
SEÇİM BARAJI KALDIRILSIN, ADİL VE DEMOKRATİK BİR SEÇİM
SİSTEMİNE GEÇİLSİN!
Seçim barajının anti demokratik olduğunu savunan Barış ve
Demokrasi Partisi (BDP), Devrimci Sosyalist İşçi Partisi (DSİP), Emek
Partisi (EMEP), Emekçi Hareket Partisi (EHP), Güçlü Türkiye Partisi
(GTP), Hak ve Özgürlükler Partisi (HAK-PAR), Liberal Demokrat Parti
(LDP), Sosyal Demokrat Halk Partisi (SHP), Sosyalist Demokrasi Partisi
(SDP), Sosyalist Parti, Türkiye Birleşik İsçi Partisi (TBİP), Türkiye
Hümanist Partisi (THP) ve Yeşiller Partisi (YEŞİLLER) ortak deklarasyon
yayınlayarak seçim barajının kaldırılmasını istedi. Taksim Hill Otel'de
düzenlenen basın toplantısına çok sayıda siyasi parti temsilcisi
katıldı.
Siyasi partiler adına ortak deklarasyonu okuyan Yeşiller Eşsözcüsü
Hüseyin Güngör, 12 Eylül Darbesi'nin yasakçı ürünü olan yüzde 10 barajı
ile demokratik temsilin engellendiğini söyledi. Seçim barajının pek çok
adaletsizliğe yol açtığını söyleyen Güngör, 'Baraj engeline takılan
siyasi partilerin aldıkları oylarla çıkarmaları gereken
milletvekillikleri barajı aşan partilere dağıtılmakta, bu partiler
aldıkları oy oranının çok üzerinde sandalye sayısı elde etmektedirler.
Bu sistem nedeniyle örneğin 2002 genel seçimlerinde olduğu gibi halkın
oylarının yüzde 46'sı Meclis dışında kalan partilerde toplanabilmekte,
seçimde birinci olan parti ise oyların yüzde 34'ünü aldığı halde yüzde
66'ya varan bir Meclis çoğunluğu elde edebilmektedir' dedi.
13 Siyasi Partinin ortak deklarasyonu şöyle:
Siyasi partiler, her türlü düşüncenin politik süreçlere
katılmasını sağlayan en önemli araçlardır. Bu işlevlerini yerine
getirmeleri ise adil ve demokratik bir seçim sisteminin varlığıyla
mümkün olabilir. Ancak 12 Eylül darbesinin yarattığı antidemokratik,
yasakçı ve militarist zihniyetin ürünü olan ve ne yazık ki bütün
iktidarlar tarafından ‘’yönetimde istikrar’’ gerekçesiyle savunulan %
10’luk seçim barajı demokratik temsile engel olmaktadır.
Seçim barajı kaldırılmalıdır; çünkü dolaylı ve dolaysız olarak pek
çok adaletsizliğe yol açmaktadır. Baraj engeline takılan siyasi
partilerin aldıkları oylarla çıkarmaları gereken milletvekillikleri
barajı aşan partilere dağıtılmakta, bu partiler aldıkları oy oranının
çok üzerinde sandalye sayısı elde etmektedirler. Bu sistem nedeniyle
örneğin 2002 genel seçimlerinde olduğu gibi halkın oylarının % 46'sı
meclis dışında kalan partilerde toplanabilmekte, seçimde birinci olan
parti ise oyların % 34'ünü aldığı halde % 66'ya varan bir meclis
çoğunluğu elde edebilmektedir.
Seçim barajı kaldırılmalıdır; çünkü demokrasinin temeli olan
‘’temsilde adalet’’ ilkesi zedelenirken ‘’yönetimde istikrar’’ın
sağlandığını söylemek, rejim tartışmalarının hiç bitmediği ülkemiz için
oldukça zordur. Yönetimde istikrar savının aksine tek parti iktidarları,
hükümetlerin en çok tartışıldığı, en derin siyasal krizlerin,
hukuksuzlukların, hak kayıplarının ve toplumsal gerginliklerin yaşandığı
dönemler olmuştur. Bu süreçte kurulan hükümetlerin gerçekte demokratik
meşruiyete sahip oldukları söylenemez.
Seçim barajı kaldırılmalıdır; çünkü bu seçim sistemi meclise
halkın değil, gerilim politikasıyla toplumu kutuplaştırıp birbirlerinin
değirmenine su taşıyan liderlerin iradesini yansıtmaktadır.
Ülkenin halk adına yönetildiği, ülkenin kaderinin halk adına
belirlendiği yer olması gereken Meclis, gerçekte halka kapalıdır.
Seçim barajı kaldırılmalıdır; çünkü seçmeni güçlüden yana tercihe
zorlayarak siyaseti alternatifsiz bırakmakta ve böylece parti içi
demokrasiyi fiilen engelleyerek lider sultasını pekiştirmektedir. Bugün
milletvekillerinin kim olacağını belirleme yetkisi bazı istisnalar
dışında tamamen birkaç siyasi parti liderinin tekelindedir ve seçilmek
ancak onlara tâbi olmakla ve onlardan olur almakla mümkündür. Bu
kaygıyla hareket eden vekiller iradelerini özgürce kullanamamakta,
Meclis'teki bir siyasi partinin milletvekili sayısı, parti
liderinin sayısal gücünden başka bir anlam ifade etmemektedir.
Seçim barajı kaldırılmalıdır; çünkü dünyada uygulanan en yüksek
oran olan % 10’luk barajın neden olduğu çarpıklık Türkiye’de demokratik
ve özgür siyaset yapmayı imkânsız hale getirmiştir.
Başta AKP olmak üzere Meclis’teki ve Meclis dışındaki bütün siyasi
partilere sesleniyoruz:
Gelin, adil temsil için ilk ve en somut adımı atarak seçim
barajını derhal kaldıralım ve seçim sistemini demokratikleştirelim.
Gelin, hep birlikte siyaseti halka geri verelim.
Gelin, kısır, renksiz ve halk nezdinde güvenirliği tartışmalı olan
Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni, güven duyulan, toplumdaki farklılıkları
yansıtan, çok sesli ve çok renkli gerçek bir meclis haline getirelim.
Gerçek bir demokrasi için ön koşul olan bu çağrımıza Meclis’teki
iktidar ve muhalefet partilerinin verecekleri yanıt demokrasi yolunda
bir samimiyet testi olacaktır.
Biz aşağıda imzası olan siyasi partiler, en kısa zamanda her
siyasal görüş ve düşüncenin sandıktaki gücü oranında Meclis’te temsiline
olanak sağlayan, barajsız ve adil bir seçim sistemine geçilmesini
samimiyetle savunuyor, bu amaçla demokrasiden yana olduğunu ileri süren
bütün siyasi partileri ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni göreve
çağırıyoruz.
Barış ve Demokrasi Partisi (BDP)
Devrimci Sosyalist İşçi Parti (DSİP)
Emek Partisi (EMEP)
Emekçi Hareket Partisi (EHP)
Güçlü Türkiye Partisi (GTP)
Hak ve Özgürlükler Partisi
(HAK-PAR)
Liberal Demokrat Parti (LDP)
Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP)
Sosyalist Parti (SP)
Sosyal Demokrat Halk Partisi (SHP)
Türkiye Birleşik İsçi Partisi
(TBİP)
Türkiye Hümanist Partisi (THP)
Yeşiller Partisi (YEŞİLLER)