İstanbul
Kadın Platformundan 150 kadın, DÖKH’lü bir kadının
Bağcılar’da sokaktan kaçırılıp şiddete ve tecavüze
uğramasıyla ilgili basın açıklaması yapmak istedi.
Ancak polis, kadın grubunun kaçırılmanın
gerçekleştiği sokağa yürümesine engel oldu. Bunun
üzerine grup cadde ortasında oturarak, “Baskılar Bizi
Yıldıramaz”, “Tecavüzcü polisler yargılansın”, “Yaşasın
kadın dayanışması”, “Jin Jiyan Azadi” sloganlarıyla
olayı protesto ettiler. Platform adına Alev Arslan’ın
yaptığı basın açıklamasında
"12 Mart’ta, 12 Eylül’de devrimci kadınlara
sistematik cinsel işkence uygulayan devlet, Kürt
kadınlara tecavüzü 30 yıldır bir savaş stratejisi olarak
kullanan devlet, bugünlerde bu en adi yıldırma
politikasını raftan indirip yeniden yürürlüğe koydu."
denildi.
ARKADAŞIMIZ KAÇIRILDI TECAVÜZ EDİLDİ
TECAVÜZCÜ POLİSLER YARGILANSIN!
Biz kadınlar bugün buradayız çünkü 10 gün önce
Demokratik Özgür Kadın Hareketi üyesi arkadaşımız
BAĞCILAR'DA KAÇIRILDI VE CİNSEL ŞİDDETE MARUZ KALDI.
Biz kadınlar bugün burada taciz ve tecavüz
karşısında sessiz kalmayacağımızı göstermek için
toplandık. Biz kadınlar bugün burada Türkiye’de ÖRGÜTLÜ,
MUHALİF kadınların taciz ve tecavüze maruz
bırakılmasının aynı zamanda bir devlet politikası
olduğunu söylemek için toplandık. Yaşadığımız
ülkede cinsel işkencenin, sistematik bir yıldırma
politikası, savaş stratejisi, çeşitli alanlarda mücadele
veren kadınları hedef alan bir bastırma ve cezalandırma
aracı olması nedeniyle toplandık. Biz kadınlar bugün
burada ister sokaktaki adam olsun, ister koca, ister
asker, ister polis, tacizin-tecavüzün faili her kimse
onun peşini bırakmayacağımızı göstermek toplandık.
Evet, Türkiye’de cinsel işkence, taciz ve tecavüz
bir devlet politikasıdır. Askerinden, polisine, en üst
kademesinden, en alttakine devletin görevlileri
yıllardır tacizi ve tecavüzü, politik alanda mücadele
veren kadınları yıldırmak için kullanmıştır. 10 gün önce
de, birlikte mücadele verdiğimiz arkadaşımız erkekliğin
ve erkek devletin bu en alçak politikasına maruz
bırakılmıştır.
17 Haziran akşamı saat 20.30 sıralarında,
“Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH)” üyesi
arkadaşımızı, tam bu sokakta beyaz renkli 'Doblo' marka
bir araçtan inen 4 kişi zorla arabaya bindirip,
bayıltılarak kaçırdı. Bindirildiği araçtaki
saldırganlardan biri 'sen kendini ne sanıyorsun, 2 aydır
seni takip ediyoruz. Sonunda elimize geçtin' derken
yanında bulunan diğer saldırgan ise, 'konuşmayalım,
kendimizi ele veriyoruz' dedi. Bunlar, bilincini
yitirmeden önce arkadaşımızın duyduğu son sözler.
Sonrasında saldırganlar, götürdükleri yıkık dökük binada
arkadaşımıza 10 saat boyunca cinsel şiddet uygulayıp
tecavüz ettiler.
İşte bugün burada, biz kadınlar bu tecavüzcüleri
tanıdığımızı, kim olduklarını bildiğimizi ve
yaptıklarını yanlarına bırakmayacağımızı söylemek,
“tecavüzcü polis hesap verecek” diye haykırmak için
toplandık.
Çünkü 12 Mart’ta, 12 Eylül’de devrimci kadınlara
sistematik cinsel işkence uygulayan devlet, Kürt
kadınlara tecavüzü 30 yıldır bir savaş stratejisi olarak
kullanan devlet, bugünlerde bu en adi yıldırma
politikasını raftan indirip yeniden yürürlüğe koydu.
Kürtlere yönelik operasyonların ve şiddetin
arttığı bir dönemde yaşanan bu tecavüzün zamanlaması
gösteriyor ki, birileri bugüne kadar yaşanan devlet
kaynaklı cinsel şiddet vakalarında sorumluların açığa
çıkarılıp yargılanmamasına güvenerek, tutuklamalarla,
çok çeşitli baskı yöntemleriyle seslerini bastıramadığı
Kürt kadınları cinsel taciz ve tecavüz yöntemiyle
susturmaya karar verdi. Savaşın alabildiğince
tırmandırıldığı, operasyonların şiddetinin arttığı,
savaş çığırtkanlarının kan istediği bu süreçte,
kadınlara yönelik şiddetin, tecavüzlerin artması tesadüf
değil.
Ama biz kadınlar, Demokratik Özgür Kadın Hareketi
üyesi kadın arkadaşımızın 10 gün önce kaçırıldığı bu
sokakta herkese duyuruyoruz ki, taciz ve tecavüz
karşısında susmayacağız.
Arkadaşımıza yapılan hepimizin canını acıtıyor.
Buradan herkese sesleniyoruz . Arkadaşımız yalnız değil.
Onun davası hepimizin davası. Ve biz biliyoruz! 10
gün önce arkadaşımızı kimlerin bu sokaktan kaçırdığını,
kimlerin 10 saat boyunca cinsel işkencede, tecavüzde
bulunduğunu biliyoruz. Bir kez daha haykırıyoruz:
Örgütlü Kürt kadınlarını baskı ve şiddetle
susturamazsınız.
Biz kadınlar, erkek egemenliğine karşı
mücadelemizde evde, sokakta, karakolda nerede olursa
olsun taciz ve tecavüzcülerin peşini bırakmayacağız..
Yaşasın Kadın Dayanışması
Jin Jiyan Azadi
Gözaltında Tacize, Tecavüze Son
Tecavüzcü Polis Hesap Verecek.
Tecavüzcü Polis Yargılansın.
İstanbul Kadın Platformu