ANADOLU ÜNİVERSİTESİ ÖĞRENCİLERİNE YAPILAN SALDIRI PROTESTO EDİLDİ


1 Nisan 2010



Eskişehir Anadolu Üniversitesi'nde 19-25 Mart 2010 tarihleri arasında özel güvenlikçilerin saldırıları sonucu bir öğrencinin çene kemiği çatlamış altı öğrenci de ağır şekilde yaralanmıştı.

31 Mart 2010 günü 12.30’da yaklaşık 200 öğrencinin; bazı öğrenci yakınlarının; Eğitim Hakları Derneği, İHD, DİSK, ÇHD temsilcilerinin ve bazı öğretim üyelerinin de aralarında bulunduğu grup Yunusemre Kampüsü Cumhuriyet Kapısı’nda buluşarak rektörlük binasına kadar yürüdü.

 ‘Gençler yalnız değildir, üniversite rektörü saldırılarının hesabını verecek’ yazılı pankart ile çeşitli dövizler taşınan yürüyüşte ‘Faşizme karşı omuz omuza. ÖGB-Polis defol üniversiteler bizimdir. Yaşasın örgütlü mücadelemiz. Yaşasın demokratik üniversite mücadelemiz. Yaşasın laik, bilimsel, demokratik, anadilde eğitim.’ sloganları atıldı.

Rektörlük binası önünde öğrenciler adına Seval Kutlu konuşma yaptı. Seval Kutlu, konuşmasında ‘Rektör atanmasının hemen ardından tüm okula astığı duyurularla yasaklar ilan eden Davut Aydın, önce üniversitemizdeki bazı devrimci öğrencilerin aileleriyle görüşmüş, arkadaşlarımızın bazılarına bu işleri bıraktığı takdirde burs vereceğini söyleyerek açıkça rüşvet teklif etmiştir. Arkasından da Bologna sürecini işleteceğini ve okulda istediğini yasaklayacağını ilan etmiştir. Şimdi kendi koyduğu yasakları korumak için tuttuğu özel güvenlikçileri öğrencilere saldırtıyor. Bununla da yetinmeyip, Bologna sürecini protesto eden 50'den fazla arkadaşlarımıza soruşturma açıldığı biliniyor’ dedi.

Öğrenci annesi Fatma Karan da konuşmasında ‘Son günlerde Anadolu Üniversitesi'nde yaşanan saldırılara karşı,  tepkimi göstermek için buradayım. Buradan Anadolu Üniversitesi Rektörlüğü'ne soruyorum. Geçen hafta tüm televizyonlarda çocuklarımıza yapılan saldırıyı izledik. Bu çocuklar hepimizin çocuğu. Bu çocukların bu yaşa gelebilmesi için aileler olarak bütün varlığımızı ortaya koyarak, canımızı dişimize takarak çaba sarf ettik. Onları dövün diye değil eğitmeniz için sizlere gönderdik. Eğitimin sopayla değil bilgiyle olduğunu sizler daha iyi biliyorsunuz. Çocukları özel güvenlikle karşı karşıya getirmenin, çocuklarımızı özel güvenlik birimlerine dövdürmenin hiçbir mantığı yok. Çocuklarımıza kalkan tüm ellerin karşısındayız. Çocuklarımızın kılına bile zarar gelmesine izin vermeyiz. Saldırılarınız bitene kadar bu işin peşini bırakmayacağız.’ dedi.

Çağdaş Hukukçular Derneği üyesi Avukat Kemal Ulusoy da öğrencilere karşı girişilen şiddet ve terör eylemlerinin sorumlusunun, öğrencilerin güvenliğinden birinci dereceden sorumlu olan rektörlük olduğunu; saldırıların sorumlusu olanların gerekli yaptırımlara çarptırılması için hukuk mücadelesinin takipçisi olacaklarını söyledi.

Konuşmaların ardından EHD Yönetim Kurulu Üyesi Nurettin Aldemir, İHD Temsilcisi Ahmet Uluçelebi, ÇHD üyesi Avukat Kemal Ulusoy, öğrenci annesi Fatma Karan ve üç öğrencinin yer aldığı heyet Rektör Davut Aydın’la görüşmek için rektörlüğe gitti.

Bir süre sonra heyet geri döndü. Heyet adına yaptığı konuşmada Nurettin Aldemir ‘Biz heyet olarak Rektör Davut Aydın ile son günlerde Anadolu Üniversitesi’nde yaşanan gelişmeleri, öğrencilere yapılan özel güvenlikçi saldırılarını ve sonrasında başlatıldığı iddia edilen öğrencilere yönelik soruşturmaları konuşmak; Rektör Davut Aydın’ın değerlendirme ve düşüncelerini öğrenmek için rektörlüğe gittik. Ancak bizlere ne Rektörle ne de herhangi bir yardımcısıyla görüşemeyeceğimiz; hepsinin çok meşgul olduğu söylendi. Uygun bir gün ve saat için randevu talebinde ısrar ettik; bu talebimize de olumlu yanıt vermediler. Biz heyet olarak bu görüşmeyi yapmak için ısrar edeceğiz. Bu süre içinde meydana gelebilecek yeni saldırıların tek sorumluluk adayı Üniversite Rektörüdür. Bir eğitim kurumunda yaşanan bu türden gelişmeleri anlamakta güçlük çekiyoruz. Düşünceye ve insan yaşamına yönelik yapılan saldırıları heyet olarak kınıyoruz.’ dedi.

Heyet adına yapılan açıklamadan sonra grup rektörlük önünden ayrıldı.