ÖDP ve TKP: "Gözaltına alınanlar derhal serbest  bırakılsın!"


22 Eylül 2010


Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) Genel Başkan Yardımcısı Haydar İlker ve Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Merkezi birer açıklama yaparak SDP ve TÖP'e dönük polis baskınlarını kınadılar ve gözaltına alınanların serbest bırakılmasını istediler. ÖDP açıklamasında "AKP'nin muhalif kesimleri 'terörist' olarak kodlayarak bir cadı avı sürdürdüğü" vurgulanırken, TKP açıklamasında "AKP'nin solu ve toplumu sindirme, baskı altına alma operasyonu boşa çıkarılacaktır" denildi.

 

Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) Genel Başkan Yardımcısı Haydar İlker'in Açıklaması:

SDP VE TOPLUMSAL ÖZGÜRLÜK PLATFORMU ÜYELERİ SERBEST BIRAKILMALIDIR

AKP, muhalif kesimleri ‘terörist’ olarak kodlayarak bir cadı avı sürdürmektedir. SDP ve Toplumsal Özgürlük Platformu üye ve yöneticileri biran önce serbest bırakılmalıdır.  

AKP iktidarı ‘demokrasi‘ sözünü kimseye bırakmazken kendisine karşı olan tüm kesimleri giderek daha fazla baskı altına tutmaya çalışıyor. Sosyalist Demokrasi Partisi ve Toplumsal Özgürlük Platformu‘na yapılan operasyon bunun son göstergelerinden birisi olmuştur.

AKP, muhalif kesimleri ‘terörist‘ olarak kodlayarak bir cadı avı sürdürmektedir. AKP‘nin sözde 12 Eylül ile hesaplaşma olarak sunmaya çalıştığı referandumun hemen ardından gerçekleşen bu operasyon 12 Eylül zihniyetinin ve ruhunun AKP eliyle sürdürüldüğünü ortaya koymaktadır.

SDP ve Toplumsal Özgürlük Platformu üye ve yöneticileri biran önce serbest bırakılmalıdır.

Haydar İLKER

Genel Başkan Yardımcısı

 

Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Merkez'inden yapılan açıklama:

SİYASİ PARTİ YÖNETİCİLERİ VE GAZETECİLER DERHAL SERBEST BIRAKILMALIDIR!

AKP'NİN SOLU VE TOPLUMU SİNDİRME OPERASYONU BOŞA ÇIKARILACAKTIR!

AKP, referandumdan çıkan 'evet' sonucunu hiç vakit kaybetmeden daha baskıcı bir rejimin adımlarının atılmasına 'meşruiyet' kazandırdığı hükmüne varmıştır. Dün SDP yöneticilerinin ve TÖP sözcüsünün yanı sıra bir dizi solcu gazeteci ve yazarın gözaltına alınması bunun bir örneğidir. Yine dün Beyoğlu’nda iki sanat galerisine karşı polis nezaretinde gerçekleştirilen gerici saldırı, AKP’nin toplumu sindirme kampanyasının bir yansımasıdır. AKP’ye karşı direnenler, bu saldırılara pabuç bırakmayacaktır!

Referandumdan istediği sonucu alan AKP iktidarı, bundan böyle daha da saldırgan ve pervasız davranacağını göstermek için hiç zaman kaybetmedi. Referandumdan yalnızca dokuz gün sonra aralarında Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP) ve Toplumsal Özgürlük Platformu (TÖP) yöneticilerinin, Red ve Bilim ve Gelecek dergileri yazarlarının da bulunduğu çok sayıda kişinin “Devrimci Karargah” operasyonu iddiasıyla gözaltına alınmaları bu saldırganlığın ve hukuk tanımazlığın ulaştığı boyutun bir örneğidir. SDP il ve ilçe binaları ile üyelerinin evlerinin basılması, toplumun ve kamuoyunun gözü önünde bulunan SDP Genel Başkanı ve Genel Başkan yardımcıları ile TÖP sözcüsünün gözaltına alınması AKP’nin gerçek yüzünü bir kez daha ortaya koymuştur.

AKP hükümeti bu operasyonla, referandumdan daha keyfi ve daha baskıcı bir iktidar kurma 'onayı' aldığı varsayımıyla hareket edeceğini göstermiştir. Bu gözaltı ve baskınlar, insanların konuşmaya, hatta selamlaşmaya dahi korkar hale getirildikleri bir toplum yaratma girişiminin bir parçasıdır. Bu operasyon, gerici iktidarın yalnızca AKP ve yandaşlarının tarif ettiği çerçevede 'muhalefete' izin vermeye, toplumu bu doğrultuda sindirmek üzere her tür yöntemi kullanmaya niyet ettiğini göstermektedir.

Aynı gün Beyoğlu’nda iki sanat galerisine karşı gerçekleştiren gerici saldırılar AKP’nin referandumdan kendi adına nasıl bir sonuç çıkarttığının bir başka örneğini sunmuştur.

AKP memleketimizi dinci cemaatlerin ellerini kollarını sallayarak insanların geleceğini çaldığı, polis olmanın hırsızlık yapmaktan geçtiği, gerici, sanat düşmanı çetelerin kentlerin en merkezi yerlerinde dahi insanlara saldırabildiği, birini tanımanın veya biriyle selamlaşmanın 'suç' sayılabildiği, cemaati yazan gazetecinin her niyete yenilebilen davalar kapsamında tutuklanabildiği bir ülkeye dönüştürmek için çabalamaktadır. Ancak AKP, kurduğu bu dikta rejimine ve yoğunlaştırdığı baskıya rağmen halen halkımızın büyük bir bölümünü sindirmeyi veya kendisine bağlamayı başaramamıştır, başaramayacaktır.

Türkiye Komünist Partisi, dün gözaltına alınan başta SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan olmak üzere SDP ve TÖP yöneticilerinin, Red ve Bilim ve Gelecek dergileri yazarlarının derhal serbest bırakılmasını talep etmekte, gözaltıları şiddetle kınamaktadır. AKP’nin solu ve toplumu sindirme, baskı altına operasyonu boşa çıkarılacaktır.

Türkiye Komünist Partisi

Genel Merkez

 




Loading