Hakkari'deki katliam 'iyi çocuklar'ı işaret ediyor


19 Eylül 2010


NAGİHAN AKARSEL/ÇAĞLA YELESER

ANKARA (DİHA) - Geçitli (Peyanis) Köyü'nde 9 köylünün ölümüyle sonuçlanan katliama ilişkin siyasi parti temsilcileri, katliamın Kürt sorunun barışçıl çözümünü istemeyen güçler tarafından yapıldığının açık olduğunu belirterek, ortaya çıkan ilk bulguların yüzlerce katliama ve binlerce 'faili meçhul' cinayete imza atmış olan JİTEM'i ve 'iyi çocukları' işaret ettiğini söyledi. 

Hakkari'de 9 sivilin hayatını kaybetmesi ile sonuçlanan olayı kınadığını ifade eden EDP Genel Başkanı Ziya Halis, bu saldırıyı yapanları en kısa zamanda bulunması gerektiğini belirtti. Bu olayın barışı istemeyen güçler tarafından toplumsal barışa konulan bir dinamit olduğunu ifade eden Halis, Kürt sorununun barışçıl çözümünü istemeyen güçler tarafından yapıldığını ifade ederek, Kürt sorununun barışçıl politikalarla en kısa zamanda çözülmesi gerekliliğine dikkat çekti. Halis, "Kürt sorunu partiler üstü bir sorundur. Ve ertelenmeden en kısa zamanda çözümler üretilmelidir. Geçmişte ateşkes süreçlerinde yaşanan olaylarda gösteriyor ki; bu olay farklı güçler tarafından da yapılmış olabilir. Nitekim PKK bu olayı üstlenmedi. Hemen açıklama yaptı. Hükümet tüm ihtimalleri düşünerek hemen bu konu ile ilgili tüm bilgileri toparlamalı ve olayı aydınlatmalıdır" dedi. Başbakan Recep Tayip Erdoğan'ın olayların sorumlusunun örgüt olduğunu belirtmesinin aceleci bir yaklaşım olduğuna işaret eden Halis, "Sayın Erdoğan'ın gösterdiği adres somut değil, flu bir adrestir. Dolayısıyla halkı inandıracak şekilde, bu konunun aydınlatılması gerekmektedir" dedi. Daha öncede benzer olayların yaşandığına dikkat çeken Halis, Güçlükonak olayını hatırlatarak barışı engellemeye çalışan karanlık güç odaklarının açığa çıkarılması gerektiğini kaydetti. 

EMEP: Bu katliam JİTEM ve 'iyi çocukları' işaret ediyor

Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sabri Topçu da, yaptığı yazılı açıklamada, katliamın faillerinin bulunmasını ve askeri operasyonların durdurulmasını istedi. Kalıcı ateşkes ve diyalog ortamının sağlanmasının önemine işaret eden Topçu, "Kürt sorununda diyalog ve barış arayışlarının arttığı, PKK'nin 20 Eylül'de son bulacak 'eylemsizlik' kararını uzatması için girişimlerin sürdüğü günlerde gerçekleştirilen bu katliam, kan ve şiddetten beslenen, barış ve demokratikleşme düşmanı güçlerden başka kimsenin işi olamaz. Katliamı kınıyor, hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyoruz" dedi. 

Bu katliam da tıpkı 1996'da JİTEM tarafından bir minibüsün ateşe verilerek, 11 köylünün katledildiği Güçlükonak katliamını hatırlattığını ifade eden Topçu, olay hakkında ortaya çıkan ilk bulguların yüzlerce katliama ve binlerce "faili meçhul" cinayete imza atmış olan JİTEM'i ve "iyi çocukları" işaret ettiğine dikkati çekti. Topçu, "Açıklama ve demeçleriyle kışkırtıcı ve provokasyonlara açık bir yaklaşım sergileyen Başbakan, Hükümet sözcüleri ve Cumhurbaşkanı; Kürt halkını ve BDP'yi suçlamak, olayın hemen ardından gerçekleri ters yüz eden açıklamalar yapmak yerine, başta Peyanis Köyü halkı olmak üzere, Bölge halkına ve sağduyu sahibi güçlere kulak vermelidir" dedi. PKK'nin 13 Ağustos'tan 20 Eylül'e kadar "eylemsizlik kararı" aldığı süre boyunca bölgede operasyonları sürdüren, çatışmalara ve ölümlere neden olan yaklaşımın, bu katliamın gerçekleşmesine zemin hazırladığını belirten Topçu, "Dahası Hakkari bölgesi adeta üs seçilmiş ve katliam üzerine katliam gerçekleştirilmiştir. Başbakan ve Hükümet, milliyetçi ve şoven propagandayı arttırarak, referandumdan evet çıkarmak için askeri operasyonların sürmesine onay vermiş ve 9 PKK'linin eylemsizlik kararına rağmen öldürülmesini 'teröre karşı mücadele' olarak karşılamıştır" ifadesini kullandı. Katliamın hemen arkasından BDP yöneticileri ile AKP Hükümeti temsilcileri arasında yapılacak olan görüşmenin iptal edildiğine dikkat çeken Topçu, bu yaklaşımın provokasyonlara destekten başka bir anlama gelmeyeceğini işaret etti. 

