BDP genel merkezine silahlı saldırı


5 Şubat 2010



BDP Genel Merkez binası önüne saat 21.30 sıralarında içinde iki kişinin bulunduğu siyah bir otomobilden, binaya doğru pompalı tüfekle ateş açıldı. Bina önünde görevli Hassas Şube Müdürlüğüne bağlı polisin silahla karşılık vermesi üzerine saldırganlar otomobille olay yerinden kaçtı. Saldırının ardından BDP Genel Merkezi'nin bulunduğu sokak araç ve yaya trafiğine kapatıldı. Ateş açılan aracın plakasının tespit edildiği öğrenildi. 

BDP Genel Merkezine pompalı tüfekle yapılan silahlı saldırıda partinin kapalı olması can kaybının önüne geçti.

Pompalı tüfekle 15 elden fazla kurşun sıkan saldırganlar, özellikle oturma salonu ile 
BDP Eşbaşkanı Gülten Kışanak'ın odasını hedef aldı. Kurşunların camları ve duvarları delerek ara koridordaki duvarlara saplandığı görüldü. Parti binasının dış duvarlarında çok sayıda kurşun izi görüldü. Olayın duyulmasının ardından BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, Grup Başkanvekili Ayla Akat Ata, Muş Milletvekili Sırrı Sakık, KESK Genel Sekreteri Emirali Şimşek ve çok sayıda partili BDP Genel Merkezine geldi. Polis partilileri 'inceleme yapıldığı' gerekçesiyle parti binasına almadı.

Kışanak: Bu saldırılar organize ve planlıdır

Daha sonra kameralar karşısına geçen BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak ise 'Eğer içeride bizler olsaydık, büyük ihtimalle can kaybı yaşanırdı' dedi. Yapılan saldırıların çok planlı yapıldığının altını çizen Kışanak, 'Bu saldırılar çok planlı ve çok organizedir, kusursuz bir şekilde işlenmektedir' şeklinde konuştu. Şimdiye kadar yapılan saldırılar karşısında yargı, hükümet ve adli makamların gereken tedbiri almadığını kaydeden Kışanak, 'Bu bize aslında saldırıların nereden teşvik edildiğini bu sonuçların nasıl yaratıldığını gösteriyor. Eğer Ankara'nın göbeğinde bir partinin genel merkezine sürekli saldırılar oluyorsa iktidar, hükümet, başbakan bu ülkenin güvenliğinden sorumlu olduğunu söyleyen meclis, siyasi partiler ve içişleri bakanı çıkıp bu saldırıları kınamıyorsa biz bu saldırıların organize olduğunu ciddi derece ayrımcı bir uygulama ile karşı karşıya olduğumuzu söylemek durumundayız' dedi.

'Hükümet kınamalı'

Saat 21.30'da gerçekleşen silahlı saldırının üzerinden 23.30'a kadar yetkililerden kimsenin kendilerini arayıp geçmiş olsun dileğinde bulunmadığını belirten Kışanak bunun da kendilerine yönelik ayrımcılığı gösterdiğini söyledi. 'Eğer daha önce saldırılar karşısında bir tutum takınılsaydı, bunların hesap vereceği bir hükümet gerçekliği ile karşı karşıya olsaydık bugün bu saldırı olmayacaktı. Bu nedenle şunu net bir şekilde söylüyoruz. Vakit geçirilmeden bir an önce en geç yarın sayın başbakan ve İçişleri Bakanı çıkıp bunu kınayan bir açıklama yapmazlarsa, çıkıp 'bu terörist saldırıyı kınıyoruz' demezlerse ve bu saldırıyı yapanları yargı karşısına çıkarmazlarsa, bu saldırının siyasi sorumlusu olarak hükümeti ilan ederiz.' dedi.

'Bu saldırıların bizi yıldırmayacağını bilmeliler'

Kışanak, kimsenin kendilerini bu tür saldırılarla yıldıramayacağını ve korkutamayacağını belirterek, 'Bu ülkenin eşit yurttaşları olarak bu ülkenin her karış toprağında hak sahibiyiz. Haklarımızı koruyabilecek iradeye sahibiz' dedi. Kışanak, bu tür saldırıları daha önce çok gördüklerini ve buna karşı yeterince deneyim sahibi olduklarını dile getirerek, 'Ne bizi korkutabilirler ne yıldırabilirler' dedi.

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Kışanak, saldırıda pompalı tüfek kullanıldığına dair kendilerine bilgi verildiğini söyledi. Kışanak, daha önceki saldırılarda 'vatandaş tepkisi, sarhoş işi' söylemlerine tepki göstererek bunların tekrarlanmamasını istedi.