![]() |
![]() |
|
|
TEKEL İŞÇİLERİ TÜRK-İŞ'İ İŞGAL ETTİ 24 Mayıs 2010 |
||
|
Tekel işçilerinin mücadelesi Ankara’daki 78 günlük direnişten sonra devam ediyor
METİN ARSLAN:
Bizlerin Ankara direnişinden sonra dile getirdiğimiz 12 maddelik talepler listesiyle yapmayı planladığımız genel grev eylemimizin üstü karalandı. Sendika yöneticileri bize diyor ki; “Genel grev yapmayın, 26 Mayıs günü herkes iş yerlerinde öğle arasında 1 saatlik bildiri dağıtsın.” Bizler bunu kabul etmiyoruz. Bizler haklarımız için aylarca mücadele ettik, bugün de hükümetin danışmanı gibi çalışan Mustafa Kumlu’ ya ve sendika yöneticilerine tepkimizi , sendika binamızı işgal ederek gösteriyoruz. Bugün buradaki işgal eylemi de, tıpkı daha
öncekiler gibi tabandan örgütlenen bir eylemdir. Bugün burada yalnız
değiliz. İtfaiye işçileri, İSKİ işçileri, Esenyurt Belediyesi’nden
işçiler, UPS çalışanları, ATV-Sabah grevcileri ve daha pek çok işçi
yoldaşımız yanımızda. Sendikanın gerçek sahibi bizleriz. Sendika
yöneticileri gelip geçicidir. Biz bugün bunu gösterdik herkese. Birazdan
açlık grevine başlayacağız ve eylemimiz 26 Mayıs Genel Grev gününe kadar
sürecek. SONGÜL: Tekel sürecinde hep birlikteydik sizlerle, Ankara’dan ayrılırken Genel Grev kararı ile ayrılmıştık. 12 maddelik taleplerimiz vardı ve bu talepler sadece Tekel işçileri için değildi tüm sınıfı, emekçileri ilgilendiren taleplerdi. Genel grev eylemimizin içi boşaltıldı. Bu taleplerin hiçbirisinin karşılığını almadık biz, hangi gerekçeyle genel grevi iptal edebiliriz ki? Bizim mücadelemiz sürüyor, sürecek.
Bizler şimdiye kadar hükümete, devlete karşı mücadele yürütüyorduk, bundan böyle sarı sendikacılığa, sendika ağalarına karşı da mücadele yürüteceğiz. 26 Mayıs grevinden çekilme kararı alan yöneticiler, hiç olmazsa, geçtiğimiz günlerde Zonguldak’ta katledilen 30 işçinin anısına saygı gösterselerdi. Tekel direnişinin bizlere öğrettiği pek çok şey var kuşkusuz. Ama bunların arasında belki de en önemlisi bu mücadele içinde öne çıkan kadınlar. Kadın işçilerin direniş sürecine yön vermeye başlamasıyla, en önlere çıkmasıyla beraber mücadele hattı daha da militanlaştı, gelişti. Siz de bu direnişin en ön saflarında duran kadınlardan biri olarak neler söylemek istersiniz? Evet, biz kadın işçiler; Tekel eylemlilikleriyle beraber pek çok kazanım elde ettik hayatlarımızda. Bizlerin yanımızdaki erkek yoldaşlarımıza göre sorumluluklarımız çok daha fazla, evde bekleyen bebeklerimiz var, çekip çevirmek zorunda olduğumuz evlerimiz var. Koşullarımız çok daha zorlu. Ama biz bugün de emzikli bebeklerimizi evimizde bıraktık geldik, ekmeğimiz için savaşıyoruz. Biz başından beri kadınlar olarak en ön saflarda direnmeye and içtik, ve bu sözümüzü tutmaya devam ediyoruz. Tekel direnişiyle beraber fark ettik görünmeyen emeğimizin gücünü, mücadele içinde büyüttük, sürdüreceğiz de…
|
|
|