Diyarbakır'da
düzenlenen Newroz kutlamasında konuşan BDP Eşbaşkanı Selahattin
Demirtaş, Newroz’da referandumun sonucunu alacaklarını
belirterek, “Bu meydandaki 1 milyon oy yetmiyor diyenler şimdi
İstanbul'da da referandum yapılıyor, Gever de yaptı, Van da yaptı, Muş
da yaptı. 4 milyon insan Newroz'da referandum yaptı” dedi. BDP’li
milletvekilleri hakkında toplam bin 777 yıl hapis cezası istendiğini de
belirten Demirtaş, “Bizim üzerimizden tasfiye politikalarını dayatmak
isterseniz BDP sizin muhatabınız değil olsa olsa kabusunuz olacak” diye
uyardı.
Kürtçenin Kurmanci ve Zazaca lehçelerinde halkın Newroz bayramını
kutlayan Demirtaş, "Başta Mazlum yoldaş olmak üzere bütün Newroz
şehitlerini saygıyla anıyoruz. Ey Mazlum heval! Eğer sen Amed'de o
işkence altında o üç kibriti yakmasaydın bugün Amed meydanında milyonlar
olmazdı. Sen rahat uyu Mazlum heval. Biz Newroz'un nöbetindeyiz" dedi.
"Bugün buraya Newroz referandumun sonucunu alacağız. Sonucunu
alacağız ki yarın hükümet temsilcilerine bu referandumun sonucunu
götürelim" diyen Demirtaş, "İşte bu meydan referandum meydanıdır, çözüm
meydanıdır. Kürt halkı ne istiyor, ne istemiyor herkes duysun. Ben size
soracağım hep birlikte oy kullanacağız" dedi. Demirtaş'ın, konuşmasında
"Kim anadilinde eğitim istiyor? Kim anayasal vatandaşlık istiyor? Kim
demokratik özerklik istiyor? Kim yeni bir anayasa istiyor" şeklinde
sorduğu sorulara halk hep bir ağızdan "biz" diye cevap verdi.
Demirtaş, konuşmasına şöyle devam etti: "Bu Newroz kendi tasfiye
politikalarını dayatan AKP hükümetine yanıttır. Kim dağların
boşaltılması için PKK ile görüşülmesini istiyor, kim sayın Öcalan'ın bu
sürece dahil edilmesini istiyor. İste sayın Başbakan duy bunları. İşte
BDP bunu dikkate almazsa hiçleşir. Biz BDP olarak elbette ki muhatabız.
Ama BDP bu meydanda aldığı gücü Ankara'ya iletecek siyasi iradedir. Siz
bu halkın taleplerini yok sayarak siz kendinizi hiçleştiriyorsunuz.
Bizim ortaya koyduğumuz çözüm gerçek çözümdür. Biz AKP ile yardımlaşma
derneği değiliz. Bizim üzerimizden tasfiye politikalarını dayatmak
isterseniz BDP sizin muhatabınız değil olsa olsa kabusunuz olacak. Bu
meydandaki 1 milyon oy yetmiyor diyenler şimdi İstanbul'da da referandum
yapılıyor, Gever'de yaptı, Van'da yaptı, Muş'ta yaptı. 4 milyon insan
Newroz'da referandum yaptı. Çözümü Ankara'da ABD ile konuşarak
arayacağına Londra'da İngiltere ile kirli pazarlık yaparak arayacağına
işte bu halk barışa hazır. İşte bu halk sadece barış ve özgürlüğü
haykırıyor. Bu halkı senin ABD'de planladığın bütün planları bozacak. Bu
Newroz bu yüzden çözüm Newrozudur."
"Bu halk diyor ki elbette ki BDP'nin siyasi iradesini
tanıyacaksın. Ama bu halk artık sayın Öcalan'ı kendi arasında istiyor,
özgürlüğünü istiyor. 2010 Newrozu zindanların boşalacağı bir Newroz
olacak. Barış sadece yasa işi değil, yönetmenlik işi değil gönül işidir"
diyen Demirtaş, "Eğer başbakanın buna yüreği varsa gelsin 2011 yılında
asker anneleri ile gerilla annelerin buluşturalım ama çocukları da
yanlarında olsun. Eğer başbakanın Reşadiye'de öldürülen gençlere
üzülüyorsak sende Cudi'de tekmelenen gerilla cenazelerine ağlayacaksın.
Cesaretin varsa sayın Başbakan bu halkın elini havada bırakma. Bu aylar
önemli aylardır. Bu halk artık somut adımlar bekliyor sizden zindandaki
çocukların, tutuklu belediye başkanlarının özgürlüğünü derhal istiyor,
istiyor ve alacak."
Demirtaş, "Barış görüşmeleri elbette ki orta vadeye de yayılır.
Biz kimsenin elinde sihirli değneği olmadığının farkındayız. Fakat somut
adımlarla güven verici adımlarla meseleye yaklaşmazsanız, bu toplum
sosyal patlama noktasına gelmiştir. Bir babanın üç oğlu varmış, biri
sürekli yalan atarmış. Baba yalan atana demiş ki oğlum Allah senden razı
olsun yalan atıyorsun, bunu biliyoruz. Bir diğeri hep doğru dermiş. Baba
demiş ki Allah senden de razı olsun hep doğruyu söylüyorsun. Üçüncü
oğlunun ise ne zaman yalan ne zaman doğru diyeceği belli değilmiş. Baba
oğluna demiş ki Allah belanı versin, ne zaman doğru ne zaman yalan
söylediğin belli değil. AKP'de bu üçüncü oğul gibidir" şeklinde konuştu.
Demirtaş, şöyle devam etti: "Sayın Başbakan diyor ki 'terörist
başını, terör örgütünü' bize muhatap gösterenler süreci tıkıyor.
Başbakan dilini düzelt diyorum. Ortada ne terörist var ne terörist başı
var. Ortada bir halk hareketi var ve onun önderi var. Öncelikle bu halka
yaklaşmak için üslubunu düzelt. Halklarımız el ele vermiş barış
istiyorsa AKP bunun önünde direnemez. Bu baraj doldu artık. Kim ki bu
barajın önünde durursa ruhuna el fatiha diyeceğiz. Bizi samimiyete
dürüstlüğe davet eden siyasi açıklamaya bakın. Başbakan mal varlığını
açıkladı 3 trilyoncuğu varmış, bizde BDP'nin mal varlığını
açıklayacağız. Ama bizimki yıl olarak olacak. 406 fezleke var mecliste.
