NAGİHAN AKARSEL/ÇAĞLA YELESER
ANKARA
(DİHA) - Geçitli (Peyanis) Köyü'nde 9 köylünün ölümüyle sonuçlanan
katliama ilişkin siyasi parti temsilcileri, katliamın Kürt sorunun
barışçıl çözümünü istemeyen güçler tarafından yapıldığının açık
olduğunu belirterek, ortaya çıkan ilk bulguların yüzlerce katliama
ve binlerce 'faili meçhul' cinayete imza atmış olan JİTEM'i ve 'iyi
çocukları' işaret ettiğini söyledi.
Hakkari'de 9 sivilin hayatını kaybetmesi ile sonuçlanan olayı
kınadığını ifade eden EDP Genel Başkanı Ziya Halis, bu saldırıyı
yapanları en kısa zamanda bulunması gerektiğini belirtti. Bu olayın
barışı istemeyen güçler tarafından toplumsal barışa konulan bir
dinamit olduğunu ifade eden Halis, Kürt sorununun barışçıl çözümünü
istemeyen güçler tarafından yapıldığını ifade ederek, Kürt sorununun
barışçıl politikalarla en kısa zamanda çözülmesi gerekliliğine
dikkat çekti. Halis, "Kürt sorunu partiler üstü bir sorundur. Ve
ertelenmeden en kısa zamanda çözümler üretilmelidir. Geçmişte
ateşkes süreçlerinde yaşanan olaylarda gösteriyor ki; bu olay farklı
güçler tarafından da yapılmış olabilir. Nitekim PKK bu olayı
üstlenmedi. Hemen açıklama yaptı. Hükümet tüm ihtimalleri düşünerek
hemen bu konu ile ilgili tüm bilgileri toparlamalı ve olayı
aydınlatmalıdır" dedi. Başbakan Recep Tayip Erdoğan'ın olayların
sorumlusunun örgüt olduğunu belirtmesinin aceleci bir yaklaşım
olduğuna işaret eden Halis, "Sayın Erdoğan'ın gösterdiği adres somut
değil, flu bir adrestir. Dolayısıyla halkı inandıracak şekilde, bu
konunun aydınlatılması gerekmektedir" dedi. Daha öncede benzer
olayların yaşandığına dikkat çeken Halis, Güçlükonak olayını
hatırlatarak barışı engellemeye çalışan karanlık güç odaklarının
açığa çıkarılması gerektiğini kaydetti.
EMEP: Bu katliam JİTEM ve 'iyi çocukları' işaret ediyor
Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sabri Topçu da, yaptığı yazılı
açıklamada, katliamın faillerinin bulunmasını ve askeri
operasyonların durdurulmasını istedi. Kalıcı ateşkes ve diyalog
ortamının sağlanmasının önemine işaret eden Topçu, "Kürt sorununda
diyalog ve barış arayışlarının arttığı, PKK'nin 20 Eylül'de son
bulacak 'eylemsizlik' kararını uzatması için girişimlerin sürdüğü
günlerde gerçekleştirilen bu katliam, kan ve şiddetten beslenen,
barış ve demokratikleşme düşmanı güçlerden başka kimsenin işi
olamaz. Katliamı kınıyor, hayatını kaybedenlerin ailelerine
başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyoruz" dedi.
Bu katliam da tıpkı 1996'da JİTEM tarafından bir minibüsün ateşe
verilerek, 11 köylünün katledildiği Güçlükonak katliamını
hatırlattığını ifade eden Topçu, olay hakkında ortaya çıkan ilk
bulguların yüzlerce katliama ve binlerce "faili meçhul" cinayete
imza atmış olan JİTEM'i ve "iyi çocukları" işaret ettiğine dikkati
çekti. Topçu, "Açıklama ve demeçleriyle kışkırtıcı ve
provokasyonlara açık bir yaklaşım sergileyen Başbakan, Hükümet
sözcüleri ve Cumhurbaşkanı; Kürt halkını ve BDP'yi suçlamak, olayın
hemen ardından gerçekleri ters yüz eden açıklamalar yapmak yerine,
başta Peyanis Köyü halkı olmak üzere, Bölge halkına ve sağduyu
sahibi güçlere kulak vermelidir" dedi. PKK'nin 13 Ağustos'tan 20
Eylül'e kadar "eylemsizlik kararı" aldığı süre boyunca bölgede
operasyonları sürdüren, çatışmalara ve ölümlere neden olan
yaklaşımın, bu katliamın gerçekleşmesine zemin hazırladığını
belirten Topçu, "Dahası Hakkari bölgesi adeta üs seçilmiş ve katliam
üzerine katliam gerçekleştirilmiştir. Başbakan ve Hükümet,
milliyetçi ve şoven propagandayı arttırarak, referandumdan evet
çıkarmak için askeri operasyonların sürmesine onay vermiş ve 9
PKK'linin eylemsizlik kararına rağmen öldürülmesini 'teröre karşı
mücadele' olarak karşılamıştır" ifadesini kullandı. Katliamın hemen
arkasından BDP yöneticileri ile AKP Hükümeti temsilcileri arasında
yapılacak olan görüşmenin iptal edildiğine dikkat çeken Topçu, bu
yaklaşımın provokasyonlara destekten başka bir anlama gelmeyeceğini
işaret etti.
