SDP GENEL BAŞKANI RIDVAN TURAN:

Kürt Halkı Yalnız Değildir


27 Temmuz 2010


Bir kez daha faşist linç kıtalarının milliyetçi ve ırkçı hezeyanlar eşliğinde Kürtlere yönelik kitlesel linç saldırılarına tanık olmaktayız. Bursa İnegöl’de faşist güruhlarca Kürtlere ve işyerlerine yönelik linç girişimine dönüşen saldırıların hemen ardından, Hatay’ın Dörtyol ilçesinde de polis aracına yapılan bir saldırıyı bahane ederek ilçede yaşayan Kürtlere yönelik kitlesel saldırıların organize edilmiş olması, sonucu vahim gelişmeleri tetikleyecek bir kaotik sürece doğru hızla yol alındığını gösteriyor.

Bu saldırılar, kitlesel linç girişimleri bizatihi faşist güruhlarca organize edilmiş olsa da, Kürt sorununu sinsi planlarının, oyalama taktiklerinin ve dar parti çıkarlarının bir aracı olarak kullanan AKP hükümeti kendini sorumluluktan kurtaramaz. Bu saldırıların birinci dereceden politik sorumlusu Erdoğan ve hükümetidir. Özellikle askeri ve siyasi operasyonlarla savaşı tırmandıran ve yeni özel savaş aygıtlarını devreye sokan, faşist güçlerin milliyetçi hezeyanlarına boyun eğen, barışçıl ve demokratik çözüm yollarına sırtını dönen ve linç girişimleri karşısında seyirci koltuğuna oturan Erdoğan hükümeti, kendini politik  sorumluluktan kurtaramaz.

“Milli refleks” olarak olağanlaştırılan ırkçı-faşist tertip ve tezgahlar İnegöl ve Dörtyol’da, 6-7 Eylül olaylarını çağrıştıran vahim bir tablo ortaya çıkarmıştır. Tarihteki 6-7 Eylül, Kanlı Pazar, Maraş ve Çorum Katliamları, Sivas Kıyımı gibi derin devlet provokasyonları, bu ülkede düzenin tehdidi olarak görünen toplumsal muhalefet güçleriyle nasıl hesaplaşıldığının iyi bilinen örnekleridir. Şimdi, bu kanlı tertiplerin sonuçlarından hiçbir ders çıkarılmamış olduğu gerçeğiyle yüz yüzeyiz.

İnegöl ve Dörtyol’da BDP binalarına yönelik saldırı ve kundaklama sonucu ağır hasarın ortaya çıkması bu saldırıların kendiliğinden bir infialden ziyade, tek merkezden yönlendirilen örgütlü güçlerin işi olduğunu göstermektedir.

İnegöl için valinin ‘vatanını milletini sevenler’ yakıştırması ile Dörtyol için MHP başkanının ‘haklı bir infial’ safsatası, MHP ve CHP’nin bu katliam girişimlerini AKP’nin tasfiyeden başka bir şey olmadığı herkes tarafından çoktan anlaşılmış  ‘açılımını’ hedef göstererek meşrulaştırmaya çalışmaları, Kürt illerinde bizzat resmi devlet güçleri eliyle uygulanan şiddetin, batı illerinde “taşeron”laştırılmaya çalışıldığının bariz göstergeleridir. 

Erdoğan ve hükümetini bir kez daha uyarıyoruz.

Bundan böyle batı illerinde Kürtlerin can ve mal güvenliğine yönelik her yeni saldırının, her yeni linç girişiminin tetikçisi bu faşist güruh olsa da, yaşanacak bütün olumsuz gelişmelerin sorumlusu, gerekli önlemleri almayan, Kürtlerin can ve mal güvenliği için kılını kıpırdatmayan AKP hükümeti olmaya devam edecektir.

Kürt halkının yalnız olduğunu düşünenler yanılıyorlar. Kürt halkı yalnız değildir. SDP her ne olursa olsun kardeş Kürt halkının yanında olacak, onun haklı ve meşru davası uğruna mücadelesini kararlılıkla sürdürecektir.




Loading