Anadilde eğitim istiyoruz. Boykottayız!


20 Eylül 2010


ANKARA - Aralarında BDP, TÖP, SDP, ESP, EHP, DHF'nin de olduğu Emek ve Demokrasi güçleri Kızılay'da YKM önünde "Anadil Hakkı Engellenemez" pankartı açarak basın açıklaması gerçekleştirdi. 'Yaşam dilsiz olmaz', 'Dilim yaşamımdır', 'Ben dilimi istiyorum', 'Anadilde eğitim istiyorum' yazılı Kürtçe dövizler taşınan eylemde  Sosyalist Demokrasi Partisi yöneticisi Hüseyin Taka, grup adına basın açıklamasını okudu.  Yeni eğitim-öğretim yılının başladığı belirtilen açıklamada, 'Ama, Kürt çocukları bugün okula gitmiyor. Aileleri, çocuklarının kendi anadillerinden koparılmalarına daha fazla müsaade etmeyeceklerini ilan ediyor' denildi.  Taka'nın ardından, BDP Mamak İlçe Başkanı Saide Varlıermiş de Kürtçe basın açıklaması yaptı.  Açıklama sırasında, okul çağındaki bazı çocuklar, ellerindeki Kürtçe dövizlerle dikkati çekti. 

TZP Kurdi'nin almış olduğu okulları boykot kararına destek veren Ankara emek ve demokrasi güçleri, Kürtlerin kendi gerçekliğini yok sayan eğitim sistemini istemediğini ve kendilerini yok sayan bugüne kadar zorlandıkları "Varlığım Türk varlığına armağan olsun' andını söylemeyeceklerini kaydetti.

Aralarında BDP, SDP, KESK ve birçok siyasi partinin olduğu emek ve demokrasi güçleri, TZPKurdi'nin almış oldukları okulları bir haftalık boykot kararına destek vermek amacıyla YKM önünde basın açıklaması yaptı. "Zımane mın nasnameya mına", "Em perwerdehiya zımane xwe dıxwazım" ve "Anadil hakkı engellenemez" yazılı üç pankartın açıldığı açıklamada, "Ez zımane xwe dıwazım", "Zımanemın jiyana mıne" yazılı dövizler taşınarak, "Be jiyan nabe" sloganları atıldı. Eylemede, Kürtçe, Türkçe olmak üzere iki açıklama yapıldı. Türkçe açıklamayı yapan Hüseyin Taka, TZPKurdi'nin almış olduğu okulları boykot kararına değinerek, Kürtlerin kendi gerçekliğini yok sayan eğitim sistemini istemediğini ve kendilerini yok sayan bugüne kadar zorlandıkları "Varlığım Türk varlığına armağan olsun' andını söylemeyeceklerini ifade etti. Türkiye barış ve demokrasi güçleri olarak anadilin en doğal bir hak olduğunu belirten Taka, Kürtlerin anadillerinde eğitim yapma hakkının bir an önce devlet tarafından güvenceye alınmasını istedi. Taka, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin ve Avrupa İnsan Hakkaları Sözleşmesinin anadilde eğitimin bir hak olduğunu ve uygulanması gereken bir zorunluluk olduğunu kabul ettiğine işaret ederek, "Türkiye Cumhuriyetinin varlığı ve koşulunu belirleyen Lozan Anlaşması bu nedenle 42. maddesi ile azınlıklara bu hakkı tanırken, aynı zamanda 39. maddesi ile de farklı Müslüman haklara da anadil hakkını tanımıştır. Ancak bu hak cumhuriyet tarihi süresince cumhuriyet kurucuları içinde yer alan Kürtlere tanınmamış ve korkunç bir asimilasyon uygulanmıştır" hatırlatmasında bulundu. Türkiye'nin ırkçı ve kültürel soykırımcı yaklaşımla farklı kültürlerden oluşan toplum arasında barışı ve kardeşliği her gün biraz daha yok ettiğine dikkat çeken Taka, ancak bu asimilasyoncu uygulamaların Kürtleri Türkleştirmediğini boykot kararıyla beraber bir kez daha kanıtlandığını söyledi.

'Artık kimse bizi kandıramaz'

BDP Mamak İlçe Başkanı Saide Varlıermiş ise yaptığı Kürtçe konuşmada, her halkın kimliği ile var olduğunu bu kimliğinde dilsiz yaşanamayacağını belirterek, uluslararası sözleşmelerde dil yasağının "insanlık suçu" şeklinde tanımlandığına dikkat çekti. Varlı, Başbakan Erdoğan'ın Almanya'da asimilasyona karşı yaptığı açıklamalara da dikkat çekerek, "Söylediklerine katılıyoruz ama ne yazık ki Başbakan ülkeye dönünce her şeyi unutuyor ya da söylediklerine sahip çıkmıyor" dedi. Türkçe dışındaki bütün dillerin Türkiye'de yasaklandığını ve bunun 88 yıldır devam ettiğini dile getiren Varlı, devletin bu yasakçı mantıkla kendi vatandaşına düşmanlık yaptığını sözlerine ekledi. Kürtçe üzerindeki baskılara dikkat çekmek için Azadiya Welat gazetesinin kapatılmasını, Vedat Kurşun'a 166 yıl ceza verilmesini örnek gösteren Varlı, aynı zamanda TRT 6'da Kürtçe yayın yapılmasının çelişkisine de dikkat çekerek, "Bu iki yüzlülüğe artık yeter diyoruz. Artık kimse bizi kandıramaz" diye konuştu. Kürtlerin dil ve kültür hakları konusunda artık devletten bir beklentisinin kalmadığını ve kendi sistemini kendisinin yaratması gerektiğine işaret eden Varlı, Kürt dili ve kimliği anayasa da tanınmadan da çözümün mümkün olmayacağını söyledi. "Milyonlarca Kürt çocuğunun hayatı okulların açılmasıyla alt üst oluyor. Anadillerinde eğitim alamadıkları için boynu bükük ve çaresizdirler. Çocuklar baskı ve zorla kimliklerinden uzaklaştırılıyor. Çocukların ruh dünyaları alt üst oluyor. Buna artık yeter diyoruz" diyen Varlı, Kürtlerin boykot çağrısına destek vermelerini istedi.
  (DİHA)

 





Loading