SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan:

Savaş lobisi yükseliyor


19 Temmuz 2010


Türkiye'de yükselen savaş lobisinin Kürt sorununun çözümsüzlüğünü derinleştirme niyetinde olduğunu belirten SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan, dünyada bütün benzer sorunların çözümünde olduğu gibi muhataplara kulak verilmesi gerektiğini söyledi. PKK lideri Abdullah Öcalan'ın önerilerinin sorunu kısa sürede çözüme götüreceğini kaydeden Turan, 'Öcalan ile görüşmek zorundasınız muhatap almak zorundasınız. Bu bir lütuf yada tercih değil, eşyanın tabiatı gereği böyledir' dedi.

1990'lı yıllarda PKK'lilerin cenazelerine yapılan işkencelerle Vietnam savaşında iki Vietkong militanına ABD askerlerinin yaptığı işkenceleri karşılaştıran, 'Dün Vietnam bugün Kürdistan' kampanyasını yürüten SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan, tekrar başlanılan noktaya dönülmesinden kaygı duyanlardan. On senede bir fasit daireler çizilerek başlanılan yere bir biçimde tekrar geri dönüldüğünü belirten Turan, 'Bu milli güvenlik ideolojisinin temelinde de Kürt meselesi yatıyor. Kuşkusuz başka meseleler de var ama Kürt meselesi burada temel belirleyenlerden biri haline geliyor. Ve aslına bakarsanız dönemsel olarak tansiyonun daha azalması, dönemsel olarak tansiyonun daha fazla yükselmesi tam anlamıyla Türkiye'nin bu meseleye yaklaşımıyla ilgili' dedi.

 

'Hükümet çözümü başka yerlerde arıyor'

Bazı liberal köşe yazarlarının 'Ne oldu da PKK şimdi birden bire çatışmaya başladı, savaş boyutlandı' sorularının bir anlam teşkil etmediğine vurgu yapan Turan, 'Onların görmediği şey şu: Aslında Kürt halkı ve Kürt özgürlük hareketi çok uzun zamandan beri çatışmaların durduğu, savaşın yerine siyasi çözümün ikame edileceği bir süreçten yana. Bunun için gerçekten, yani dünyadaki pek az benzer hareketin tutumunu gösterdi. Ama çok görünür bir tehlike vardı. Bu tehlike AKP hükümetinin Kürt meselesini Kürt halkıyla, Kürt halkının temsilcileriyle, Kürt özgürlük hareketiyle çözmekten ziyade, Irak'la, Washington'la Ankara arasındaki çoğunluğu gizli toplantılarla çözmeye yöneldi. Eğer Kürt halkının önderiyle bu sorunu çözemezseniz buna dönük adım atmazsanız, muhataplık tartışmalarına makul bir karşılık vermezseniz bu işin eninde sonunda gidip dayanacağı yer, yeniden çatışmaların başlaması olur uyarısında bulunduk' şeklinde konuştu. Yaşanılanların kabul edilecek hiçbir tarafının bulunmadığının altını çizen Turan, bir sorununun olduğu yerde çözümün bulunması gerektiğine değindi.

 

'Dünyada sorunlar muhataplarıyla çözülüyor, burada öyle olmak zorunda'

Türkiye'de yükselen savaş lobisinin Kürt sorununun çözümsüzlüğünü derinleştirme niyetinde olduğunu belirten SDP Genel Başkanı Turan, dünyada bütün benzer sorunların çözümünde olduğu gibi muhataplara kulak verilmesi gerektiğini söyledi. Çözüm için denenmiş yolların artık bir kenara bırakılması gerektiğini belirten Turan, 'Öcalan ile görüşmek zorundasınız, muhatap almak zorundasınız. Bu bir lütuf değil ya da bu bir tercih değil. Bu eşyanın tabiatı gereği böyledir. Gerçekleri araştırma komisyonu kurulsun. Yani iki tarafın da bir masa başında konuşabilmesinin ön koşullarından bir tanesi budur. Meclis bunu araştıracak, bunu araştırmak zorunda. Nerede ne problem olduysa tarihin derinliklerinde bunları ortaya çıkarmak zorunda. Bunlar olmadan sorunu çözmek mümkün değil. Ben bu şekilde kısa sürede çözüleceğine inanıyorum ancak devlet içindeki savaş lobisi, narko-ekonomi bunun böyle olmasını istemiyor' dedi.

 

'Demokratik özerklik iyi anlaşılmalı'

Kürt cephesinde gündeme gelen 'Demokratik özerklik' önerisinin de çözüm için iyi anlaşılması gerektiğini belirten Turan, 'Türkiye hep yanlış kodlarla konuşuyor. Demokratik özerkliği de bunlar bir toprağın koparılıp öbür tarafa götürülmesi gibi algılayacaklar. Kimsenin bir şeyi götürdüğü falan yok. Merkezi otoriteyi güçlendirdiğinizde demokrasiyi öldürürsünüz. Demokratik özerklik felsefe itibariyle zaten yerel yönetimlerin güçlenmesi lazım. Bu yönetimin 80 yıllık temel problemi merkeziyetçilik. Böyle yerel yönetimler güçlendiğinde kendi işini gücünü kendisi örgütlemeye başladığında bunun karşılığı bölücülük olmuyor. Avrupa'da böyle şeyler var, ama hiç de öyle bölünmüş parçalanmış falan değil. Temel sorun, Kürt halkı birtakım sorunlardan şikayetçiyse bunu ifade ediyorsa bunlar kültürel ve siyasi olgulardır. Bunları çözmeye dönük elbette bir diyalog ortamının olması ve Kürt halkının bir demokratik özerklik çerçevesinde kendi istikametine yol verebilmesi lazım. Yerel inisiyatiflerin güçlenmesi lazım. Tabi bu baştan bir demokratik anayasa tartışmasını gündeme getiriyor. Halkın seçtiğini merkezden gönderilen kaymakam, vali görevden alabiliyorsa burada demokrasiden falan bahsedilemez. Bizim yaşadığımız zaten bu. Şu anda seçilmiş bir sürü belediye başkanı cezaevinde' diye konuştu.

 

Turan, son olarak Türkiye'de köklü demokratik bir değişim için Kürtler ve Türkiyeli sosyalist-sol kesimlerin ortak ittifak yapması gerektiğini söyledi.

 

İSTANBUL - DİHA

GündemOnline



Loading