SDP: Hakkari olayı ikinci Şemdinli olayıdır

SDP Genel Başkan Yardımcısı Barışta Erdost, 20 Eylül'e kadar PKK tarafından ilan edilen ateşkesin egemen güçleri çok ciddi bir açmaz içerisinde bıraktığını belirterek, "Bir taraftan operasyon düzenleniyor, bir taraftan da Hakkari'de provokasyonlar tasarlanıyor. Bütün bunlar geleneksel inkar ve imha politikaları dışında karşılıklı uzlaşmaya ve anlaşmaya dayalı çözüme devletin hala kapalı olduğunu gösteriyor" ifadesini kullandı. Erdost, ne zaman hükümet Kürt halkının temsilcileriyle görüşme yapmak istese o zaman provokasyonlarla karşılaştığına dikkat çekerek, görüşmeden vazgeçildiğini kaydetti. Bu konuda ciddi bir irade olması halinde çözüme dönük adımların çabuk gelişeceğini belirten Erdost, siyasi iradenin çözüme yönelik bir adım atmaya niyeti olmadığını belirtti. Yapılanın oyalama olduğunu kaydeden Erdost, Hakkari'deki katliamın, eylemsizliğe rağmen devam eden operasyonların bir parçası olduğunu sözlerine ekledi. 
Erdost, "Hükümetin adım atmaya en ufak bir niyeti olsa, Kürt halkını Kürt özgürlük hareketinden koparma zihniyetinden vazgeçmesi gerekir. Hakkari olayı ikinci Şemdinli olayıdır. İyi çocukların işidir" dedi. 

SP: Bu katliam sürece sabotajdır

Sosyalist Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Kahya da, referandumda Anayasa paketindeki bazı maddelerin değiştirilmesi ile ilgili olarak AKP'nin aldığı evet oylarının belli bir başarıyı ifade ettiğini belirterek, bunun akabinde belli beklentilerin ortaya çıktığını kaydetti. Bu beklentilerin yeni bir anayasa için toplumsal bir uzlaşı temelinde hareket etmek ile Kürt sorununun çözümü konusunda belli adımların atılması şeklinde olduğunu kaydeden Kahya, BDP'nin bölgede elde ettiği başarının da bunu hızlandırdığını ifade etti. Kürt sorununun barışçıl çözümü anlamında önemli bir eşikten geçildiğine işaret eden Kahya, 20 Eylül'de sona erecek olan eylemsizliğin sürmesi için hükümetin vereceği mesajlara odaklanılan bir dönemde yaşanılan bu katliamın sabotaj niteliği taşıdığını belirtti. Kahya, "Bu PKK'nin yapmış olduğu bir eylem değildir. Bu o alanda bulunulan dokümanlarla açığa çıkmıştır. Ortaya çıkan bu gerçeklik değerlendirileceğine, PKK suçlanmıştır. Bu basiretsiz bir tutumdur" dedi. Bu olayın JİTEM tarafından yapıldığına dair bulguların olduğuna dikkat çeken Kahya, "20 Eylül'e kadar sürecek olan ateşkesin uzatılması için Hükümetin adım atması ve dirayetli bir yaklaşımla Kürt sorununun demokratik çözümü için uğraşması gerekiyor" dedi. 

ÖDP: Deliller ortada Hükümet olayı aydınlatmalı

ÖDP Genel Başkan Yardımcısı Haydar İker de, Hakkari'de gelişen bu olayın tek kelimeyle bir vahşet olduğunu ve kınadıklarını ifade etti. İker, çok sade bir bakış açısı üzerinden olaya yaklaşıldığında bile katliamın yapıldığı yerde bulunan içinde mayın olan, yine numaraları belli olan materyaller üzerinden bile olayın aydınlatılabileceğini, delillerin ortada olduğunu kaydetti. Bu durumu Hükümet'in aydınlatması gerektiğini belirten İker, sorumluların yargı önüne çıkarılması gerektiğini kaydetti. 

Hak ve Özgürlükler Partisi Genel Başkan Yardımcısı Fehmi Demir de yaptığı açıklamada, bu eylemin şiddet yanlısı karanlık güç odaklarının işi olduğuna dikkat çekti. Demir, "Son 20-30 yılda demokrasi ve Kürt sorununun çözüm yoluna girdiği bütün önemli dönemeçlerin bu tür provokatif eylemlerle tıkanması artık bir sır değil" diye belirtti.

09:21 18.09.2010

u Siyasi partiler: Hakkari'deki katliam 'iyi çocukları' işaret ediyor (DİHA)

u Siyasi partiler: İyi çocuklar (Yüksekova Haber)

u Siyasi partiler: İyi çocuklar (Roj Haber)

u Katliam 'iyi çocukların' işi (Günlük)




Loading