ANKARA
- Aralarında BDP, TÖP, SDP, ESP, EHP, DHF'nin de olduğu Emek ve
Demokrasi güçleri Kızılay'da YKM önünde "Anadil Hakkı
Engellenemez" pankartı açarak basın açıklaması gerçekleştirdi.
'Yaşam dilsiz olmaz', 'Dilim yaşamımdır', 'Ben dilimi istiyorum',
'Anadilde eğitim istiyorum' yazılı Kürtçe dövizler taşınan eylemde
Sosyalist Demokrasi Partisi yöneticisi Hüseyin Taka, grup adına
basın açıklamasını okudu. Yeni eğitim-öğretim yılının
başladığı belirtilen açıklamada, 'Ama, Kürt çocukları bugün okula
gitmiyor. Aileleri, çocuklarının kendi anadillerinden
koparılmalarına daha fazla müsaade etmeyeceklerini ilan ediyor'
denildi. Taka'nın ardından, BDP Mamak İlçe Başkanı Saide Varlıermiş de Kürtçe basın
açıklaması yaptı. Açıklama sırasında, okul çağındaki bazı çocuklar,
ellerindeki Kürtçe dövizlerle dikkati çekti.
TZP Kurdi'nin almış olduğu okulları boykot
kararına destek veren Ankara emek ve demokrasi güçleri, Kürtlerin
kendi gerçekliğini yok sayan eğitim sistemini istemediğini ve
kendilerini yok sayan bugüne kadar zorlandıkları "Varlığım Türk
varlığına armağan olsun' andını söylemeyeceklerini kaydetti.
Aralarında BDP, SDP, KESK ve birçok siyasi partinin olduğu emek ve
demokrasi güçleri, TZPKurdi'nin almış oldukları okulları bir
haftalık boykot kararına destek vermek amacıyla YKM önünde basın
açıklaması yaptı. "Zımane mın nasnameya mına", "Em perwerdehiya
zımane xwe dıxwazım" ve "Anadil hakkı engellenemez" yazılı üç
pankartın açıldığı açıklamada, "Ez zımane xwe dıwazım", "Zımanemın
jiyana mıne" yazılı dövizler taşınarak, "Be jiyan nabe" sloganları
atıldı. Eylemede, Kürtçe, Türkçe olmak üzere iki açıklama yapıldı.
Türkçe açıklamayı yapan Hüseyin Taka, TZPKurdi'nin almış olduğu
okulları boykot kararına değinerek, Kürtlerin kendi gerçekliğini yok
sayan eğitim sistemini istemediğini ve kendilerini yok sayan bugüne
kadar zorlandıkları "Varlığım Türk varlığına armağan olsun' andını
söylemeyeceklerini ifade etti. Türkiye barış ve demokrasi güçleri
olarak anadilin en doğal bir hak olduğunu belirten Taka, Kürtlerin
anadillerinde eğitim yapma hakkının bir an önce devlet tarafından
güvenceye alınmasını istedi. Taka, İnsan Hakları Evrensel
Bildirgesinin ve Avrupa İnsan Hakkaları Sözleşmesinin anadilde
eğitimin bir hak olduğunu ve uygulanması gereken bir zorunluluk
olduğunu kabul ettiğine işaret ederek, "Türkiye Cumhuriyetinin
varlığı ve koşulunu belirleyen Lozan Anlaşması bu nedenle 42.
maddesi ile azınlıklara bu hakkı tanırken, aynı zamanda 39. maddesi
ile de farklı Müslüman haklara da anadil hakkını tanımıştır. Ancak
bu hak cumhuriyet tarihi süresince cumhuriyet kurucuları içinde yer
alan Kürtlere tanınmamış ve korkunç bir asimilasyon uygulanmıştır"
hatırlatmasında bulundu. Türkiye'nin ırkçı ve kültürel soykırımcı
yaklaşımla farklı kültürlerden oluşan toplum arasında barışı ve
kardeşliği her gün biraz daha yok ettiğine dikkat çeken Taka, ancak
bu asimilasyoncu uygulamaların Kürtleri Türkleştirmediğini boykot
kararıyla beraber bir kez daha kanıtlandığını söyledi.
'Artık kimse bizi kandıramaz'
BDP Mamak İlçe Başkanı Saide Varlıermiş ise yaptığı Kürtçe
konuşmada, her halkın kimliği ile var olduğunu bu kimliğinde dilsiz
yaşanamayacağını belirterek, uluslararası sözleşmelerde dil
yasağının "insanlık suçu" şeklinde tanımlandığına dikkat çekti.
Varlı, Başbakan Erdoğan'ın Almanya'da asimilasyona karşı yaptığı
açıklamalara da dikkat çekerek, "Söylediklerine katılıyoruz ama ne
yazık ki Başbakan ülkeye dönünce her şeyi unutuyor ya da
söylediklerine sahip çıkmıyor" dedi. Türkçe dışındaki bütün dillerin
Türkiye'de yasaklandığını ve bunun 88 yıldır devam ettiğini dile
getiren Varlı, devletin bu yasakçı mantıkla kendi vatandaşına
düşmanlık yaptığını sözlerine ekledi. Kürtçe üzerindeki baskılara
dikkat çekmek için Azadiya Welat gazetesinin kapatılmasını, Vedat
Kurşun'a 166 yıl ceza verilmesini örnek gösteren Varlı, aynı zamanda
TRT 6'da Kürtçe yayın yapılmasının çelişkisine de dikkat çekerek,
"Bu iki yüzlülüğe artık yeter diyoruz. Artık kimse bizi kandıramaz"
diye konuştu. Kürtlerin dil ve kültür hakları konusunda artık
devletten bir beklentisinin kalmadığını ve kendi sistemini
kendisinin yaratması gerektiğine işaret eden Varlı, Kürt dili ve
kimliği anayasa da tanınmadan da çözümün mümkün olmayacağını
söyledi. "Milyonlarca Kürt çocuğunun hayatı okulların açılmasıyla
alt üst oluyor. Anadillerinde eğitim alamadıkları için boynu bükük
ve çaresizdirler. Çocuklar baskı ve zorla kimliklerinden
uzaklaştırılıyor. Çocukların ruh dünyaları alt üst oluyor. Buna
artık yeter diyoruz" diyen Varlı, Kürtlerin boykot çağrısına destek
vermelerini istedi.
(DİHA)








