AKP'nin referanduma sunduğu anayasa
değişikliği paketi, 12 Eylül 2010 günü oylanacak.
Bizce bu pakette işçi sınıfı ve ezilenler
adına, demokrasi ve özgürlük adına bir ilerleme yok.
AKP, iddia ettiğinin aksine, 12 Eylül'le
hesaplaşmıyor, 12 Eylül kurumlarında kendisine yer açmaya çalışıyor.
YÖK'te örneğini gördüğümüz üzere, AKP'nin hakimiyeti, ne bu kurumların
işleyişini dönüştürüyor, ne de demokratikleşme getiriyor. Anayasa
Mahkemesi'nde ve HSYK'da da yaşanacak olan budur.
Pakedin cazibesini artırmak için konulan
diğer maddeler tümüyle göstermelik içeriktedir: Ne kadın-erkek arasında
yasal ve fiili eşitsizlikleri giderecek düzenlemeler getirmekte, ne
parti kapatmaları yasaklamakta, ne kamu emekçilerine grevli
toplusözleşme hakkını vermekte, ne zaman aşımı zırhıyla korunan 12 Eylül
generallerinin yargılanabilmesini sağlamaktadır. AKP, bu maddelerle
ezilenlerin talepleriyle oynamakta, göz boyamaktadır. AKP'nin paketi,
hiçbir temel toplumsal-siyasal sorunun çözümüne yönelik adımları
içermiyor. 12 Eylül Anayasası'nı makyajlayarak ömrünü uzatıyor.
AKP, 'hesaplaştığını' iddia ettiği 12 Eylül
darbesinin ekonomi politikalarının en vahşi yürütücüsü konumundadır.
Özelleştirmelerin, taşeronlaştırmanın, esnek-kölece çalışmanın,
eğitimin-sağlığın ticarileştirilmesinin en büyük uygulayıcısı olmakla
övünmektedir. Bu paket de aynı anlayış temelinde hazırlanmıştır.
Hükümetin 'Kürt sorununun çözümü' ve
'Demokratik Açılım' üzerine yaldızlı propagandalarının ardından
hazırlanan bu pakette Kürt halkının demokratik taleplerinden bir tekinin
bile karşılanmamış oluşu, AKP'nin anti-demokratik mantığını ele
vermektedir. Kürt ulusunun inkarının sürdürülmesi, 'Evet' ve 'Hayır'a
taraf olan düzen partilerinin ortak zeminidir. Pakete Anayasa
Mahkemesi'nin bastığı onay mührü de düzenin her iki kanadının temeldeki
uzlaşmasını ele vermektedir. Nitekim, referandum sürecine askeri
operasyonlar, Dörtyol ve İnegöl'de linçler ve 'özel ordu' planları eşlik
etmektedir.
AKP'nin bu paketi gündeme getirirken işçi
sınıfının, Kürt ulusunun, ezilenlerin taleplerini görmezden gelmesi;
örgütlü temsilcilerini muhatap almaması, onları adeta 'boykot etmesi' de
kabul edilemez.
MHP ve CHP'nin oluşturduğu cephe ise, AKP'nin
paketine karşı muhalefeti kullanarak, mevcut anayasayı ve onun
kurumlarını güçlendirmeye çalışmaktadır. 12 Eylül Anayasasının
temellerinde her türlü değişikliğe karşı duran ve 12 Eylül rejiminin
bekçiliğine soyunan bu partilerin oluşturduğu Hayır cephesini de
reddediyoruz. Hayır cephesinden emekçilere ve ezilenlere bir hayır
gelmez.
Egemen sınıfların Evet-Hayır seçeneklerinin
karşısında, EMEKÇİLERİN VE EZİLENLERİN BOYKOT CEPHESİ'ni kurduk.
