Eski Finlandiya
cumhurbaşkanı Martin Ahtisaari ve beraberindeki heyet Türkiye'ye
gelerek Diyarbakır ve İstanbul’da temaslarda bulundu. Kamuoyunca
'Akil Adamlar Heyeti' olarak isimlendirilen ve kendisini Bağımsız
Türkiye Komisyonu olarak tanımlayan Ahtisaari
başkanlığındaki heyette, eski İspanya Dışişleri Bakanı Mercelino
Oreja Aquirre, Hollanda'nın eski Dışişleri Bakanı Hans Van Den Broek
ve Bağımsız Türkiye Komisyonu Raportörü Avusturya Dışişleri
Bakanlığı eski müsteşarı Albert Rohan yer aldı.
Ahtisaari'nin ziyareti kamuoyunda devlet ile PKK arasında arabuluculuk çalışmaları yapmak olarak değerlendirildi. Ahtisaari ise bunu reddederek ziyaret amaçlarını AB sürecinde Türkiye'nin ilerleme durumunu izleme amaçlı olduğunu açıkladı. Ahtisaari'nin geçmişte Endonezya ile Açe, Sırbistan ile Kosova, Güney Afrika ile Namibya arasındaki ihtilaflarda arabulucu olarak görev yaptığı biliniyor. Abdullah Öcalan’ın Kürt sorununda çözüm için diyalog önerisinde arabulucu olarak gösterdiği isimlerden biri de Ahtisaari'ydi.
Önce Diyarbakır’da DTK Eşbaşkanı Aysel Tuğluk ve Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir’le sonra İstanbul’da Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Başbakan Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’le görüşen heyet adına konuşan Ahtisaari, görüşmelerde özellikle Kürt hareketinin temsilcilerinin olumlu mesajlar verdiğini ve şiddetin sona ermesi yolunda umutlu olduğunu belirtti. Bu anlamda savaşan taraflar arasında müzakerelerin başlatılması, ateşkesin önkoşulsuz uzatılması ve ateşkesi tehdit eden Hakkari’deki mayın patlaması gibi olayların sorumlularının açığa çıkarılmasını istediklerini de belirten Ahtisaari henüz sürecin bir parçası olmadıklarınında altını çizdi.
Heyette yer alan Avusturya Dışişleri Bakanlığı Eski Müsteşarı Albert Rohan ise Türkiye'ye ilk geldikleri yıllarda olduğu gibi Kürt sorununu tartışmanın bir tabu olmaktan çıktığını belirterek Kürtlerin dillerini ve kimliklerini özgürce kullanmalarının önemini vurguladı.
Eski İspanya dışişleri bakanı ve eski Avrupa Parlamentosu üyesi Marcelino Oreja Aguirre İspanya’da Bask'ın ve Katalonya'nın özerk statülerini hatırlattı ve devletin iktidarının bölgelere göre dağılımının kendi inisiyatifinde olduğuna dikkat çekti.
