SDP GENEL BAŞKANI RIDVAN TURAN:

AYNI TEHCİR ZİHNİYETİ, AYNI IRKÇI GELENEK


18 Mart 2010



Başbakan Erdoğan İngiltere gezisinde BBC’ye verdiği mülakatta Ermeni göçmen işçileri, gerekirse ülkeden göndereceğini açıkladı. Başbakan aynı açıklamayı, Britanya başbakanı Brown ile düzenlediği ortak basın toplantısında da yineledi.

BBC Türkçe servisine verdiği özel mülakatta Erdoğan kelimesi kelimesine şunları söyledi: “Bakın benim ülkemde 170 bin Ermeni var; bunların 70 bini benim vatandaşımdır. Ama yüz binini biz ülkemizde şu anda idare ediyoruz. E ne yapacağım ben yarın, gerekirse bu yüz binine 'Hadi siz de memleketinize' diyeceğim; bunu yapacağım. Niye? Benim vatandaşım değil bunlar... Ülkemde de tutmak zorunda değilim.”

ABD Temsilciler Meclisi Dışilişkiler Komitesinin ardından İsveç Parlamentosunda Ermeni soykırımının tanındığı, İngiltere, İspanya ve Almanya parlamentolarında da benzer tasarıların gündeme geleceği bir dönemde, BBC muhabirinin “Türk dış politikası sıkıştı mı?” “Türkiye komşularıyla sıfır sorun politikası izleyen ama dünyanın geri kalanıyla kavgalı bir ülke tablosuna mı geliyor?” sorusu üzerine Erdoğan’ın sarfettiği sözler ırkçı ve faşist bir zihniyeti yansıtmaktadır.

Ermeni soykırımını tanıma olasılığı olan ülke parlamentolarını, Türkiye’de kayıtdışı çalışan işçileri sınırdışı etmekle tehdit etmek, 6-7 Eylül olayları ve 1964 mübadelesi anımsanırsa Türk devletinin bozuk siciline uygun düşen bir davranış olmuştur.

Başbakanın açıklamasından bir gün önce basına kapalı yapılan TBMM Dışilişkiler Komisyonu toplantısında CHP milletvekili Canan Arıtman’ın Ermenilerin sınırdışı edilmesini önerdiği basına sızan bilgiler arasındadır.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Vural ise Başbakanın sözlerini “Ermenistan’ın işsizinin bugüne kadar sübvanse edildiğinin itirafı” olarak yorumlayarak ‘şimdiye kadar sınırdışı etmediğin kabahat’ demeye getirmektedir.

Anlaşılmaktadır ki AKP’si, CHP’si, MHP’si bu ‘milli mesele’ karşısında aynı yerde durmaktadırlar. Bu partiler aynı “tehcir” zihniyetinin, aynı ırkçı geleneğin bir sürdürücüsü olduklarını açık etmekten zerrece hicap duymamaktadırlar.  Unutmamak gerekir ki 1915 Ermeni tehciri için imal edilen “gerekçeler” Başbakanın şimdiki gerekçelerinden daha fazla “inandırıcı” değildi ama sonuç büyük bir felaket oldu.

Başbakan göçmen işçileri, Ermenistan’a ve batıya karşı koz olarak kullanmayı akıl etmekte, ama sigortasız, güvencesiz, sağlıksız koşullarda çok düşük ücretlerle yaşamaya çalışan göçmen işçilerin yaşam koşullarının bir insan hakkı ihlali olduğu aklına gelmemektedir.

AKP hükümeti açılım diye diye  “tehcir”ci bir çizgiye gelmiş, böylece sahte açılımcılığını bir kez daha gözler önüne sermiştir. Tıpkı Kürt açılımının altından “tasfiye” çıkması gibi Ermenistan açılımının altından da “tehcir” çıkmıştır.

SDP hükümeti uyarmaktadır. “Açılım” maskesi altında halklar arasına nifak sokmaya çalışan, halkları birbirine düşman etmeye çalışan politikalar sürdürmekten vazgeçilmelidir.

Ermeni Kardeşime Dokunma!  

 

Rıdvan Turan

Sosyalist Demokrasi Partisi

Genel Başkanı