![]() |
![]() |
|
|
SDP ve TÖP'ten Tekel direnişine destek için İspanyol Kültür Merkezini işgal eylemi 17 Şubat 2010 |
||
|
Bu sabah saatlerinde İstanbul, Beyoğlu'nda bulunan İspanyol kültür merkezi Cervantes Enstitüsü'nü işgal eden yaklaşık 34 kişi eylemi Tekel işçileriyle dayanışma için yaptıklarını söyledi. Bir eylemci "Burası emperyalist İspanyol hükümetinin binasıdır" dedi. Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP) ve Toplumsal Özgürlük Platformu (TÖP) üyesi olduklarını söyleyen eylemciler, saat 10.00 civarında geldikleri binada kursiyerleri ve enstitü çalışanlarını dışarı çıkarttı. Eylemciler, binanın balkonundan "Tekel Kazanırsa Hepimiz Kazanırız - Sermayeye Karşı Tek-el Tek Yumruk" yazan bir pankart sarkıttı. Enstitü çalışanlarından birinin verdiği bilgiye göre İspanyol Kültür Ateşesi binanın içinde rehin alındı. İspanya'nın İstanbul başkonsolosu Enrique Romeu Ramos olay yerine geldi ve binaya girdi. Yaklaşık 100 kadar polis güvenlik önlemi aldıktan sonra arka kapıdan enstitüye girdi. Polis eylemcileri zor kullanarak gözaltına aldı. Olay sırasında binada olan kursiyer Ömer Akarca, Bianet'e, saat 10.50'de ders arasında sınıfa giren üç kişinin "Biz bu binayı işgal edeceğiz" dediğini; eylemin Tekel işçileriyle ilgili olduğunu söylediklerini aktardı. "Çok kibarlardı, sertlik göstermediler." Bir diğer kursiyer Görkem Pınar da eylemcilerin "İspanya'nın Latin Amerika'yı sömürmesi nedeniye burayı seçtiklerini" söyledi. Binanın cam ve balkonlarına çıkan eylemciler "Tekel işçileri yalnız değildir", "Zafer direnen halkların olacak" sloganları attı.
Özelleştirmenin
ardından özlük haklarının ellerinden alınmasına karşı iki ay önce
eyleme çıkan Tekel işçileri Ankara'da direnişlerini sürdürüyor.
Haftasonu Ankara'da kitlesel bir eylem planlanıyor. Hükümet geri
adım atmazken başbakan Recep Tayyip Erdoğan ay sonuna kadar işçilere
süre verdiklerini, daha sonra eyleme müdahale edeceklerini
söylemişti. (Bianet)
■
FOTO GALERİ
Tekel işçilerine destek amacıyla bu sabah İstanbul Tarlabaşı'nda bulunan Cervantes Enstitüsü’ne giren Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP) ve Toplumsal Özgürlük Platformu üyesi 50 eylemci önce asansörleri kulllanılmaz duruma getirdikten sonra merdivenlere de engeller koydular. Cervantes Enstitüsü İspanya'ya bağlı ve enstitünün binası İspanyol hükümetinin malı sayıldığı için polis ilk başta bir müdahalede bulunmadı. Polisin müdahalesi öncesi İspanya'nın İstanbul Büyükelçisi Enrique Romeu Ramas ensititüye gelerek işgalcilerle 15 dakika boyunca görüştü. Bu görüşme sürerken çevik kuvvet ekipleri içeri girerek eylemcileri çıkarmaya başladı. Ekip otobüslerine bindirilen eylemcilerden 34'ü gözaltına alındı.
Eylemle ilgili SDP Genel Başkan Yardımcısı
Yeşim Ergün ntvmsnbc'ye yaptığı özel açıklamada, "Bu eylem
üyelerimizin doğal bir refleksidir. Tekel işçilerinin eylemi 65.