25 ayrı ceza mahkemesinden yargılamak istiyorlar. Türk ve Tuğluk'u zaten
yargılıyorlar. Ahmet Türk 68.5 yıl, Akın Birdal 5 yıl, Bengi Yıldız 102
yıl, Emine Ayna 283 yıl, Kurtalan 134 yıl, Gülten Kışanak 68, Özdal
Üçler 231 yıl, Buldan 102 yıl, ben de 44 yıl, Bayandır 40 yıl olmak
üzere tüm arkadaşlarımız on yıllarca yargılanıyor. Toplam varlığımız bin
777 yıl. Sayın Başbakan Allah sana daha fazla mal varlığı versin, bize
de uzun ömür versin ki bizde yatalım bu kadar yıl."
Demirtaş, sözlerini şöyle tamamladı: "Eğer yasalar değişmezse biz
bunu 5 bin yıla çıkaracağız. Bunun için daha fazla konuşacağız, daha
fazla siyaset yapacağız. Daha fazla halkımızın yanında olacağız. İşte
AKP'nin demokrasisi bu. Bin 500'ü içerde, dışarıda olanlarda binlerce
yılla yargılanıyor. Anayasa paketinden önce bu halkın önündeki engelleri
kaldırın. Aksi takdirde yaptığınız her şey burada olduğu gibi Amed
meydanından geri dönecektir. 29 Mart'ta sandık kurdunuz dersinizi
almadınız. Oradan doğru sonuçlar çıkarmadınız. Siz sandığa makarna,
buzdolabı doldurdunuz, ama halk DTP'nin kırmızı gülünü çıkardı
önümüzdeki dönemde sandıktan meşe ağacı çıkacak. Eğer onu da dikkate
almam diyorsanız bir şey demeyeceğim. Bu Newroz 3 kibrit ile başladı.
Bize Diyarbakır sokaklarında küçük bir ateş yakmamıza izin vermeyenler
şimdi milyonları helikopterle izliyorlar."
Diyarbakır'da Newroz Parkı'nda düzenlenen kutlamaya katılmak için
sabah erken saatlerden itibaren yüzbinlerce kişi akın etti. Kürt ulusal
renkleri ile alanda renkli görüntüler oluşurken, Diyarbakır'da tarihi
bir Newroz yaşandı. Kürt sorununun çözümünde Kürt Halk Önderi Abdullah
Öcalan'ın muhatap alınması, demokrasi, barış, özgürlük ve ulusal birlik
vurgularının yapıldığı kutlamalarda inkar ve imha ile Kürtlerin yok
edilemeyeceği ve Kürtlerin haklarını verdikleri mücadele ile aldıkları
mesajı verildi. Kadınlar ve çocuklar ulusal kıyafetleri, sarı, kırmızı
ve yeşil flamalarla katılırken, erkekler Botan yöresine ait kıyafetler
giydi. Gökkuşağına dönen alanda kutlama, başlamamasına rağmen yüz
binlerce kişi tek bir yürekte buluştu.
Alanda PKK bayrakları ile Öcalan posterleri açılırken, Newroz
alanından "Biji serok Apo", "operasyonlara ve savaşa Êdi bes e"
sloganları yükseldi. 2 arama noktasında kitle alana girerken, trafiğin
kapanması nedeniyle zaman zaman izdihamlar yaşandı. Xemgin Birhat'ın
müzik dinletisi ardından konuşan kapatılan DTP'nin yasaklı milletvekili
Aysel Tuğluk, "Sizin bu coşkunuzu gördüğümde diyorum ki
tüm dünya duysun Kürt halkı kazanmıştır" dedi. Tuğluk, "Günlerdir
alanlardayız. Bu coğrafyanın kalbi Amed'te tüm Newrozların mesajını
veriyoruz. Sizlerin halkımızın mesajı şudur: Tüm dünya bu mesajı duysun
ya özgürlük; ya direniş ya diyalogdur. Kürt halkı diyalogdan yana
tavrını koymuştur. Ve bekliyoruz bir muhatap arıyoruz. Barış elimizi
tutacak bir muhatap arıyoruz. Herkes şunu bilmeli ki bir diyalog
sağlanacaksa bu onurluca olacak. Başka türlü kabul etmeyiz. 2010
Newroz'u ile yeni bir sürece giriyoruz. Bu halk asla özgürlüğünden
vazgeçmeyecek" ifadelerini kullandı.
Tuğluk'un konuşması sık sık "Biji Serok Apo sloganı ile kesildi.
Tuğluk, konuşmasına şöyle devam etti: "Günlerdir Kürt sorunu konusunda
bir muhataplık krizi yaşanıyor, sanki bir muhataplık krizi varmış gibi,
karışıklık yaratmaya çalışıyorlar. Fakat bu yapılan bilinçli bir şeydir.
Sayın başbakan birkaç gün önce diyor ki muhataplık, yetkisini müzakere
yetkisini artık meclis verecek. Biz bu sorunun çözümünde sayın Öcalan'ı,
PKK'yi muhatap gösteriyoruz diye bizi eleştiriyor sayın başbakan.
Soruyorum size, Kürt halkının muhatap sorunu var mıdır? Buradan Amed'ten
cevap veriyoruz. Hayır Başbakan muhataplık yetkisi, müzakere yetkisi
sadece meclise ait değildir. Bu halka aittir, bu topluma aittir."
Tuğluk milyonlarca kişinin Öcalan'ı siyasi iradesi olarak
gördüğünü belirterek "Ve bu yetkiyi çok mu gördü sayın başbakan. Madem
müzakere yetkisi mecliste ise neden DTP'yi meclisten attınız, neden
siyasi yasaklar getirdiniz. Ve şunu çok iyi bilmeliler ki bu halk kime
muhataplık yetkisi vermişse bu sorunu çözmek isteyenler onlarla bir
şekilde diyalog kurmalıdır. Konuşmalıdır. Başka bir çözüm yolu yok.
Buradan söylüyoruz biz kimse ile konuşmayız derseniz, milim adım
atamazsınız, bu halkın pişmanlığını değil gelin dostluğunu kazanın. Bu
halkın kardeşliğini kazanın çünkü bu herkese kazandıracaktır. Değerli
halkımız biz Kürtler ortak vatanda eşit ve özgür yurttaş olarak yaşamak
istiyoruz. Siyasi irademize saygı istiyoruz, dilimize kimliğimize saygı
istiyoruz. Çok şey mi istiyoruz? İnsanlar ölmesin diye, gençlerimiz
ölmesin diye ne yoksul Kürt çocukları, ne yoksul Türk çocukları ölmesin
diye 2010 Newroz'unu kardeşlik Newroz'u ilan edelim. Barışı kazanıncaya
kadar iradeli duruşumuzu direngen duruşumuzu devam ettireceğiz. Ve
inanıyorum ki özgürlük kazanacak barış kazanacak ve bu coğrafya bir gün
özgürlüğe kavuşacak" dedi.
