'Basın açıklamasına katılmakla suçlandım'


29 Eylül 2010


SDP’Lİ SULTAN SEÇİK:
"Haber Okumak ve Basın Açıklamasına Katılmakla Suçlandım"


SDP’li Sultan Seçik, gözaltına alındığı Devrimci Karargâh soruşturmasında Orhan Yılmazkaya’nın ölümünden sonra yapılan basın açıklamasına katılmak, Yılmazkaya ile MKP’li olduğu iddia edilen 17 kişinin ölümüyle ilgili haber okumakla suçlandığını söyledi.

Semra PELEK İstanbul - BİA Haber Merkezi 29 Eylül 2010, Çarşamba

Sosyalist Demokrasi Partisi'ne (SDP) yönelik operasyonda"Devrimci Karargâh örgüyle irtibat" iddiasıyla gözaltına alınıp serbest bırakılan parti üyesi Sultan Seçik, sorguda kendisine yöneltilen suçlamaları bianet'e anlattı: Orhan Yılmazkaya'nın Bostancı'da öldürülmesinin ardından 15 sivil toplum örgütünün basın açıklamasına katılmak, Yılmazkaya ve Tunceli'de, Maoist Komünist Partisi (MKP) üyesi olduğu iddia edilen 17 kişinin öldürülmesiyle ilgili iki haberi internetten okumak.

"Sadece beş dakika sorgulandım"

SDP Parti Meclisi üyesi Seçik, SDP Genel Başkan Yardımcısı olan eşi Günay Kubilay ile birlikte evden gözaltına alındıklarını söyledi:

"Emniyet'te sadece beş dakika sorgulandım; beş dakikalık sorgu sonunda Devrimci Karargâh üyesi olduğumu iddia ediyorlar. Hakkımızda hiçbir somut delil yok.

"Suçlamalardan biri Yılmazkaya'nın ölümünün ardından, 15 demokratik kitle örgütünün, yaşam hakkının korunmasına yönelik, yaptığı basın açıklamasına katılmak. Açıklama suç teşkil etseydi o zaman müdahale edilirdi. Şimdi 'bundan şüpheleniyoruz' diyorlar. Böyle bir açıklamaya yarın olsa yine katılırım; çünkü kim olursa olsun yaşam hakkının bu şekilde ihlal edilemeyeceğini düşünüyorum.

"Diğer suçlama ise internetten haber okumak. Evden bilgisayarlarımızı aldılar. Yılmazkaya'nın ölümü ve MKP üyesi olduğu iddia edilen 17 kişinin Tunceli'de öldürülmesiyle ilgili haber okumuşum, bunu sordular. Haber alma özgürlüğümüz var. Böyle bir suçlama olamaz."

"Masumiyet karinesi ihlal edildi"

Seçik Emniyet'in medyaya "servis" ettiği video görüntülerinde "bombacı" gibi gösterildiklerini söyledi:

"Öyle bir montaj yapmışlar ki bombacı gibi damgalanmışız. Komşularım bana selam vermekten çekindi, ailem bu görüntülerle korkutuldu. Masumiyet karinesi ihlal edildiği için suç duyurusunda bulunduk. Ceza ve tazminat davası açılmasını istiyoruz."
Gözaltı sırasında, 24 saat boyunca aileleri ve avukatlarıyla görüştürülmediklerini anlatan Seçik, "En temel hakkımız, savcının kısıtlama kararı var, denilerek ihlal edildi" dedi.

"İşkenceci Avcı ile irtibatımız olamaz"

Sorgu sırasında kendilerine, aynı soruşturma kapsamında tutuklanıp, Silivri Cezaevi'ne konan Emniyet Müdürü Hanefi Avcı ile ilgili soru sorulmadığını belirten Seçik, şöyle davam etti:

"İşkenceci olarak tanımladığımız Hanefi Avcı ile hiçbir irtibatımız olamaz. Onunla irtibatlı olduğu öne sürülen Necdet Kılıç'ın partimizle hiçbir ilişkisi yok; üyemiz değil, hiçbir kurulumuzda yer almıyor.

"Şunu görmek gerekir, bizi de Hanefi Avcı'yı da cezalandırmak için her şeyi malzeme yapıyorlar. Son zamanlarda sosyalistler ile Ergenekon bağlantısının kurulmaya çalışılması büyük bir komplo. AKP, yolundaki çakılları temizlemeye çalışıyor."

Parti binasında bulunduğu iddia edilen silahla ilgili ise Seçik, "Silah bulundu mu gerçekten bilmiyoruz. O sırada orada değildik. Ama İl örgütü bunu araştırmak için bir komisyon kurdu. Kapımız herkese açık, varsa böyle bir şey zaten biz araştırıyoruz" dedi. (SP/EÖ)

http://www.bianet.org/bianet/ifade-ozgurlugu/125123-haber-okumak-ve-basin-aciklamasina-katilmakla-suclandim




Loading