DEVLET TERÖRÜNE SON!


5 Haziran 2010



Silopi'de barış yürüyüşçülerine karşı gerçekleştirilen ve Sevahir Bayındır'ın kalça kemiğinin kırıldığı polis saldırısı Ankara'da Demokrasi İçin Birlik Hareketi tarafından protesto edildi. Yüksel Caddesinde 'Devlet Terörüne Son! Ölüm Değil Çözüm İstiyoruz!' yazılı bir pankart açan DBH bileşenleri, sık sık 'Meclisteki sesime vekilime dokunma!' , 'Yaşasın halkların kardeşliği!', 'Bıji bratıya gelan!' sloganları attı. Basın açıklamasının ardından 15 dakikalık bir oturma eylemi gerçekleştirildi.

Basın açıklamasında "Pek çok kişinin yaralandığı bu saldırı gösteriyor ki, nasıl İsrail’de devlet terörü can alıyorsa, barış isteyenlere karşı bu ülkede de devlet terörü aynı şekilde can almaya devam ediyor." denildi.

 

Basına ve Kamuoyuna

3 Haziran 2010 perşembe günü, binlerce kişinin katılımıyla Habur Sınır Kapısı’nda Şırnak Valisinin bilgisi dahilinde düzenlenen ‘barış yürüyüşü’ daha başlamadan polis tarafından saldırıya uğradı! Saldırı sonucunda BDP Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır’ın kalça kemiği kırıldı ve atılan gaz bombası nedeniyle Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan göğüs bölgesinde sıkışma meydana gelmesiyle acil servise kaldırılarak tedavi altına alındı. Pek çok kişinin yaralandığı bu saldırı gösteriyor ki, nasıl İsrail’de devlet terörü can alıyorsa, barış isteyenlere karşı bu ülkede de devlet terörü aynı şekilde can almaya devam ediyor. İsrail devletini protesto edenler aynı muameleyi buradaki halklara yapmaktan geri durmuyor, bir halkın barış ve demokrasi taleplerine baskıyla, işkenceyle, öldürmelerle karşılık veriliyor.

Halkın oylarıyla seçilmiş milletvekillerine ve belediye başkanlarına yönelik bu saldırı, Kürt Halkı’nın barış taleplerinin silahla yanıtlanacağının en net göstergelerinde biri olmuştur. Bir devlet projesi olarak başlayan, Kürtsüz Kürt açılımı son aşamada katliama dönüşmüştür. Şerzan Kurt’un acısı henüz dinmemişken, bu kez de Akrep adı verilen bir polis aracının ezerek öldürdüğü 10 yaşında ki Diren’in ölüm haberini aldık. Şerzanlar sokak ortasında vurulurken, Kürt çocukları onlarca yıl cezalarla cezaevlerine kapatılırken ve çocuklar panzerlerle ezilerek öldürülürken Başbakan’ın Filistin için döktüğü gözyaşlarının hiçbir inandırıcılığı yoktur. Başbakan kendi İsrail’ini yaratmakta ve kanlı ellerini gizlemeye çalışmaktadır! Bir halkın temsilcileri sonu gelmez bir biçimde sürekli hukuksuz olarak cezaevlerine kapatılmaktadır. Öyleyse soruyoruz size bunun adı katliam değildir de nedir? Bu uygulamaların İsrail devletinin yaptıklarından farkı nedir? Kürt halkına uygulanan açıktan devlet terörüdür.

Silopi’deki barış yürüyüşçülerine yapılan saldırı, aslında barışa dair umutlarımıza yapılmış bir saldırıdır. Bu saldırı, demokrasi güçlerine, insan haklarına yapılmış bir saldırıdır.

Bu gün milletvekillerimize, halkımıza yapılan bu saldırının sorumluları derhal görevden alınmalıdır. Aksi takdirde İçişleri bakanın kendisi istifa etmelidir! İçişleri Bakanı Beşir Atalay yaşananların hesabını vermelidir.

Biz Demokrasi İçin Birlik Hareketi olarak halka, milletvekillerine, insan haklarına ve hukuka yönelik yapılan bu saldırıyı şiddetle kınıyoruz. Bundan sonraki süreçte gelişecek olan saldırılara karşı sessiz kalmayacağımızı ilan ediyoruz.

Yaşasın Halkların Kardeşliği!

Bıji Bratıya Gelan!

Ölüm değil barış istiyoruz.

Savaş değil çözüm istiyoruz.

Demokrasi için Birlik Hareketi