Newroz Parkı'nda düzenlenen kutlamaya katılmak için sabahın erken
saatlerden itibaren yüzbinlerce kişinin alana akın etmesi nedeniyle kent
adeta boşaldı. Baharın gelmesiyle birlikte genellikle park ve bahçelere
dolan insanlardan bugün eser yoktu. Diyarbakır'ın Bağlar, Kayapınar,
Suriçi semtleri olmak üzere kentin genelinde bulunan parklar,
kahvehaneler ve internet kafeleri insansız kaldı.
Newroz alanında kurulan sahneye Ceylan Önkol, Aydın Erdem,
bedenini ateşe veren Ebu Müslüm Doğan, Aram Tigran, trafik kazasında
yaşamını yitiren Kürt siyasetçiler Cihan Deniz ile Hüsnü Ablay'ın dev
posterleri asıldı. Alan yeşil sarı kırmızı renkler ve BDP bayrakları ile
süslenirken sahne duvarına DTK imzalı "Jı komkujîya çandî, civakî,
sîyasî re êdi bes e" ve "An çareserîya demokratîk an jî berxwedana bi
heybet" yazılı iki pankart asıldı. Platformun hemen arkasında ise dev
Newroz afişi yer aldı.
Cezaevlerindeki PKK ve PJAK'lı tutuklular adına okunan mesajın
ardından Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın Newroz mesajı dinlendi.
Sinevizyon görüntülü mesajda Öcalan, Newroz'un tarihçesinden bahsederek
Newroz'un Kürtler için taşıdığı anlam ve önemi anlattı. Öcalan'ın dev
sinevizyon görüntülü konuşması miting alanında zafer işaretleri
eşliğinde dikkatle dinlendi. Mesaj sırasında duygusal anlar yaşandığı
görülürken, Öcalan'ın konuşması biter bitmez meydanda alkışlar eşliğinde
sık sık "Biji Serok Apo" sloganları yükseldi.
Diyarbakır'daki Newroz kutlamasına katılan DEP eski Milletvekili
Leyla Zana, Kürtçe yaptığı konuşmasında, "Hiç kimse,
hiç bir devlet 10 yaşındaki çocukları tutuklamamıştır. Bunları
başbakandan, cumhurbaşkanından soruyorum. Bu kadar mı Allahtan,
peygamberden korkmuyorsunuz, bu kadar mı utanmazsınız" dedi. Zana,
sözlerini şöyle sürdürdü: "Brüksel'den, Ortadoğu'ya kadar Kürtler
kimseye zarar vermemiştir. NATO'dan da soruyorum. Kürt halkının cevabını
vermelidir. Bu saldırıların sorumlusu nedir, kimdir, bunları yapmanızın
nedeni nedir? Bu insanlık ayıbıdır. Biz barışsever bir milletiz, Kürt
halkı tarihte de ne zenginliği varsa halklarla paylaşmıştır. Biz
kimsenin imkanlarını elinden almadık. Biz kimseye haksızlık etmedik. Bu
halk yüzlerce yıldır baskı adlındadır. Ama biz şerefli ve haysiyetli bir
halkız."
"Eğer Kürt halkının sabrını ölçüyorlarsa Kürtler sabırlıdır" diyen
Zana, "Biz kimseye zarar vermek istemeyiz. Kürtler topraklarını beşik
yaptı insanlık için. Hiç bir Arap, Fars ya da Türkler bayramımızı
kutladı mı, hayır. Eğer onlar bizimle dost etmek istiyorlarsa
bayramlarımızı kutlamalıdır. Hiç bir şey tek taraflı olmaz. Ne coşku tek
taraflı olur, ne barış tek taraflı olur. Biz onlarla yaşamı
ortaklaştırmak istiyoruz. Kardeşliği, dostluğun elini tutmalıdırlar"
diye konuştu.
Zana, sözlerini şöyle tamamladı: "Bütün Kürtlere çağrı yapmak
istiyorum. Ulusal ittifak yaratalım, biz kuvvet olursak, bu halkın
istemidir. 3 ay önce Güney Afrika'ya gittim. Sordum Mandela'yı nasıl
hapisten çıkardınız ve özgürlüğünüzü aldınız. Cevapları eğer siz birlik
olursanız, parti, aşiret, Kürt halkının birliğini güçlendirirseniz, o
zaman tüm Ortadoğu'ya ortak olursunuz. Ulusal bir birlik için onurlu bir
barış için, özgür bir yaşam için daha çok çalışmalıyız. Herkes
yanındakini sevmelidir. Herkes temiz duyguyla yaklaşmalıdır. Bu
birliğimiz örnek olur dünya barışı için. Kawadan Mazlum Doğan'a bugün
yaratanlara selamlar olsun. Newroz Kürt'tür, Kürt Newroz'un kendisidir."
Diyarbakır’da tarihi Newroz kutlamasına katılanların sayısı bir
milyonu aştı. Kürt sorununun çözümünde muhatabın Öcalan olduğu mesajının
verildiği kutlamada, Kürtler arası ulusal birlik çağrıları da yapıldı.
Sabahın erken saatlerinden itibaren yüzbinlerce kişinin akın
ettiği Newroz alanı adeta bir insan seline dönüştü. Tarihi bir Newroz’un
yaşandığı Diyarbakır’da Kürt sorununun çözümünde Kürt Halk Önderi
Öcalan'ın muhatap alınması gerektiği mesajı verilirken, demokrasi,
barış, özgürlük ve ulusal birlik vurguları yapıldı. Newroz’da ayrıca
Kürtlerin barış ve özgürlük taleplerinde geri adım atmayacağı
kaydedildi.
Meydanın ortasına kurulan Newroz Meşalesi'ni Öcalan'ın kız kardeşi
Fatma Öcalan, PKK'nin öncü kadrolarından ve Newroz gecesi bedenini ateşe
veren Mazlum Doğan'ın kız kardeşi Asiye Doğan, Mahsum Korkmaz'ın (Agît)
kız kardeşi Maşallah Yamaç, M. Hari Durmuş'un kız kardeşi Zekiye Durmuş,
Ferhat Kurtay'ın kız kardeşi Rabia Kurtay, DTP'nin siyasi yasaklı
milletvekili Aysel Tuğluk, kapatılan DTP'nin siyasi yasaklı Eşbaşkanı
Ahmet Türk, BDP Eşbaşkanı Selehattin Demirtaş ile Leyla Zana yaktı.
Newroz ateşinin yanmasından sonra meydan içinde bulunan direklere dev
bir PKK bayrağı asıldı.
Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir,
barışmanın zamanı geldiğini belirtirken, "Çok acı ve dar günler bizi
bekleyebilir. Bunun için onurlu bir barış için kendimizi hazırlamalıyız.
