Soruşturma dipsiz bir kuyu


30 Eylül 2010


Sosyalist, demokrat, Ergenekoncu, emniyet müdürü, gazeteci gibi çok farklı anlayışları temsil eden kesimler, Devrimci Karargâh adı altında bir araya geldikleri, örgüte üye oldukları iddiasıyla tutuklu bulunuyor.

ANKARA  -SDP Ankara İl Başkanı Yeşim Ergün, farklı görüşlerden insanları, örgütleri Devrimci Karargah operasyonu adı altında tutuklayan AKP Hükümetini eleştirerek, "Bu soruşturma o kadar dipsiz bir kuyu, o kadar pespaye bir durum ki Hanefi Avcı gibi devrimcilere işkence yapan, gerçekten solcu avlayan biriyle, devrimci iradesini her alanda ortaya koymaktan çekinmeyen arkadaşlarımız, Parti Genel Başkanımız aynı çatı altında yargılanıyor, aynı kefeye konuluyor. Bu faşizmi ifade eden bir durumdur" dedi.

Son olarak eski Eskişehir Emniyet Müdürü Hanefi Avcı, geçen hafta da SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan'ın da aralarında bulunduğu SDP ve TÖP temsilcilerinin de Devrimci Karargah örgütüne üye olmaktan tutuklandı. Çok farklı hatta uç diyebileceğimiz kesimlerden insanları aynı çatı altında Devrimci Karargah soruşturması kapsamında tutuklayan devletin ne yapmaya çalıştığını DİHA'ya değerlendiren SDP Ankara İl Başkanı Yeşim Ergün, SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan başta olmak üzere her gün alanlarda olan parti temsilcilerinin evlerine baskın yapılarak, kapıları kırılarak gözaltına alındıklarını ifade ederek, bunun kabul edilir bir yanının olmadığını kaydetti. 

SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan'ın da aralarında bulunduğu 17 kişinin gözaltına alındığı günlerde henüz ifadeler dahi alınmamışken bazı medya organlarında, "Emniyette şok görüntüler", "Devrimci karargâh'ın bağlantıları çözüldü'' gibi iddialar yer aldığını belirten Ergün, Turan'la birlikte 13 kişi aynı iddia ile tutuklanırken, soruşturmada "illegal faaliyet" diye yöneltilen soruların tamamının SDP'nin eylem ve etkinlikleri olduğu, söz konusu 'Devrimci karargâh örgütü' ile ilgili tek bir soru yönetilmediğini belirtti. 

'Opersayon 'istediğimi yapmazsan tutuklarım' mesajıdır' 

Kürtlere yaptıkları gibi solda duran insanların da yasal temsilcilerinin alındığını kaydeden Ergün, yine Ergenekon adı altında bir kesimin toplandığına dikkat çekti. Son olarak da Devrimci Karargah adı altında solcunun da, devrimcinin de işkencenin de aynı çatı altında toplandığına vurgu yapan Ergün, "Bu soruşturma o kadar dipsiz bir kuyu, o kadar pespaye bir durum ki Hanefi Avcı gibi devrimcilere işkence yapan, gerçekten solcu avlayan biriyle, devrimci iradesini her alanda ortaya koymaktan çekinmeyen arkadaşlarımız Parti Genel Başkanımız aynı çatı altında yargılanıyor, aynı kefeye konuluyor. Bu faşizmi ifade eden bir durumdur" dedi. Ergün, bu tutuklamaların aslında AKP'nin 'Siz benim istediğim şeyleri yapmıyorsanız ben de sizi tutuklarım' anlamına geldiğini ifade etti. AKP'nin gelmiş geçmiş en tehlikeli parti olduğuna dikkat çeken Ergün, "Bir şeyleri yapar gibi gözüken ama hiçbir şey yapmayan, kendisinden farklı bir düşünceyi savunanı kendi karşıtı olarak ilan eden -ki bunların sağcı solcu olması önemli değil onun için- önemli olan kendi çıkarlarıdır" dedi. AKP'nin bu operasyonla iki amacının olduğunu kaydeden Ergün, birincisinin Kürt halkını yalnızlaştırmak, ikincisinin ise sosyalist birliğe engel olmak olduğuna dikkat çekti. 

'Gizlilik kararıyla aslında devlet bir örgüt kuruyor' 

Bu operasyon ve tutuklama sürecinde medyanın dezenformasyonunun görülmesi gerektiğini ifade eden Ergün, "Başından beri yasal olan partimizi ve Genel Başkanımızı illegal bir örgütlenmenin içinde görmeye çalışan medya Hanefi Avcı'nın tutuklanmasından sonra 'acaba' sorusunu sormaya başladı. Oysa bundan önce bir partinin Genel Başkanı hiçbir gerekçe gösterilmeden tutuklanıyor. Bu konuda kimse bir şey diyemiyor" dedi. Orhan Yılmazkaya'yı anma etkinliğine katıldıkları için Devrimci Karargah ile bağlantılarının kurulmaya çalışıldığını belirten Ergün, bunun dışında hiçbir gerekçenin hiçbir delilin olmadığına dikkat çekti. Ergün, "Biz öldürülen bir devrimcinin cenazesine sahip çıkarız. Aslında devlet bir örgüt kuruyor. Bu yüzden de bu dosyaya gizlilik kararı koyuyor. Bağlantılarını oluşturmaya çalışıyor" dedi. 

'Kılıç işkencecisi Avcı ile özür kampanyasında bir araya gelmişti'

Ergün, bu konuda Mersin'de 78'liler Girişimi'nin çalışmaları içerisinde yer alan ve 1980 öncesinde Kurtuluş çevresinde olan Nejdet Kılıç'ı örnek vererek, "Hanefi Avcı onun işkencecisidir. 1990'larda bir özür kampanyası çerçevesinde Hanefi Avcı ile bir araya getirilmiştir. Politik olarak biz her kesimle bir araya geliriz. Ama öyle bir şey ki aynı partinin içerisinde çalışan iki insana birbirinizi nereden tanıyorsunuz şeklinde soruların sorulduğu, ilişkilerin sorgulandığı sanki Devrimci Karargah bağlantısı gibi sunulduğu bir konseptle karşı karşıyayız. Egemenler bilmelidir ki kendi içlerindeki kavgaya Hanefi Avcı vs olduğu bu kavgaya devrimcileri heba etmelerine biz izin vermeyeceğiz" dedi. (DİHA)

uYüksekova Haber





Loading