AKP komplosunu dağıtacağız!


25 Eylül 2010


21 Eylül 2010 günü sabaha karşı saat 05.00 sıralarında, Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP) İstanbul İl Binasına, Kadıköy İlçe Merkezine, SDP ve Toplumsal Özgürlük Platformu (TÖP) üyelerinin evlerine devletin kolluk güçleri tarafından gerçekleştirilen baskınlar sonucunda göz altına alınan; SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan, Toplumsal Özgürlük Platformu sözcüleri Oğuzhan Kayserilioğlu ve Tuncay Yılmaz, SDP Genel Başkan Yardımcısı Günay Kubilay, SDP Genel Başkan Yardımcısı Ecevit Piroğlu, SDP MYK Üyesi Ulaş Bayraktaroğlu, SDP PM Üyesi ve İHD İstanbul Şube yöneticisi Sultan Seçik, SDP Üyesi Özgür Cafer Kalafat, Toplumsal Özgürlük dergisi okurlarından Semih Aydın, Demokratik Dönüşüm dergisinin yazıişleri müdürü Özgür Aytukum, Red dergisi yazarı Hakan Soytemiz ve Bilim ve Gelecek dergisi editörü Baha Okar’ın da aralarında bulunduğu 17 kişi dün sabah saatlerinde İstanbul Beşiktaş Adliyesine getirildiler.

Soruşturmayı yürüten savcı tarafından, gözaltına alınan 17 kişiden 15’i tutuklama istemiyle mahkemeye sevk edilmiş, bugün sabah saatlerinde 15 kişiden, 13’ü hakkında tutuklama kararı verilmiştir. Tutuksuz yargılanmasına karar verilen SDP PM Üyesi ve İHD İstanbul Şube yöneticisi Sultan Seçik hariç, isimlerini belirttiğimiz SDP ve TÖP temsilcilerinin tamamı tutuklanarak cezaevine götürülmüşlerdir.

Henüz gözaltına alınan yönetici ve arkadaşlarımızın savcılığa ifade vermekte olduğu saatlerde, Emniyet Müdürlüğü’nce hazırlanan 6,5 dakikalık bir video basına servis edilmiş ve söz konusu video ilk olarak Fetullah Gülen Cemaatine yakınlığıyla bilinen samanyoluhaber.com sitesinde, daha sonra ise devlet kanalı TRT ve diğer  ulusal televizyon kanallarında “Emniyet’ten Şok Görüntüler” başlığı ile yayınlanmıştır.

Emniyet tarafından hazırlanan bu videoda ve ona dayalı olarak verilen haberlerde, SDP ve TÖP üyeleri 2008’de AKP il binasının bombalanması gibi birçok olayla ilgiliymiş gibi gösterilmeye çalışılmış, 1 Mayıs mitingleri, Nato ve IMF’yi protesto eylemleri ve benzeri farklı zaman ve mekanlarda gerçekleşen birbirinden bağımsız olaylar, silahlı eylemlerle bir araya getirilerek parti üyelerimize ve yöneticilerimize asılsız suçlar yakıştırılmış ve yasadışı birçok olayın sorumluları olarak gösterilmeye çalışılmıştır.

Referandum öncesinde, Anayasa değişikliği paketine “evet” oyu verilmesi halinde ileri demokratik bir düzen tesis edeceğini iddia eden AKP tarafından, Fetullah Gülen cemaatinin emniyet ve yargı içindeki uzantıları aracılığıyla tezgâhlanan bu aşağılık ve ahlaksız komplo, hükümete yakın yayın organlarında  gözaltıların gerçekleştirildiği 21 Eylül gününden bu yana artan bir ivmeyle sansasyonel boyutlara taşınmaktadır.

En son olarak, yakın zamanda kaleme aldığı “Haliç’te Yaşayan Simon’lar – Dün Devlet Bugün Cemaat” başlıklı kitabıyla gündeme gelen emniyet müdürü Hanefi Avcı’nın operasyonlar sırasında gözaltına alınan Necdet Kılıç ile irtibatlı olduğu iddiaları ortaya atılarak; tamamen yasal ve demokratik zeminlerde faaliyet yürüten SDP ve TÖP önce illegal bir silahlı örgütle, daha sonra ise Hanefi Avcı ile ilişkilendirilmeye çalışılmaktadır. “Çamur at izi kalsın” mantığıyla yapılan bu gerçek dışı itham ve senaryolarla, yönetici ve arkadaşlarımız hakkında yürütülmekte olan yargısal sürecin Ergenekon örgütü davasına bağlanmak istendiği apaçık ortadadır.

