Silopi'de
barış yürüyüşçülerine karşı gerçekleştirilen ve Sevahir
Bayındır'ın kalça kemiğinin kırıldığı polis saldırısı
Ankara'da Demokrasi İçin Birlik Hareketi tarafından
protesto edildi. Yüksel Caddesinde 'Devlet Terörüne Son!
Ölüm Değil Çözüm İstiyoruz!' yazılı bir pankart açan DBH
bileşenleri, sık sık 'Meclisteki sesime vekilime
dokunma!' , 'Yaşasın halkların kardeşliği!', 'Bıji
bratıya gelan!' sloganları attı. Basın açıklamasının
ardından 15 dakikalık bir oturma eylemi
gerçekleştirildi.
Basın açıklamasında "Pek
çok kişinin yaralandığı bu saldırı gösteriyor ki, nasıl
İsrail’de devlet terörü can alıyorsa, barış isteyenlere
karşı bu ülkede de devlet terörü aynı şekilde can almaya
devam ediyor."
denildi.
Basına ve Kamuoyuna
3 Haziran 2010 perşembe günü, binlerce kişinin
katılımıyla Habur Sınır Kapısı’nda Şırnak Valisinin
bilgisi dahilinde düzenlenen ‘barış yürüyüşü’ daha
başlamadan polis tarafından saldırıya uğradı! Saldırı
sonucunda BDP Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır’ın
kalça kemiği kırıldı ve atılan gaz bombası nedeniyle
Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan göğüs bölgesinde
sıkışma meydana gelmesiyle acil servise kaldırılarak
tedavi altına alındı. Pek çok kişinin yaralandığı bu
saldırı gösteriyor ki, nasıl İsrail’de devlet terörü can
alıyorsa, barış isteyenlere karşı bu ülkede de devlet
terörü aynı şekilde can almaya devam ediyor. İsrail
devletini protesto edenler aynı muameleyi buradaki
halklara yapmaktan geri durmuyor, bir halkın barış ve
demokrasi taleplerine baskıyla, işkenceyle, öldürmelerle
karşılık veriliyor.
Halkın oylarıyla seçilmiş milletvekillerine ve belediye
başkanlarına yönelik bu saldırı, Kürt Halkı’nın barış
taleplerinin silahla yanıtlanacağının en net
göstergelerinde biri olmuştur. Bir devlet projesi olarak
başlayan, Kürtsüz Kürt açılımı son aşamada katliama
dönüşmüştür. Şerzan Kurt’un acısı henüz dinmemişken, bu
kez de Akrep adı verilen bir polis aracının ezerek
öldürdüğü 10 yaşında ki Diren’in ölüm haberini aldık.
Şerzanlar sokak ortasında vurulurken, Kürt çocukları
onlarca yıl cezalarla cezaevlerine kapatılırken ve
çocuklar panzerlerle ezilerek öldürülürken Başbakan’ın
Filistin için döktüğü gözyaşlarının hiçbir
inandırıcılığı yoktur. Başbakan kendi İsrail’ini
yaratmakta ve kanlı ellerini gizlemeye çalışmaktadır!
Bir halkın temsilcileri sonu gelmez bir biçimde sürekli
hukuksuz olarak cezaevlerine kapatılmaktadır. Öyleyse
soruyoruz size bunun adı katliam değildir de nedir? Bu
uygulamaların İsrail devletinin yaptıklarından farkı
nedir? Kürt halkına uygulanan açıktan devlet terörüdür.
Silopi’deki barış yürüyüşçülerine yapılan saldırı,
aslında barışa dair umutlarımıza yapılmış bir
saldırıdır. Bu saldırı, demokrasi güçlerine, insan
haklarına yapılmış bir saldırıdır.
Bu gün milletvekillerimize, halkımıza yapılan bu
saldırının sorumluları derhal görevden alınmalıdır. Aksi
takdirde İçişleri bakanın kendisi istifa etmelidir!
İçişleri Bakanı Beşir Atalay yaşananların hesabını
vermelidir.
Biz Demokrasi İçin Birlik Hareketi olarak halka,
milletvekillerine, insan haklarına ve hukuka yönelik
yapılan bu saldırıyı şiddetle kınıyoruz. Bundan sonraki
süreçte gelişecek olan saldırılara karşı sessiz
kalmayacağımızı ilan ediyoruz.
Yaşasın Halkların Kardeşliği!
Bıji Bratıya Gelan!
Ölüm değil barış istiyoruz.
Savaş değil çözüm istiyoruz.
Demokrasi için Birlik Hareketi