Demokratik siyasete kelepçe


24 Eylül 2010


Mahkemeden 13 Tutuklama Kararı Çıktı.

Aralarında SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan ve TÖP sözcüsü Oğuzhan Kayserilioğlu'nun da bulunduğu 17 kişi bugün Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesinde savcılığa çıkarıldı. SDP ve TÖP'lüler tutuklama talebiyle mahkemeye sevkedildi. Sultan Seçik serbest bırakıldı.

SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan, Toplumsal Özgürlük Platformu sözcüleri Oğuzhan Kayserilioğlu ve Tuncay Yılmaz, SDP Genel Başkan Yardımcıları Günay Kubilay ve Ecevit Piroğlu, MYK üyesi Ulaş Bayraktaroğlu, PM üyesi ve İHD İstanbul il yöneticisi Sultan Seçik Kubilay, parti üyesi Özgür Cafer Kalafat savcılığa çıkarılmak üzere Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesine getirildiler.

SDP ve TÖP temsilcileri adliyeye kelepçeli olarak getirildiler. Emniyet aracından adliyeye götürülürken slogan atan sosyalistlere polis müdahale etmek istedi. Polislerin SDP PM üyesi ve İHD İstanbul il yöneticisi Sultan Seçik'in zafer işareti yapmasını engellemeye çalıştıkları görüldü. SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan "Yaşasın partimiz SDP", SDP Genel Başkan yardımcısı Ecevit Piroğlu "SDP susmadı susmayacak. Yaşasın Devrim Yaşasın Sosyalizm", SDP  MYK üyesi Ulaş Bayraktaroğlu ise  "Kahrolsun Emperyalizm. Kahrolsun Oligarşi. Yaşasın Anti-Emperyalist Anti-Oligarşik Demokratik Halk Devrimi" diye bağırdı.

Savcılığın tutuklama talabiyle mahkemeye sevkettiği SDP ve TÖP'lüler geceyarısından sonra çıkarıldıkları mahkemece tutuklandılar. Sultan Seçik tutksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

ADLİYE FOTOĞRAFLARI

Beşiktaş Barbaros Meydanında gözaltıları protesto eden emek ve demokrasi güçleri meydandan sloganlarla adliye önüne yürüdüler. Etkinlikte İHD İstanbul şube başkanı Abdülbaki Boğa, BDP Diyarbakır milletvekili ve SDP onursal başkanı Akın Birdal, BDP İstanbul milletvekili Sebahat Tuncel, DİSK genel başkan yardımcısı Ali Cancı, ESP Genel Başkan yardımcısı Hülya Gerçek, EHP Genel Başkan yardımcısı Emre Öztürk, ÖDP Genel Başkan yardımcısı Sema Solaklı, Sosyalist Parti MYK üyesi Ufuk Göllü, Doç. Dr. Sibel Özbudun birer konuşma yaparak bu hukuksuzluğa son verilmesini ve gözaltıların serbest bırakılmasını istediler. Emek ve Demokrasi güçlerinin ortak basın açıklamasını Celal Beşiktepe okudu.

SDP ve TÖP'lüler Adliye önünde nöbete başladı

Basın açıklamasına katılarak destek verenler: Av. Eren Keskin, yazar Ayşegül Devecioğlu, DSİP Genel Başkanı Doğan Tarkan, EMEP adınan İsmail Seyrek, Sosyalist Gelecek Parti Girişimi adına Şaban Devrez, TKP İstanbul il başkanı Hüseyin Karabulut, Halkevleri adına Umar Karatepe, 78'liler Girişimi yürütme kurulundan Abdullah Öztürk, Devrimci Hareket dergisi adına Eray Saygın Partizan adına Tugay Okay, Ürün Sosyalist Dergi, Tüm-İGD, Halk Cephesi temsilcileri, İşçi Mücadele Derneği adına Ulaş Koç, Emek ve Özgürlük Cephesi adına Hasan Yüksel, Tüm-Tis İstanbul Şube Başkanı Çayan Dursun, Eğitim Sen 2 Nolu Şube Başkanı Ali Gün, Eğitim Sen 8 Nolu Şube Başkanı Hatun İldemir, Sağlık Emekçileri Sendikası'ndan Erdal Güzel,  KESK İstanbul Şubeler Platformu temsilcisi.