Her şeyden önce ulusal birliğe ihtiyacımız var. Barış ve demokrasi
isteyenlerin ittifakına ihtiyacımız var. Halkaların arasında gelişecek
bir barış için bizim birliğimiz gerekir" diye konuştu.
DTP Eşbaşkanı Ahmet Türk, hükümete seslenerek,
"Buradan 'açılım yapıyoruz' diyenlere sesleniyoruz. Geçti Bor'un pazarı,
sür eşeği Niğde'ye. Kürt halkını kandıramazsınız" dedi. "Biz özgürlüğü,
demokrasiyi gerçekleştireceğiz. Bunu gerçekleştireceğiz" ifadelerini
kullanan Türk şöyle konuştu: "Eğer gerçekten barıştan yanaysanız, ki biz
barışı çok önemsiyoruz, barış için yollardayız. Önce diyoruz bu Kürt
halkının iradesini parlamentoya yansıtmamak için kurduğumuz yüzde 10
barajını kaldırın. Kürt halkının siyasi öncüleri üzerindeki baskıları
kaldırın. TMK'yı kaldırın. Halkımızın taleplerini dile getirme şansını
yakalayın. Bunlar belki ilk adımlardır. Niyetin ortaya çıkması için
önemli adımlardır. Kürt halkının mücadelesini verenler Türk halkı ile
birlik oluncaya kadar bu mücadeleye devam edecektir. Bu halk yılların
acılarını yaşayarak buraya geldi."
Diyarbakır’da 1 milyonu aşkın kişinin katıldığı Newroz
kutlamasında Öcalan’ın muhatap alınması, silahların susması ve BDP ile
müzakereye başlanması çağrısı yapıldı. Kutlamada yapılan konuşmalarda
ayrıca çözüm için Öcalan’ın ev hapsine alınması ve yeni anayasa
hazırlanması gerektiği kaydedildi.
Diyarbakır Newroz Mitingi'nde halka seslenen Barış ve Demokratik
Çözüm Gurubu Sözcüsü Mehmet Şerif Gençdal sahneye
çıktıktan sonra "Bijî Serok Apo" ve "PKK halktır halk" burada sloganları
yükseldi. İlk kez katıldığı Diyarbakır Newroz'unun heyecanını yaşadığını
söyleyen Gençdal, Türkçe ve Kürtçe halkın Newroz'unu kutlayarak,
"Diyarbakır Newroz'u her zaman hayalimizdeydi. Diyarbakır Newroz'unu hep
televizyonlardan izledik. Ve biz ne zaman Amed Newroz'unda yerimizi
alacağız diye sorardık. Bu oradaki herkesin hayaliydi. Buradan onların
Newroz'unu kutluyorum. Bedenini Amed zindanında ateşe veren Mazlum'un,
Rahşan'ın Newroz'unu kutluyorum. Bizi bu güne getiren milyonlarca Kürdün
siyasi irade olarak kabul ettiği Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah
Öcalan'ın Newroz'unu kutluyorum" dedi.
PKK'nin daha önceden ilan ettiği çatışmasızlık kararına da dikkat
çeken Gençdal, şöyle devam etti: "Çoğu kez ateşkes ilan edip barış elini
uzattık. Bu günde barış elini uzatmış ve bu barış eli hala havada kaldı.
Kürtler bu sorunu çözmeye hazırdır ya siz hazır mısınız? Muhataplık
tartışmasını değerlendiren Gençdal, Kürt sorununun çözümünde Öcalan'ın
muhatap alınması gerektiğini belirtti.
Konuşması sık sık "Bijî serok Apo" sloganları ile kesilen
Gençdal'ın, halkın coşkusu karşısında heyecandan sesi titredi. Kürt
sorununun çözümünde 4 maddelik çözüm önerisinde bulunan Gençdal, "Askeri
operasyonlar durdurulsun, Nisandan bu yana tutuklanan Kürt siyasetçiler
serbest bırakılsın, Öcalan'ın koşulları düzeltilerek ev hapsine alınsın,
yeni bir anayasa yapılsın" dedi.
Gençdal'dan sonra halka hitap eden DTK Eşbaşkanı Yüksel
Genç, "Buradan Trabzon'dan Kayseri'ye, Çankırı'dan Manisa'ya,
Edirne'den Hatay'a kadar tüm Türkiyeli kardeşlerime şunu bir kez daha
söylemek istiyorum: Biz demokratik cumhuriyet için hazırız, elimizi
havada bırakmayın. DTK adına herkesi uyarıyorum, tarihin bizi getirdiği
yol ayrımı çok açıktır; Kürt hareketi, DTK, BDP ve müttefikleri
kazanırsa Türkiye kazanacaktır. O yüzden kazanmaya mecburuz. Yalnız
kendimiz için değil Türkiye için Türkiye'nin içinde yaşayan bütün
halklar için kazanmaya mecburuz. Kazanacağız" dedi.
Genç, şöyle devam etti: "Bildiğiniz gibi geçen hafta Sayın Öcalan
çözüm ve barış için hem Kandil'deki arkadaşlarına hem de devlete hitaben
iki diyalog mektubu gönderdiğini açıkladı. Devlet buna nasıl yanıt
verecek. Devleti temsil eden AKP hükümeti konuşmak zorundadır. Çünkü
çözüme giden yolun üstünde hiçbir engel kalmamıştır. Çözümün önündeki en
büyük engel olan askeri vesayetçi mililer ve sivil güçler izole olmuş,
güçten düşmüştür. Kardeşlerim sözlerime son vermeden önce Newroz
alanında barış için acil olarak şu talepleri yükseltelim.
1- AKP hükümeti tutuklamalara son versin. Tutuklanan DTK Eşbaşkanı
Hatip Dicle, belediye başkanlarımız, çocuklarımız ve BDP üyelerimiz
derhal serbest bırakılsın.
2- Karşılıklı olarak silahlar sussun, meclisteki muhatap BDP ile
derhal diyalog ve müzakere süreci başlasın.
3- Sayın Öcalan'ın çözüm sürecinin içine katılabilecek biçimde
koşulları düzenlensin. Bütün dünya Belçika'da Roj Tv'yi basanlar da
insansız uçaklarıyla insan avına çıkan İsrail'de Amerika'da Avrupa
Birliği'nin bütün ülkeleri de bu Newroz alnına baksınlar. Bu alanda
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi hayata geçiyor."
Newroz alanında 1 milyonu aşkın kişinin katıldığı görkemli
Diyarbakır Newrozu, Kürt sanatçı Ciwan Haco'nun bir birinden güzel
klasik parçalarıyla son buldu.
Merkez Bağlar İlçesi'nde bulunan Newroz alanında 1 milyonu aşkın
kişinin katıldığı Newroz kutlamasında Bülent Turan'ın ardından sahne
alan Ferhat Tunç, sevilen parçalarını Diyarbakırlılar için seslendirdi.
