BDP Genel Merkez binası önüne saat 21.30
sıralarında içinde iki kişinin bulunduğu siyah bir otomobilden,
binaya doğru pompalı tüfekle ateş açıldı. Bina önünde görevli Hassas
Şube Müdürlüğüne bağlı polisin silahla karşılık vermesi üzerine
saldırganlar otomobille olay yerinden kaçtı. Saldırının ardından BDP
Genel Merkezi'nin bulunduğu sokak araç ve yaya trafiğine kapatıldı.
Ateş açılan aracın plakasının tespit edildiği öğrenildi.
BDP Genel
Merkezine pompalı tüfekle yapılan silahlı saldırıda partinin kapalı
olması can kaybının önüne geçti.
Pompalı tüfekle 15 elden fazla kurşun sıkan saldırganlar, özellikle
oturma salonu ile BDP
Eşbaşkanı Gülten Kışanak'ın odasını
hedef aldı. Kurşunların camları ve duvarları delerek ara koridordaki
duvarlara saplandığı görüldü. Parti binasının dış duvarlarında çok
sayıda kurşun izi görüldü. Olayın duyulmasının ardından BDP
Eşbaşkanı
Gültan Kışanak, Grup Başkanvekili Ayla Akat Ata, Muş Milletvekili
Sırrı Sakık, KESK Genel Sekreteri Emirali Şimşek ve çok sayıda
partili BDP Genel Merkezine geldi. Polis partilileri 'inceleme
yapıldığı' gerekçesiyle parti binasına almadı.
Kışanak: Bu saldırılar organize ve planlıdır
Daha sonra kameralar karşısına geçen BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak
ise 'Eğer içeride bizler olsaydık, büyük ihtimalle can kaybı
yaşanırdı' dedi. Yapılan saldırıların çok planlı yapıldığının altını
çizen Kışanak, 'Bu saldırılar çok planlı ve çok organizedir,
kusursuz bir şekilde işlenmektedir' şeklinde konuştu. Şimdiye kadar
yapılan saldırılar karşısında yargı, hükümet ve adli makamların
gereken tedbiri almadığını kaydeden Kışanak, 'Bu bize aslında
saldırıların nereden teşvik edildiğini bu sonuçların nasıl
yaratıldığını gösteriyor. Eğer Ankara'nın göbeğinde bir partinin
genel merkezine sürekli saldırılar oluyorsa iktidar, hükümet,
başbakan bu ülkenin güvenliğinden sorumlu olduğunu söyleyen meclis,
siyasi partiler ve içişleri bakanı çıkıp bu saldırıları kınamıyorsa
biz bu saldırıların organize olduğunu ciddi derece ayrımcı bir
uygulama ile karşı karşıya olduğumuzu söylemek durumundayız' dedi.
'Hükümet kınamalı'
Saat 21.30'da gerçekleşen silahlı saldırının üzerinden 23.30'a kadar
yetkililerden kimsenin kendilerini arayıp geçmiş olsun dileğinde
bulunmadığını belirten Kışanak bunun da kendilerine yönelik
ayrımcılığı gösterdiğini söyledi. 'Eğer daha önce saldırılar
karşısında bir tutum takınılsaydı, bunların hesap vereceği bir
hükümet gerçekliği ile karşı karşıya olsaydık bugün bu saldırı
olmayacaktı. Bu nedenle şunu net bir şekilde söylüyoruz. Vakit
geçirilmeden bir an önce en geç yarın sayın başbakan ve İçişleri
Bakanı çıkıp bunu kınayan bir açıklama yapmazlarsa, çıkıp 'bu
terörist saldırıyı kınıyoruz' demezlerse ve bu saldırıyı yapanları
yargı karşısına çıkarmazlarsa, bu saldırının siyasi sorumlusu olarak
hükümeti ilan ederiz.' dedi.
'Bu saldırıların bizi yıldırmayacağını bilmeliler'
Kışanak, kimsenin kendilerini bu tür
saldırılarla yıldıramayacağını ve korkutamayacağını belirterek, 'Bu
ülkenin eşit yurttaşları olarak bu ülkenin her karış toprağında hak
sahibiyiz. Haklarımızı koruyabilecek iradeye sahibiz' dedi. Kışanak,
bu tür saldırıları daha önce çok gördüklerini ve buna karşı
yeterince deneyim sahibi olduklarını dile getirerek, 'Ne bizi
korkutabilirler ne yıldırabilirler' dedi.
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Kışanak, saldırıda pompalı
tüfek kullanıldığına dair kendilerine bilgi verildiğini söyledi.
Kışanak, daha önceki saldırılarda 'vatandaş tepkisi, sarhoş işi'
söylemlerine tepki göstererek bunların tekrarlanmamasını istedi.