gününe girdi ve artık bir tepkisellik yarattı" dedi. Cervantes
Enstitüsü'nün seçilme sebebi hakkkında iki nedenleri olduğunu
belirten Ergün, birinci sebebin son 30 yıldır İspanya'nın işçilere
uyguladığı emperyalist politikalar ile Tekel işçilerinin durumu
arasında bir bütünlük kurmak olduğunu ifade etti. Ergün, ikinci
sebebin ise Tekel işçilerine uluslararası destek yaratmak olduğunu
açıkladı. (Ntvmsnbc)
■
Cervantes Enstitüsü'nün İşgali Gözaltılarla Sonlandı
Bianet
■
İspanyol Kültür Merkezi işgal edildi
Hürriyet
■
İspanyol Kültür Merkezi'nde eylem
Sabah
■
Enstitü işgali sona erdi
HürHaber
Sınıflarda bulunan öğrenciler binadan çıkarken göstericiler kültür merkezinin balkonunda "El pueblo unido jamas sera vencido" (Örgütlenmiş bir halk asla yenilmez) sloganı attılar. Çok sayıda Çevik kuvetin bulunduğu bina çevresinde gergin bekleyiş sürerken İspanya'nın İstanbul Başkonsolosu Enrique Romeu Ramos da geldi. Bir süre daha göstericilerin eylemlerini bitirmesini bekleyen polis daha sonra demir kesme makasları ile kilitlenen sınıflara girdi ve operasyon yaptı. Böylece 11.00'da başlayan eylem yaklaşık 1 saat sonra sona ermiş oldu. Göstericiler gözaltına alınırken çıkan arbede sırasında bir polisin telsizi göstericiler tarafından 3. kattan aşağıya atıldı. Gözaltına alınan göstericiler polis tarafından sorgulanmak üzere Terörle Mücadele Şubesine götürüldü. (Milliyet)
İşgal edilen İspanyol Kültür Merkezi'nin balkonundan okunan bildiri:
TEKEL İŞÇİSİ KAZANIRSA HEPİMİZ KAZANIRIZ
Dünyada ve Türkiye’de uygulanan ekonomi politikaları her geçen emek sömürüsünü daha da derinleştiriyor, güvencesiz, sigortasız çalışmayı dayatıyor. İşçiler, emekçiler kendi aralarında statülere bölünürken işçilerin örgütlü hareket etmeleri egemenleri korkutuyor. Korkuyorlar bizden, birleşmemizden korkuyorlar, onları alt edecek gücümüzden korkuyorlar. Korktukları için her yerde şiddet uyguluyorlar. CHP Ankara’da TEKEL işçilerinin yanında olduğunu söylerken İzmir’de KENT A.Ş. işçisini belediyeden kovuyor, hakkını vermiyor. AKP ise TEKEL işçilerinin ve milyonlarca emekçinin en temel haklarına göz dikmeye devam ediyor. KENT A.Ş ve TEKEL işçileri bu çıplak gerçeği görüyor, işçi olmak, emekçi olmak her yerde aynı anlama geliyor, devlet her yerde devlet oluyor, devlet her yerde saldırıyor emekçilere. Sosyalist Demokrasi Partisi ve Toplumsal Özgürlük Platformu işçilerin mücadelelerini iktidar mücadelesi için kullanan ama farklı yerlerde aynı şeyleri yapan düzen partilerini uyarıyor, işçilerin mücadelesini kirli hesaplarınıza alet edemezsiniz, bir gün hepinizin emek düşmanı politikalarınızın gerçek yüzü görülecektir. Egemenler işçileri emekçileri parçalayarak bölmeye çalışıyor. Bursa’da ölen maden işçileriyle, her geçen gün bir ölümün yaşandığı tuzla tersanelerinin bağının kurulmasında korkuyor. KENT A.Ş işçisiyle, TEKEL işçisinin mücadelesinin ortaklaşmasından, şu anda direnişte olmayan işçilerin, emekçilerin sıra bana da gelecek diye TEKEL işçisiyle genel greve gitmesinden korkuyor. Yoksullaştırma, 4/c ile kölece çalışma koşulları artarken, TEKEL işçisi dil, din, mezhep ayrımı gözetmeksizin ezenlere karşı direniyor. Ezenlerse her yerde şoven saldırıları körükleyerek, savaşta ısrar ederek işçileri, emekçileri bölmeye çalışıyor. Ulaşım zamları, doğalgaz zamları, kemerlerimizi patlatıyor, bizim biriktirdiklerimizle birileri daha da zengin olurken, her gün silaha ayrılan para artıyor. O silahlar barışı susturuyor. TEKEL’de ise Kürtçe ve Türkçe sarmaş dolaş, işçilerin birliği halkların kardeşliği dalga dalga büyüyen direniş caddelerinde çınlanıyor. Egemenler saldırma, oyalama, psikolojik savaş yöntemleriyle işçileri oyalamaktadırlar. Onlar aç kalın, onur ve gelecek için onurlu gelecek mücadelenizi bitirin diyorlar. Bitirmezseniz ay sonunda müdahale ederiz diyorlar. Hükümeti köşeye sıkıştıran TEKEL işçileri dün nasıl direndeyse yarın da olabilecek bir saldırıya karşı direnecektir. TEKEL işçisine hakkını almadan git diyorlar, fakat işçilerin ölmek var dönmek yok sloganı titretiyor egemenleri. Bugün Ankara’da, soğukta, haftalardır süren mücadele sadece TEKEL işçisinin mücadelesi değildir. Mücadele maden işçisinin, tersane işçisinin, kamu çalışanlarının, sağlık çalışanlarının, öğrencilerin mücadelesidir. Orada işten atılan, emeğinin karşılığı verilmeyen TEKEL işçisi değil, sensin, benim, biziz, milyonlarız. Bu mücadele senin mücadelendir, hakkımızda kararlar alıp, bizi daha fazla sömürenlere karşı vereceğimiz en net cevap işçilerin birliğidir. TEKEL İŞÇİSİ KAZANIRSA HEPİMİZ KAZANIRIZ TEKEL İŞÇİSİ DİRENİŞİN SİMGESİ ZAFER DİRENEN EMEKÇİNİN OLACAK YAŞASIN İŞÇİLERİN BİRLİĞİ HALKLARIN KARDEŞLİĞİ İŞÇİLERİN BİRLİĞİ SERMAYEYİ YENECEK YAŞASIN DEVRİM VE SOSYALİZM GENEL GREV GENEL DİRENİŞ
SOSYALİST DEMOKRASİ PARTİSİ/ TOPLUMSAL
ÖZGÜRLÜK PLATFORMU
|
|
|