En son sahneye çıkan Ciwan Haco, büyük bir izdihama neden oldu. Haco'nun
klasikleriyle coşan kitle, sık sık, "Bijî Kurdistan" sloganını attı.
Bunun üzerine Haco yaptığı kısa konuşmada, "Büyük mücadeleniniz önünde
saygıyla eğiliyorum. Burası Amed'tir. Burası gönüllerin başkentidir.
Amedi, Qamışlo'yu Hewlêrî Mahabad'ı ve 4 parça ile yurt dışında yaşayan
Kürtleri selamlıyorum. Newroz'unuz kutlu olsun" dedi. Ciwan Haco'nun
şarkılarına eşlik yüz binlerce kişi, uzun süre halay çekti. Daha sonra
alanı terk eden kitle, yürüyüş halinde sloganlarla şehir merkezine doğru
yürüyüşe geçti.
İstanbul'da emek ve kardeşlik Newroz'u
İstanbul'da,
Barış İçin Demokratik Çözüm Platformu tarafından" tarafından organize
edilen Newroz kutlamalarına 500 bin kişi katıldı. Alana kurulan dev
platformda Kürtçe, Türkçe ve Arapça "Newroz kutlu olsun" pankartının
asıldığı, yüzlerce Öcalan posteri, PKK, KCK ve HPG bayrağının taşındığı
alanda sık sık “Biji serok Apo”, “PKK halktır halk burada”, “Bi can Bi
xwîn em bi terene ey serok” sloganları atıldı. Kutlamalara BDP İstanbul
Milletvekilleri Sebahat Tuncel, Ufuk Uras, KESK Genel Başkanı Sami
Evren, BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak ve çok sayıda siyasi parti
temsilcisi katılıyor.
“Yaşasın Kürt Halkının Mücadele Birliği”, “Newroz Pîroz be” ve
“Güneşin sıcaklığıyla Newroz’u kutluyoruz” yazılı pankartların açıldığı
alanda dolaştırılan dev Öcalan posteri büyük alkış ve sloganlarla
karşılandı. Alana kurulan platformun yan tarafına ise konuklar için ayrı
bir platform kuruldu. Newroz ateşini BDP Milletvekilleri Ufuk Uras ve
Sebahat Tuncel yakarken, özellikle küçük çocukların geleneksel
kıyafetlerle alana gelmesi dikkat çekti.
Tertip komitesi adına yapılan konuşmada ise, “KCK, PKK ve Kürt
halkının önderi Öcalan olmadan bu sorun çözülemez. Bunun dışındaki bütün
girişimler çözümsüzlüktür. Bu sorunu çözmek istiyorlarsa muhataplarını
Kürt halkının demokratik güçleri onlara göstermiştir” denildi.
Geleneksel Kürt kıyafetleriyle çocuk, kadın, yaşlı ve gençlerin
buluştuğu alanda gençler tarafından yapılan kulelerle Öcalan posterleri,
PKK, HPG, KCK ve BDP bayrakları dalgalandırılıyor. Kutlamalara katılan
BDP, SİP, SDP, EMEP, ESP, SP gibi siyasi partilerin yanı sıra, İHD,
KESK, Barış Anneleri, Kayıp Yakınları Derneği, YDG, MKM ve onlarca
kurumun temsilcilerinin platforma çıkarak kitleyi selamlamasıyla
başlandı.
Yüzlerce davul zurna eşliğinde alanda çekilen halaylar dikkat
çekerken, verilen mesajlarda ise Kürt sorununun çözümünde muhatap
sorununun olmadığı net bir şekilde belirtildi. Newroz kutlamalarına Koma
Çarnewa’nın konseriyle devam ediyor.
Çarnewa’nın ardından Asrın Hukuk Bürosu tarafından yollanan mesaj
okundu. Kürt Halk Önderi Öcalan’ın değerlendirmelerine yer verilen
mesajda AKP’nin Kürtlere tasfiyeyi dayattığını ve Müslümanlığının da
sahte Müslümanlık olduğuna dikkat çekildi. ABD emriyle yürütülen
operasyonda Roj Tv’nin kapatılmak istenmesinin sıradan bir mesele
olmadığına belirtilen mesajda, İran, Türkiye, Suriye, Irak ve ABD’nin
Kürtlere karşı ittifak halinde olduğuna işaret edildi.
Öcalan
mesajında, “Bütün bu tehlikelere karşı demokratik temelde ulusal
konferans toplanmalıdır. Yoksa İran ve Irak Kürtleri de elde ettiklerini
kaybedecektir. Kürt halkı 15 yaşındaki çocuk değildir. Oyunlara gelmez.
Kendi kararlarını kendileri verirler. İmha ve kapsamlı tutuklamalara
karşı halkımızın demokratik komünal yaşamlarını sürdürmeleri ve her
türlü savunma tedbirlerini almaları gerekir. Dağlar 5 bin yıl boyunca
her türlü baskı ve yönelime karşı Kürtlerin korunağı olmuştur. Bundan
sonra da olacaktır” ifadelerine yer verdi. Mesaj alandan alkış ve
sloganlarla desteklendi.
Öcalan’ın kardeşi Mehmet Öcalan, Barış Meclisi’nden Seydi Fırat,
İmam Canpolat, KESK yöneticileri, EMEP yöneticileri, TEKEL işçileri ve
onlarca kurum temsilcisinin katılımıyla süren kutlama Sebahat
Tuncel’in konuşmasıyla devam etti.
Tuncel konuşmasında Newroz’un tarihsel gelişimine ve Diyarbakır
zindanında Mazlum Doğan ve Dörtlerin gerçekleştirdiği eyleme dikkat
çekerek, Newroz’un adaletsizle karşı direnişin ateşi olduğunu söyledi.
Cezaevlerindeki tutukluların bayramını kutlayan Tuncel, “İktidar sorunun
çözümünde muhatap arıyor. Sayın başbakan, muhatap Amed’teki yüz
binlerdir. Bu halk artık yok olmak istemiyor. Haklarını kimliğini
istiyor. Muhatap sayın Abdullah Öcalan’dır. Bu sese kulak verin” dedi.
Tuncel ayrıca alanda bulunan yüz binlerce kişiye yönelik, “muhatap
kimdir” şeklinde sorarken, alandan defalarca, “Öcalan’dır” diyerek
karşılık verdi.
Tuncel’in ardından BDP İstanbul milletvekili Ufuk Uras
da yaptığı konuşmada, “Muhatap Orhan Doğan’ların arkadaşlarıdır. AKP
muhatap arıyor. Biz muhatap arıyoruz. Bizim muhatabımız, JETEM mi,
kontrgerilla mı, ABD mi? Asıl biz muhatap arıyoruz. Buradan Erdoğan’a
sesleniyorum. Eldeki kuş damdaki iki kuştan yeğdir. Anayasa değişikliği
istiyorsanız BDP ile görüşmek zorundasınız. Biz açılımdan yanayız ama
diz çökmeye karşıyız. Açacaksınız çezaevlerini. Açacaksınız sınırları.
