SDP 4. OLAĞAN KONGRESİ BAŞLADI


30 Mayıs 2010



Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP) 4. Olağan Genel Kongresi, başladı. Kongrede konuşan SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan, operasyonlarla Kürt sorununun çözülemeyeceğini belirterek, 'Kürtlerin talepleri karşılanmadan, Öcalan'ın durumu düzeltilmeden bu sorun çözülemez' dedi.

SDP 4. Olağan Genel Kongresi, Ankara İnşaat Mühendisleri Odası Konferans Salonu'nda başladı. Kongre salonuna 'Silahlar sussun halk konuşsun', 'Yaşasın barış, yaşasın halkların kardeşliği' pankartları asıldı. Kongreye SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan, SDP Onursal Genel Başkanı ve BDP Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal, KESK Genel Sekreteri Emirali Şimşek, KURD-DER Başkanı Ahmet Aday, BDP Eşbaşkan Yardımcısı Tuncer Bakırhan, BDP Urfa Milletvekili İbrahim Binici, BDP MYK Üyesi Nursel Aydoğan'ın yanı sıra çok sayıda kurum temsilcisi ile delegeler katıldı. SDP çalışmalarını anlatan sinevizyon gösterimi ile başlayan kongre salonunda, perdeye Muğla'da Kürt öğrencilere yönelik saldırıda kurşunla öldürülen Şerzan Kurt'un resmi yansıtılınca salonda bulunanlar 'Şerzan Kurt ölmedi kavgamızda yaşıyor' sloganını attı.

Divan Başkanlığına Nurettin Akdemir'in seçilmesinin ardından kongre 1 dakikalık saygı duruşu ile devam etti. Kongre gündeminin okunmasının ardından açılış konuşmasını yapan SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan İstanbul'da SDP ve ÖDP'li gençler arasında yaşanan çatışmalardan üzüntü duyduğunu belirterek, 'Kardeş parti ile yaşanan bu olaylar beni derinden etkiledi. Biz şiddetten beslenen insanlar değiliz. Arkadaşlara geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum' dedi. SDP'nin Türkiye işçi sınıfının kurtuluş mücadelesi ile Kürt halkının özgürleşme mücadelesini birleşik bir devrimci sürece dönüştürmeyi benimsediğini belirten Turan, 'Kürt özgürlük hareketi ile Türkiye sosyalist hareketinin farklı kanallardan yürüyen mücadelelerini ortak bir devrimci demokratik cephede birleştirmek Türkiye ve Kürdistan realitesine uygun bir enternasyonalizmi geliştirme ihtiyacı Türkiye ve Kürdistan halklarının kurtuluşu bakımından yakıcı bir ihtiyaçtır' dedi.

'Kürtlere geleceklerini belirleme hakkı tanınmalıdır'

Türkiye'nin bölgesinde ABD'nin taşeronu konumunda olduğunu belirten Turan, 'Türkiye PKK'nin tasfiyesi amacıyla ABD'nin bölgedeki taşeronu olmuştur. Kürt sorunu, Kürt halkının ileri sürdüğü talepler doğrultusunda barışçıl ve demokratik bir çözüme kavuşturulmalı ve Kürtlere siyasi geleceklerini belirleme hakkı tanınmalıdır' dedi.

<'Açılımdan daha kaç Kürt çocuğun cesedi çıkacak'

AKP'nin 'sahte değişim süreçlerinin ve politikalarının iflas ettiğini' kaydeden Turan, '1 yılı aşkın süredir dilinizden düşmeyen Kürt açılımı paketinden daha kaç Kürt çocuğunun cesedi çıkacaktır. Daha kaç Kürt siyasetçisi zindanları boylayacak, kaç sınır içi ya da ötesi harekât düzenlenecek, kaç Türk-Kürt genci toprağa düşecek, kaç ananın ağıtları dünyayı sarsacaktır' dedi. Kürt sorununda, sorunu bugünlere taşıyan devlet anlayışı ve politikasının görmezden gelinerek çözülmeyeceğini vurgulayan Turan, 'Bu süreç Kürt halkının ve onunu örgütlü gücünün militarist yöntemlerle ezilerek yok edilmek istenmesine de, liberal yöntemlerle tecrit ve tasfiye edilmek istenmesine de karşı çıkmayı ve tutarlı mücadele etmeyi zorunlu kılmaktadır. Sorunun çözümünün öncelikli yolu Diyarbakır ile Ankara arasında Kürt halkının ileri sürdüğü demokratik talepleri eksen alan bir barış ve kardeşlik köprüsü kurmaktan geçer. Kürt sorunu askeri ve siyasi operasyonlarla çözülmez. Taleplerin karşılanması ve Öcalan'ın statüsünün köklü bir iyileştirmeye tabi tutulmasıyla çözülür' şeklinde konuştu. Turan ayrıca SDP'nin Demokrasi için Birlik Hareketi çalışmalarını önemsediğini kaydederek, 'Gerek bu sahte alternatifleri teşhir etmek ve gerekse de karmaşık demokratik görevleri yerine getirmek bir demokrasi cephesini gerekli kılıyor' dedi.

'Operasyonlarla bu sorunu çözemezsiniz'

Turan'ın konuşmasının ardından kongre, konukların konuşmaları ile devam etti. İlk sözü alan SDP Onursal Genel Başkanı ve BDP Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal, Türkiye'de Kürt sorunu çözülmeden emek sorunu ve diğer sorunların çözülemeyeceğini belirterek, 'Bölgede her gün operasyonlar oluyor. Çocukların cenazeleri peş peşe geliyor. Halkımızın talepleri görmemezlikten geliniyor. Kürt öğrenciler öldürülüyor. Kışlada intihar adı altında Kürtler öldürülüyor. Bir de bunların hiçbiri olmamış gibi bize 'siz neden Anayasa'yı desteklemiyorsunuz' diyor. Hangi anayasayı, biz tabi ki 12 Eylül faşist anayasasını istemiyoruz. Ama 4 bin çocuk cezaevindeyken, binlerce siyasetçi ve belediye başkanı cezaevindeyken, o temsilde eşitliğin önünü tıkayan yüzde on barajı oradayken ne yapacaktık. Bu kendi yargınızı yaratan anayasanıza destek mi verecektik?' dedi.

BDP Eşbaşkan Yardımcısı Tuncer Bakırhan ise sosyalizmin bir ütopya olmadığını belirterek, 'Bugün Kürtler demokratik sosyalizm için mücadele veriyor. Gün birlikte mücadele etme günüdür' dedi.

Konuşmaların ardından Tekirdağ F Tipi Cezaevinde tutuklu bulunan Dev-Genç'li Ali Deniz Kılıç ve Beran Bayır'ın kongreye yollandığı mektup okundu. Mektubun okunması sırasından 'Zindanlarınız taştan yumruklarımız balyozdan' pankartı açılırken, 'Zindanlar yıkılsın tutsaklara özgürlük' sloganı atıldı. Kongre faaliyet raporlarının okunmasıyla devam ediyor.

ANKARA-DİHA