DERSANE DEĞİL OKUL, SINAV DEĞİL ÖZGÜRLÜK
İSTİYORUZ!
Geçtiğimiz hafta gazete manşetlerine ve televizyon haberlerine
yansıyan bir haber bu ülkenin yaşadığı acı bir gerçeği itiraf ediyordu.
Dershanelerin sayısı, okulların sayısını geçmişti.Ülkede 3357 liseye
karşılık 4193 dershane var ve dershanelere yıllık 16 milyar 700 milyon
TL para yatırılıyor. Eğitim-Sen raporlarında söz konusu paranın eğitimin
iyileştirilmesi için harcanması durumunda ülkede ki eğitim seviyesinin
Norveç’i geçeceği açıklanıyor. O Norveç ki şu anda AB ülkeleri arasında
eğitim seviyesinin ve kalitesinin en yüksek olduğu ülke olarak
biliniyor. Yani sadece dershanelere 1 yıl içinde harcanan para ile
ülkede ki bütün okulların eğitim kalitesini bırakın dershaneleri
AB ülkeleri ile yarışacak konuma getirebilirsiniz.
Dershane sektörü sadece ekonomik cirosu ve eğitimin içeriğini
boşaltması açısından önem taşımıyor.Bu sektör aynı zamanda eğitimde
adaletsizliğin ve eşitsizliğin körüklenmesini büyütülmesini temel etmeni
rolünü oynuyor. Bu rol beraberinde dramatik ve trajik gelişmelerin
yaşanmasına da yol açıyor. Bu dediğimize en somut kanıt geçtiğimiz
aylarda Muğla-Fethiye’de dershane parasını ödeyemediği nedeniyle
annesinin cezaevine konulmasını onuruna yediremeyen Soner Semih Sipahi‘nin
intihar etmesidir. Bilinmelidir ki Soner Semih Sipahi intihar
etmemiştir. Katledilmiştir. Bu intihar değil, cinayettir! Bu cinayetin
suç ortakları sektörü besleyen sınav sistemi, bu sınav sisteminin sahibi
Milli Eğitim Bakanlığı bir bütün olarak dershane sektörü ve adaleti
insanı duygulardan arındırılmış ve vicdanını da köreltmiş teknik bir
olgu olarak algılayan yargı sistemidir. DEV-LİS bu cinayete sessiz
kalmamış, İzmir ve Ankara’da bedeller ödemiştir. Bilinsin ki ödediğimiz
bedel bizi korkutmamıştır! Bilinsin ki DEV-LİS susturulmayacaktır! Buna
kimsenin gücü yetmeyecektir.
Eğitimde adaletsizliği besleyen tek etmen dershane sektörü
değildir, ironiktir. Geçtiğimiz hafta haber bültenlerine yansıyan
araştırma özel okul sahibi bir dernek tarafından yapılmıştır. Bu özel
okullar ki maliyetleri 5.000 ile 40.000 Lira arasında değişmektedir.
Anaokulundan lise sona kadar harcanan paralar 100 küsür binleri
bulmaktadır. Bu ülkede 40 milyon kişinin asgari ücretle geçindiği
düşünüldüğünde özel okullara kimleri gittiği de görülecektir. Özel
okullar ve dershaneler sadece eğitimde adaletsizliği arttırmakla
kalmayıp aynı zaman da ülke nüfusunun çoğunluğunun çocuklarının yani
yoksul çocuklarının okuma imkanlarını da ortadan kaldırmaktadır. Yani
geleceklerini ellerinden almaktadır. Yani yoksulluğu kalıcı hale
getirmekte, kitleleri cehalete mahkum etmektedir. Bir avuç zenginin
refahı uğruna milyonların hayatını harcamaktadır.
Tüm bu eşitsizliğin ve adaletsizliğin ortasında bu eşitsizliğin
ana sorumlusu olan sınav sistemi durmaktadır. Ortaokullardan başlayıp
lise ve KPSS’ye uzanan sınav sistemi bir yandan dershane ve özel
okulları zorunlu bir uygulama olarak dayatmakta öte yandan eğitim
sistemini çökerterek test çözmeye endekslenmiş ve aptallaştırılmış
bireylerin yetişmesine sebep olmaktadır. Var olan sınav sistemi bir
yanıyla bizi içinden çıkılmaz bir eziyet ve amansız yarışın içine
sokarken diğer yandan çocukluğumuzun ve gençliğimizin harcanmasına,
geleceğimizin elimizden alınmasına sebep olmakta, hayatımızı ve ruhumuzu
karatmaktadır. Bilinmelidir ki bu amansız yarışta alt sınıf çocuklarının
başarı şansı yoktur. Bilinmelidir ki sınav sistemi bir sermaye
sistemidir. Sermaye sisteminde paranın gücü konuşur. Sermaye sisteminde
sermayenin büyüklüğü konuşur. En zenginin yoksuldan 50 kat fazla para
harcadığı sınav sisteminde yoksul çocuklarının başarı şansı yoktur.
