TECAVÜZCÜ POLİSLER YARGILANSIN!


28 Haziran 2010



İstanbul Kadın Platformundan 150 kadın, DÖKH’lü bir kadının Bağcılar’da sokaktan kaçırılıp şiddete ve tecavüze uğramasıyla ilgili basın açıklaması yapmak istedi.

Ancak polis, kadın grubunun kaçırılmanın gerçekleştiği sokağa yürümesine engel oldu. Bunun üzerine grup cadde ortasında oturarak, “Baskılar Bizi Yıldıramaz”, “Tecavüzcü polisler yargılansın”, “Yaşasın kadın dayanışması”, “Jin Jiyan Azadi” sloganlarıyla olayı protesto ettiler. Platform adına Alev Arslan’ın yaptığı basın açıklamasında "12 Mart’ta, 12 Eylül’de devrimci kadınlara sistematik cinsel işkence uygulayan devlet, Kürt kadınlara tecavüzü 30 yıldır bir savaş stratejisi olarak kullanan devlet,  bugünlerde bu en adi yıldırma politikasını raftan indirip yeniden yürürlüğe koydu." denildi.

 

ARKADAŞIMIZ KAÇIRILDI TECAVÜZ EDİLDİ

TECAVÜZCÜ POLİSLER YARGILANSIN!

Biz kadınlar bugün buradayız çünkü 10 gün önce Demokratik Özgür Kadın Hareketi üyesi arkadaşımız  BAĞCILAR'DA KAÇIRILDI VE CİNSEL ŞİDDETE MARUZ KALDI.

Biz kadınlar bugün burada taciz ve tecavüz karşısında sessiz kalmayacağımızı göstermek için toplandık. Biz kadınlar bugün burada Türkiye’de ÖRGÜTLÜ, MUHALİF kadınların taciz ve tecavüze maruz bırakılmasının aynı zamanda bir devlet politikası olduğunu söylemek için toplandık.  Yaşadığımız ülkede cinsel işkencenin, sistematik bir yıldırma politikası, savaş stratejisi, çeşitli alanlarda mücadele veren kadınları hedef alan bir bastırma ve cezalandırma aracı olması nedeniyle toplandık. Biz kadınlar bugün burada ister sokaktaki adam olsun, ister koca, ister asker, ister polis, tacizin-tecavüzün faili her kimse onun peşini bırakmayacağımızı göstermek toplandık.

Evet, Türkiye’de cinsel işkence, taciz ve tecavüz bir devlet politikasıdır. Askerinden, polisine, en üst kademesinden, en alttakine devletin görevlileri yıllardır tacizi ve tecavüzü, politik alanda mücadele veren kadınları yıldırmak için kullanmıştır. 10 gün önce de, birlikte mücadele verdiğimiz arkadaşımız erkekliğin ve erkek devletin bu en alçak politikasına maruz bırakılmıştır.

17 Haziran akşamı saat 20.30 sıralarında,  “Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH)” üyesi arkadaşımızı, tam bu sokakta beyaz renkli 'Doblo' marka bir araçtan inen 4 kişi zorla arabaya bindirip, bayıltılarak kaçırdı. Bindirildiği araçtaki saldırganlardan biri 'sen kendini ne sanıyorsun, 2 aydır seni takip ediyoruz. Sonunda elimize geçtin' derken yanında bulunan diğer saldırgan ise, 'konuşmayalım, kendimizi ele veriyoruz' dedi. Bunlar, bilincini yitirmeden önce arkadaşımızın duyduğu son sözler. Sonrasında saldırganlar, götürdükleri yıkık dökük binada arkadaşımıza 10 saat boyunca cinsel şiddet uygulayıp tecavüz ettiler.

İşte bugün burada, biz kadınlar bu tecavüzcüleri tanıdığımızı, kim olduklarını bildiğimizi ve yaptıklarını yanlarına bırakmayacağımızı söylemek, “tecavüzcü polis hesap verecek” diye haykırmak için toplandık.

Çünkü 12 Mart’ta, 12 Eylül’de devrimci kadınlara sistematik cinsel işkence uygulayan devlet, Kürt kadınlara tecavüzü 30 yıldır bir savaş stratejisi olarak kullanan devlet,  bugünlerde bu en adi yıldırma politikasını raftan indirip yeniden yürürlüğe koydu.

Kürtlere yönelik operasyonların ve şiddetin arttığı bir dönemde yaşanan bu tecavüzün zamanlaması gösteriyor ki, birileri bugüne kadar yaşanan devlet kaynaklı cinsel şiddet vakalarında sorumluların açığa çıkarılıp yargılanmamasına güvenerek, tutuklamalarla, çok çeşitli baskı yöntemleriyle seslerini bastıramadığı Kürt kadınları cinsel taciz ve tecavüz yöntemiyle susturmaya karar verdi. Savaşın alabildiğince tırmandırıldığı, operasyonların şiddetinin arttığı, savaş çığırtkanlarının kan istediği bu süreçte, kadınlara yönelik şiddetin, tecavüzlerin artması tesadüf değil.

Ama biz kadınlar, Demokratik Özgür Kadın Hareketi üyesi kadın arkadaşımızın 10 gün önce kaçırıldığı bu sokakta herkese duyuruyoruz ki, taciz ve tecavüz karşısında susmayacağız. 

Arkadaşımıza yapılan hepimizin canını acıtıyor. Buradan herkese sesleniyoruz . Arkadaşımız yalnız değil. Onun davası hepimizin davası. Ve biz biliyoruz!  10 gün önce arkadaşımızı kimlerin bu sokaktan kaçırdığını, kimlerin 10 saat boyunca cinsel işkencede, tecavüzde bulunduğunu biliyoruz. Bir kez daha haykırıyoruz: Örgütlü Kürt kadınlarını baskı ve şiddetle susturamazsınız.

Biz kadınlar, erkek egemenliğine karşı mücadelemizde evde, sokakta, karakolda nerede olursa olsun taciz ve tecavüzcülerin peşini bırakmayacağız..     

Yaşasın Kadın Dayanışması

Jin Jiyan Azadi

Gözaltında Tacize, Tecavüze Son

Tecavüzcü Polis Hesap Verecek.

Tecavüzcü Polis Yargılansın.

İstanbul Kadın Platformu