'AKP iktidarının emek, demokrasi ve barış düşmanı yüzü bir kez daha açığa çıkmıştır'


15 Ekim 2010



Antakya Demokrasi Platformu bileşenleri, SDP ve TÖP'e yönelik tutuklamaları protesto etmek amacıyla önceki gün, geniş katılımlı bir yürüyüş gerçekleştirdi. Platform bileşenleri Eğitim-Sen Hatay Şube önünden Ulus alanına kadar ellerinde pankartlarla yürüdü, sloganlarla AKP hükümetini protesto etti ve SDP ve TÖP'lü tutukluların derhal serbest bırakılmasını istedi.

Platform adına basın açıklamasını okuyan Berkat Kar, benzerine pek çokça rastlanan bir operasyonla, Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP) ve Toplumsal Özgürlük Platformu (TÖP) yönetici ve üyelerinin, İsrail'in Filistinlilere karşı giriştiği, hiçbir hukuka sığmayan benzer bir üslupla gözaltına alındığını söyledi, 25 Eylül'de ise tamamıyla düzmece, gülünç gerekçelerle tutuklattırılarak, cezaevlerine kapattırıldıklarını bildirdi. AKP hükümetinin, insan haklarına aykırı, anti demokratik uygulamalarına devam ettiğini söyleyen Kar, “KCK operasyonlarıyla binlerce Kürt devrimciyi zindanlara kapatırken, ardından Halkevleri üyelerine, Odak Dergisi çalışanlarına, ESP'ye yönelik tutuklamalar ve Sosyalist Partiye yapılan bombalamayla, yurtsever, sosyalist güçlerin hedef alındığı açıkça görülmektedir. Kapitalist emperyalist sisteme ve dolayısıyla AKP iktidarına karşı, barış, demokrasi ve sosyalizm mücadelesi veren sosyalist güçlere ve Kürt yurtsever hareketine yönelik bu uygulamalar elbette yeni değildir. Yeni olan, Kürt, Alevi, Ermeni gibi sözde açılımlar yaparak ve 12 Eylül'e karşı olduğunu söyleyerek, toplumun yüzde 58'ini aldatan AKP iktidarının, emek, demokrasi ve barış düşmanı yüzünün bir kez daha açığa çıkmış olmasıdır” dedi.

 

Basın Açıklaması Metni:

Şimdi sıra kimde?

Tabi ki sorumuz, başbakana, AKP İktidarına….

Bilindiği üzere 21 Eylül günü, emniyet güçleri, AKP Hükümeti’nin talimatlarıyla,benzerine çokça rastlanan bir operasyonla, Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP) ve Toplumsal Özgürlük Platformu (TÖP) yönetici ve üyelerini,İsrail’in  Filistinlilere karşı giriştiği,hiçbir hukuka sığmayan benzer bir üslupla gözaltına almıştır.

25 Eylülde ise, tamamıyla düzmece, gülünç gerekçelerle tutuklattırarak, cezaevlerine kapattırmıştır. Böylelikle AKP Hükümeti, insan haklarına aykırı, anti demokratik ve komplocu uygulamalarına devam ediyor. Dün KCK operasyonlarıyla binlerce Kürt devrimciyi zindanlara kapatırken, ardından Halkevleri üyelerine, Odak Dergisi çalışanlarına, ESP’ye yönelik tutuklamalar ve Sosyalist Partiye yapılan bombalamayla, yurtsever, sosyalist güçlerin hedef alındığı açıkça görülmektedir.

Kapitalist-Emperyalist sisteme ve dolayısıyla AKP iktidarına karşı, barış, demokrasi ve sosyalizm mücadelesi veren sosyalist güçlere ve Kürt yurtsever hareketine yönelik bu uygulamalar elbette yeni değildir. Yeni olan, Kürt, Alevi, Ermeni gibi sözde açılımlar yaparak ve 12 Eylül’e karşı olduğunu söyleyerek, toplumun %58’ini aldatan AKP İktidarının, emek, demokrasi ve barış düşmanı yüzünün bir kez daha açığa çıkmış olmasıdır.

AKP’nin halkı aldattığı, komplocu yönetim tarzının en çarpıcı örneği SDP ve TÖP üyelerini,en ağır işkence dönemlerinin polis şefi olan, Hanefi Avcı ile ilişkilendirerek tutuklatmış olmasıdır.Kargaların güleceği böylesi bir iddianın temelinde yatan gerçek ”Kürt ulusal hareketini tasfiye planlarına karşı duracak, dayanışacak, devrimci sosyalist güçleri,susturup yıldırmak ve tek parti hegemonyasını inşa etmektir”. ABD’nin destek verdiği bu projeyi görüp, gerek KCK operasyonlarına,gerekse sosyalist güçlerin tutuklanmasına ses çıkarmayanların,insan hakları ve demokrasiden bahsetme hakları yoktur. Hanefi  Avcı’yı savunmakla kimden yana ve ne tür bir çifte standarda sahip olduklarını bütün Türkiye kamuoyu görmüştür.

Sistemin farklı güç odaklarıyla devlet üzerinde hakimiyet kavgası veren AKP ‘nin, ABD’den ve Gülen Cemaati’nden aldığı desteği referandum sonucuyla birleştirerek tek parti hegemonyasını pekiştirme hedefiyle daha despotik uygulamalara yöneldiği, sınır ötesi operasyon kararını meclisten çıkarması, yeni anayasa tartışmalarını rafa kaldırması,ana dilde eğitimi ve Alevi’lerin seçmeli din dersi talebini reddetmesi gibi politikalarından rahatça görülmektedir.Seleflerinden hiç ders almayan AKP‘nin, devrimci sosyalist güçleri susturmak bir yana; haklı ve meşru mücadelelerini daha güçlü ve kararlıca, birlikte  sürdüreceklerini bilmelidir.

Bizler, Demokrasi Platformu olarak, AKP’nin  bu anti demokratik, faşizan baskılarını ve tasfiye planlarını kınarken,arkadaşlarımız ve yoldaşlarımız olan SDP’li ve TÖP’lü  tutukluların derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz. Yaşasın devrimci dayanışma; Yaşasın demokrasi, barış ve sosyalizm.

 

Antakya  Demokrasi Platformu adına

BERKAT KAR

13/10/2010