Boykot hareketimiz, 12 Eylül'le gerçekten
hesaplaşmaya çağrıdır, politik özgürlük için, demokratik ve sosyal
haklar için, halkların kardeşliği ve eşitliği, kadının kurtuluşu için
mücadele demektir. Boykot, yoksulluğa, güvencesiz çalışmaya, işsizliğe,
iş cinayetlerine karşı mücadele demektir.
İstiyoruz ki, halkımızın 'Değişim' talebi
gürül gürül aksın, sokaklardan yükselen mücadele 12 Eylül Anayasası'nı
ve düzenini önüne katsın.
İstiyoruz ki, Kürt sorununda özgürlük,
eşitlik ve kardeşlik kazansın.
İstiyoruz ki, 12 Eylül cuntasının tüm
insanlık suçlarından hesap sorulsun!
Boykot, ezilen ve sömürülen milyonların bu
taleplerini bayraklaştıran bir politikadır.
Önümüze tarihi bir fırsat çıkmıştır. “Yamalı”
ya da “yamasız”, hiçbir şekilde 12 Eylül darbe anayasasını
istemediğimizi boykotla göstermenin, şimdi tam zamanıdır.
Halkın kendi özgücüne ve örgütlü mücadelesine
dayanarak kendi anayasasını yapabileceğine, kendi iktidarını
kurabileceğine inananların gücünü, iradesini açığa çıkartmak gibi tarihi
bir sorumlulukla karşı karşıyayız.
Bizim boykot tavrımız, pasif, referandum
gününü bekleyen bir tutum değildir. Referanduma kadar geçecek süreçte ve
referandum günü aktif bir şekilde işçilerin ve ezilenlerin temel
taleplerini dile getireceğiz. Halkın gücünü, değişim isteminin gücünü
açığa çıkartacağız.
12 Eylül Askeri cuntası koşullarında zorla
kabul ettirilen; kapitalist sömürünün, emperyalist ekonomi
politikalarının, tekçi inkarcı ırkçı anlayışın, faşist merkeziyetçi
devlet yapısının, generallerin siyasete sistematik müdahalesinin, erkek
egemenliğinin, Türk-İslam sentezinin üzerine inşa edilmiş 1982
Anayasası'nı çöpe atmayı hedefliyoruz. Demokratik, özgürlükçü,
eşitlikçi, katılımcı ve sosyal haklara dayanan taleplerin kazanılması
temelinde bir hareketi bütünlüklü olarak ele alan bir örgütlenme ve
mücadele sürecini Emekçilerin ve Ezilenlerin Boykot Cephesi'yle
büyüteceğiz.
Emekçiler ve ezilenler için sorun, “Eşitliğe,
özgürlüğe, barış ve kardeşliğe yönelmiş bir toplumsal yaşamı inşa etme”
sorunudur. Amacımız, bütün ezilenleri ve emekçileri BOYKOT CEPHESİNDE
birleştirerek mevcut düzene alternatif bir düzen için ortak mücadeleyi
büyütmektir.
