Türkiye'de
yükselen savaş lobisinin Kürt sorununun çözümsüzlüğünü derinleştirme
niyetinde olduğunu belirten SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan, dünyada
bütün benzer sorunların çözümünde olduğu gibi muhataplara kulak
verilmesi gerektiğini söyledi. PKK lideri Abdullah Öcalan'ın
önerilerinin sorunu kısa sürede çözüme götüreceğini kaydeden Turan,
'Öcalan ile görüşmek zorundasınız muhatap almak zorundasınız. Bu bir
lütuf yada tercih değil, eşyanın tabiatı gereği böyledir' dedi.
1990'lı yıllarda PKK'lilerin cenazelerine
yapılan işkencelerle Vietnam savaşında iki Vietkong militanına ABD
askerlerinin yaptığı işkenceleri karşılaştıran, 'Dün Vietnam bugün
Kürdistan' kampanyasını yürüten SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan, tekrar
başlanılan noktaya dönülmesinden kaygı duyanlardan. On senede bir fasit
daireler çizilerek başlanılan yere bir biçimde tekrar geri dönüldüğünü
belirten Turan, 'Bu milli güvenlik ideolojisinin temelinde de Kürt
meselesi yatıyor. Kuşkusuz başka meseleler de var ama Kürt meselesi
burada temel belirleyenlerden biri haline geliyor. Ve aslına bakarsanız
dönemsel olarak tansiyonun daha azalması, dönemsel olarak tansiyonun
daha fazla yükselmesi tam anlamıyla Türkiye'nin bu meseleye yaklaşımıyla
ilgili' dedi.
'Hükümet çözümü başka yerlerde arıyor'
Bazı liberal köşe yazarlarının 'Ne oldu da
PKK şimdi birden bire çatışmaya başladı, savaş boyutlandı' sorularının
bir anlam teşkil etmediğine vurgu yapan Turan, 'Onların görmediği şey
şu: Aslında Kürt halkı ve Kürt özgürlük hareketi çok uzun zamandan beri
çatışmaların durduğu, savaşın yerine siyasi çözümün ikame edileceği bir
süreçten yana. Bunun için gerçekten, yani dünyadaki pek az benzer
hareketin tutumunu gösterdi. Ama çok görünür bir tehlike vardı. Bu
tehlike AKP hükümetinin Kürt meselesini Kürt halkıyla, Kürt halkının
temsilcileriyle, Kürt özgürlük hareketiyle çözmekten ziyade, Irak'la,
Washington'la Ankara arasındaki çoğunluğu gizli toplantılarla çözmeye
yöneldi. Eğer Kürt halkının önderiyle bu sorunu çözemezseniz buna dönük
adım atmazsanız, muhataplık tartışmalarına makul bir karşılık
vermezseniz bu işin eninde sonunda gidip dayanacağı yer, yeniden
çatışmaların başlaması olur uyarısında bulunduk' şeklinde konuştu.
Yaşanılanların kabul edilecek hiçbir tarafının bulunmadığının altını
çizen Turan, bir sorununun olduğu yerde çözümün bulunması gerektiğine
değindi.
'Dünyada sorunlar muhataplarıyla çözülüyor,
burada öyle olmak zorunda'
Türkiye'de yükselen savaş lobisinin Kürt
sorununun çözümsüzlüğünü derinleştirme niyetinde olduğunu belirten SDP
Genel Başkanı Turan, dünyada bütün benzer sorunların çözümünde olduğu
gibi muhataplara kulak verilmesi gerektiğini söyledi. Çözüm için
denenmiş yolların artık bir kenara bırakılması gerektiğini belirten
Turan, 'Öcalan ile görüşmek zorundasınız, muhatap almak zorundasınız. Bu
bir lütuf değil ya da bu bir tercih değil. Bu eşyanın tabiatı gereği
böyledir. Gerçekleri araştırma komisyonu kurulsun. Yani iki tarafın da
bir masa başında konuşabilmesinin ön koşullarından bir tanesi budur.
Meclis bunu araştıracak, bunu araştırmak zorunda. Nerede ne problem
olduysa tarihin derinliklerinde bunları ortaya çıkarmak zorunda. Bunlar
olmadan sorunu çözmek mümkün değil. Ben bu şekilde kısa sürede
çözüleceğine inanıyorum ancak devlet içindeki savaş lobisi, narko-ekonomi
bunun böyle olmasını istemiyor' dedi.
'Demokratik özerklik iyi anlaşılmalı'
Kürt cephesinde gündeme gelen 'Demokratik
özerklik' önerisinin de çözüm için iyi anlaşılması gerektiğini belirten
Turan, 'Türkiye hep yanlış kodlarla konuşuyor. Demokratik özerkliği de
bunlar bir toprağın koparılıp öbür tarafa götürülmesi gibi
algılayacaklar. Kimsenin bir şeyi götürdüğü falan yok. Merkezi otoriteyi
güçlendirdiğinizde demokrasiyi öldürürsünüz. Demokratik özerklik felsefe
itibariyle zaten yerel yönetimlerin güçlenmesi lazım. Bu yönetimin 80
yıllık temel problemi merkeziyetçilik. Böyle yerel yönetimler
güçlendiğinde kendi işini gücünü kendisi örgütlemeye başladığında bunun
karşılığı bölücülük olmuyor. Avrupa'da böyle şeyler var, ama hiç de öyle
bölünmüş parçalanmış falan değil. Temel sorun, Kürt halkı birtakım
sorunlardan şikayetçiyse bunu ifade ediyorsa bunlar kültürel ve siyasi
olgulardır. Bunları çözmeye dönük elbette bir diyalog ortamının olması
ve Kürt halkının bir demokratik özerklik çerçevesinde kendi istikametine
yol verebilmesi lazım. Yerel inisiyatiflerin güçlenmesi lazım. Tabi bu
baştan bir demokratik anayasa tartışmasını gündeme getiriyor. Halkın
seçtiğini merkezden gönderilen kaymakam, vali görevden alabiliyorsa
burada demokrasiden falan bahsedilemez. Bizim yaşadığımız zaten bu. Şu
anda seçilmiş bir sürü belediye başkanı cezaevinde' diye konuştu.
Turan, son olarak Türkiye'de köklü demokratik
bir değişim için Kürtler ve Türkiyeli sosyalist-sol kesimlerin ortak
ittifak yapması gerektiğini söyledi.
İSTANBUL - DİHA
GündemOnline