Biz artık barış istiyoruz. BDP’nin istediği cumhuriyet JİTEM
cumhuriyetine karşı demokratik cumhuriyettir. Erdoğan şimdi de
Ermenileri sürmekten bahsediyor. CHP faşisttir. AKP münafıktır” dedi.
Uras ayrıca, “Türk soluna sesleniyorum. Gerçek sol ile Ergenekon
solunu nasıl ayıracaksınız. Gerçek sol, Kürt siyasal mücadelesiyle
ortaklaşan, birlikte mücadele eden soldur. Onları selamlıyoruz. Türk ve
Tuğluk sayın dedikleri için yasaklandılar. Dünyanın başka yerinde böyle
bir şey var mı? Bir rejim düşünün ki hırsını çocuklardan, kardeşlerden
alsın. Buna karşı gelin birlikte mücadele edelim. Biji Aşiti. Yaşasın
Newroz” dedi.
Ardından ise TEKEL işçileri adına Metin Aslan söz
aldı. Aslan, ezilenlerin daha çok baskı altına alındığını ve ezildiğini
belirterek ortak mücadele çağrısı yaptı.
Kandil’den gelen Barış Grubu Üyesi Mustafa Ayhan’ın
sahneye davet edilmesi sırasında ise adeta alkış fırtınası koptu. Aydın
yaptığı konuşmada, “Bir savaş varsa bu savaşın tarafları vardır. Bunlar
oturup konuşarak bu sorunu çözmek zorundadır. Savaşın tarafları kimse,
barışın tarafları da muhatapları da onlardır” dedi.
Ayhan’ın ardından Türkiye Barış Meclisi’nin gönderdiği mesaj
okundu. Mesajda Newroz’un önemine dikkat çekilerek, Kürt
siyasetçilerinin tutuklanması zihniyeti terk edilmeden açılımın büyük
bir yalan olduğuna vurgu yapıldı.
BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak ise alkış
tufanı arasında sahneye çıkarak konuşmasını yaptı. Ulusal kıyafetleriyle
dikkat çeken Kışanak, “Bijî biratiya gelan. Sizleri kutluyorum. O kadar
köyleriniz yakıldı şehirlere sürüldünüz ama hala kardeşlik mücadelesi
veriyorsunuz. Sizleri kutluyorum. Bu yılki Newroz barış ve kardeşliğe
vesile olsun. Bu halkın sesini duymayanların duymasını salasın
istiyoruz. Kürt sorununu çözmek, barışın sesini duymak hiç de zor değil”
dedi.
Kürtlerin muhatap sorunu olmadığının altını çizen Kışanak,
“Ankara’da bu halkın sesini duyacak, cesur ve korkmayacak, vicdanlı
insanlara ihtiyacımız var. Bu halk mücadelesiyle, önderliğiyle barışa
hazır. Ankara’da barış eline karşılık verecek bir muhatap kaldı. Onun
için diyoruz ki gereksiz ve lüzumsuz bir muhataplık tartışması
yaratmayın. Kürt halkı bu ülkede yaşayan halklar arasında en örgütlü ve
en organize halktır. Muhatap sorunu yoktur. Kürt halkının ve demokrasi
güçlerinin el ele vererek bin umut adayları olarak meclise gönderdiği
bizler parlamentoda barışın ve çözümün muhatabıyız. Biz hazırız. Ankara
da hazır olsun diyoruz.
Kürt sorunun çözmek isteyen herkese kapılarının açık olduğunun
altını çizen Kışanak, “Kalıcı ve gerçekçi bir barış istiyorsanız sayın
Öcalan ve PKK’yi bu sürece dahil etmek zorundasınız. Onları dahil
etmeden, onlarla diyalog kurmadan bu sorunu kalıcı bir şekilde çözmek
mümkün değildir. Biz bunu söylerken büyük bir açık yüreklilikle
söylüyoruz. Çünkü gerçek bu. Dünyanın başka yerlerinde yaşanan
sorunlarda benzer bir yol izlenmiştir. Sayın başbakan “Eğer BDP, Öcalan
ve PKK’den bahsederse onlarla da görüşmeyiz” şeklinde laflar söyledi.
Biz onlara diyoruz ki siz iki buçuk yıl o parlamentoda bizim elimizi
tutmadınız. Bizimle görüşmediniz. DTP’yi kapattınız. Türk ve Tuğluk’u
siyasi yasaklı hale getirdiniz. Açılımdan bahsettiğiniz son bir yıl
içinde iki bini aşkın insanı tutukladınız. Türkiye ne kazandı bundan.
Barış mı geldi? Çözüm mü oldu? Neden Kürt halkının siyasi iradesini
tasfiye etmeye kalkışıyorsunuz. Bu yaklaşımda ısrar ederseniz bundan
önceki iktidarlar gibi, Çiller gibi, Ağar gibi, bu iktidarların gittiği
yere siz de gideceksiniz. Bu halk artık sizi sırtında taşımayacaktır.
8 aydır iktidarın açılımdan bahsettiğini ancak hala samimiyet
sınavından geçemediğini kaydeden Kışanak, “Çünkü bu süreçte halkımıza ve
örgütlü mücadelemize karşı OHAL dönemlerinde bile görülmemiş bir baskı
uyguladınız. Çocuklarımızı cezaevlerine tıktınız. 70 yaşındaki
dedelerimizi içeri attırıp terörist dediniz. Belediye başkanlarımızın
eline kelepçe takarak tek sıraya dizdiniz. O yüzden size inanmıyor
güvenmiyoruz. Eğer bu samimiyet sınavından geçmek istiyorsanız,
tutukladığınız tüm arkadaşlarımızı serbest bırakın. Siyasi
kadrolarımızı, cezaevlerindeki çocuklarımızı serbest bırakın artık” diye
konuştu.
Çözüm için zihniyetin değişmesi ve şimdiye kadar denenmemiş bir
yolun denenmesi gerektiğini kaydeden Kışanak, “Ceza evlerinde bulunan
tüm arkadaşlarımıza tüm yoldaşlarımıza selamlarımızı gönderiyor, onların
da Newrozlarını kutluyoruz.Bu zihniyet Hakkari’de ya sev ya terk et
diyen zihniyettir. Bu zihniyet bu ülkeye göç eden Ermeni kardeşlerimizi
kapı dışarı etmek isteyen zihniyettir. Bunun değişmesi lazım. Bu
zihniyet kendini ülkenin ağası, Türkiye’yi bir çiftlik, bizleri de
maraba olarak görüyor. Sayın Erdoğan, ne Türkiye çiftlik, ne sen ağasın
ne de bu halk senin maraban değildir. Kimseye kapıyı gösteremezsin. Bu
ülke bizim. Bu ülkedeki tüm renklerimizle kardeşçe, eşit haklara sahip
olarak yaşamayı başarabiliriz. Yeter ki senin gibi ağa zihniyetli, bizi
maraba görmek isteyenler artık Ankara’da kalmasın. Artık yeter. Edî Bes
e.” Diyerek konuşmasını sürdürdü.
