İSTANBUL/ANKARA
(DİHA) - Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP) ve Toplumsal Özgürlükler
Platformu'na (TÖP) yönelik gözaltı furyasını "Referandum sonrasında
muhalif parti ve kurumlara yönelik bertaraf etme operasyonu" olarak
değerlendiren İstanbul'daki emek ve meslek örgütleri, siyasi
partiler ve aydınlar Türkiye'nin otoriter-totaliter yeni bir
istibdat rejimine doğru sürüklenmesinden endişe duyduklarını
belirtti.
12 Eylül'de referanduma sunulan kısmi anayasa değişikliğine karşı
'boykot' tavrını benimseyen SDP ve TÖP'e karşı önceki gün başlatılan
gözaltı operasyonları sendika ve meslek örgütleri tarafından
tepkiyle karşılandı. DİSK, KESK gibi konfederasyonlar ve
bileşenlerini İstanbul Tabip Odası, İstanbul Eczacı Odası, İstanbul
Diş Hekimleri Odası, İstanbul Veteriner Hekimler Odası ve TMMOB İl
Koordinasyon Kurulu'nun oluşturduğu İstanbul Meslek Odaları
Koordinasyonu İMOK) gibi üst meslek örgütleri, Taksim Hill Otel'de
bu saldırılara ilişkin basın toplantısı düzenledi. Toplantıya, DİSK
Genel Sekreteri Tayfun Görgün, Türk Tabipler Birliği Başkan Yardımcı
(TTB) Dr. Ali Çerkezoğlu, İstanbul Eczacılar Odası Başkanı Semih
Güngör ve diğer meslek odaları temsilcileri katıldı.
Konfederasyonlar
ve meslek örgütleri tarafından hazırlanan ortak basın metni TTB
Başkan Yardımcı Dr. Ali Çerkezoğlu tarafından okundu. Referandumdan
dokuz gün sonra tıpkı 12 Eylül günlerinde olduğu gibi yasal bir
siyasi parti ve yasal bir kuruluşun binalarına, yöneticilerinin
evlerine operasyonlar yapıldığını dile getiren Çerkezoğlu, "Yine
tıpkı 12 Eylül'de olduğu gibi gözaltına alınanlardan üç gündür haber
alınamıyor, soruşturma ve operasyonla ilgili hiçbir bilgiye
ulaşılamıyor" diye konuştu. "Kendilerine açılan davaları 'hukuka ve
demokrasiye darbe' olarak görenlerin, kendilerinden olmayan herkesi
kriminalize ederek susturmak için yaptıklarını kendi deneyimlerinden
de bildiklerini biliyoruz" diyen Çerkezoğlu, daha önce TTB, DİSK ve
KESK'e yönelik gerçekleşen operasyon ve gözaltı olaylarını
hatırlattı. Çerkezoğlu, kendisine muhalefet eden kişi ve kurumlara
karşı en sert yöntemlere başvurmasına rağmen, kendisini 'demokrasi
havarisi' olarak gösteren bir iktidarla karşı karşıya olduklarına da
dikkat çekti.
Abdulhamid hayranları heveslenmesin
Operasyonların derhal durdurularak davayla ilgili gizlilik kararının
kaldırılması ve gözaltına alınanların derhal serbest bırakılmasını
istediklerini kurumlar adına dile getiren Çerkezoğlu, "Okyanus ötesi
güçlerin desteğiyle hayranı oldukları 2. Abdülhamid benzeri ikinci
bir istibdat rejimi hevesine kapılanlara sesleniyoruz; emek ve
meslek örgütleri olarak bu yıldırma, susturma, korkutma ve sindirme
amaçlı uygulamalara karşı, demokrasiyi, özgürlükleri, emeği ve emek
dostlarını sonuna kadar savunmaya kararlıyız" dedi.
u Bu hukuk-dışı saldırı AKP hükümetinin sosyalist muhalefete tahammülsüzlüğünün tescilidir
