Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP) 4. Olağan
Genel Kongresi, başladı. Kongrede konuşan SDP Genel Başkanı Rıdvan
Turan, operasyonlarla Kürt sorununun çözülemeyeceğini belirterek,
'Kürtlerin talepleri karşılanmadan, Öcalan'ın durumu düzeltilmeden
bu sorun çözülemez' dedi.
SDP 4. Olağan Genel Kongresi, Ankara İnşaat Mühendisleri Odası
Konferans Salonu'nda başladı. Kongre salonuna 'Silahlar sussun halk
konuşsun', 'Yaşasın barış, yaşasın halkların kardeşliği' pankartları
asıldı. Kongreye SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan, SDP Onursal Genel
Başkanı ve BDP Diyarbakır Milletvekili
Akın Birdal, KESK Genel Sekreteri Emirali Şimşek, KURD-DER Başkanı
Ahmet Aday, BDP Eşbaşkan
Yardımcısı Tuncer Bakırhan, BDP Urfa
Milletvekili İbrahim Binici, BDP MYK
Üyesi Nursel Aydoğan'ın yanı sıra çok sayıda kurum temsilcisi ile
delegeler katıldı. SDP çalışmalarını anlatan sinevizyon gösterimi
ile başlayan kongre salonunda, perdeye Muğla'da Kürt öğrencilere
yönelik saldırıda kurşunla öldürülen Şerzan Kurt'un resmi
yansıtılınca salonda bulunanlar 'Şerzan Kurt ölmedi kavgamızda
yaşıyor' sloganını attı.
Divan Başkanlığına Nurettin Akdemir'in seçilmesinin ardından kongre
1 dakikalık saygı duruşu ile devam etti. Kongre gündeminin
okunmasının ardından açılış konuşmasını yapan SDP Genel Başkanı
Rıdvan Turan İstanbul'da SDP ve ÖDP'li gençler arasında yaşanan
çatışmalardan üzüntü duyduğunu belirterek, 'Kardeş parti ile yaşanan
bu olaylar beni derinden etkiledi. Biz şiddetten beslenen insanlar
değiliz. Arkadaşlara geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum' dedi.
SDP'nin Türkiye işçi sınıfının kurtuluş mücadelesi ile Kürt halkının
özgürleşme mücadelesini birleşik bir devrimci sürece dönüştürmeyi
benimsediğini belirten Turan, 'Kürt özgürlük hareketi ile Türkiye
sosyalist hareketinin farklı kanallardan yürüyen mücadelelerini
ortak bir devrimci demokratik cephede birleştirmek Türkiye ve
Kürdistan realitesine uygun bir enternasyonalizmi geliştirme
ihtiyacı Türkiye ve Kürdistan halklarının kurtuluşu bakımından
yakıcı bir ihtiyaçtır' dedi.
'Kürtlere geleceklerini belirleme hakkı tanınmalıdır'
Türkiye'nin bölgesinde ABD'nin taşeronu konumunda olduğunu belirten
Turan, 'Türkiye PKK'nin
tasfiyesi amacıyla ABD'nin bölgedeki taşeronu olmuştur. Kürt sorunu,
Kürt halkının ileri sürdüğü talepler doğrultusunda barışçıl ve
demokratik bir çözüme kavuşturulmalı ve Kürtlere siyasi
geleceklerini belirleme hakkı tanınmalıdır' dedi.
<'Açılımdan daha kaç Kürt çocuğun cesedi çıkacak'
AKP'nin 'sahte değişim süreçlerinin ve politikalarının iflas
ettiğini' kaydeden Turan, '1 yılı aşkın süredir dilinizden düşmeyen
Kürt açılımı paketinden daha kaç Kürt çocuğunun cesedi çıkacaktır.
Daha kaç Kürt siyasetçisi zindanları boylayacak, kaç sınır içi ya da
ötesi harekât düzenlenecek, kaç Türk-Kürt genci toprağa düşecek, kaç
ananın ağıtları dünyayı sarsacaktır' dedi. Kürt sorununda, sorunu
bugünlere taşıyan devlet anlayışı ve politikasının görmezden
gelinerek çözülmeyeceğini vurgulayan Turan, 'Bu süreç Kürt halkının
ve onunu örgütlü gücünün militarist yöntemlerle ezilerek yok edilmek
istenmesine de, liberal yöntemlerle tecrit ve tasfiye edilmek
istenmesine de karşı çıkmayı ve tutarlı mücadele etmeyi zorunlu
kılmaktadır. Sorunun çözümünün öncelikli yolu
Diyarbakır ile
Ankara arasında Kürt halkının ileri sürdüğü demokratik talepleri
eksen alan bir barış ve kardeşlik köprüsü kurmaktan geçer. Kürt
sorunu askeri ve siyasi operasyonlarla çözülmez. Taleplerin
karşılanması ve Öcalan'ın statüsünün köklü bir iyileştirmeye tabi
tutulmasıyla çözülür' şeklinde konuştu. Turan ayrıca SDP'nin
Demokrasi için Birlik Hareketi çalışmalarını önemsediğini
kaydederek, 'Gerek bu sahte alternatifleri teşhir etmek ve gerekse
de karmaşık demokratik görevleri yerine getirmek bir demokrasi
cephesini gerekli kılıyor' dedi.
'Operasyonlarla bu sorunu çözemezsiniz'
Turan'ın konuşmasının ardından kongre, konukların konuşmaları ile
devam etti. İlk sözü alan SDP Onursal Genel Başkanı ve BDP Diyarbakır Milletvekili
Akın Birdal, Türkiye'de Kürt sorunu çözülmeden emek sorunu ve diğer
sorunların çözülemeyeceğini belirterek, 'Bölgede her gün
operasyonlar oluyor. Çocukların cenazeleri peş peşe geliyor.
Halkımızın talepleri görmemezlikten geliniyor. Kürt öğrenciler
öldürülüyor. Kışlada intihar adı altında Kürtler öldürülüyor. Bir de
bunların hiçbiri olmamış gibi bize 'siz neden Anayasa'yı
desteklemiyorsunuz' diyor. Hangi anayasayı, biz tabi ki 12 Eylül
faşist anayasasını istemiyoruz. Ama 4 bin çocuk cezaevindeyken,
binlerce siyasetçi ve belediye başkanı cezaevindeyken, o temsilde
eşitliğin önünü tıkayan yüzde on barajı oradayken ne yapacaktık. Bu
kendi yargınızı yaratan anayasanıza destek mi verecektik?' dedi.
BDP Eşbaşkan
Yardımcısı Tuncer Bakırhan ise sosyalizmin bir ütopya olmadığını
belirterek, 'Bugün Kürtler demokratik sosyalizm için mücadele
veriyor. Gün birlikte mücadele etme günüdür' dedi.
Konuşmaların ardından Tekirdağ F Tipi Cezaevinde tutuklu bulunan
Dev-Genç'li Ali Deniz Kılıç ve Beran Bayır'ın kongreye yollandığı
mektup okundu. Mektubun okunması sırasından 'Zindanlarınız taştan
yumruklarımız balyozdan' pankartı açılırken, 'Zindanlar yıkılsın
tutsaklara özgürlük' sloganı atıldı. Kongre faaliyet raporlarının
okunmasıyla devam ediyor.
ANKARA-DİHA