Sık sık konuşması “Bijî Serok Apo” sloganlarıyla kesilen Kışanak,
“En temel ihtiyacımız artık darbe anayasasından kurtulmaktır. Bu ülkede
özgür yaşamak isteyen herkes bu anayasadan artık kurtulmak istiyor. Bu
anayasaya kim sıkı sıkı sarılmış bilmiyoruz. Ama bu değişmelidir.
Anayasanın tümden değişmesi gerektiğine değinen Kışanak, “Bu deli
gömleğini artık üzerimizden söküp atmak istiyoruz. Biz Kürt sorununun
çözümünü de anayasanın değişmesinde görüyoruz. Çünkü Kürt sorunu bir hak
sorunudur. Tüm kimlikleri güvence altına alacak çoğunlukçu, özgür bir
anayasaya ihtiyacımız var. Zerre kadar samimiyet varsa tüm diller
önündeki engelleri kaldırın. Bu ülkede örgütlenme, düşünce özgürlüğü ve
demokratik direnme hakkı gasp edilmiş durumda. Seçim barajı derhal
indirilmeli, tüm partilere seçim yardımları verilmeli ve seçimler
demokratik ortamda yapılmalıdır. Önümüze barajlar kurarak kimse başımıza
demokrasi havarisi kesilmesin. Edî Bes e. Biz bunları Ankara’ya
söylüyoruz. Ama bizim de görevlerimiz. Barış ve demokrasiden yana olan
herkes el ele vermeli. Güç birliği oluşturmalı. Barıştan, demokrasiden
yana lafı olan herkese gelin bu ülkeyi AKP’den kurtaralım diyoruz”
diyerek konuşmasını tamamladı.
İstanbul’da tarihin en görkemli Newroz’u katılımcı sanatçıların
gerçekleştirdiği konserler ve halaylarla son buldu.
Barış İçin Sanat Girişimi adına ulusal Kürt kıyafetleriyle sahne
alan Yasemin Göksu, tutuklu çocukların durumuna dikkat çekti. Göksu
Türkçe, Kürtçe ve Zazaca Newroz’u kutladıktan sonra aynı dillerde bir
konser verdi.
Göksu’nun ardından sahne alan Karadenizli sanatçı Birol Topaloğlu
ise kemençe eşliğinde alanı coşturdu. Tulum, kemençe ve Karadeniz
şarkılarıyla horon tepen ulusal kostümlü Kürtler, horon-halay
karışımıyla coştu. Çok sayıda sanatçının katılımıyla devam eden
etkinlikte son olarak Koma Azad sahne aldı.
Slogan ve halayların eksik olmadığı kutlama Koma Azad’ın ‘Roj Wê
Bê’ ve ‘Xerîbim’ gibi klasikleşmiş şarkılarıyla Newroz alanı şenlik
yerine döndü. Büyük İstanbul Newroz’u alkış, halay ve sloganlarla son
buldu.
Newroz kutlamasının sona ermesi ardından Zeytinburnu’nda polis 29
kişilik bir grubu gözaltına aldı. Zeytinburnu Stadyumu önünde bekletilen
göstericiler, daha sonra polis araçlarına bindirilerek Emniyet
Müdürlüğü'ne götürüldü.
Mersin Newroz'unda 100 bin kişi buluştu
Mersin'deki Newroz kutlamaları sabahın erken saatlerinde kitlenin
Metropol Miting Alanı'na akışıyla birlikte başladı.
Newroz kutlamasına aralarında BDP Şırnak Milletvekili Sevahir
Bayındır, PM üyesi Aleddin Erdoğan, İl Başkanı Cihan Yılmaz'ın da
bulunduğu 100 bin kişi katıldı. Alanda barış ve demokrasi mücadelesinde
yaşamını yitirenler anısına bir dakikalık saygı duruşuyla başlayan
kutlama, Newroz ateşinin yakılmasıyla birlikte coşkulu bir şekilde
başladı. Kadınlar ve gençler yöresel kıyafetleriyle kutlamaya
katılırken, alandaki direklere ve yüksek binalara "Özgür yurttaşla özgür
kentlere", Daha çok kadın daha çok demokrasi", "Siyasi soykırımlar
durdurulsun, tutuklananlar serbest bırakılsın", "Newroz jiyan a azad e",
"Newroz güneşin güler yüzüdür", "Rebertiya azad, xweseriya azad",
"Newroz Mazlumların direnişidir" yazılı pankartlar asıldı.
Kutlamada sık sık "PKK halktır halk burada", "Biji Serok Apo", "Be
Serok jiyan nabe", "Disa disa serhildan Seroke me Öcalan", "Sayın
Öcalan" sloganları atılırken, PKK, KCK, HPG flamaları ve Öcalan'ın
posterleri açıldı. Kutlamada konuşan BDP Şırnak Milletvekili Sevahir
Bayındır, Kürt sorununun çözümü konusundaki muğlak tutumu eleştirdi.
Bayındır, "Kürt sorununda muhatap problemi yoktur. HEP'ten BDP'ye
muhatabız. Yine halkın kendi iradesiyle ortaya koyduğu Kürt Halk Önderi
Sayın Abdullah Öcalan da sorunun muhatabıdır. Hiç bir sorun muhatapları
olmadan çözülmez" diye konuştu. AKP'nin çözüm adı altında oyunlarla
tasfiye politikasını devreye soktuğunu belirten Bayındır, "Ortaya atılan
sanal çözümlerle hiçbir sorun çözüme kavuşmaz" dedi. Bir an evvel
çözümün gelişmesi gerektiğini belirten Bayındır, baharla birlikte
gelişebilecek çatışmalı ortamın derinleşmesinin önüne geçilmesi
gerektiğini vurguladı.
BDP PM Üyesi Aleddin Erdoğan ve BDP İl Başkanı Cihan Yılmaz da,
Kürtlerin Newroz etkinlikleriyle referandumu gerçekleştirdiğini ve bu
referandumun artık dikkate alınması gerektiğine işaret etti. Akdeniz
Belediye Başkanı M. Fazıl Türk de bir konuşma yaparak, Newroz'u kutladı.
Newroz kutlamaları yapılan konuşmaların ardından MKM'li
sanatçıların verdiği konserlerle devam etti.