SDP ve TÖP’ün Ergenekon ve ilişkili diğer davalarda yargılanmakta olan darbeci, militarist, faşist unsurlara karşı sürdürdüğü anti-militarist anti-faşist mücadele herkes tarafından bilinmekteyken, yine Şemdinli olayı sonrası SDP’ye ait “Paşa Paşa Yargılanacaksınız” slogan ve afişleri demokrasi ve özgürlükten yana her kesimin hafızalarında yer almakta iken, tutuklanan yönetici ve arkadaşlarımızın Ergenekon örgütü ile ilişkili oldukları iddiaları tümüyle gerçek dışı ve gülünçtür.

AKP yanlısı “Bugün”, “Yeni Şafak”, “Star” ve “Samanyolu TV” gibi basın/yayın organlarında ortaya atılan asılsız iddia ve iftiralar bununla da sınırlı kalmamakta; tutuklananlar hakkında ASALA örgütüyle içli dışlı olmaktan, fuhuş organizasyonları yapmaya, çocuk pornosu bulundurmaya varan iğrenç bir karalama ve dezenformasyon kampanyası yürütülmektedir.

Sosyalistlere karşı AKP tarafından sahneye konan bu alçak komplo, emekten, barıştan, özgürlükten ve demokrasiden yana tüm insanlara karşı yapılmıştır. Uyduruk gerekçelerle, düzmece iddialarla gerçekleştirilen gözaltı ve tutuklamalar, daha önce Vatan Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Aylin Duruoğlu gibi tümüyle alakasız insanları dahi hedef almıştır, yarın da alacaktır.

AKP tüm muhalefeti sindirme ve tasfiye etme planını üç ayrı çuval üzerinden yürütmektedir. İlki halka karşı korkunç suçlar işleyen kontrgerilla faaliyetlerinin örgütleyicisi ve uygulayıcısı eli kanlı faşist katillerin yanı sıra, bunlarla ilgisiz unsurların da dâhil edilerek tasfiye edildiği bilinen Ergenekon çuvalıdır. İkincisi Kürt muhaliflerin doldurulduğu PKK-KCK çuvalıdır. Devrimci ve sosyalist muhalifler ise Devrimci Karargâh çuvalına doldurulmak istenmektedir.

Gelinen aşama itibarı ile bir bölümü uzun süre önce varlığına son vermiş, bir bölümü ise SDP ve TÖP gibi tamamen yasal zeminlerde siyasi faaliyet yürütmekte olan 10’dan fazla sosyalist hareketin Devrimci Karargâh çuvalına doldurulduğu görülmektedir. Bugün AKP yanlısı medyada yer verilen haberlerden, bunlara bir yenisinin daha eklenmekte olduğu anlaşılmaktadır. Halen İşçilerin Sosyalist Partisi Merkez Yürütme Kurulu üyesi olan Mahir Sayın da asılsız iddialarla “Hanefi Avcı tarafından yurtdışına kaçması sağlanan bir Devrimci Karargâh örgütü mensubu” olarak lanse edilmiş, böylece bir sonraki tutuklama ve gözaltı dalgasının İşçilerin Sosyalist Partisi’ni de hedef alacağı ve giderek bütün sosyalist, ilerici, demokrat kesimlerin Devrimci Karargâh çuvalına doldurulacağı ortaya çıkmıştır.

Oynanan sinsi ve kirli bir oyundur. AKP hükümeti, solu ve toplumu sindirmek ve toplumsal muhalefeti etkisizleştirmek için siyaset ve etik dışı yöntemlerden, ince tezgahlardan medet uman bir çizgiyi temel faaliyet çizgisi haline getirmiştir. Bir yandan demokrasi ve özgürlük yaygaraları atıp, öte yandan yasal demokratik zemini faşist rejimlerin uyguladığı yöntem ve tertiplerle ortadan kaldırmaya çalışan sermaye sınıfının temsilcisi AKP hükümeti, bu yolun çıkmaz bir yol olduğunu er ya da geç görmek zorunda kalacaktır. Çünkü, emek ve özgürlük güçlerini bu tip pespaye yöntemlerle sindirmek tarihte hiç mümkün olmadı, gelecekte de asla mümkün olmayacaktır.

Bize gücünüz yetmez!

AKP komplosu boşa çıkarılacak!

 

SOSYALİST DEMOKRASİ PARTİSİ

TOPLUMSAL ÖZGÜRLÜK PLATFORMU

SOSYALİST BİRLİK HAREKETİ


u Komplo boşa çıkarılacak!




Loading