazkaya’nın da içinde olduğu söylenen Bedrettin Hareketi, 2004-2005 yıllarında kendini feshetmiş. Buradan birkaç kişi gelip SDP’ye üye oluyor. SDP ile Devrimci Karargâh’ı ilişkilendirdikleri nokta da Yılmazkaya’nın bilgisayarında Bedrettin hareketine dair bir ‘SDP içerisinde birkaç arkadaşımız faaliyet yürütüyor’ çerçevesinde bir yazı bulunduğu iddiası.”

Cumhuriyet, 15 Ekim 2010



Loading