EGE'DE BARIŞ HAREKETİ NASIL OLUŞUR?


25 Mayıs 2010



Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP) İzmir İl Başkanı Semra Uzunok, Ege bölgesinde Kürt sorununa ilişkin bir “barış hareketi” oluşmamasının ana nedeninin sosyalistlerin sorunla ilişkilenmesindeki hatalar olduğuna dikkat çekti, “Kürt mahallerinde politika yapmak kolay. Kolayı seçtik. Türk ya da Göçmen mahallelerine gidip Kürt sorununu anlatmayı çok denemedik. Bu söylediğim aynı zamanda partim adına bir özeleştiridir” dedi.

“Ege Bölgesinde Barış Hareketi Nasıl Oluşur?” tartışmasına katılan Sosyalist Demokrasi Partisi İl Başkanı Semra Uzunok, İzmir’in siyasal atmosferine ilişkin değerlendirmelerinde CHP faktörünün altını çiziyor: “30 yıldır süren savaş İzmir’de ırkçılığı ve milliyetçiliği de geliştiriyor. Özellikle yerel medya eliyle de ırkçılığın kışkırtıldığını görüyoruz. DTP'ye yönelik saldırıda gördük ki, sadece MHP ve tetikçilerinin örgütlediği bir iş değil. İzmir yıllardır CHP'nin kalesi olarak bilinir. Ahmet Türk’ün konvoyuna yönelik saldırının olduğu yerde de CHP'nin ezici çoğunluğu var. Bu da şovenizm ve ırkçılığın sadece MHP'yle sınırlı olmadığını, Türkiye politik haritasında hızlı bir sağa kayış olduğunu gösteriyor. Karşıyaka, Bostanlı ve Hatay gibi semtler CHP'ye en fazla oy veren yerler. Kürt meselesiyle ilgili en ufak bir gerginlik ortamında Türk bayrakları ilk olarak bu semtlerde açılıyor.”

Uzunok’un emekçi semtlerine ilişkin yorumu ise şöyle: Emekçi semtleri ağırlıklı olarak AKP’nin tabanı olan yerler. Bu semtlerde ayrıca halklar iç içe yaşıyor. Bu nedenle şovenizmin etkisinin daha az olduğu görülüyor. 

“KÜRT MAHALLERİNDE POLİTİKA YAPMAK KOLAY”

SDP İl Başkanı, üç gün önce başlattığımız tartışmanın ana eksinini oluşturan “Neden Barış Hareketi oluşmuyor?” sorusuna yanıt verirken, sosyalistlerin durumuna, politika yapış tarzına ve Kürt sorunuyla ilişkileniş biçimine dikkat çekiyor ve partisi adına bir özeleştiride bulunuyor: “Biz Türk ya da Göçmen mahallelerine gidip Kürt sorununu anlatmayı çok denemedik. Emekçilerin yüzünü barışa döndüremedik. Kürt mahallelerinde politika yapmak kolay. Onlar 30 yıldır savaş nedeniyle zaten politikleşmiş durumdalar. Biz kolayı seçtik. 

Solun dağınıklığına dikkat çeken Uzunok, bu durumun halkın gözünde sol-sosyalistlere karşı inandırıcılığı azalttığını da düşünüyor. SDP İl Başkanı, şovenizmin etkisiyle ilgili olarak ilginç bir örnek veriyor: “12 Eylül öncesinde politika yaparken, bir benzetme yaparsak, aslında boş şişelere istediğimiz ürünleri dolduruyorduk. Şimdi gençlik ve işçi sınıfı şovenizmle o kadar kirlenmiş ki, şimdi o şişelerdeki yağı temizlemek gerekiyor önce.”

“POLİTİKA YAPIŞ TARZINI DEĞİŞTİRMEK GEREK”

30 yıllık savaş düşünüldüğünde “ne yapılabilir?” sorusu gecikmiş bir soru olabilir. Ancak, “zararın neresinden dönülse kardır” hesabıyla, tartışmamıza katılan SDP İl Başkanı Uzunok’a sorumuzu yöneltiyoruz. Yanıt ise şöyle: “Sosyalistlerin Kürt meselesinde netliği olması gerekiyor. Kürt meselesinin sorunların sorunu olduğuna karar vermeliyiz. Sokağa birlikte ve güçlü çıkmak gerekiyor. Aynı zamanda biriktirmeliyiz de. Politika yapmak, sadece basın açıklaması yapmak olarak anlaşılıyor, yani bir kısır döngüye dönüşmüş durumda. Bunun üzerinde de düşünmeliyiz. Ya oturup hafızalarımızı silelim, yeniden başlayalım bu işe, ya da bildiğimiz doğrularımızı hayata geçirelim.”

ANF

http://www.firatnews.com/index.php?rupel=nuce&nuceID=26810