ETKİNLİK FOTOĞRAFLARI

 

Etkinlikte Celal Beşiktepe tarafından okunan basın açıklaması:

AKP’nin Gözaltı Terörüne SON!

SDP ve TÖP temsilcileri siyasi bir komployla gözaltına alındılar. Derhal serbest bırakılmalarını istiyoruz!

 

Biz demokrasiden, özgürlükten, emekten, barıştan yana güçler olarak Sosyalist Demokrasi Partisi ve Toplumsal Özgürlük Platformuna karşı yürütülen siyasi komployu, gözaltı operasyonunu protesto ediyor, bu haksız saldırıları durdurmak için bir araya geldiğimizi ilan ediyoruz.

21 Eylül 2010 günü, sabah saat 5:30’da, Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP) İstanbul İl Binasına, Kadıköy İlçe Örgütüne, SDP ve Toplumsal Özgürlük Platformu (TÖP) üyelerinin evlerine devletin kolluk güçleri tarafından silahlı baskınlar düzenlendi. Yüzleri kar maskeli, çelik yelekli özel harekat timleri parti binalarını ve evleri darmadağın ettiler, bu binalarda bulunan bilgisayarlara, çok sayıda görsel ve yazılı malzemeye el koydular.

Operasyonlarda, SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan, SDP Genel Başkan Yardımcıları Günay Kubilay ve Ecevit Piroğlu, MYK Üyesi Ulaş Bayraktaroğlu, PM Üyelerinden İbrahim Turgut, Sultan Seçik Kubilay, parti üyesi Özgür Cafer Kalafat, ayrıca Toplumsal Özgürlük Platformu sözcüleri Oğuzhan Kayserilioğlu ve Tuncay Yılmaz’ın da içinde olduğu toplam 18 kişi gözaltına alındı.

Emniyet güçleri; gözaltıları, davası bir hukuk skandalına dönüşmüş olan ‘Devrimci Karargah’ isimli örgütle ilişkili olmak suçlamasıyla gerçekleştirmiştir. Bu davanın iddianamesindeki ve tutuklamalarındaki keyfilik en başından beri basında çokça yer almıştı. Aralarında bir siyasal partinin genel başkanı ve genel başkan yardımcıları bulunan arkadaşlarımızın bu suçlamalarla evleri basılarak gözaltına alınmaları da siyasi bir komplodan başka bir şey değildir, hukukdışı ve keyfi bir saldırıdır.

12 Eylül’den bu yana ilk kez açık, yasal alanda faaliyet yürüten bir siyasi partiye, partinin genel başkanına, merkez yöneticilerine ve demokratik bir platformun sözcülerine yönelik olarak gerçekleşen bu pervasız saldırı, AKP hükümetinin toplumsal muhalefete hiçbir tahammülü olmadığının bir ispatıdır. AKP, anayasa referandumunun hemen ardından muhaliflerine yönelik bir tasfiye operasyonuna girişmiştir.

SDP ve TÖP’ün birlik görüşmeleri yürüttüğü ve birlik kongresine gitme sürecinde olduğu tüm kamuoyunca bilinmektedir. Açıktır ki, AKP, sosyalistlerin birliğinden ve örgütlü muhalefetinden korkmaktadır. Bu nedenle de, yasal düzlemde mahkum edemediği sosyalistlere karşı bir karalama kampanyası yürüterek onları “terörist” ilan etmeye, halkın gözünde gayrımeşru göstermeye çalışmaktadır. Çünkü onlara göre “AKP’li olmayan herkes teröristtir”! İşte AKP “demokrasi”sinin özü budur. Demokrasi düşmanı bu anlayış, örgütlü güçlere siyasi mücadele için alan bırakmamak noktasında 12 Eylül darbecilerini aratmamaktadır. Başka kim hiç gözünü kırpmadan yeri yurdu belli olan, herkesin gözünün önündeki bir siyasi parti genel başkanının evini sabaha karşı silahlarla basmıştır?