SDP: Hakkari olayı ikinci Şemdinli olayıdır
SDP Genel Başkan Yardımcısı Barışta Erdost, 20 Eylül'e kadar PKK
tarafından ilan edilen ateşkesin egemen güçleri çok ciddi bir açmaz
içerisinde bıraktığını belirterek, "Bir taraftan operasyon
düzenleniyor, bir taraftan da Hakkari'de provokasyonlar
tasarlanıyor. Bütün bunlar geleneksel inkar ve imha politikaları
dışında karşılıklı uzlaşmaya ve anlaşmaya dayalı çözüme devletin
hala kapalı olduğunu gösteriyor" ifadesini kullandı. Erdost, ne
zaman hükümet Kürt halkının temsilcileriyle görüşme yapmak istese o
zaman provokasyonlarla karşılaştığına dikkat çekerek, görüşmeden
vazgeçildiğini kaydetti. Bu konuda ciddi bir irade olması halinde
çözüme dönük adımların çabuk gelişeceğini belirten Erdost, siyasi
iradenin çözüme yönelik bir adım atmaya niyeti olmadığını belirtti.
Yapılanın oyalama olduğunu kaydeden Erdost, Hakkari'deki katliamın,
eylemsizliğe rağmen devam eden operasyonların bir parçası olduğunu
sözlerine ekledi.
Erdost, "Hükümetin adım atmaya en ufak bir niyeti olsa, Kürt halkını
Kürt özgürlük hareketinden koparma zihniyetinden vazgeçmesi gerekir.
Hakkari olayı ikinci Şemdinli olayıdır. İyi çocukların işidir" dedi.
SP: Bu katliam sürece sabotajdır
Sosyalist Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Kahya da,
referandumda Anayasa paketindeki bazı maddelerin değiştirilmesi ile
ilgili olarak AKP'nin aldığı evet oylarının belli bir başarıyı ifade
ettiğini belirterek, bunun akabinde belli beklentilerin ortaya
çıktığını kaydetti. Bu beklentilerin yeni bir anayasa için toplumsal
bir uzlaşı temelinde hareket etmek ile Kürt sorununun çözümü
konusunda belli adımların atılması şeklinde olduğunu kaydeden Kahya,
BDP'nin bölgede elde ettiği başarının da bunu hızlandırdığını ifade
etti. Kürt sorununun barışçıl çözümü anlamında önemli bir eşikten
geçildiğine işaret eden Kahya, 20 Eylül'de sona erecek olan
eylemsizliğin sürmesi için hükümetin vereceği mesajlara odaklanılan
bir dönemde yaşanılan bu katliamın sabotaj niteliği taşıdığını
belirtti. Kahya, "Bu PKK'nin yapmış olduğu bir eylem değildir. Bu o
alanda bulunulan dokümanlarla açığa çıkmıştır. Ortaya çıkan bu
gerçeklik değerlendirileceğine, PKK suçlanmıştır. Bu basiretsiz bir
tutumdur" dedi. Bu olayın JİTEM tarafından yapıldığına dair
bulguların olduğuna dikkat çeken Kahya, "20 Eylül'e kadar sürecek
olan ateşkesin uzatılması için Hükümetin adım atması ve dirayetli
bir yaklaşımla Kürt sorununun demokratik çözümü için uğraşması
gerekiyor" dedi.
ÖDP: Deliller ortada Hükümet olayı aydınlatmalı
ÖDP Genel Başkan Yardımcısı Haydar İker de, Hakkari'de gelişen bu
olayın tek kelimeyle bir vahşet olduğunu ve kınadıklarını ifade
etti. İker, çok sade bir bakış açısı üzerinden olaya yaklaşıldığında
bile katliamın yapıldığı yerde bulunan içinde mayın olan, yine
numaraları belli olan materyaller üzerinden bile olayın
aydınlatılabileceğini, delillerin ortada olduğunu kaydetti. Bu
durumu Hükümet'in aydınlatması gerektiğini belirten İker,
sorumluların yargı önüne çıkarılması gerektiğini kaydetti.
Hak ve Özgürlükler Partisi Genel Başkan Yardımcısı Fehmi Demir de
yaptığı açıklamada, bu eylemin şiddet yanlısı karanlık güç
odaklarının işi olduğuna dikkat çekti. Demir, "Son 20-30 yılda
demokrasi ve Kürt sorununun çözüm yoluna girdiği bütün önemli
dönemeçlerin bu tür provokatif eylemlerle tıkanması artık bir sır
değil" diye belirtti.
u Siyasi partiler: Hakkari'deki katliam 'iyi çocukları' işaret ediyor (DİHA)
u Siyasi partiler: İyi çocuklar (Yüksekova Haber)
