Akın Birdal'a faşist saldırı, emeğe ve kardeşliğedir


11 Eylül 2010


Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal'a, Ezilenlerin ve Emekçilerin Boykot Cephesi'nin Bursa'da düzenlediği mitingde konuşurken düzenlenen faşist saldırı Ankara ve İstanbul'da protesto edildi.

Ankara'da BDP, SDP, ESP, Sosyalist Parti, TÖP, EHP, EMEP, DHF, Partizan, Kaldıraç, 78'liler Girişimi, Devrimci 78'liler, Ankara Halkevleri, İHD Ankara Şubesi'nin katılımıyla Yüksel Caddesinde düzenlenen basın açıklamasında Akın Birdal'a saldırı, BDP ve ESP'lilere düzenlenen gözaltı operasyonları ve Halkevcilerin gözaltına alınmasına dikkat çekilerek Kürt halkına, sosyalistlere ve demokrasi güçlerine karşı planlı bir saldırı konsepti işletildiği vurgulandı.

Sık sık "Özgürlüğe Bir Dal Akın Birdal", "Katil Devlet Hesap Verecek" sloganlarının atıldığı eylemde, SDP Ankara İl Başkanı Yeşim Ergün tarafından okunan açıklamada şöyle denildi:

Ezilenlerin ve Emekçilerin Boykot Cephesinin Bursa mitinginde kürsüde konuşma yapmaktayken BDP Diyarbakır milletvekili Akın Birdal’a “ben sivil polisim” diyen biri tarafından fiziki saldırıda bulunuldu.

Saldırıda başına darp alan Akın Birdal’ın sol elmacık kemiğinde çatlak ayrıca vücudunda da ciddi ezikler meydana geldi.

Akın Birdal’a saldıran kişi mitingin “güvenliğini” sağlamakla sorumlu olan polis bölümünün içinden geçerek böyle bir saldırıyı gerçekleştirdi.

Akın Birdal ömrünü emek, demokrasi, barış, insan hakları davasına adamış, bu nedenle daha önce faşist kurşunlara hedef olmuş, ama inancından ve mücadele kararlılığından bir milim bile geri adım atmamış, sosyalist hareketin yüzakı bir aydındır.

Akın Birdal’a yapılan saldırı kişisel bir saldırı değil, planlı ve organize bir saldırıdır. Kürt ve Türk halklarının özgür ve eşit birlikteliği düşüncesine yapılmış ırkçı bir saldırıdır. Tıpkı daha önce Ahmet Türk’e atılan yumruk gibi, Akın Birdal’a atılan yumruk da, devletin Kürt sorununda yıllardır sürdürdüğü inkar ve imha politikalarının doğrudan sonucudur. Çözümsüzlük politikalarının yarattığı linç atmosferinin, daha dün İnegöl’de ve Dörtyol’da Kürtlere karşı tezgahlanan faşist linç tertiplerinin bir parçasıdır.

Saldıranlar, Şemdinli’de Umut Kitabevi’ni bombalayanlar gibi “iyi çocuklar”dır ve o yüzden göstermelik bir yargılamadan sonra serbest bırakılırlar. Saldırılar, Ahmet Türk’e atılan yumruktan sonra Samsun valisinin yaptığı açıklamadaki gibi “bireysel bir olay”dır ve saldırgan “yine olsa yine yaparım” der ve serbest bırakılır. İnegöl valisinin linç girişimlerini düzenleyenler hakkındaki açıklamasındaki gibi ‘vatanını milletini sevenlerdir’ bu saldırıları yapanlar. Ya da Dörtyol’daki linç girişimleri gibi, olayın organizasyonuna dair kasetler ortaya çıkar ama olaylar hala bireysel olaylar gibi algılanmaya devam eder.  

Bizler bu saldırıların faillerini biliyoruz, bu saldırıların arkasındaki güçleri çok yakından tanıyoruz…

İnegöl’den, Ahmet Türk’e atılan yumruktan, Muş Bulanık’taki katliamdan, Hrant Dink cinayetinden, Musa Anter’den, Maraş’tan, Sivas’tan... ve daha nicelerinden.

Şimdi de aynı senaryo tekrarlanmıştır, onlarca polisin içinden geçen biri, elini kolunu sallaya sallaya Akın Birdal’a saldırma cesaretini bulabilmiştir. Bu saldırı da önceki olaylarda olduğu gibi tek bir kişinin saldırısı değil bilinçli bir organizasyondur. Büyük bir provokasyon girişimidir.

Suçlu sadece bu saldırıları gerçekleştirenler, planlayanlar değil, aynı zamanda izledikleri politikalarla bu saldırıların, linçlerin, katliamların önünü açanlardır.

Hükümet bir yandan “ileri demokrasi” nutukları atarken, bir yandan Kürtlere, emekçilere, ezilenlere karşı bir saldırı konsepti devreye sokmaktadır.

PKK’nin ateşkes ilan ettiği bir sırada devletin operasyonları sürdürmesi ve en son bayram arifesinde 9 gerillanın öldürülmesi, Akın Birdal’a yapılan bu saldırı, ESP üyelerinin evlerinden gözaltına alınmaları, Kürt halkına, sosyalistlere, demokrasi güçlerine gözdağı vermek amaçlı bilinçli ve organizasyonlu bir saldırı konsepti işletildiğinin göstergesidir.

Bu ırkçı ve faşist saldırganlık, halklarımızın eşitlik, özgürlük, kardeşlik inadıyla geriletilecektir.

Akın Birdal’a yapılan saldırı tüm emek, demokrasi ve özgürlük güçlerine yapılmıştır. Yapılan bu saldırılar bizi haklı yolumuzdan döndüremeyecektir.

 

Akın Birdal'a saldırı İstanbul'da da kınandı

İHD İstanbul Şubesi BDP Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal’a yapılan saldırıyı kınadı. Bursa’da boykot mitinginde konuşma yaptığı sırada “Ben sivil polisim!” diye bağıran bir kişi tarafından saldırıya uğrayan BDP Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal için İHD İstanbul Şubesi tarafından basın açıklaması yapıldı.

İHD İstanbul Şubesi önünde yapılan basın açıklamasına SDP, TÖP, EHP, ESP destek verdi. Basın açıklamasını okuyan İHD İstanbul İl Sekreteri Ümit Efe “Hükümet, insan hakları savunucuları olarak bizlerin demokratikleşme, barış ve insan haklarına dair umutlarımızı kıran, geleceğe ilişkin kaygılarımızı ağırlaştıran ve birçok kez tekrarlanmış olan Kürt halkını provoke etmeye yönelik bu şiddet olaylarının hesabını vermelidir. Eğer bu saldırının hükümetle bir alakası yoksa AKP hükümeti kamuoyuna açık ve kesin bir şekilde söz konusu olaylarla herhangi bir bağlantısı olmadığını ilan etmeli ve bunlara bir son vermeyi taahhüt etmelidir.”  dedi. Basın açıklamasını yapan Efe, bu tarz saldırıların sona ermesini talep etti.

Ümit Efe’nin ardından İHD Eski İstanbul Şube Başkanı Kiraz Biçici de insan hakları savunucusu Akın Birdal’a yapılan bu saldırıyı kınadığını dile getirdi.

 

"Darbelere Karşı Demokrasi" mitingi

Ankara'da Akın Birdal'a yapılan saldırıya protesto

Başkent'te bir grup BDP'li Birdal'a yapılan saldırıyı kınadı







Loading