İzmir Newrozu: PKK de, Öcalan da muhataptır
Newroz kutlaması bu yıl diğer bölgelerde olduğu gibi İzmir’de de
öncekilerden daha görkemli kutlanıyor. Yaklaşık 70 bin kişini toplandığı
Newroz alanı renk cümbüşüne döndü. Mardin Milletvekili Emine Ayna,
İktidar partisini Kürt sorununun çözümünde 'samimiyete' davet ederek,
"Bu sorunun çözümünde BDP de, PKK de Sayın Öcalan da muhataptır" dedi.
Newroz alanı olarak adlandırılan Şirinyer’deki Hipodrom alanına
sabahın erken saatlerinden itibaren İzmir’in ilçelerinden akın başladı.
Kadınların ulusal kıyafetleri ile katıldığı kutlama alanı, renk
cümbüşüne döndü.
Newroz alanı kitlenin yoğun katılımı nedeniyle dolup taştı. Halen
de kutlamaya katılımlar devam ediyor. Şuna kadar 70 bine yakın insan
toplandı. Newroz ateşini BDP Mardin Milletvekili Emine Ayna ve Rahşan
Demirel’in ablası Semra Demirel yaktı. Kitle sık sık Kürt Halk Önderi
Abdullah Öcalan ve PKK lehine sloganlar tarken, Öcalan ve PKK flamaları
da açıldı.
Alanda “Demokratik özerklikten, demokratik Cumhuriyete”, “Ya
demokratik çözüm ya görkemli direniş”, “Özgür kimlik, özgür önderlik,
demokratik özerklik” yazılı pankartlar dikkat çekti.
Kutlamalar devrim şehitleri adına bir dakikalık saygı duruşu ile
başladı. Açılış konuşmasını yapan Semra Demirel, Kürt özgürlük
mücadelesinde yaşamını kaybedenlerin Kürt halkının şehidi olduğunu
söyledi. Demirel, “Yaşamı kaybedenler önümüzü aydınlatmaya devam edecek”
dedi.
BDP İl eşbaşkanları Mukkaddes Kubilay ve Yusuf Kaya birer konuşma
yaparak halkın Newroz’unu kutladı. EMEP Genel Başkan Yardımcısı Abdullah
Varlı ise Kürt halkının Newroz’unu selamladı.
Daha sonra söz alan Mardin Milletvekili Emine Ayna, Newroz'un
Mezopotamya’da yaşayan bir çok halk tarafından çeşitli anlamlar
yüklenerek kutlandığını hatırlatarak, "Kimisi için Newroz hıdırellezdir,
kimisi için Nevruz'dur, baharın gelişi ancak Kürt halkı için Newroz
direnişin ta kendisidir" dedi.
Ayna, Kürt Özgürlük Mücadelesinin 'terör' denilerek Türkiye'de
yaşayan diğer halklara kötü gösterilmeye çalışıldığına vurgu yaparak
şöyle devam etti:
"PKK neden değil, sonuçtur. Bunu böyle ele almazsanız çözüm
üretemezsiniz. 12 Eylül Askeri Cuntasına başkaldırının adıdır PKK... O
zaman nedir terör? Gelin bunu tartışalım. Vedat Aydın'ı, Ape Musa'yı ve
adını sayamayacağımız kadar çok aydını katletmenin adı nedir? Peki terör
bu değil midir. Bizler sorunu doğru tartışmadığımız sürece çözüme
ulaşamayacağımızı defalarca söyledik. Bundan sonrada söylemeye devam
edeceğiz"
Son dönemlerde Kürt sorununda 'muhataplık' konusunun
tartışıldığını hatırlatan Ayna, "Muhataplık konusunun tartışılması bizi
umutlandırıyor. Ancak tartışmanın kendisi yanlış yerden yürütülüyor.
Başbakan Erdoğan adımızı dahi ağzına almayarak, 'kendilerinden başka
yerleri muhatap gösterirlerse sonuç iyi olmaz' şeklinde açıklamalar
yapıyor. Bizler soruyoruz; bizi ne zaman Kürt sorunun çözümünde muhatap
aldınız da biz 'yok' dedik. Binlerce yönetici ve üyemizi gözaltına
alarak, tutuklayarak mı bizi muhatap alıyorsunuz?" diye sordu.
Anayasa tartışmalarına da değinen Ayna, "AB'nin isteği
doğrultusunda Anayasa'da değişiklik yapmamaya çalışıyorlar. Fakat Kürt
sorununu yine görmezden gelerek, yine haklık taleplerimizi görmezden
gelerek bir değişiklik yapmak istiyorlar. Bu değişiklik değil,
statükonun tekrarını dayatmaktan başka bir sonuç doğurmaz" şeklinde
konuştu.
Kürt sorununun çözümü için doğru tespitler yapılması gerektiğini
vurgulayan Ayna, "Bu sorunun çözümü için biz muhatabız, PKK muhattan ve
Sayın Öcalan muhataptır. Bu sorunu böyle ele alırsak çözümü de kolay
olur. 'Türk halkının hassasiyetleri' deniyor. Bunu söyleyerek, asıl Türk
halkına hakaret ediyorlar. Sanki Türk halkı 'faşizan' bir tutum
içindeymiş gibi göstermeye çalışıyorlar. Dünyada buna benzer sorunların
çözümünde kullanılan yöntemler ortadadır. Güney Afrika'da dün 'terörist'
denilen Mandela bugün 'barış' elçisi misyonu yüklendi. Buna benzer
örnekleri de çoğaltabilir. Ancak sorunu çözmek istemedikleri için, kanın
durmasını istemedikleri için suçu 'Türk halkının hassasiyeti' diyerek
geçiştirmeye çalışıyorlar" dedi.
Konuşmasının sonunda kapatılan DTP'nin konvoyuna yapılan saldırıya
atıfta bulunan Ayna, "Seçim döneminde Sayın Ahmet Türk'ü karşılamaya
gelen halkımıza ve konvoyumuza İzmir'de bir saldırı
gerçekleştirilmiştir. Bu saldırı neden oldu biliyor musunuz? 'Bu
saldırıyı CHP'liler, MHP'liler yaptı' dediler. Hayır! Bu saldırıyı
bizzat AKP'nin kendisi gerçekleştirdi. Peki neden yaptı biliyor musunuz?
Eğer biz İzmir'e girersek AKP biter. Bunu bildikleri için bize karşı
saldırdılar" diye konuştu.
İzmir'deki Newroz kutlamaları Koma Rewşen, Rojda ve Çetin
Oraner'in sahne almasıyla sona erdi. Kutlamaya katılan binlerce kişi,
söylenen şarkılar eşliğinde halay çekerek, Newroz Bayramını kutladı.
(ANF haberlerinden derlendi)