DTP’nin kapatılması, BDP’nin, ESP’nin benzer operasyonlarla yıldırılmaya çalışılması, bugün SDP ve TÖP üyelerinin asılsız suçlamalarla gözaltına alınması; AKP’nin 12 Eylül’ü devam ettirdiğinin açık bir göstergesidir. SDP ve TÖP’e yönelik yürütülen karalama kampanyası ve temsilcilerine yapılan muamele, Türkiye’de demokratik siyaset yapma hakkına indirilen ağır bir darbedir.

Bu saldırı, halkların kardeşliğinden yana olan sosyalistlerin birliğini gerçekleştirme sürecini başlatmak için bir araya gelmiş, bu birlikteliği hayata geçirmeye başlamış iki sosyalist yapıyı hedef almıştır. Açıktır ki, bu saldırı, tüm sosyalist güçlere gözdağı vermek amaçlı yapılmıştır. AKP, Kürt halk hareketiyle Türkiyeli sosyalistlerin ittifakından ve sosyalistlerin birliğinden kaygı duymaktadır. Aynı zamanda bu saldırı AKP hükümetinin sosyalist muhalefete tahammülsüzlüğünün artık hak hukuk tanımaz bir noktaya gelmiş olduğunun tescilidir. Böylece başbakanın referandum öncesinde dilinden düşürmediği “ileri demokrasi”yle neyi kastetmiş olabileceğini herkesin görebilmesi için yalnızca 9 gün geçmesi yeterli olmuştur.

 “Devrimci Karargah” adı altında yürütülen kovuşturmalar ise en başından beri bir fiyaskodur. Operasyonlar çerçevesinde, konuyla uzaktan yakından hiçbir ilgisi bulunmayan onlarca insanın mağdur edilişine tüm kamuoyu şahit olmuştur. Bugün de SDP ve TÖP üyeleri aynı pervasız saldırıyla karşı karşıyadır. Kendine karşı olan herkese bir kulp uydurmakta başarılı olan AKP hükümetinin, devrimcilere uydurduğu kulp da “Devrimci Karargah” olmuştur. Devrimci, demokrat, özgürlükten, barıştan, halkların kardeşliğinden yana tüm güçleri hedef alan bu saldırıyı kabul etmiyoruz. AKP’nin soldan gelen toplumsal muhalefeti “yasa dışı”, “terörist” ilan etme oyununu kabul etmiyoruz. Bu siyasi komployu, bu tasfiye operasyonunu, bu 12 Eylül’cü anlayışı protesto ediyoruz.

Siyasal iktidarın öğreneceği şeylerden biri şudur: Bu komplolarla sosyalistleri ve demokrasi güçlerini yıldıramazsınız.

AKP hükümetini uyarıyoruz: Tarihin sizi de halkın vicdanında 12 Eylül’cülerin yanına yerleştireceği günler çok uzakta değildir.

Biz demokrasiden, özgürlükten, emekten, barıştan yana güçler olarak gözaltında bulunan Sosyalist Demokrasi Partisi ve Toplumsal Özgürlük temsilcilerinin, üyelerinin derhal serbest bırakmasını talep ediyor, hükümeti muhalefete yönelik bu anti-demokratik uygulamalarından bir an önce vazgeçmeye çağırıyoruz. Tüm demokratik kamuoyunu destek vermeye ve duyarlı olmaya davet ediyoruz.

AKP’nin Gözaltı Terörüne SON!

ADLİYE FOTOĞRAFLARI

 

ETKİNLİK FOTOĞRAFLARI

 




Loading