İşçilerin, emekçilerin ve ezilenlerin
mücadele taleplerini savunarak;
* Vatandaşların evrensel hak ve özgürlüklere
sahip olduğunu, ırk, dil, din, mezhep, cinsiyet, cinsel yönelim, etnik
köken ve benzeri hiçbir ayrım yapmaksızın, herkesin eşit olduğunu kabul
eden, tarihsel kültürel mirasa sahip çıkarak farklılıkları kültürel
zenginliğin kaynağı ve toplumsal bütünlüğün harcı olarak gören,
* Anayasanın değiştirilemez, değiştirilmesi
dahi teklif edilemez şeklindeki maddelerinin olmadığı,
* İşçilerin ve kamu emekçilerinin her türlü
örgütlenme ve grev haklarının tanındığı, özelleştirmelerin,
taşeronlaştırmanın yasaklandığı ve iş güvencesinin sağlandığı,
* Kültürel tekçiliği
reddeden, başta Kürt halkı olmak üzere, bütün halkların ve azınlıkların
anadilde eğitim ve öğrenim hakkına sahip olduğunu kabul eden,
* Halkın düşünce, ifade, basın, örgütlenme
vb. özgürlüklerini kayıtsız ve koşulsuz olarak güvence altına alan,
* Darbelerin insanlık suçu ilan edilerek,
başta Kenan Evren ve generalleri gelmek üzere, 12 Eylül cuntasının
ayrımsız tüm suçlularının yargılanmasını hedefleyen,
* “Terörle Mücadele Yasası”nın (TMY)
kaldırılmasını, “Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri”nin
lağvedilmesini ve devrimci-demokrat-sosyalist politik tutsakların
özgürlüğünü savunan,
* Kadınların ve
erkeklerin tam hukuki eşitliğinin yanı sıra, fiili eşitliğini sağlamayı
da hedefleyen, kadına yönelik şiddeti ağır biçimde cezalandıran, cinsel
kimlikler üzerindeki baskı ve ayrımcılıkları kaldıran,
* Parasız eğitim, parasız sağlık,
işsizlik ödeneği, sağlıklı ve insanca konut hakkı, kent hakkı, çevre ve
doğa hakkı gibi kolektif haklar temelinde sosyal mücadeleyi geliştiren,
*
Herkesin eşit ve özgür bir şekilde katıldığı ve gücü oranında temsil
edildiği demokratik bir seçim sistemini ve seçimlerdeki tüm barajların
kaldırılmasını kabul eden,
* YÖK'ü dağıtarak,
üniversite sınavlarını kaldırarak, herkese bilimsel, demokratik,
anadilde eğitimi sağlayan,
* Diyanet İşleri
Başkanlığı'nın lağvedilmesini ve zorunlu din derslerinin kaldırılmasını,
ezilen inanç grupları üzerindeki baskıların yok edilmesini sağlayan,
* Yerel yönetimlerin, bölge, il, ilçe, belde,
köy halkının ortak gereksinimlerini karşılamak üzere kurulan, yerinden
yönetim anlayışına uygun bir şekilde örgütlenen ve halk tarafından
seçilen demokratik yerel meclislerce yönetileceğini kabul eden,
* Ekolojik dengeyi temel alarak,
insanlığın tarihi ve kültürel mirasının korunup geliştirilmesini
amaçlayan, doğal bir kaynak olan suyun, toprağın, havanın
ticarileştirilmesine karşı tedbirleri alan,
Talepler manzumesiyle sürdüreceğimiz Boykot
hareketimiz, eşitlik, özgürlük, adalet, halkların barışı ve kardeşliği
mücadelemizin ortak cephesini yaratmayı hedeflemektedir.
Emekçilerin ve Ezilenlerin Boykot Cephesi
olarak, bu talepleri savunan herkesi 12 Eylül günü sandığa gitmemeye ve
darbe anayasasının ömrünü uzatmak isteyenleri boykot etmeye davet
ediyoruz.
Ne 12 Eylül Anayasası, Ne AKP Aldatmacası!
12 Eylül günü referandum sandıklarına değil,
sokağa, 12 Eylül'den hesap sormaya!
12 Eylül Anayasası çöpe, cuntacılar sanık
sandalyesine!
Özgürlük ve eşitlik istiyorum, sandığa
gitmiyorum!
Emekçilerin ve Ezilenlerin Boykot Cephesi
Barış ve Demokrasi Partisi (BDP), Toplumsal
Özgürlük Platformu (TÖP), Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP), Ezilenlerin
Sosyalist Partisi (ESP), Partizan, Demokratik Haklar Federasyonu (DHF),
Emekçi Hareket Partisi (EHP), Sosyalist Gelecek Hareketi, Sosyalist
Birlik Hareketi, Devrimci İşçi Partisi Girişimi (DİP-G), Demokrasi ve
Özgürlük Hareketi (DÖH), Sosyalist Dayanışma Platformu (SODAP), Köz,
Türkiye Gerçeği, Sosyalist Devrim Parti Girişimi