Anne ve babalar basit ve düz bir düşünceyle sınavları
kazamayanları tembellikle etiketleyerek, sınav sisteminin gerçek özünü
görmezden gelmektedir. Bilinmelidir ki öğrencinin başarısı, onun
başarılı olabilmesi için ona yatırılan sermaye ile ölçülüyor. Ve
birileri sadece ana okuluna yıllık 30.000 lira yatırıyorsa emekli maaşı
yani 25 yıllık çalışması 30.000 Lira etmeyenlerin çocuklarının onlar
karşısında şansı ana okulunda kaybolmuştur. Devlet bu ayrımı devlet
okullarını çökerterek derinleştirmektedir. Devlet okulları bilimsel
içerikten uzaklaştırılmış ezberci,şoven müfredatla yozlaştırılmış ve
çökertilmiştir.Eşitsizlik insanların kendi anadilleriyle eğitiminin
yasaklanmasıyla daha da arttırılmıştır.Düşündüğü dilde konuşamayan ve
eğitim göremeyen insanların bir diğeri ile eşit koşullarda yarışacak
olması adaletsizliktir. Paralı eğitim okullarda toplanan fotokopi
parası, kayıt parası değildir. Paralı eğitim bu ülke de üniversitede
okumak uğruna dershanelere ve özel okullara gitmek zorunda kalınmasıdır.
Esas paralı eğitim özel okullar ve özel dershanelerdir.
Biz DEV-LİS’liler paraya endekslenmiş, parası olanın başarılı
olduğu özel dersler, özel okullar ve özel dershaneler dünyasında yoksul
çocuklarının geleceğinin ve yerinin olmadığını biliyoruz. Bu sistemin
bizim hayatımızı çaldığını biliyoruz. Sınav sisteminin ve onun beslediği
paralı eğitimin bize kölelik ve intihar dışında seçenek sunmadığını
biliyoruz. Bildiğimiz için çözümü bu eğitim sistemi içerisin de
aramıyoruz. Var olan eğitim sistemi insanları aptallaştıran,
köleleştiren ve hayatlarını çalan sistemdir, ortadan kaldırılmalıdır!
DEV-LİS dershane sistemini protesto için Ankara’da
gerçekleştirdiği haklı ve meşru eylemde Ankara polisinin vahşi
saldırısıyla karşı karşıya kalmıştır. Arkadaşlarımız tartaklanmış ve
gözaltına alınmış, tutuklanmaya çalışılmıştır. Saldıranlara soruyoruz;
Siz kendi çocuklarınızın geleceğinden emin misiniz? Dershane
patronlarını kahramanca savunan emniyete soruyoruz; Sizin çocuklarınızın
parasını patronlar mı ödeyecek? Siz çocuklarınızı özel okullara mı
yollayacaksınız? Sizin çocuklarınızın üniversiteyi bitirdiğinde işe
girme garantisi mi var? Kahramanlar! Size soruyoruz; Siz kimin
kahramanısınız?
Bilinsin ki patronların kahramanlarından daha kabalık ve daha
güçlü olan yoksulların ve halkın çocukları var. DEV-LİS var! Biz
buradayız! Ankara’dayız! Bilesiniz ki biz susmayız. Biz durmayız.
Gücünüz varsa karşılamaya hazırız.
Milli Eğitim Bakanı ve Başbakan halka yalan söylüyorsunuz!
Sınavları kaldıracağız, dershanelere son vereceğiz diyerek halkı
kandırmaya çalışıyorsunuz! Sınavları daha arttırıyor, özel okul sayısını
çoğaltıyor, paralı eğitimi güçlendiriyorsunuz! Siz patronlara
çalışıyorsunuz. Bizden yana değilsiniz!
Dev-Lis buraya protesto eylemine gelmedi. Dev-Lis malumu bir kere
daha duyurmaya geldi. Dershaneler, paralı eğitimin mimarları bizde
korkun! Sizinle mücadele edeceğiz! Size sonuna kadar direneceğiz! Ne
polisiniz, ne disiplin yönetmelikleriniz, ne de okul kapılarını tutan
okul idarecileriniz bizi durduramaz. Bir şey biliyoruz; kaybedecek
hiçbir şeyimiz yok! Çünkü her şeyimizi elimizden aldınız. Siz bir şey
bilmiyorsunuz! Onurumuz var, direnme gücümüz var, cesaretimiz var, size
karşı dövüşecek, size karşı direneceğiz. Ve bir gün biz kazanacağız.
•
Dershaneler kapatılmalı, özel okullar kamulaştırılmalıdır!
•
Eşitsizliği kalıcı hale getiren ve adaleti yok eden sınav sistemi
ortadan kaldırılmalıdır.
• Ezberci,
gerici ve şoven müfredat ortadan kaldırılmalı. Bilimsel,
demokratik, anadilde eğitim verilmelidir.
• Okulları
hapishaneye çeviren ve öğrencileri mahpus gören disiplin yönetmeliği
iptal edilmelidir.
EŞİTLİK, ADALET, ÖZGÜRLÜK İSTİYORUZ!!!
TEK SES, TEK YUMRUK DEV-LİS GELİYOR!!!
DEV-LİS